Adı:
Peter Pan
Alt başlık:
Level 2
Baskı tarihi:
Aralık 2020
Sayfa sayısı:
32
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053410973
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
1001 Çiçek Kitaplar
Binbir Çiçek Level Books are specially written for young readers. The aim is to encourage independent reading.

The stories in Level Two are slightly longer than those in Level One, and consist of about 500 easy and commonly used words. The words and the structure of the sentences are slightly more complex than that of Level One. The colourful illustrations add further enjoyment to the reading process, giving opportunity to discuss the story while reading.
272 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Peter pan kesinlikle bir cocuk kitabindan daha fazlasi ne zaman canım sıkılsa yeniden okuduğum bir yapıt. Yazarin tam anlamiyla lezzetli bir uslubu var baska turlu tanimlayamiyorum. Peter unutmakla en iyisini yapiyordur belkide
272 syf.
·1 günde·Beğendi
Peter Pan çocukluğumuzu derinden etkileyen kitaplardan birisidir kuşkusuz. Bunda kitaba ek olarak peter pan ile yapılan pek çok çizgi film ve filmin de etkisi var. Steven Spielberg'in Hook (Kanca) filmi de Peter Pan'e farklı bir bakış ile bakmamızı sağlıyordu.

Kitap büyümenin olmadığı bir ülkede geçiyor ve Peter Pan yanına şehirden Wendy ve kardeşlerini almasıyla başlıyor. Lakin büyümenin olmadığı bu ülkede Peter Pan'ın karşısında korsanlar bulunurken yanında büyümeyen çocuklar ile tinkerbell ve diğer periler de yer alıyor. Bütün bu yaşam mücadelesinin yanında korsanlarla da boğuşmalar ve ayrıca korsanımızın belalısı timsah ile karşılaşmamız (bir saat yuttuğu için daima saat sesi duyulur) bizi hayal dünyasına götürür.

Çok başarılı bulduğum çocukluk romanlarımdan olan bu kitabın okuduğum versiyonunda Peter Pan'ın nasıl oülkeye vardığı ile ilgili ayrı bölüm de olduğunu hatırlıyorum. Bu şekilde bazı sorular da cevap bulmuş oluyordu. O versiyonu tekrar bulabilirsem çok güzel olacağını da düşünüyorum açıkçası.

Bu kitap çocuklarca mutlaka okunmalı ve büyükler de okumadıysa eğer bir şekilde Peter Pan ile tanışmalı.
272 syf.
·Puan vermedi
Bende büyümek istemezdim.Ama Peter gibi uçamazdım.Sıradan normal bir insandım.Ama korkunç gözükürdü daha o zaman bana da büyümek. Kötülük iyi savaşında her zaman iyi kazanmıyormuş malesef...
272 syf.
Bir zamanlar hepimizin düşlediği düşler ülkesinin kahramanı Peter. Peter, her gece evlerine misafir olduğu bir kız ve iki erkek kardeşi düşler ülkesine götürmek istemesiyle tüm olaylar başlar...
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Ben PETER PAN okudum gercekten cok guzel bir kitap ben cok begendim zaten PETER PAN;in filmide var .ben bu kitabi
Okurken kendimi icinde buldum.
Herkesin okumasini isterim..
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Gerçekten bir çocuk kitabı olmasına rağmen okunması öyle mükemmel ki sanki Peter pan benim gibiydi kendimi hikayenin doruklarında hissettim.Gerçekten herkesin okumasını isterim
272 syf.
·9/10 puan
Bu kitaba bayılıyorum. Her çocuğa okutulması gereken hayal dünyalarını geliştirirken aynı zamanda arkadaşlığı ve güzellikleri gösterebilecek nadir kitaplardan. Filmini yaptıklarında çok sevinmiştim :)
272 syf.
·10/10 puan
Hayatımda okuduğum ilk kitap olduğu içindir belki de, beni fazlasıyla etkilemişti. İçindeki olağanüstü hayalgücü ve enerji, bu kitabı her zaman ayrı bir yerde tutmama sebep oldu.
272 syf.
·Puan vermedi
Acaba gerçekten büyümek istemeyen bir çocuk var mıdır, yoksa bir kez büyüdükten sonra, geride kalmış çocukluğun özlemi midir büyümemiş olmak?
192 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Keşke James Matthew Barrie'nin "Bütün çocuklar büyür, biri hariç." dediği o çocuk ben olsaydım... Kitap bitince tam olarak bu his uyandı içimde. Şimdi bu kış vakti penceremi açık bırakıp Peter'i beklemek geliyor içimden.
Sevgili Peter, sevgili James Matthew Barrie... Böyle diyorum çünkü bizim yıllarca çocuk kitabı diye okuduğumuz bu kitap bizzat yazarın, sevgili James'in kendi hikayesi. Yazarımızın adını kasıtlı olarak üstüne basa basa tekrarlıyorum çünkü o, 6 yaşından itibaren asla "James" olamadı. Annesinin en sevdiği çocuğu, ağabeyi David, ölünce; annesi üzülmesin diye onun yerine geçti. Onun gibi giyinip onun gibi davranmaya başladı. Artık o James değil, David'ti. Ve ne yazık ki bu davranış bir süre sonra onda cücelik hastalığının oluşmasına sebep oldu.
İşte bu yüzden Peter Pan büyümüyor, büyümek istemiyor. Bu yüzden yetişkinlerden, annelerden, babalardan hoşlanmıyor. Fakat yine de Peter, Wendy gibi bir annesi olsun istiyor. Çünkü James'in annesi hiçbir zaman "gerçekten" James'in annesi olamadı, o hep ağabeyinin annesiydi...
Sevgili James Matthew Barrie, iyi ki bu hikayeyi yazdın, ders alınacak ne çok şey var... Neyse arkadaşlar, öyle işte. Kitabı okuduktan sonra yazarın hayat hikayesini de öğrenmek beni gerçekten üzdü. İnceleme, inceleme olmaktan çıkmadan gideyim en iyisi. Gidip pencere kenarında Peter'in gelip beni "Neverland" e götürmesini bekleyeyim. Ah sahi, gitmeden önce küçük bir film önerisi de vermek istiyorum: Finding Neverland. Yazarın hayat hikayesini anlatıyor ve Johnny Depp, Kate Winslet gibi oyuncular oynuyor. Filmi keşfettiğimden beri en sevdiğim filmlerden biri oldu. Sizin de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar dilerim...
192 syf.
Peter Pan

Bir masal, bir gerçek, bir ilham. Kimi çocukluğunda, kimi içindeki çocukla tanımıştır onu. Yazar James Barrie’nin kendi yaşayamadığı çocukluğunun izleri. Asla büyümek istemeyen bir kahraman.

Misafir olmak ister misiniz bu ülkeye? Orası olmayan ülke. Hani vardır ya hayallerinizdekilerden. Ama dikkat! Ülkeye adımını atan geriye dönemez, çünkü bir kere orayı görmüştür artık.

James Barrie, İskoç yazar, dünyamızdan yaşayıp geçen nazik yüreklerden birisi. Hayatında yaşadığı zorluklar hayal gücüne ilham olmuş. Küçük yaşta abisi ölmüş ve annesi bu bunalım ile James’i kaybettiği oğlu yerine koymuş. Kayıp giden kendi çocukluğu yüzünden olsa gerek hep çocuk olarak kalmış. Fiziken de boyu, rahatsızlığı sebebiyle, 1.42 civarı imiş. Annesinin psikolojik durumu onu hem zihinsel hem de fiziksel olarak etkilemiş.

Peter Pan işte bu daimi çocukluğun bir ürünü. Wendy, John ve Michael ile dostluğun yolculuğu. Peter Hiçbir yer’de yaşamaktadır. Bir akşam Wendy’nin annesinin çocuklara okuduğu hikayeyi duyar. Camdan gizlice dinler. Anlatılan hikayeleri dinlemeyi ve onları Hiçbir yer’deki çocuklara anlatmaya bayılır. Wendy ile de böyle tanışır. Ve üç çocuğa ülkelerine gelmeyi teklif eder. Öncelikle onlara uçmayı öğretmesi gerekmektedir. Çocuklar zorlanırlar en başta ama eğer kötü düşüncelerinden sıyrılıp sadece mutlu şeyleri düşünürlerse gerçek olacaktır, ki bilirsiniz çocuklar için en kolay şeydir mutlu olabilmek. Üzerlerine biraz da peri tozu serperseniz işte tamamdır. Ama Peter’in bir huyu vardır; kolayca unutuverir her şeyi.
Hiçbir yer; kayıp çocukların, kızılderililerin, perilerin, korsanların diyarıdır. Tabi her çocuğun hayaline kattıkları ile dönüşür, evrilir. Kaptan Kanca, Peter’in ebedi düşmanı, bir kavgalarında Peter onun elini kesmiş ve elinin yerine kocaman bir kanca takmış. Tek amacı Peter’i öldürmek. Ama uçabilen ve ona göre genç olan Peter’ı yakalamak kolay değildir. En sonda gelinen noktada ise Wendy ve Peter’i bir ayrım beklemektedir. Tüm çocuklar büyümek zorundayken sadece birisi bundan kaçabilir.

Hikaye başlı başına bir macera, tiyatroda oynanmış zamanında ve Wendy ismi bu hikaye ile kız çocuklarına konmaya başlamış. Çoğu kişiye de tanıdıktır zaten kitap. Ama asıl vurgulanması gereken nokta kitabın meydana çıkışıdır bence. James Barrie’den taşıdığı izler Peter karakterinde görülür. Hep çocuk kalmak isteyen Peter onun bir yansımasıdır. Ayrıca Peter başka bir çocuğun izlerini de taşır. Bu noktada bir film devreye giriyor ki adı: ‘’Düşler Ülkesi’’. - orijinal adı:’’Finding Neverland’’ - Bu film James Barrie’nin eseri ortaya çıkarırken kendisine esin olan dört çocuk ve onlarla olan ilişkisi üzerine kurulu. Filmin gerçek hikayeden uyarlanması ise etkileyiciliğini katlıyor. Babaları ölmüş bu çocuklar ile olan ilişki ve kitap yazıldığında dört çocuktan biri olan Peter’a atfedilişi ayrı bir iz bırakıyor. Hayal dünyası ve gerçeklikler dünyası arasındaki gidiş gelişe çocukların ve çocuk kalpli bir yazarın gözünden bakmak için kaçırılmaması gereken bir film. 1900’ler İngiltere dönemini de filmde görebilmek mümkün. James Barrie’yi canlandıran kişi ise Johnny Depp. Onu farklı rolleriyle bilenler için filme kattığı kaliteden bahsetmem sanırım gereksiz olacaktır:) Öneri olarak önce film izlenmeli bence, çünkü bir eserin oluşumu, ilham kaynakları göz önüne alındığında kitabı okumak ve anlamlandırmak daha farklı olacaktır.

Bir de Peter Pan ismindeki ‘’Pan’’ kelimesi hakkında ilginç bazı bilgiler var. Pan mitolojide çobanların ve kırın tanrısıdır. Yarı insan yarı keçi olarak tasvir edilir. Daha da ilginci Pan insanları çığlıkları ile korkutması ile bilinir bu da panik kelimesinin çıkışına sebep olmuştur. Doğrudan doğa ile ilişkilendirilen bir figürdür. Burda Peter Pan’in tesadüfen bu ismi almadığı aşikardır. Hiçbir yer, doğa tasviriyle ortaya çıkar ve Peter orda herkesin sözünü dinlediği biridir. Ayrıca Peter sürekli pan flüt çalar. Pan flüt, efsaneye göre;Tanrı Pan’ın aşık olduğu peri Syrinks’e sarılacağı sırada saza dönüşüp, Pan’ın bu sazların yedisini bir araya getirmesi ve üflendiğinde narin bir melodi ortaya çıkması ile bulunmuştur. Peter flütün melodisi kadar zarif olabilirken, çocukluğu ile, panik kelimesine ilham olacak kadar korkutucudur düşmanlarına.

Son anlatmak istediğim ise periler. Aksi, huysuz bir yandan da iyi periler. Neden böyle derseniz onlar çok küçüklerdir, iki duyguyu bir anda içlerine sığdıramazlar. Aynı anda kızıp, mutlu olamazlar. Onlar nasıl doğar biliyor musunuz? Her bebek dünyaya gelip gülümsediğinde bir peri doğar. Çocuklar inanırlar onlara. Ama eğer biri inanmadığını söylerse o an ölüverir bir peri. James Barrie kendi perisini yaşatabilmiş ki bu kadar yakından tanıyor onları. Siz de kendi perinize inanmayı unutmayın olur mu? Kimse onları öldürmek istemez ve herkesin kendine göredir perisi. İnsanların içinde bir çocuk barındırabildiği müddetçe zengin kalabildiğine inanıyorum. Zamanın geniş olduğu bu günlerde kapılarımız hayal gücüne sonuna kadar açık kalsın.

Filmin Oscar ödüllü müziğini dinlemek isteyenler için ise:
https://youtu.be/-tl7VkY2N7A
"When the first baby laughed for the first time, its laugh broke into a thousand pieces, and they all went skipping about, and that was the beginning of fairies."
Also he was fond of variety, and the sport that engrossed him one moment would suddenly cease to engage him, so there was always the possibility that the next time you fell he would let you go.
“Uçabildiğinizden şüphelendiğiniz an, sonsuza kadar uçma yeteneğinizi kaybedersiniz. Kuşların uçup bizim uçamamızın nedeni, kuşların uçma yeteneklerine duydukları müthiş inançtır. İnancınız varsa kanatlara da sahip olursunuz.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peter Pan
Alt başlık:
Level 2
Baskı tarihi:
Aralık 2020
Sayfa sayısı:
32
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053410973
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
1001 Çiçek Kitaplar
Binbir Çiçek Level Books are specially written for young readers. The aim is to encourage independent reading.

The stories in Level Two are slightly longer than those in Level One, and consist of about 500 easy and commonly used words. The words and the structure of the sentences are slightly more complex than that of Level One. The colourful illustrations add further enjoyment to the reading process, giving opportunity to discuss the story while reading.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları