Neruda'nın PostacısıAntonio Skarmeta

·
Okunma
·
Beğeni
·
952
Gösterim
Adı:
Neruda'nın Postacısı
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
111
ISBN:
9789753121415
Kitabın türü:
Orijinal adı:
El cartero de Neruda
Çeviri:
Zeynep Kumruluoğlu
Yayınevi:
Aksoy Yayıncılık
Mario Jimenez, içine kapanık, sıradan ve Şili'nin Isla Negra kasabasında yaşayan bütün balıkçılar gibi yoksul bir insandır. Ve henüz 17 yaşındadır... Bir gün, bir postacılık işi bulur ve bütün yaşamı değişir. Şair Pablo Neruda'nın mektuplarını kendisine ulaştırmakla görevlendirilen Mario Jimenez, şiirle dolu yepyeni bir dünyaya adım atar. Pablo Neruda dış dünyayla bağlantısını sağlayan tek kişi olan Mario Jimenez ile dost olur ve gerek ustalığıyla, gerekse yaşama bakış açısıyla onu derinden etkiler. Bu "basit" postacı-usta şair dostluğu sayesinde, Mario Jimenez kendi duygularının farkına varır. Önceleri aşk ve dostluk için geliştirdiği duygular; giderek şairi, Şili'yi ve yaşamı "derinden algılamaya" kadar ulaşır... Aksoy Yayıncılık "Dünya Edebiyatı Dizisi"nden çıkan küçük bir ölçü ve denge hazinesi "Neruda'nın Postacısı" , Şilili yazar Antonio Skarmeta'nın büyük yazınsal niteliklerini ortaya koyuyor.
Bir solukta okudum. Kurgu inanılmaz güzeldi. Ah Neruda sen ne güzel bir insansın. İlk Neruda şiiri okuduğumda içimde tarif edilemez bir his oluşmuştu. Şimdi böyle bir kitapla onu anmak gerçekten harika bir duyguyu.
Söyleyeceğim hiç bir söz bu kitap için yeterli olmayacaktır. Boğazıma takılan bir yumruk gibi... "Gün ışığında ateşli bir sabırla silahlanmış olarak en güzel kentlere gireceğiz."
Çok beğenerek okuduğum kitaplardan oldu. Duyguların okuyucuya geçmesinde, kitabın bu kadar canlı bir havası olmasında elbetteki çevirmenin (İnci Kut) payı büyük. Dünyaca ünlü şair Neruda'nın siyasal nedenlerle Şili kıyılarındaki bir adaya sürgün edilişi ve kasabanın genç postacısı Mario'nun ona mektup taşımakla görevlendirilmesi ile başlayan hikaye, postacının gençlik cesareti ve pervasızlığı ile Neruda'nin megaloman sınırlarını aşması, onunla yakın bir ilişki kurabilmesi üzerinedir. Mario'nun samimiyeti ve saflığı Neruda'nin ic dünyasına kapıları açar. Zamanlar aralarında samimi bir dostluk bile başlar. Anlatımı ve karakterleri ile hikayeyi okuyucuya capcanlı yaşatan bir kitap, mutlaka okunmalı.
Tek kelimeyle harika diyebilirim.Kurgusu mükemmel, anlatımı akıcı ,sıkmayan ,yormayan ,bir solukta okunuveren bir kitap.Neruda hem şiirleri hem şahsiyeti ile bu kitapta beni bir kez daha kendine hayran bıraktı.Ve Mario tabi ki...İnsanın hayatta verdiği anlık bir karar nasıl da tüm gidişatını değiştiriveriyor...
Dikkat spoiler içerir!
Beni duygularının içinde dans ettiren ya da o duygularla birlikte hüzünlendiren şairleri okumak hayatımdan kaçmanın yollarından sadece biri. Bu şairlerden biri de Pablo Neruda. Aslında bu kitabın ilk filmini izlemiştim. Kitapçıda dolaşırken kitabının da olduğunu görünce hiç düşünmeden aldım. Kitap, filmden daha çok etkiledi beni. Kitaplar zaten bu etkiyi yaratmaz mı? Sizin hayal gücünüzle birleşince o insanlar farklıyken; filmdeki yerler, oyuncular bir anda hayallerinizdeki gibi olması zaten olanaksız. Belki de bu yüzden "Film beklediğim gibi değildi." diyoruz.
Bu sımsıcak, samimi anlatımıyla sizi içine çeken kitap, Şili'nin Isla Negra (İspanyolcada Kara Ada anlamına gelmekle birlikte bir ada değildir) bölgesindeki küçük balıkçı kasabasında geçer. 17 yaşındaki içine kapanık, sıradan köylü Mario Jimenez, orada yaşayan bütün balıkçılar gibi yoksul bir insandır. Baba mesleği olan balıkçılıktan haz etmeyen Mario bir gün tesadüfen bir postacılık işi bulur ve bütün yaşamı değişir. Görevi o bölgede sürgünde bulunan ünlü şair Pablo Neruda'nın mektuplarını günü gününe kendisine iletmektir. Neruda'nın dış dünyayla bağlantısını sağlayan tek kişi olarak zamanla şair ve saf genç arasında sıcak bir dostluk gelişir. Mario nun sayesinde şiirle tanışır ve yaşama bakış açısı derinden etkilenir. Kendi duygularının da farkına varmaya başlayan postacı kendi şiirlerini de yazmaya başlar. Hatta aşık bile olur. Beatriz Gonzàlez'i Pablo Neruda'nın şiirleri ile kendine aşık eder.
Pablo Neruda, o sıralar Nobel Edebiyat
Ödülü kazanmayı beklemektedir. Devlet başkanlığına aday gösterilir ancak Salvador Allende seçilince o da Paris'e büyükelçi olarak atanır. Neruda, Paris'e gidince Mario da onu görmek için para biriktirmeye başlar. Fakat artık o evli bir adamdır ve oğlu ise çok yaramazdır. Bu yüzden bütün biriken paralar oğluna gider. Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanınca kaynanası'nın, Beatriz'in ve kendisinin işlettiği meyhanede bir davet düzenler ve televizyondan dostunu izler.
Neruda, Paris'teyken Mario'dan ona gönderdiği Sony kayıt cihazıyla Şili'deki denizin dalga sesini, kuş sesini, oraya ait olan sesleri kaydetmesini ister. Çünkü Paris'te kar yağıyordur ve o Şili'yi çok özlemiştir. Mario da onun isteğini yerine getirir ve bu sesleri kaydedip ona yollar. En sonuna da oğlunun sesini koyar.
General Pinochet darbesi olduğunda ise Neruda Şili'ye geri dönmüştür ve artık sağlık durumu da iyi değildir. Mario onun mektuplarını vermek için gider. Fakat darbeden dolayı mektupları veremez ama onları ezberler ve şaire söylemek için onun evine doğru gider. Onu hasta olarak görünce onunla son kez konuşurlar ve hastaneye gidince Neruda hayatını kaybeder. Ve o akşam Mario'yu ise askerler götürür.
Merak ederek almistim. Öykü tadinda, işsiz gencin iş bularak, şairle tanisip hayatinin değişmesi konu alinmiş. Vakit buldugumda şairi arastiracagim.
Bu kitabı 3 sebepten ötürü okudum: Pablo Neruda ile ilgili olması, bir filme uyarlanmış olması ve elimde hali hazırda bulunması.
Kitaba yapılan bir çok inceleme çok sürükleyici olduğunu yazmış fakat bence sürükleyici değildi üstelik kısa da bir kitap. Kafamda beklediğim hikayeyle ilgili olarak pek beklentimi karşılamadı. Ben Neruda ile postacı arasındaki arkadaşlık için aslında sayfalarda gezindim. Şili'nin siyasi durumu ya da diğer şeyler beni sıktı maalesef.
Şiirsel bir dille, çok uzun cümleler halinde ve fakat eğlenceli bir tarzda yazılmış olması, okuyucuya büyük keyif veriyor. Zaman zaman tek paragrafı kaplayacak kadar uzun ve devrik cümlelere rağmen, çok akıcı dili sayesinde bir solukta okunan bir roman. Bu romanda tasvir edilen insanları ve küçük kasabayı öyle sıcak öyle içten anlatmış ki, insanın gidip orada yaşayası geliyor. Mutlaka okunmali. Keyifli okumalar..
Neruda'nın Postacısı adlı kitabın yalın bir dili vardır ve çabucak okunacak bir kitaptır. Yazar Şili'li şair Pablo Neruda ile tanışan Don Cosme adlı kişinin hikayesini anlatmıştır. Kitap yüzeysel bir şekilde yazılmış olup sanatsal yönden zayıftır. Kitap beni etkilemedi ve hikayenin içine çekmedi. Kısacası kitabı beğenmedim ve bana bir şey katmadı.
Akıcı bir ara kitap. Genç, işsiz bir Şili'li gencin ünlü şair Neruda ile karşılaşması ve dostluk kurması. Aynı zamanda dönemin siyasi olayları da sizi sıkmadan anlatılmış.
Kitap dostluğun sıcaklığını ve dostluk arasında rütbe ve sınıf farkının olmayacağı kanıtı gibiydi ... Kitap da Şair Neruda'nin postacisi ile arasında geçenler anlatılıyor... çok sıcak bir öykü.. neden 9 puan derseniz o da kitapta geçen siyasi olayların bana vermiş olduğu sıkıcılık (tamamen siyaset sevmemeden kaynaklıdır)
Biraz araştırınca, ilk önce tiyatro olarak yazıldığını daha sonra roman halinin yayımlandığını ve şairle Nazım Hikmet arasındaki yakınlığı buldum. Akıcı ve olabildiğince kibar bir dil kullanılan aynı zamanda da gerçekle bağını koruyan bu kitabı ilham verici bir hayat süren Antonio Skarmeta ile tanışmak isteyen herkese öneriyorum.
Sözcüklerin tadını çıkarmak gerek. İnsanın ağzında dağılmalı.
Antonio Skarmeta
Sayfa 98 - Kırmızıkedi Yayınevi
"- Kötü haber mi var?
- Berbat! Cumhurbaşkanlığına aday olmamı öneriyorlar!
- Ama bu harika bir şey Don Pablo!
- Aday olmak iyi. Ama, ya seçilirsem? "
Antonio Skarmeta
Sayfa 35 - (Ateşli Sabır) AFA Yayınları
Ama insanı cennete götüren trenler her zaman yöreseldir, nemli ve boğucu istasyonlarda oyalanır. Yalnızca cehenneme gidenler ekspres trenlerdir.
"Kötü bir haber mi var?"
"Berbat bir haber! Beni cumhurbaşkanlığına aday göstermeyi öneriyorlar."
"Ama Don Pablo, bu harika bir şey!"
"Aday göstermeleri harika da, ya seçilirsem?"
"... - Söyleyin bakalım kültürlü beyefendiciğim, maddeci kime denir?
- Bir gül ile bir piliç arasında seçim yapması gerekip de daima pilici seçene, diye yanıtladı telgraf memuru."
Antonio Skarmeta
Sayfa 82 - (Ateşli Sabır) AFA Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neruda'nın Postacısı
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
111
ISBN:
9789753121415
Kitabın türü:
Orijinal adı:
El cartero de Neruda
Çeviri:
Zeynep Kumruluoğlu
Yayınevi:
Aksoy Yayıncılık
Mario Jimenez, içine kapanık, sıradan ve Şili'nin Isla Negra kasabasında yaşayan bütün balıkçılar gibi yoksul bir insandır. Ve henüz 17 yaşındadır... Bir gün, bir postacılık işi bulur ve bütün yaşamı değişir. Şair Pablo Neruda'nın mektuplarını kendisine ulaştırmakla görevlendirilen Mario Jimenez, şiirle dolu yepyeni bir dünyaya adım atar. Pablo Neruda dış dünyayla bağlantısını sağlayan tek kişi olan Mario Jimenez ile dost olur ve gerek ustalığıyla, gerekse yaşama bakış açısıyla onu derinden etkiler. Bu "basit" postacı-usta şair dostluğu sayesinde, Mario Jimenez kendi duygularının farkına varır. Önceleri aşk ve dostluk için geliştirdiği duygular; giderek şairi, Şili'yi ve yaşamı "derinden algılamaya" kadar ulaşır... Aksoy Yayıncılık "Dünya Edebiyatı Dizisi"nden çıkan küçük bir ölçü ve denge hazinesi "Neruda'nın Postacısı" , Şilili yazar Antonio Skarmeta'nın büyük yazınsal niteliklerini ortaya koyuyor.

Kitabı okuyanlar 60 okur

  • Zeynep Bostan
  • Kitap Odası
  • Zeynep Özenir
  • pina
  • Rumeysa
  • Melike Dağ
  • Zeynep Yavuz
  • Seda Uzun
  • ahmet zeybek
  • Halit Durmuş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%37
35-44 Yaş
%14.8
45-54 Yaş
%14.8
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.8
Erkek
%30.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.1 (6)
9
%17.1 (6)
8
%20 (7)
7
%25.7 (9)
6
%11.4 (4)
5
%2.9 (1)
4
%2.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.9 (1)