Büyük sorunlar küçük adımlarla çözülür !..
Durup dinlenmeden çalışacağız ; aldatılmışları aydınlatacak ,gafiller uykusundakileri uyandırmaya devam edeceğiz . Allah'a şükürler olsun ki yıllardır süren ,sahte ayrımcılıkların sahteliğini yıllar önce görüp milletimizin her kesimini ,sağcısı ,solcusu ,dindarı demeden iki temel dava uğrunda tek vücut olmaya davetimizin boşa gitmediğini gördük .Bu çiğ büyüyecek; iki temel dava uğrunda herkes birleşecek :Birincisi ,"Bu vatan Türk'ün vatanıdır .Bir karış toprağı bile kimseye verilemez "; eşdeğerde ikincisi ise :"Bu ülkenin dili, çoğunluğunun anadili olan büyük ve birleştirici resmi dil,eğitim dili Türkçe'dir." Vatanımıza ve manevi vatanımız Türkçe'ye sımsıkı sarılacağız. Halkımızın maddi ve manevi refahı da o yoldan geçecek . Atatürk'ün sesini duyar gibi oluyoruz :
"Dağ başını duman almış ,yürüyelim arkadaşlar !"
Ne Yapmalı?Oktay Sinanoğlu · Bilim+Gönül Yayınevi · 2010512 okunma
Her Türk gencinin mutlaka okuması gereken harika bir eser. Geç kalmadan neler yapmalıyız. Hocamız bu konuda müthiş öğütler vermiş bizlere de hakkını vererek okumak ve uygulamak lazım.
Bu kitabı 4 gün önce bitirdim. Yetişkinler okumalı bu kitabı. Beğendim, hoş, güzel. Tavsiye etmenin lüzumu var mı bilmiyorum. Oktay Sinanoğlu'na bilime katkıları, Türkçe'ye katkıları ve bana katkısı için ölmüş olsa bile teşekkür ediyorum.Bizleri kâbustan uyandırdı. Allah ona rahmeti ile muamele etsin. Aslında, geride güzel düşüncelerini biz Türk milletine ve dünyaya bırakarak örnek oldu.// Evet, işte bir kitap daha beni etkiledi. Teşekkürler.
OKTAY SİNANOĞLU...
Hakiki vatanperver olan bu değerimizi okuyun, okutturun, çokça istifade edeceksinizdir.
Ülkemizin yetiştirmiş olduğu bu büyük insan, gerek yazmış olduğu makaleler, gerekse vermiş olduğu demetler ile bu vatana büyük hizmet etmiştir. Kitapları ile kendi tarihine, milletine, diline, kültürüne karşı gaflet gözüyle bakan insanımızın uyanması için büyük çabalar vermiştir.
Allah rahmet eylesin.
Türk Aynştaynı Oktay Sinanoğlu'nun yazılarının, televizyon programlarındaki konuşmalarının derlendiği bu kitabın yazılış amacı açıkça bellidir ve bu da Türk halkını bilinçlendirmektir. Diğer meslektaşları gibi yalnızca kendi alanıyla yahut yalnızca laboratuvarla ilgilenmeyen Oktay Sinanoğlu'nu fazla anlatmaya gerek yoktur sanırım. Bilim adamı gözüyle gördüğü dünyayı ve doğruları ne pahasına olursa olsun anlatan yazar bu kitabında da yine bunu yapıyor. Halkımızı nasıl kimliksizleştirdiklerini, nasıl ele geçirdiklerini, millî olmayan millîleri bir güzel anlatıyor. Bunları kimin ne amaçla yaptığını da söylüyor. Türkçemize sahip çıkmayı, birlik olmayı, sorgulamayı ve anlamayı bizlere öğütlüyor. Kitapta çok küçük bir kısma katılmasam da çok bilgilendirici bir kitap. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
Ne Yapmalı?Oktay Sinanoğlu · Bilim+Gönül Yayınevi · 2010512 okunma
Büyük sorunlar küçük adımlar ile çözülür. Bilim konusunda kendimizi geliştirip bağımsız bir ülke olmalıyız. Gönül işinide unutmamalıyız. Oktay SİNANOĞLUnun dediği gibi bilim + gönül. Bu ülkenin geleceği bilimi ve gönülü gelişmiş eğitimli vatanperver gençlerin elinde.
Ne Yapmalı?Oktay Sinanoğlu · Bilim+Gönül Yayınevi · 2010512 okunma
Oktay Sinanoğlu ve eserleri bu ülkeye verilmiş en güzel hediyedir. Kitapta 2002'ye ait söyleyişler, röportajlar yer almakta ve 2002'den günümüze söylediği her şey harfiyen çıkmakta keşke bu kitabı her Türk genci okusa ve kılavuz olarak kullansa
Ne Yapmalı?Oktay Sinanoğlu
Gurur kaynağımız olması gereken Türk bilim insanımız sayın Oktay Sinanoğlu'nun bu eseri de diğer eserlerinde olduğu gibi çarpıcı, gerçekçi ve uyandırıcı aktarımlar içeriyor. İçerisinde olduğum evrenkent (üniversite) eğitiminin ne halden ne hale dönüştürüldüğünü, eğitim adı altında evrenkentlerde hangi manipülasyonların yapıldığını ve küresel istihbaratçıların ülkelerin eğitim sistemleri ile başlayarak nasıl ve ne şekilde ülkeleri ele geçirip istedikleri yönde yıkıma uğrattıklarını bir bir anlatıyor sayın Sinanoğlu. Ayrıca devlet ve seçim sisteminin tiyatro oyununa dönüştürülüp yüce Türk milletinin eğitim yoluyla zihinlerinin ele geçirilip bu tiyatro oyununa seyirci kalmalarının nasıl sağlandığını da aktarıyor biz okuyucuya. Uyanmamız gereken bir milli bilinç seviyesi ve dilimize, kültürümüze sahip çıkmamız gerektiğini ve bunu nasıl yapabileceğimiz konusunda açıklık sunuyor sayın Sinanoğlu. Gerçekten içerisinde olduğumuz süreci ve geçmişte yaşanan süreçleri iyi analiz edip zihnimizi açık tutup geleceğimizi şekillendirerek kıymetli vatanımızı, binlerce yıllık milli bilincimizi ve kendi hür düşünsel irademizi ellerimizde sıkı sıkı tutarak tüm dünyaya gösterip Türk milletinin saygınlığını geri kazanmamız gerektiğini bize çok güzel hatırlatıyor sayın Sinanoğlu.
Kitapla ve sevgiyle kalmanız dileğiyle :)
Kitabı henüz okumadım ama sanmayın ki haksızlık yapacağım yazara. Bye bye Türkçe'yi okumuştum. Bu kitabın amacı da benzer. Ancak ismi daha çok ilgimi çektiği için buraya yazacağım.
Kitabın adını "ne yapmalı" diye koymuş Sinanoğlu. Peki ben de ona soruyorum: Oktay Sinanoğlu Türkçe için, Türkiye bilimi için ne yaptı? Ben kimya mühendisiyim. Yani hocayla meslektaşım. 100% İngilizce eğitim veren bir okuldan mezun oldum. Aklıma şu takılıyor: Hoca gibi Türkçe eğitime bu denli önem veren bir akademisyen, neden bir kimya mühendisliği öğrencisinin okuyabileceği Türkçe akademik bir kitap yazmadı? İngilizce kitapları var ama Türkçe yok. Türkçe yazdığı kitaplar da üniversitede mühendislik fakültelerinde okutulacak türden değil. Bunu bir türlü anlamıyorum. Üniversite kelimesi yerine "evrenkent" demekle ilerleme gösteremeyiz. Örneğin ısı ve kütle transferi üzerine bir kitap yazsaydı fena mı olurdu? Bunu yapmadığı sürece bizi yabancı dildeki kitaplara muhtaç bırakmıyor mu?
Kitabı okursanız bu gerçeklerin de bilincinde olarak okumanızı dilerim. Sevgiler...
Türkçe, 10 bin yıllık tarihi, 1 milyon kök kelime ile dünyanın en eski ve köklü iki dilinden biridir. Hala daha kütüphanelerimizde bulunan Şemsettin Sami'nin Türkçe sözlüğü 1 milyon kelime içermektedir.
Oktay Sinanoğlu, Türk kimya mühendisi ve akademisyendi. Kimya, moleküler biyofizik, biyokimya ve matematik alanlarında dersler vermiştir. 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü ünvanı verilmiştir. Türkiye'de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır.
25 Şubat 1935 yılında babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu'nun başkonsolos olarak görev yaptığı İtalya'nın Bari şehrinde doğdu. II. Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından 1939'da ailesiyle Türkiye'ye döndü.
Oktay Sinanoğlu, 1953 yılında TED Ankara Yenişehir Lisesi'nden birincilikle mezun oldu. 1953 yılında okul bursu ile ABD'ye gitti. 1956'da Amerika Birleşik Devletleri'nde, Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nden kimya mühendisi olarak mezun oldu. 1957'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl "Sloan Ödülü"nü kazandı.
Doçentlik tezini tamamlamasının (1958-1959) ardından Berkeley'de teorik kimya alanında doktorasını tamamladı (1959-1960). Doktora danışmanı Kenneth Pitzer'dı.
21 Aralık 1963 tarihinde Yale Üniversitesinde öğrenci olan Paula Armbruster ile evlendi. Evlilik töreni The Branford College Chapel of Yale'de yapıldı. Bu evliliğin ardından, Dilek Sinanoğlu ile evlendi ve bu evliliğinden ikiz çocukları oldu.
19 Nisan 2015 tarihinde Amerika'nın Florida eyaletinde hayatını kaybetti.Ünlü sanatçı Esin Afşar'ın ağabeyidir. Karacaahmet Mezarlığı'nda annesi Rüveyde Sinanoğlu ve kız kardeşi Esin Afşar Aral'ın yanına defnedilmiştir.