Öyküler

Lev Tolstoy
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
361
Basım Tarihi:
Ağustos 2018
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789750519222
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·361 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 20:21
Herkese merhaba. Tolstoy’a doyuran bir eseri geride bıraktık. İki Süvari Subayı, Tipi, Albert, Üç Ölüm, Polikuşka, Efendi ile Uşağı, Çilekler ve Korney Vasilyev hikayelerini içeriyor bu kitap. Onu ve öykülerini bilenler için tabii ki etkileyici öykülerdi diyerek işin içinden sıyrılmamız mümkün ama olur ya yazarla tanışmayan vardır, eserlerini merak edenler vardır, mail adresinizi hemen bana iletin ve başlangıç olarak bir hikaye ile sizleri de başlatalım yazara. Anna Karenina veya Savaş ve Barış romanlarını önermeye göre daha insaflı davrandığımı düşünüyorum. Aynı zamanda şimdi daha kısa hali yayımlanan ancak Aile Mutluluğu ismiyle İş Bankası yayınlarının Ocak 2002’de yayımladığı ilk baskının içindeki öyküler ile bu kitaptaki öyküler aynı. Güncel baskısında ise tek öykü olduğu için birleştirme yapmadım. Bilginiz olsun. Mesela Tipi öyküsündeki betimlemelerden etkilenmediğimi söyleyemem. Tipi deyince aklımızda canlananın da ötesinde bir anlatım var. Sanırım Rusya’nın gerçekten soğuğunu bu denli yaşattıran kısa bir öykü bulamayız da. Kafkaslara uzanıyoruz, dondurucu bir soğuk var, rüzgar adeta fırtına gibi, kimse kimseyi görmüyor derken gözlerimin önünde karların içine batıp çıkarak yürüyen siyah giymiş 2 adam canlanıyor bile. Böyle bir anlatımın hakkını vermek gerekmez mi? Üç Ölüm hikayesindeki bir insanın iç dünyası ve onun karmaşıklığı hakkında yazdıklarına kaç kişi karşı çıkabilir diye de sormadan geçemem. Hani akıllara gelen ilk sorulardan veya aslında sorunun içinde saklı cevaplardan biri de şu olabilir mi diye düşünüyorum: Ölmek mi istiyoruz yoksa içimizde yaşayan bir şeyi mi öldürmek istiyoruz zihnimizde. Kurallı bir soru cümlesi olmadı ama anlatmak istediğimi yine de anlatabildiğimi düşünüyorum. Kitaptaki hikayeler içinde Polikuşka ise beni üzen öykülerden
ÖykülerLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 2018515 okunma
9/10
·361 syf.··
2025 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 16:19
Bence Tolstoy'a başlamak için güzel bir derleme. Tipi, Üç Ölüm, Polikuşka ve Efendi ile Uşağı gibi harikulade öykülerden oluşuyor. Ben daha çok Polikuşka öyküsünü severdim ama bu sefer Efendi ile Uşağı ve Tipi'ye gönlümü kaptırdım. Tabii bunda önsöz ve sonsöz de etkili olmadı değil. Tolstoy'a başlamak veya külliyatı bitirmek için iyi bir seçim olur bence. Kendi içinde de sıralı metinler olduğu için sadece bu kitaptan dahi hikayecilik gelişim evrelerini görebiliyoruz Tolstoy'un. Ve ben bu son eserle Tolstoy kurgu metinlerinden mezun oldum arkadaşlar. Darısı Dostoyevski'nin başına. Arz ederim. #Tolstoy #öykü
ÖykülerLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 2018515 okunma
Tolstoy'un Öyküleri
10/10
·361 syf.··
2024 71. kitabı
Bu kitabın içinde Lev Tolstoy'un "Tipi", "Albert", "Efendi ile Uşağı", "Korney Vasilyev" gibi birkaç öykü var. Eğer Tolstoy'un öykülerini okumak istiyorsanız ilk tercihiniz bu baskı olmalı. İletişim Yayınları'ndan çıkan ve Mehmet Özgül'ün çevirdiği bu kitap çok özenli olmuş. Ayrıca eserin ön sözü ve son sözü Lev Tolstoy'u ve öykülerini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Kitabın başında öyküler ile ilgili birkaç resim, çizim yer alıyor. Ayrıca yazarın yaşamından ölüme kadar olan olayları yazar açışından önemli olan olaylar ve dönemin önemli olayları olarak iki başlığa ayırarak kronolojik bir sıralama ile karşımıza sunuyor. İçinde kimi kısa, kimi uzun öyküler okurken çok zevk veriyor. Eserlerinde insanı yormayan ama oldukça kaliteli betimlemeler var. Olaylarına birçok konu hâkim. Mutlaka okumalısınız.
ÖykülerLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 2018515 okunma
10/10
·363 syf.··
2017 23. kitabı
Tolstoy'un farklı zamanlarındaki öykülerini içermesi ve içeriğindeki öyküler bakımından değerli bir derleme. Tolstoy anlatısını, etkili betimlemeleri, tarzı ve yetkinliğiyle bu kitapta bulabilirsiniz. Ancak şunu belirtmek lazım, tür olarak Tolstoy'un yazdıklarına öykü demek zor, uzun öykü, kısa roman, novella vs. demek daha doğru olur. Kitaptaki parçaların hiçbiri öykünün özlü yapısını ve vurucu tavrını içermiyor. Yine kitabın içinde bulunan bir eser olan "Efendi ve Uşağı"na değinmeden geçmeyelim, kendisi hakkı tam anlamıyla verilmemiş bir başyapıttır, Tolstoy'un yazdığı en değerli parçalardan biridir. Metaforik unsurlar ustalıkla işlenmiş, akıcı ve sürükleyici anlatımıyla son cümlesine kadar nefesinizi tutarak okunacak bir eser ortaya çıkmıştır.
ÖykülerLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 2018515 okunma
Tolstoy heykelini yapsak beton yetmezz
Puan vermedi·361 syf.··
2022 42. kitabı
Tolstoy abimiz maşallah yine güzel güzel hikayeler yazmış en çok sevdiğim daha öncede okumuş olduğum efendi ile uşağı bölümüdür. İyi okumalar...
ÖykülerLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 2018515 okunma
8/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2019 13:23
Kroçyer Sonat 1 hikâyesinde şunun gibi cümleler sarf edilmişti; "Ama şimdi bir de o talihsiz ve herkesin nefret ettiği düşmüş kadınlara bakın ve onları en yüksek sosyetenin hanımefendileriyle kıyaslayın. Ne görüyorsunuz? Aynı tuvaletler, aynı giysiler, aynı parfümler, aynı kol ve omuzları açmalar, mücevherler ve parıltılı pahalı takılar konusunda aynı tutku, aynı danslar, müzik ve eğlence. Birincileri bunları ayartmak amacı için kullanıyorlarsa, ikinciler de aynı amaç için kullanırlar. Aralarında kesinlikle hiçbir fark yoktur." Özellikle kadınlar hakkında sarf edilen genellemeler beni rahatsız etti ve bunların Tolstoy tarafından kaleme alınmış olması ayreten incitti. Haklılık payı elbette vardı fakat bütün kadınlar icin değil, yalnızca büyük bir kısmı için geçerli. .
Edebiyat
ÖykülerLev Tolstoy · Epsilon Yayınevi · 2016515 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.