Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2019 00:37
Başlarken asla ne kadar güzel bir şeye başlayacağınızı bilemezsiniz. İsterseniz kitap hakkında onlarca alıntı, onlarca inceleme okumuş olun. İsterseniz en yakın arkadaşınız kitaba tonla övgü yağdırmış olsun, fark etmez. En çok zevki kitap ilerlerken ve kitap hiç zannettiğiniz gibi ilerlemeyip sizi şaşırttığında alırsınız. İşte böyle bir kitap Oblomov. Bazı karakterler vardır ki onları tanıyabilmek için ancak 500 küsur sayfalık bir kitap okumanız gerekir. İlk 100 sayfasını okuduğunuzda "Aman ne tembel adam bu!" deyip geçersiniz. Ama sonra görürsünüz ki Oblomov aslında bambaşka bir adamdır. Evet, Oblomov birçok şeyi yapmakta isteksizdir, uyuşuktur ama bunun kendince sebepleri vardır her zaman. İnsanların arasına karışmak istemiyorsa eğer bu insanların ikiyüzlülüğünü görmek istemeyişindendir. Ben Oblomov olmak istemezdim ama herkesin içinde biraz Oblomovluk olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Çok zaman benim başıma da gelir. Bir şeye karar verilir, plan yapılır ama bir türlü gerçekleşmez o plan. Hep türlü bahanelerle ertelenir. Bütün bu planları gerçekleştiremeyişimiz içimizdeki özgüveni yıkar. Dolayısıyla kitap bize bu ilginç karakteri anlatırken aslında Oblomovluk'tan uzaklaşmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğini haykırmaktadır. Gonçarov Oblomov'dan nefret ettirmiyor, aksine sevdiriyor bu karakteri bize. Ama Oblomov gibi olmamızı da istemiyor. Tam aksine Ştolts gibi azimli, dik ve kararlı olmamızı söylüyor bize. Kitaptaki anlatım da karakterler de gerçekten iyiydi. Özellikle Oblomov'un uşağı olmayı en çok hak eden uyuşuk ve iş bilmez Zahar, Oblomov'a taban tabana zıt olmasına rağmen onun en yakın arkadaşı olan Ştolts, melek gibi güzel, yine erkekte bir şeyleri düzeltmeye çalışmak hatasına düşmüş bir kadın olan Olga Sergeyevna, ev işlerinde maharetli Agafya
Oblomovİvan Gonçarov · Iasos Yayınları · 201849,8bin okunma
Puan vermedi·512 syf.·
2022 7. kitabı
Oblomov insanlığa ayna tutan bir eser olmuş. Her insan ne kadar özel olsa da bazı durumları herkes yaşar, doğmak ve ölmek gibi. Hiçbir insan yoktur ki hayatının bir döneminde kendini tembelliğe teslim etmemiş olsun. Oblomov için de tembelliğin bir dönemde sınırlı kalmasını istiyorsunuz ama kitabın sonuna kadar aynı tekdüze hayat devam ediyor. Böyle hayat sıkıcı mı diye sorguluyorsunuz ya da bu adam neden böyle diye düşünüyorsunuz ve kitap bu konuda bizi cevapsız bırakmıyor. Oblomov tembelliğin yanında aşkı ve dostluğu da çok güzel resmeden bir kitap. Aşk duygusunun tıpkı bir antibiyotik gibi insana kuvvetli bir etkisinin olduğunu sayfalar arasında ilerledikçe görmeyi de mümkün kılıyor bu kitap. Bir yaşam biçimi sunan romanımız aslında bizlere bu hayatı yaşayan insanları anlamamıza ve böyle bir hayat yaşamak isteyip istemediğimize karar vermemize yardımcı olabilecek niteliktedir. Bu yüzden Oblomov'u okuyun ve okutun.
Oblomovİvan Gonçarov · Iasos Yayınları · 201849,8bin okunma
Tembelliğin sanatı...
7/10
·512 syf.··
2020 5. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2020 15:53
Oblomov bir köhneliğin romanıdır. Rusya’nın uçsuz bucaksız topraklarında hüküm süren bir anlamsızlığın romanıdır. Hangi işe yaradığını ne tarihin ne de kendisinin bilmediği bir soylunun romanıdır. Kendine oturacak yer bulamayınca çekip giden adamların romanıdır. Oblomov, oblomovluğun romanıdır… Bu kitap, hayat tarzı "tezcanlı" olanlar için bir eziyettir. Yaşam tarzı bu kadar mı tembellik üzerine kurulur. Resmen Tembelliğin Sanatına "Oblomovluk" denir. Yahu kalk o kanpeden be adam, neler kaçırdın şu hayatta bir görsen.. 500 sayfayı sinirlene sinirlene okur mu insan. Okur...
Oblomovİvan Gonçarov · Iasos Yayınları · 201849,8bin okunma
9/10
·632 syf.·
2019 7. kitabı
İlk 100 sayfa çok zorlandım. Sonrasını merakla ve ilgiyle okudum. Hayat hakkındaki tespitler olağanüstü. Yazar bize soyluların, feodallerin hayata bakışını da göstermiş. Öncelikle iğrendiğimiz İlya İliç, kitabın sonunda bir aziz olarak bize veda ediyor. Olga, her erkeğin hayalinde ve ötesinde bir kadın olarak gönüllere tahtını kuruyor. O mutlu olsun diye dua edesi geliyor insanın. "Kişiler gerçek değil, bu bir kurgu!" diye kendime çok defa telkin ettim. Scholts da, Olga da, kitaptaki herkes hak ettikleri hayata kavuştu. Herkes emekleri kadar, tercihlerinin neticeleri kadar mutlu oldu. Herkes hayallerinin ve iradelerinin gücü kadar konfora ulaştı. Sanki bir ilahi güç herkese hak ettiğini verdi. Adalet duygusunu tatmin ediyor roman. Çok beğendim, çok etkilendim. Büyük bir klasik, Tutunamayanlar'da bahsedilmişti. Atay'ı sevenler bu kitabı mutlaka okumalı.
Oblomovİvan Gonçarov · Iasos Yayınları · 201849,8bin okunma
Oblomov - Ivan GONÇAROV (Ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma!)
9/10
·622 syf.··
2022 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 11:52
Bazı kitaplar vardır, okurken kendimizden bir parça buluruz. Hatta bazen daha da ileri gider: "Bu kadarı da olmaz, bu kitap beni anlatıyor!" deriz. Hayatın bazı dönemlerinde öyle bir ruh haline bürünüyorum ki... İsmini veremediğim bir ruh haliydi, artık bir ismi oldu: OBLOMOVLUK. Nazım Hikmet'i sever misiniz? Hadi canım, nereden nereye atladın! Bir şiiri var hani, "Yaşamaya Dair" "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak." Büyük bir ciddiyetle yaşamak... Yapıyor muyuz bunu? Ya da yapamadığımız ruh hallerinde bahanelere mi sığınıyoruz? Erteleyerek mi yaşıyoruz hayatı? Mandıra Filozof'unu izleyenler bilir, "Daha kaç yazın kaldı Cavit Bey?" diye soruluyordu Rasim Öztekin'e. Çok az yaz yaşadı o yıldan sonra ünlü tiyatrocu. Sahi, bizim kaç yazımız kaldı yaşanacak? Kaç defa daha ayvaların çiçek açtığını görebileceğiz? "-Niçin uyuyorsun? -Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." (s. 434) Uyuyunca geçiyor mu peki bütün dertler? Peki ya uyanınca? İçmek ya da uyumak çözüm mü kurtulmak için dertlerimizden? Eseri okurken sayfa sayfa bekledim: İşte dedim, şimdi atacak üzerindeki ölü toprağını! Bir insanın içindeki közü aşk alevlendirmeyecek de ne alevlendirecek! "Aşk bazen beklemez, insanın içini bir ateş sarar, bütün varlığı ürpertir." (s. 352) Yazar kendi görüşlerini de başarılı bir şekilde sindirmiş esere. Rus insanını, düşünce yapısını, Almanlardan farklarını okura kahramanlar nezdinde sunmuş. Kahraman tahlillerini de oldukça başarılı buldum. Gerek Oblomov, gerek Ştoltz, Olga, Zahar, Agafya Matveyevna karakterleri başarıyla tanıtılmış okura. Okurken özdeşim kurabiliyor, onlarla sevinip onlarla dertlenebiliyorsunuz. "Bu an da geçecek! Dün
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 16:43
"Niçin uyuyorsun?" "Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." Oblomov nasıl bir kitaptı bir alıntıyla anlat deseler, bu diyaloğu seçerdim. Zira Oblomov, hayatını yaşamak, çalışmak, hareket etmek, gezmek yerine günün hangi saat diliminde olduğu fark etmeksizin uyumayı tercih eden; günlerini yatakta ve aynı odada geçiren bir karakter. Bu yüzden de kitabın ilk yüz sayfası Oblomov'un yataktan kalkma mücadelesi ile geçiyor. Oblomov, çocukluğundan beri bütün işlerin çevresindekiler tarafından yapılmasına alışmış, el bebek gül bebek büyütülmüş bir karakter. Öyle ki yemek yemek ve giyinmek iş olarak yeter diyen, çizmelerini bile kendisi giyemeyen biri kendisi. Bu şekilde anlatınca ne tembel, ne uyuşuk adammış diyorsunuz değil mi? Aslında onunki ne tembellik ne de uyuşukluk, onunki Oblomovluk. Peki nedir bu Oblomovluk? Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık ve her şeyin farkında olma halidir. Ancak tüm bu farkındalık nedeniyle ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişliktir. Kazananların kaybedenlerin çok olduğu bir savaş alanı olan hayatta Oblomov bir savaşçı değil seyircidir. Yaşama savaşına katılmadan bir kenarda durup zamanın geçmesini bekleyen biridir Oblomov. Bu haliyle aklıma Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir sözünü getiriyor: "Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer...Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum." İvan Gonçarov, Oblomov'un ruh halini anlatmakta ve okura aktarmakta o kadar başarılı ki ister istemez ben de kendimi Oblomov gibi uykulu hissettim. Bu açıdan Oblomov karakteri benim en çok özdeşleştiğim karakter olabilir. Çünkü eseri okumaya başlamadan önce canımı hayli sıkan uyuyamama sorunum Oblomov'un o uyuşukluğu ile geride kaldı, kitap bende ninni etkisi yarattı diyebilirim :) Bu durum size kitap çok mu sıkıcı acaba diye
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Üşengeçlik
9/10
·622 syf.··
2022 23. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2022 14:18
İvan Gonçarov , çok fazla eser yazmış bir yazar değildir.Hatta Oblomov hariç meşhur olabilmiş bir kitabı da yoktur. Ama Fyodor Dostoyevski , Anton Çehov u bile yazdığı bu ünlü romanla etkilemeyi başarmış bir kalemdir.Oblomovluk gibi bir görüşünde keza oluşmasını sağlamıştır.Aşırı tembel kişilere bu ifade kullanılmaktadır.İvan, 79 yıllık hayatında hiç evlenmemiştir.Belki de Oblomov gibi evlenmeye üşenmiştir bilinmez. İlk olarak Oblomov un Rüyası şeklinde kitabı kısa bir şekilde yazan yazarımız,annesinin ölümü ve denizle alakalı aldığı görev sonrasında bu işe uzun bir müddet ara vermiştir.Sonrasında tekrar başlamış ve seri olarak yayınlamıştır kitabını.1859,1862 ve 1887 de kitabı İvan tekrar revize etmiştir ama net olarak bugüne kadar gelen Oblomov ancak bu şekilde oluşmuştur. Oblomov a gelince kitap gerçekten çevrenizde çok sık gördüğünüz ama çok da önemsemediğiniz bir insan modeli olan üşengeç insan portresi etrafında kurulmuş.Oblomov, ilk 50 sayfa yatağından sandalyeye geçmek için yalnızca çıkıyor.Kitap boyunca da zaten yatak ve odasından pek dışarıya nadir çıkıyor.Ama uzun yolların ardından bir teklif alıyor.Daha sonra dostluk ve aşk hikayesi Oblomov un hayatını takip eder.Ama karakterimiz Oblomov dur.İşleri bi şekilde hep ters gider.Duygusal yönleri de, komik gelen yönlerini de kitabın hayli fazladır. Kitap, ilk başta da söylediğim gibi çevremizde çok gördüğümüz üşengeç bir insanın hikayesini anlatıyor ve mesajlar yani çıkarılması gerekenler çok doğru ve yerinde.Kitabı bitiren alması gereken mesajı net alır yani. Anlatıcı, 3.tekil şahıs.Görünmez biri gibi.Tarafsız.Bazen güvenilir değildir ve yer yer konu dışına çıkar.Karşılıklı sohbeti boldur. İvan ın romanlarında aynı kendi hayatında da olduğu gibi babalar hep önemsiz, yok ya da arka plandadır.Anneler önemlidir.Oblomov ile İvan
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
7/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 11:22
Her insanın bir parçasıyla kendine yakın hissedebileceği bir karakter olarak karşımıza çıkıyor kitabın kahramanı İlya İlyiç Oblomov. Sürekli düşünen ancak bir türlü harekete geçemeyen Oblomov; her daim yeni planları olan ama iş harekete geçmeye geldiğinde rahat koltuğundan kalkamayan o karakter. Kararsızlık, şüphe, bazen korku bazen de pişmanlık tüm benliğini ele geçirmiş. İleri mi atılmalıyım yoksa olduğum yerde mi kalmalıyım? Kısacası bu konuda kafası sürekli karışık ve kararsızdır. Oblomov için, sadece tembellik üzerine yazılmış bir roman diye geçiştirmek kesinlikle yanlış olacaktır. İvan Gonçarov ‘un yarattığı karakterleri sade ama bir o kadar net tasvirler ile bir tiyatro sahnesinde oyuncuları izlermiş hissi uyandıracak kadar görselleştirebilmenizi sağlıyor. Köklü bir toprak sahibi ailenin mirascısı olan Oblomov, büyükşehirde okulu bitirir, küçük bir memuriyet görevi dener. Bu sırada evebeynlerini kaybetmiştir ama köyüne dönmez. Üçyüz köylüsü olan çifliğin yönetimini kahyaya bırakır ve bir daha hiç gitmez. Memuriyete de uyum sağlayamadığı için bırakır ve küçük bir ev kiralayarak yaşlı uşağı ile yaşamaya başlar. Ama giderek yaşamdan kopar, insanlardan uzaklaşır, sosyal etkinliklere katılmaz, hiçbirşey yapmaz olur. Aslında “tembel” bir insan değildir ama Oblomov giderek bilinçli bir tembellik, seçilmiş bir ataleti yaşam olarak benimser. ‘Hiçbirşey yapmadan sürekli uyumak, herşeyi ertelemek, en basit işleri bile sonraya bırakmak, yataktan kalkmaya bile üşenmek’, haline gelir Oblomov. Kahyası arada bir mektup ve biraz para gönderir, ürün az, köylü çalışmıyor, fiyatlar düştü diyerek Oblomov’u kandırmaktadır. Ama o bir türlü köye gidip işleri yoluna koymaz. Sürekli kafasında planlar yapar, her şeyi en ince ayrıntısına kadar “düşünür”. Okuma-yazma, hesap kitap bildiği için
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·617 syf.··
2023 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 20:21
"Ya şimdi ya da hiçbir zaman!" Hepimizin içinde az veya çok bulunan Oblomovluk; bir bezgin ruh hâli diyebiliriz ve kitap bu miktarın belirlenmesinde, biraz ailenin biraz çevrenin olumlu, olumsuz payını tüm yönleriyle bize sunmuş. Kitapta, Oblomov olmanın etkilerini net görüyoruz ve açıkçası beni zaman zaman "hadi ama" demeye yöneltmekle beraber, bazı gereksiz bulduğum kısımlar olsa da olayların böyle güzel işlenmesi, dilinin sade ve çok akıcı olması, elbette en önemlisi de kişiye; kendisini, hayatı ve çevresindeki insanları sorgulatması, kitabı, çokça düşünülmesi gereken başka bir boyuta taşıyor. Kitaptaki anlatım bana çok samimi geldi, bazen gülümsedim bazen kızdım ve sevdim, yazarın diğer tüm karakterleri anlamlı işleyişini ise oldukça başarılı buldum. Harika bir kitap okuduğumu düşünüyorum.
Oblomovİvan Gonçarov · İletişim Yayınları · 201949,8bin okunma
Hayatı yaşamaya korkmayın!
9/10
·632 syf.··
2021 31. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2021 13:45
"Hayatın ne içindeyim ne dışında... Sadece yanında yürüyen bir gölgeyim" İncelememe başlarken kendime ait bir kaç mısrayla başlamak istedim. Kitabı bitirdikten sonra yıllar yıllar önce yazmış olduğum bir mısra aklımda canlandı. Hayır bu tesadüfi değildi Oblomovluk kavramını henüz bilmezken birebir onun yaşamına benzeyen cümleler kullanmam hayatımızın bir noktasında "Oblomovluk" imgesini içimizde ne kadar yansıttığımızı bize gösteriyordu. Her birimiz bazen hayata geç kalırız, başlamak istemeyiz, erteleriz ne kadar ertelersek hayatın içinden o kadar soğur ve birşeylerden elimizi eteğimizi çekmek isteriz. Tıpkı Oblomov' da olduğu gibi...Bu belki de korkudur. İçimizde süregelen bir korku.Açılmaz sandıklara sakladığımız, yüzleşmekten korktuğumuz,acabaları keşkeleri içimizde barındırdığımız bir korku...Oblomov'u yüzeysel olarak düşününce onun bir tembel olduğunu söyleyebilirsiniz belki ama işin detaylıca içine girdiğinde daha detaylı bir karakter analiz edildiğinde aslında hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor. Ben Oblomov'u okurken en çok onun içinin tembelliği ile değil korkusuyla yüzleştim, sorumluluktan kaçan sorumluluk almaya korkan yüzünü gördüm. Hayatı boyunca herşeyi onun yerine yapmaya hazır insanlar bulunmuş böyle yetişmiş böyle öğrenmiş. Kendi çorabını dahi giyemeyecek kadar sorumluluğu olmayan bir birey kendisi. Ama onu suçlamak ne derece doğru ki hayatı en baştan altın tepsiyle ona bu şekilde sunulmuş. Bir süre sonra bu çıkmaza o denli sürüklenmiş ki artık yaşama sorumluluğunu bile alamaz olmuş. Aşk gibi güzel bir duygu bile onun içindeki yaşama arzusunu körükleyememiş, kısa süreli körüklese de saman alevi gibi çarçabuk yanıp sönmüş. Zaten benim şahsi görüşüm şudur ki insanlar birileri veya birşeyler için yapıyorsa yaptıklarını o olgular hayatından çıktığında çöküşü
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma

Yazar Hakkında

İvan GonçarovYazar · 7 kitap
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olan Gonçarov, Oblomov'unkine benzeyen bir çocukluk geçirmiş, asilzadelerle geleceğin Oblomov'larıyla birlikte özel bir pansiyonda okumuştur. Moskova Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, Petersburg'ta otuz üç yıl sürecek ve kendisini yüksek bir göreve kadar getirecek memurluk hayatına başladı. 1847'de ilk eserini, Alelade Bir Hikâye'yi çıkardı.1849'da da Oblomov'un Rüyası bir dergide basıldı. Ama Oblomov son şeklini ancak 1857'de, Marienbad'da bir aylık sürekli bir çalışma süresinden sonra aldı. Bu büyük romanın bir ay içinde yazılması belki de imkânsız görünmektedir, ama unutmamak gerekir ki, "bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve geriye onu ancak kâğıda geçirmek kalmıştı," demiştir yazar. Roman Rusya'da bir bomba gibi patladı. Zaten zaman da pek elverişliydi. Köleliğin kaldırılmasına üç yıl kalmış, bütün edebiyat dünyasında, uyuşukluğa, hareketsizliğe, şaşkınlığa karşı bir savaş açılmıştı. Bunun içindir ki, bir çağdaşın yazdığı gibi "Bütün okuma yazma bilenler Oblomov'u heyecanla okuyorlar. Hiç mübalağa etmeden denilebilir ki bu anda Rusya'da en küçük, en kenarda kalmış bir kasaba yoktur ki orada Oblomov okunmasın, üzerinde tartışılmasın. Oblomov ve Oblomovluk kelimeleri bütün Rusya'ya yayılmış, ebedi olarak dilimize girmiştir." Bu eserden başka, Gonçarov'un 1856'da çıkan ve üç yıllık bir dünya yolculuğunu anlatan "Fregal Pallada" isimli bir eseriyle birkaç eleştirisi ve hikâyesi vardır. Oblomov'dan sonra yazdığı "Uçurum" adlı büyük romanı 1869'da çıkmış ve Gonçarov onunla on yıl uğraştırmıştır.