Ölümsüz Kardeşin Gözleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
4950
Gösterim
Adı:
Ölümsüz Kardeşin Gözleri
Baskı tarihi:
14 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052134962
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku yayınevi
Bu, erdemin dört ismiyle kendi halkı tarafından onurlandırılan Virata'nın öyküsüdür. Ancak adından ne fatihler ne de bilgeler literatüründe bahsedilmektedir. Ama anıları insanların hafızalarında hala yerini korumaktadır.

Virata ya da halkının onu çağırdığı isimle Kılıcın Işığı, kralın isteği üzerine ülkede isyan çıkaran asilerin ordusunu yok etmek üzere yola çıkar ve önüne çıkan herkesi kılıcıyla acımasızca yok eder. Ertesi gün kimleri öldürdüğünü görmek için ölülerin arasında gezerken annesinin ilk göz ağrısını, büyük ağabeyini de öldürdüğünü görür ve o günden sonra Virata'nın yaşamı alt üst olur. Ne yaparsa yapsın, nereye giderse gitsin ölü ağabeyinin onu suçlayan bakışlarından asla kurtulamaz.
80 syf.
·9/10
“Tüm bildiğim, insanoğlu ile nasıl yaşanacağını öğrenemediğim.”
Merhabalar Ölümsüz Kardeşin Gözleri diğer hikayelerinden daha farklı bir şekilde kaleme almıştır.Konu olarak adalet ve insanoğlunun mükemmele ulaşma arzusu işlenmektedir.Konu olarak Virata’nın hayatı anlatılmaktadır.Virata adalet arayışı içindeyken abisi Belabgur’u öldürmesiyle başlayan günahın bedelini hayatı boyunca ödeyerek yaşayan birinin yaşadığı olaylar anlatılmaktadır.Hikayenin ana fikri gibi olan şey Virata’nın ne yaparsa yapsın insanları memnun edemediği ve yaptığı söylediği şeyler mutlaka birilerini rahatsız ettiği belirtilmektedir.Bu eseride gayet başarılı ve mesaj içeren bir kitaptı çünkü adalet,özgürlük ve mükemmelliyet arayışına ulaşmaya çalışırken insanın kendini kaybetmeden araması gerektiğini belirmektedir.
Keyifli Okumalar Dilerim
88 syf.
·2 günde·8/10
Çoğu Stefan Zweig kitabı gibi
“...kısa ve sarsıcı...”
Diğer biyografik kitapları gibi bu da çok güzel biyografik bir hikâyeydi... Belki de efsane...

İçerisinde iki adet öykü var. İkinci öyküden bahsetmek istemiyorum zira “Mürebbiye” kitabındaki ikinci öykü olan “yaz novellası” öyküsünün aynısı ve daha önce okumuştum.(İş Bankası yayınlarındaki çeviri çok ama çok daha güzel) Şu Zweig kitaplarında uğradığım yayınevi azizliğine başka kitaplarda uğramadım...Bir de Dostoyevski kitaplarında her kitaba bir “beyaz geceler, yufka yürekli”yi sıkıştırıp durmaları da baydı. Bu olay Zweig’in kitaplarında kat ve kat daha fazla. Yayınevleri de içerikten ziyade kapak tasarım yarışına girmişler resmen...Neyse.

İlk hikâye o kadar güzel ki yine içime dokundu Zweig... Hikayede krallık için çalışan, kralın dostu olan Virata adındaki bir adamın inzivaya çekilmesi, günahsız yaşamak için her şeyi yapmaya ve her şeyden vazgeçmeye çalışan kendini arayan, kendi içsel dünyasında arınma yaşayan bir adamın efsane öyküsü...
Bu içselleşme Viratanın abisini yanlışlıkla öldürmesinden sonra başlıyor. Her günahında o kara gözleri görüyor. Biz buna vicdan diyoruz... Ve bu hikayeyi okuduktan sonra ne kadar günahkar olduğunuzu sorulayacaksınız...


Kitabın özü, özeti...
“... her kim hüküm veriyorsa, diğerlerini tutsak eder ama en büyük tutsak kendi ruhudur. Eğer bir kimse günahsız yaşamak istiyorsa, ne bir evde ne de başkasının kaderinde payı olmalıdır, başkasının hizmetinden faydalanmamalı, başkasının teriyle geçinmemeli; bir kadının şehvetine , doyumun uyuşukluğuna bağımlı olmamalıdır.Ancak tek başına yaşayanlar Tanrı için yaşar; yalnızca eylemde bulunanlar onu duyumsarlar.Yoksullar daima onu en derinden hissederler. Ama ben görünmez olana , toprağıma olduğumdan daha yakın olmak isterim, günahsız yaşamak isterim...”
Nurcan
Nurcan Virata ya da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri'ni inceledi.
56 syf.
·10/10
Stefan Zweig'in şu ana kadar 10 kitabını okudum. İçlerinden en beğendiğim kitabı bu oldu.
Hayatta mükemmele ulaşmanın hiçbir zaman mümkün olmadığını anlatan harika bir kitap.
Kısa ama içeriği dolu dolu.
56 syf.
·Beğendi·9/10
56 sayfalık kısa ama içinden bir çok ders çıkartılması gereken bir kitap. Zweig'in kitapları arasında en sevdiğim. Ne yaparsak yapalım günahtan, hareketsizlikten ve kendimiz olmaktan kaçamayacağımızı hayatta her zaman her şeyin yolunda gitmediğini anlatmış usta yazar..

Hakikî adalette asıl huzur 100 değil 0 olmakmış.

Keyifli okumalar
Jean Valjean
Jean Valjean Virata ya da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri'ni inceledi.
56 syf.
·Beğendi·10/10
Muhteşem bir hikaye kitabıydı. Sanki Halil Cibran kitaplarından birini okuyormuşum gibi hissettim çok etkileyici, kısa ama dopdolu bir kitap.

Virata'nın hakiki adalet arayışında geldiği son noktanın, asıl huzurun hiç'likte, hiç olmakta, kendini sıfırlamakta olduğunu gösteren muazzam bir hikayeydi.

Kitabın sonundaki şu kısım kitabın özeti gibiydi:
" Artık özgür olmak istemiyorum. Özgür insan özgür değildir ve eylemsiz olan, günahtan kaçamaz. Sadece hizmet edenler özgürdür, başkasına veren, tüm enerjisini bir işe veren ve sorgusuz sualsiz eylemde bulunan insan özgürdür. Sadece edimlerimizin ortası işimizdir; başlangıcı ve bitişi, nedeni ve sonucu tanrıların ellerindedir. Beni irademden azat edin, çünkü isteklilik karmaşıktır ve hizmet etmek bilgeliktir."
56 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Stefan Zweig kalemini çok sevdiğim bir yazar. Bu kitap ta, yazara ait okuduğum kitaplarının içinde en etkileyici olanı. Masal tadında çok güzel bir kitap.
56 syf.
·Beğendi·10/10
Adalet hakkında yazılmış harika bir kitap desem yeridir. Zweig'ın belki en az 15 kitabını okumuşumdur ama bu gerçekten bambaşka bir tat bıraktı bende. Evet Zweig harikulâde yazıyor ama "cidden bunu Zweig mı yazdı?" dedim. Muazzam ya muazzam. Virata'nın hikâyesini ben anlatmayım siz okuyun! Zaten 56 sayfacik bir şey. :) #stefanzweig #maviçatıyayınları
80 syf.
·1 günde·8/10
Kralın en sadık dostu olan devletin üst düzey mevkilerinde görev alan Virata'nın hayatında yapmış olduğu hataların diyetini ödemek anlamında yaptığı girişimler neticesinde kendisini ülkesinde ve çevre ülkelerde tanınan biri haline getirmesi. Virata'nın kendi benliğine dönüş yaparak herşeyden kendisini soyutlayarak erdeme ulaşma çabası için hayatından ve ailesinden verdiği ödünler yer alıyor.

Düşündüğümüzde biz kimiz? Dünyada neler yaparak mutlu olabiliriz? Hayatımızda yaptığımız hatalar için hiç suçluluk duyduk mu? İyi bir malvarlığına sahip olmak bizi dünyadaki tüm hazlara sahip yapar mı? Farkına varmadan kaç kişinin hayatını değiştiriyoruz acaba? Empati kuruyor muyuz?

Bunlara benzer birçok sorunun cevabını kendi manevi yapımızda araştırmamız gerek. Her zaman ki gibi harika bir eser. Herkese iyi okumalar dilerim.
56 syf.
·1 günde·8/10
Zweig'ın henüz sadece birkaç kitabını okuma fırsatı yakalayabildim fakat kısa olması bir yana hikaye su gibi akıp gitti diyebilirim. Kısa olmasına rağmen diğer birçok kitaptan çok daha anlam dolu bir kitaptı. İnsanoğlunun mükemmele hiçbir zaman tam olarak ulaşamayacağını ve kimsenin bir başkasının hayatına elini uzatamayacağını eskiden olan kast sisteminin doğru olmadığını ve hepimizin bir olduğunu anlatmış bir nevi. Hoşuma gitti, tavsiye ederim doğrusu.
56 syf.
Vırata ülkesinde yaşayan insanlar için saygı duyulan, bilge olarak görülen ve adalet konusunda en önde gelen isimlerdendir. Bir gün kralın karısının kardeşi, tek başına krallığa sahip olmak ve kutsal balıkçılları çalmak isteyip, kralın en güvendikleri de onun yanında yer alınca, krala Virata’yı ordunun başına geçirir. Virata, düşmanlar daha ülkeye ulaşamadan, onları yok etmeyi başarır. Erdemin ilk ismini alır. Ancak hava aydınlandığında, gece öldürdüklerinden birinin düşman tarafa geçmiş olan abisi olduğunu anlar ve bu andan sonra hayatı tamamiyle değişir. Artık orduda yer almak istemeyince, ona saygı duyan kral onu baş yargıç yapar. Hiçbir zaman ölüm cezası vermez. Altınca yılında uzak köylerden getirilen genç bir adama yer altı mahkûmiyeti verir ve adamın gözlerinde son anda abisinin gözlerini görür. Verdiği kararların doğru olduğunu anlamak için o gençle yer değiştirmeye karar verir. Bir aylığına yer değiştirir ve işkenceleri en derinde hisseder. On sekizinci gün olduğunda, gencin sözünde durmayacağından korkmaya başlar. Ancak genç sözünde durur. Kral, onu yer altından çıkarttığında, yargıçlık yapamayacağını anlar ve kral da buna saygı duyar. Artık bilge olarak hayatına devam edecektir. Ancak oğullarının bir köleye yaptığı işkenceye sessiz kalamayınca, oğullarıyla arasında uçurumlar olduğunu anlar. Onun tek istediği tanrıya yakın olmak, kimsenin hakkına girmemek ve günah işlememektir. Kimseye söylemeden yanına sadece iki parça eşya alarak nehir kenarında bir ormanlık alana kulübe yapar ve oraya yerleşir. Avcı onu görüp, hayvanlarla iletişim kurduğuna şahit olunca, kral dahil tüm ülkede bu durum yayılır. Virata, daha da saygı duyulan bir bilge haline gelir Ancak ne yaparsa yapsın, kimseye zarar vermeden yaşamın mümkün olmadığını anlar. Çünkü onun gibi olmak isteyenler, evlerini ve çocuklarını terk edip, aynı yaşamı seçmişlerdir. Virata, getirdiği kadar eşyayı alıp, kralın karşısına çıkar ve kral bunadığını düşündüğü bu adama kibrine yenik düşerek, tazı bakıcılığı teklif eder. Virata da kabul eder. Bu oğulları ve tanıdıkları için utanç kaynağıdır. Virata hayatı boyunca erdemin dört ismine de sahip olur. Ancak, öldüğünde kimsenin tanımadığı ve isminden söz edilmeyen bir tazı bakıcısıdır..
56 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Adalet üzerine yazılmış güzel bir eser. Elinde ki makamı nasıl doğru şekilde yapabilirim diye katlandığı zorlukları herkes için geçerli olması gerekir. Adalet için en gerekli olan şey aslında böyle olmalı verdiği cezanın suçlu için nasıl bir yaşam tarzı olduğunu bire bir kendiside yaşadı. Bu şekilde yaparaktan ülkesinin daha huzurlu ve adaletli olmasını sağladı. Güzel bir eserdi...
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Zweig'in bu eserini okuduğumda garip olacak ama iskandinavların meşhur dizisi Vikings de oynayan Gustaf Skarsgard'ın dizideki rolünü anımsadım.

Eserde olduğu gibi Virata işlediği büyük bir suçun kendisine musallat olması sonucu kendini günah işlememek ve Tanrı'ya bu şekilde ulaşmak için kendini tamamen soyutladığını görürüz. Dizide de buna benzer bir karakter Floki (Gustaf Skarsgard) aynı durumu yaşamıştır. Sonuç olarak onu örnek alıp onun yolundan giden insanların ailesini bırakıp daha doğrusu dünyevi işleri bırakıp tamamen kendini, kendi akıbetini düşünmesi bir nevi tasavvufta olduğu gibi inzivaya çekilmesi gibi bir konu işlenmiştir. Satrançtan sonra bu eserine de inceleme yapmak istedim. Sürükleyici güzel bir eser tavsiye ederim, okuyunuz :)
Doğru söyledin; kimin sözü geçiyorsa o başkalarının özgür olup olmayacağına karar verir ama en kötüsü kendi iradesinin kölesi olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümsüz Kardeşin Gözleri
Baskı tarihi:
14 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052134962
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku yayınevi
Bu, erdemin dört ismiyle kendi halkı tarafından onurlandırılan Virata'nın öyküsüdür. Ancak adından ne fatihler ne de bilgeler literatüründe bahsedilmektedir. Ama anıları insanların hafızalarında hala yerini korumaktadır.

Virata ya da halkının onu çağırdığı isimle Kılıcın Işığı, kralın isteği üzerine ülkede isyan çıkaran asilerin ordusunu yok etmek üzere yola çıkar ve önüne çıkan herkesi kılıcıyla acımasızca yok eder. Ertesi gün kimleri öldürdüğünü görmek için ölülerin arasında gezerken annesinin ilk göz ağrısını, büyük ağabeyini de öldürdüğünü görür ve o günden sonra Virata'nın yaşamı alt üst olur. Ne yaparsa yapsın, nereye giderse gitsin ölü ağabeyinin onu suçlayan bakışlarından asla kurtulamaz.

Kitabı okuyanlar 809 okur

  • Esra yanar
  • berkay dikici
  • Seda Altun
  • Muruvvet Aytop
  • Alev Güngör
  • Şevval
  • 1HEROSHAN-HİSTORY MASTERPİECE-TAŞADAM HEYKELBEY
  • Sinem bulut
  • Ferhat HATTAPOĞLU
  • Gülşen İşcan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (4)
9
%0.7 (2)
8
%0.3 (1)
7
%1 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları