''Önce, büyük büyük düşündüm.
Sonra, büyük büyük yaşadım.
Ne varsa, onlar aldı.
Şimdi, bana – küçük / bir ölüm kaldı.''
Nasıl mıyım?
Bunu bir mektup gibi farz et. Gitmesi için yazılmış ama gitmesi gerekene hiç ulaşamayacak bir mektup gibi..
Ben kaç gündür sadece dua ediyor ve yazıyorum başka yapacak hiç bir şeyim yokmuş gibi. Aslında gerçekten de yok..
Aa dur bi tüm duygularımı toparlayıp geleyim, bekle beni hemen gitme emi diyorum tıpkı eskisi gibi..
Geldim, nerede kalmıştım? Dur bi bakayım. Başlayamamışım bile, bitirip giden biri için başlayan olmak ne tuhaf bir kelime şimdi fark ettim bunu.
Merak etme sana öyle içini karartacak şeylerin dolu olduğu bir mektup yazmayı düşünmüyorum. Defalarca silip tekrar yazdım bu satırları, baktım bir çok şey iç karartıyor yaşadıklarımda yazmak mı yazmamak mı dedim.
Evet en iyisi en başından anlatmak herhalde..
Dürüst, masumiyet besleyen ve samimi bir yazı olmasını diliyorum.
Öyle ilginç bir tanışma öykümüz de yoktu aslında. Nerede nasıl tanıştık hiç hatırlamayadık. Sanki gözümüzü birlikte açtık yıllarca hep beraber yaşamışçasına. Farklı zamanlarda farklı mekanlarda doğmuş olsak da . Her ailenin çocuğu gibi yetiştirilip, hiç kimsenin hiç bir şeyi olamadığımızı anladık ve suçlamadık da kimseyi boşu boşuna.
Çayı çok seven sen sevmeyen ise ben,
sonsuza kadar karanlıkta kalmadık belki de ama vefalarını yok sayarak tüm sevdiklerimizin sanığı olduk.
Koca koca insanlar olduk demeden , ayrı yerlerde yaşasak da sık sık buluşurduk. Karşılıklı yapılan kahvaltılar, içilen çaylar, kahveler, anlatılan tüm anılar, ikinci bahar heyecanları, ilk tek edilişler, sonraki atılan bol kahkahalar…
Peki ne oldu da böylesine güzel bir şey son buldu?
Dün akşamdan beri artık gidişimi kabul ettin diye ; senin hediye ettiğin kitabı özleminden elime
Özdemir Asaf şiirleri aşkın tarifini anlatan şiirlerdir. Günde birkaç tane şiiri bünyeye iyi gelir. Şairin tüm yapıtlarını okumaya çalışıyorum umarım başarırım, birbirinden güzel aşk şiirleri ile keyifle okuyacağınız bir kitapçık daha...
Özdemir AsafNasılsın
Az, öz. Az kelimeler kullanarak çok şey anlatma sanatı değil miydi şiir?
Evet tamamen buydu. Bu kitapta az ve öz kullanılan kelimelerle oluşturulan derin anlamlar barındıran, okudukça satırlar arası geçişte duygu yoğunluğu yaşatan bir şiir kitabı. Tek solukta, çok düşünce eşliğinde okudum
NasılsınÖzdemir Asaf · Adam Yayıncılık · 2001386 okunma
''Önce, büyük büyük düşündüm. Sonra, büyük büyük yaşadım. Ne varsa, onlar aldı. Şimdi, bana – küçük / bir ölüm kaldı.'' Nasıl mıyım? Bunu bir mektup gibi farz et. Gitmesi için yazılmış ama gitmesi gerekene hiç ulaşamayacak bir mektup gibi.. Ben kaç gündür sadece dua ediyor ve yazıyorum başka yapacak hiç bir şeyim yokmuş gibi. Aslında gerçekten de yok.. Aa dur bi tüm duygularımı toparlayıp geleyim, bekle beni hemen gitme emi diyorum tıpkı eskisi gibi.. Geldim, nerede kalmıştım? Dur bi bakayım. Başlayamamışım bile, bitirip giden biri için başlayan olmak ne tuhaf bir kelime şimdi fark ettim bunu. Merak etme sana öyle içini karartacak şeylerin dolu olduğu bir mektup yazmayı düşünmüyorum. Defalarca silip tekrar yazdım bu satırları, baktım bir çok şey iç karartıyor yaşadıklarımda yazmak mı yazmamak mı dedim. Evet en iyisi en başından anlatmak herhalde.. Dürüst, masumiyet besleyen ve samimi bir yazı olmasını diliyorum. Öyle ilginç bir tanışma öykümüz de yoktu aslında. Nerede nasıl tanıştık hiç hatırlamayadık. Sanki gözümüzü birlikte açtık yıllarca hep beraber yaşamışçasına. Farklı zamanlarda farklı mekanlarda doğmuş olsak da . Her ailenin çocuğu gibi yetiştirilip, hiç kimsenin hiç bir şeyi olamadığımızı anladık ve suçlamadık da kimseyi boşu boşuna. Çayı çok seven sen sevmeyen ise ben, sonsuza kadar karanlıkta kalmadık belki de ama vefalarını yok sayarak tüm sevdiklerimizin sanığı olduk. Koca koca insanlar olduk demeden , ayrı yerlerde yaşasak da sık sık buluşurduk. Karşılıklı yapılan kahvaltılar, içilen çaylar, kahveler, anlatılan tüm anılar, ikinci bahar heyecanları, ilk tek edilişler, sonraki atılan bol kahkahalar… Peki ne oldu da böylesine güzel bir şey son buldu? Dün akşamdan beri artık gidişimi kabul ettin diye ; senin hediye ettiğin kitabı özleminden elime alamayıp,
Özdemir Asaf'ın beşinci şiir kitabıdır.
ilk kez 1970 yılında, şairin kendi kurduğu yuvarlak masa yayınları tarafından basılmıştır.
Utandım başkasının yerine,
Bir başka kişi için.
Bu, iletilsin yerine,
Bir başka kişi için.
NasılsınÖzdemir Asaf · Adam Yayıncılık · 2001386 okunma
Yaşadığımı şiirlerimde en yoğun yönleriyle, en kesin sandığım biçimlerde, en kısa olduğuna inandığım ölçülerle verdim, veriyorum, vereceğim."
- Özdemir Asaf-
Bir anlam gelse,
Ne varsa alsa,
Gitse.
Bir anlam gelse,
Ne varsa verse,
Kalsa..
Şiirlerin kısalığından dolayı hızlıca okunan bir kitap. Kısa olsa da bazılarını anlamak için cümleyi iki kez okumak gerekebiliyor. En beğendiğim diyeceğim bir şiiri olmadı.
Evet..
Yani çok anlamlı... güzell
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep, hep yeniden başlamak isterim. ~~~
Neyine bağlandım bu kadar, bana bakmayan gözlerine mi yoksa benim olmayan kalbine mi?....
NasılsınÖzdemir Asaf · Adam Yayıncılık · 2001386 okunma
Özdemir Asaf şiirleri aşkın tarifini anlatan şiirlerdir. Günde birkaç tane şiiri bünyeye iyi gelir. Şairin tüm yapıtlarını okumaya çalışıyorum umarım başarırım, birbirinden güzel aşk şiirleri ile keyifle okuyacağınız bir kitapçık daha...
NasılsınÖzdemir Asaf · Adam Yayıncılık · 2001386 okunma
Özdemir Asaf Kendi döneminin şiir kalıp ve kurallarının dışında serbest şiirler yazmış bir şairdir. Kendisini ön plana çıkartan sadece yazdıkları şiirler değil, bu şiirlerinde duygulara-anılara-hatıralara dokunuyor olması ve olaylara farklı perspektif den bakıyor olması okuyucuyu okuduklarına karşı hayran bırakıyor.
Şiirlerinde gündelik hayatın her alanında ve insan duygularının çeşitli hallerinden bizlere birşeyler okur-yazar. Kendisi sadece bir şair değil bir filozof kimliği de vardır ki bunu şiirlerini okudukça anlayacaksınız.
Ayrıca eserlerinin büyük çoğunluğu kendisi vefat ettikten sonra çocukları aracılığı ile karalama kağıtları ve dağınık notlarında derlenerek oluşturulmuş eserlerdir.
Herhangi bir kalıba uymaksızın, kendi halinde duygularını kaleme dökmüş, bunu da büyük bir ustalık ve felsefi bir tarzda yapmış çok yönlü bir insan ve eserleri var karşımızda, okumanızı tavsiye ederim.
Özdemir Asaf (11 Haziran 1923, Ankara - 28 Ocak 1981, İstanbul), Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir.
11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet'in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi'ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'ne, İktisat Fakültesi'ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi'ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı.
İlk yazısı Servet-i Fünûn (Uyanış) dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi'ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımladı. 1962'de Mehmet Ali Aybar öncülüğünde kurulan Temel Hakları Yaşatma Derneği'nin kurucularından oldu.
28 Ocak 1981'de hayata veda eden Özdemir Asaf'ın ilk eşi Sabahat Selma Tezakın'dan Seda isimli bir kızı; ikinci eşi Yıldız Moran'dan ise Gün, Olgun ve Etkin adında üç oğlu vardır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Özdemir_Asaf