Kitaba pek ısınamadım açıkçası , 1900’lerin başında yazılması veya karakterleri uzak bulmam sebebiyle olabilir, orijinal metne dair fikir sahibi olmak adına okuduklarımdan oldu.
Peter PanJ. M. Barrie · Kapra Yayıncılık · 09,3bin okunma
Bu kitabı ben bir öneri üzerine okudum. Aslında hiç beklemediğim bir zaman diliminde gerçekleşti her şey. O sıralar hayattan sıkılmaya başladığım ve her günün birbiriyle tamamen aynı olduğu
Okumaya başladığım an beni kendi içine çeken bir kitaplayız bugün. Yargılayacağım ne kitabı ne de yazarı. Yargılayacağım sadece okuyucuları.
Çünkü insanlar yıllardır hakkında aynı hatayı yapıyor.
Keşke James Matthew Barrie'nin "Bütün çocuklar büyür, biri hariç." dediği o çocuk ben olsaydım... Kitap bitince tam olarak bu his uyandı içimde. Şimdi bu kış vakti penceremi açık bırakıp
Peter Pan çocukluğumdan hayal meyal hatırladığım bir masal kahramanıydı. Modern klasiklerden tekrar okuyarak nostalji yapmak istedim. Yetişkin gözüyle okuduğumda hikaye baya karanlık geldi.
Yazarın hayat hikayesini okuduğumda çok etkilendim. James Barrie’nin abisi ailenin en sevilen çocuğu olan David öldüğünde James’in annesi bir türlü toparlanamaz. Annesinin moralini düzeltmek için James bir gün abisinin kıyafetlerini giyerek onun gibi davranmaya başlar. Bu durum annesinin çok hoşuna gider ve bu oyun yıllarca devam eder. Geçen yıllar James’i psikolojik olarak çok etkiler. 20 yaşına geldiğinde hala büyümek istemeyen bir çocuk durumundadır. Hatta bu olay nedeniyle psikolojik cücelik denilen bir rahatsızlığa yakalanır yetişkin halinde dahi boyu 142 cm’dir. Yazar Peter Pan’ın tüm telif hakkını Great Ormond Street Hospital’a devretmiş bütün gelir hasta çocuklara gitmiştir.
Biraz araştırdığımda Peter Pan’n orijinal hikayesinin çok daha karanlık olduğunu öğrendim. Bu okuduğumuz yumuşatılmış haliymiş. Peter Pan annesi tarafından unutulan ve bu yüzden büyümek istemeyen bir çocuktur. Olmayan ülkede çetesiyle birlikte yaşar. Bazen Kızılderililerle bazen korsanlarla savaşır. Baş düşmanı Kaptan Kanca’dır. Peter annesini sevmediğini söylese de hep kendine bir anne arar. Büyümeye ve büyüyen çocuklara tahammül edemez. Bu öyküde Wendy ile yaşadığı maceraları okuyoruz.
Çocukluğumdan aklımda kalan saat yutmuş timsah ve ondan çok korkan Kaptan Kanca’yı tekrar okumak güzeldi. Nostalji yapmak isteyenlere öneririm.
Küçüklüğümüzde ebeveynlerimizin bizlere anlattığı onca masallar var ve bunlardan biri Peter Pan. Küçüklüğüme ait bir masalı yetişkin bir bireyken okumak çok heyecan vericiydi. Bu hikayenin aslında
J. M. Barrie’nin ölümsüz karakteri Peter Pan, çoğu kez “hiç büyümek istemeyen masum çocuk” olarak anılır. Oysa hikâyenin satır aralarına dikkatle bakıldığında, Peter’ın tavırlarında yalnızca
Çocuklar için yazılmamış çocuk kitaplarıyla ilgili bir liste hazırlansa, başı Peter Pan çekerdi herhalde. Sonsuz çocukluğun masalsı bir anlatımı gibi gözükse de ömür boyu atlatılamayan bir travmanın
Tüm kitapsever dostlarımıza kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum.
Çocukken de hiç sevmemiştim Peter Pan'ı. Bu kitabı da duygu ve düşüncelerimde değişme olur diye okumayı istedim.
Hem bir yetişkin hem de bur çocuk bakış açısı ile baktım. Bende çok negatif duygular uyandırdı.
Peter Pan büyümek istemeyen, büyümeyen bir çocuk. Çocuk okurlar için özgürlüğü simgeleyen, yetişkin okurlar için ise masumiyeti ve çocukluğa özlemi yansıtır diye anlatılmış olmakla birlikte ben kitapta bu kadar masum yönler görmedim. Ne gördüm peki cinsiyet ayrımcılığı ve kadına yaşı kaç olursa olsun yüklenen misyonu, aile kavramının değersizlestirilmesini, eğitime ve sorumluluk almaya karşı isyanı gördüm. Kitabın son birkaç sayfasını okumak negatif tavrımı tavan yaptırdı..
Ha bir de yetişkin erkeklerde görülen bir Peter Pan sendromu da varmış bu da cabası galiba..
Kendi çocuklarıma okutmadım, izletmedim. Çocuklarımızın okumasını tavsiye etmem.
Yetişkinler sizler okuyabilirsiniz. Espirili anlatım size de pek çok yerde tebessüm ettirecektir. Okurken çokça düşüneceğiniz bir okuma olacaktır..
J. M. Barrie 9 Mayıs 1860’da Kirriemuir, Scotland’da doğdu. Margaret Oglivy -taparcasına sevdiği annesi- onu diğer 10 çocuğu arasında yetiştirdi. Barrie 6 yaşındayken, ağabeyi David (annesinin gözbebeği) öldü ve Barrie çocukluğunun geri kalanını, yas tutan annesi avunsun diye, ölen ağabeyinin yerini doldurmaya çalışmakla geçirdi. Bu, “hep genç kalan” David’in yerine geçme çabası, Barrie’nin yetişkin çağlarına ve yazın hayatına yansıyan bir etki yarattı.
Edinburg Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Nottingham Journal’da yazmaya başlayan Barrie, kendisini tiyatronun büyüsüne çok önceleri kaptırmıştı. Pek çok kısa öykü yazdıktan, pek çok başarılı kitabı basıldıktan sonra Barrie ilk oyununu yazdı, Ibsens’s Ghost-1891. Bunu Walker izledi ve bu oyunu yazdığı günlerde, gelecekteki eşi, aktris Mary Ansell ile tanıştı. Evliliği başarılı sayılmazdı ama bu süreçte en başarılı oyunlarını (The Little Minister, The Admirable Crichton ve Peter Pan gibi) yazdı. Peter Pan fantastikti ama bildik peri masallarından çok farklıydı.
Barrie, Peter Pan’i, aynı yıl kaybettiği arkadaşları Sylvia ve Arthur Llewely Davies’in oğulları için yazdı. Anne babalarını kaybeden bu çocuklarla, her biri bir karakter seçip Peter Pan’i oynarlardı.
Peter Pan, Barrie’nin en mükemmel çalışması oldu. 1912’de bu çalışmasını “Peter ve Wendy” adını verdiği bir romana dönüştürdü. Peter Pan’den sonra da oyun yazmayı sürdüren Barrie uzun bir hayat sürdükten sonra 1937’de öldü.