Adı:
Safahat
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
1086
Format:
Ciltli
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Şafak Yayınları
560 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
MEKANIN CENNET OLSUN EY MEHMET AKİF...

SAFAHAT: (aşamalar, evreler, gelişmeler.) Kitabın ilk şiiri Fatih Camii'dir. Şair oraya babasının, kendisini kardeşiyle birlikte götürdüğünü hatırlar. Daha bu ilk şiirden itibaren şair okuyucusunu beraberinde girip çıktığı her yere götüreceğini haber verir. Sosyal meselelerin mağduru zavallı ve çaresizleri ise manzum hikayeler halinde yazmıştır. Küfe, Mahalle Kahvesi, Seyfi Baba, Meyhane, Hasta toplumun çeşitli sahnelerine tutulan aynalar gibidir.
Şair sık sık çalışmak gerektiğini; tembelliğin, oturduğu yerde rızık beklemenin İslamiyet'le bağdaşmadığını belirtir. İnsanların doluştuğu meyhane ve kahvehaneleri hem aile ocağının hem de insanlığın mahvolduğu mekanlar sayar. Bu gibi yerlerin müdavimlerinin eşlerini ve çocuklarını hiç düşünmediklerini, bu yüzden toplumun zararlı unsurları haline geldiklerini belirtir. Onun yüreği çaresiz kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için kan ağlar. Cebinde hiç parası olmadığı için hasta ihtiyara yardım edemeyen şair, Seyfi Baba'da şu mükemmel sözlerle feryat eder: "Ya hamiyyetsiz olsaydım ya param olsaydı!"
Kitapla ilgili söylemem gerekenlere gelirsek. Okuduğum kitap 800 sayfaydı. Ancak bu kitabın kalın olmasının sebebi şiirlerin günümüz Türkçesine de çevrilmiş halinin bulunmasıydı. Ben çoğunlukla anlamak adına günümüz Türkçesi ile yazılan kısımları okudum. Tabi ki edebi bir zevk almak için orijinal halini okumak apayrı bir keyif. Mehmet Akif'in şiirlerinden oluşan bu eser 7 kitabın birleşmesinden oluşuyor. Mehmet Akif eserimde şiir arayan bulamaz. Yüreğimden geçenlerdir bu sözler diyor. Genellikle şiirlerde vatan sevgisi ve milleti gerçeklere karşı uyandırma ve bilgilendirme var. Bununda sebebi dönem savaş dönemi. Ülke perişan. Böyle bir dönemde aşk şiiri yazacak değildi.
1088 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Yaklaşık kırk beş gündür Akif' i okuma gayreti içerisindeyiz. Hakkında yazılan kitapların birinden diğerine seyahat ediyor ve tabi ki bu seyahati Safahat kaptanlığında yapmaya gayret ediyoruz. Bu gayreti açıklayacak pek çok cümle içerisinden; Sezai Karakoç' un Mehmed Akif kitabındaki, "Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin." cümlelerine sığınıyor akabinde "rahmetle anılmak ebediyet budur amma, sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir" mısrasının sessiz çığlığına ve Akif' in yaşayışına şahitlik ediyoruz. Ve biliyoruz ki : "Mehmed Akif' in hayatı eserlerinden de büyük bir şiirdir."

Akif iyi biliriz. İstiklal Marşı her Türk evladının aklında, yüreğinde ve dilindedir. Çanakkale Şehitlerine şiirininin ilk dizelerinden itibaren savaş gözlerimizin önüne gelir. Görmeden, onun cümleleriyle hissederiz. Bursa' nın işgalini Bülbül' ün feryadında işitiriz: "Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?"
Sonra Akif' in ölen arkadaşının çocuklarına baktığını biliriz mesela, İstiklal Marşı yarışmasından kazandığı beş yüz liralık ödülü - o kış sırtında ceketi yokken- darülmesaiye verdiğini biliriz. İyi güreştiğini, yürümeyi çok sevdiğini, bir de Baytar olduğunu. Ama bütün bu bildiklerimizin ardında asıl bilmemiz gerekenler durmaktadır. İşte bu okuma buna vesile oldu ve biz görünenin ardındaki asıl gerçeğin peşine düştük.
"Sarıgüzel' deki Sarı Nasuh Mahallesi... 12 numaralı ev" de başlar Akif' in şiirlerinden büyük hayatı. Ragif' tir önceleri mesela. Annesi sevmemiştir bu ismi ve Akif diye seslenir ona. Ragif, Akif olur böylece: sebat eden, direnen, ibadet eden. Akif tüm bu anlamları taşır sinesinde. Babasının vefatından sonra zaruri gittiği okul: Baytar Mektebi. Hasta şiiri filizlenir tam da burda: "Hasta" Halkalı Ziraat Mektebi' nde dedi; "cenup vilayetlerden gelmiş bir çocuk vardı. Ahmet... ' Hasta' bu Ahmet' ti"

Akif'in fikir kaynağı bizzat toplum ve toplumda yaşayan düşüncedir." diyor Karakoç kitabında. Verem Hasta' da olduğu gibi yoklukla, sefaletle girer Akif' in şiirine.Toplumdur Ahmet, toplumun tam içidir. Aşkından verem olup yataklara düşenler değildir onun şiirinin ilham kaynağı.

Cihan Harbi' nde ülkeden ülkeye, cepheden cepheye , kürsülerden kürsüye koşarken görürüz onu. "Vatan için" denildiği vakit onu tutmak ne mümkün. Berlin' de o... Necid Çölleri' nde o... Süleymaniye Kürsüsünde yine o... Necid Çöllerin' nde aynı zamanda Çanakkale' de ve zaferi bekliyor. Gelen zafer haberinin ardından:
"Asım' ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek..."

Ve İstiklal Harbi... Ankara' dan Anadolu' ya yayılan bir inanç: "Ya muzaffer olacağız ya hep beraber öleceğiz." "Vatan için!" denilmiştir ya. Ankara' nın kalbine uzanan ateşli bir yola ram olur şimdi de. Ankara' ya gitmek için evden ayrılmadan önceki gece... Damadı Ömer Rıza Doğrul' un kulağına fısıldıyor sessizce: "Ben gidiyorum." Yol uzun, yol çetin, yol ateşlerle dolu. Ama inanıyor. Mithat Cemal' in dediği gibi: "Bir tek defa saadete vukuundan evvel inandı: İstiklal Harbi' ne."

Aynı inançla yazıldı İstiklal Marşı:
"Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak"

İnandığı saadetin gelişinden sonra vatandan cüda kalacaktır yıllar yılı. Mısır' da sinesinde büyütür vatan hasretini. Yeni bir görev verilir sonra, kabul etmek istemez, "Vatan için! " derler. Boyun büker. Önceleri "Kur' an hafızı" şimdi bir de "muhafızı" olmuştur. Bir değil birkaç defa meali yapar. Yankısı Mısır' da duyulan bazı olayların ardından "Allah' ın huzuruna hangi yüzle çıkacağı endişesiyle" görevden çekilir. Hastalığı nükseder sonra. Yaşı peygember yaşına yaklaşırken yurda döner. Meal geriden kalmış, "demir kadar sağlam bir dosta" emanet edilmiştir. Bir tek emanet daha kalmıştır elinde: Allah' olan can borcu. 27 Aralık 1936 yılında akşam 19.45' te Beyoğlu' nda Mısır Apartmanı' nda emaneti sahibine teslim eder. Vefatından önceki son konuşmaları yine vatan üzerinedir: "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" der. "Kimse yazamaz. Ben de yazamam..."


"Akif sağlığında nasıl milletse, ölünce de vatan oldu.
Fakat ölen Akif toprağa düşen bir tohum gibiydi. Toprağa bir kar düştü. Sonra mevsim geçti, hava ısındı. Akif topraktan binlerce Akif olarak fışkırdı.
Akif bugün ölmedi, bugün doğdu.
Akif bugün diriliyor." (Mehmed Akif/ Sezai Karakoç)

Akif' im hayatına dair okumalar yaparken kitapların hayatının hangi noktasına değindiği önemli olabilir.

*Akif kimdir, kimlerle arkadaşlık eder?
Mehmed Akif

*İş hayatındaki Akif?
İslamcı Bir Şairin Romanı - Mehmet Akif

*Akif' in Mısır hayatı, Kur' an Meali?
Mehmed Akif : Mısır Hayatı ve Kur'an Meali
Bir Kur'an Şairi

*Akif' in fikri hayatı?
Mehmed Akif

*Mealin bekçisi "demir kadar sağlam dost/ Yozgatlı İhsan Efendi?

Yozgatlı İhsan Efendi
  • Çile
    9.1/10 (2.993 Oy)3.766 beğeni11,5bin okunma41,6bin alıntı66,1bin gösterim
  • Dede Korkut Hikâyeleri
    8.2/10 (1.072 Oy)990 beğeni6,2bin okunma1.154 alıntı29,5bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.295 Oy)3.262 beğeni13bin okunma14,3bin alıntı91,8bin gösterim
  • Çöle İnen Nur
    9.3/10 (1.530 Oy)2.170 beğeni4.955 okunma11bin alıntı40,1bin gösterim
  • Otuz Beş Yaş
    8.6/10 (1.390 Oy)1.444 beğeni6bin okunma18,1bin alıntı26,5bin gösterim
  • Diyet
    8.2/10 (360 Oy)324 beğeni2.744 okunma97 alıntı6,7bin gösterim
  • Pembe İncili Kaftan
    8.0/10 (436 Oy)373 beğeni3.540 okunma117 alıntı9,4bin gösterim
  • Aşk-ı Memnu
    8.0/10 (1.647 Oy)1.521 beğeni8,4bin okunma4.502 alıntı48,6bin gösterim
  • Monna Rosa - Şiirler 1
    8.9/10 (879 Oy)1.303 beğeni3.708 okunma7,5bin alıntı20,9bin gösterim
  • Mai ve Siyah
    8.0/10 (2.585 Oy)2.486 beğeni12,1bin okunma8,6bin alıntı75,7bin gösterim
1088 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı okurken dalıp gidecek , okudukca okumak isteyeceksiniz .
Mehmet Akif ERSOY ' un ince düşüncelerini okumak insana inanılmaz bir zevk veriyor . Tüm okurseverlere tavsiye ederim
560 syf.
kitap dili ağır belki ama okudukça en azından biraz arapça osmanlıca biliyorsanız okurken o duyguları daha iyi anlıyorsunuz. bence herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap. şiirleri o kadar içten ki okurken bile o ana gidebiliyorsunuz. en azından dili daha sade günümüz türkçesiyle düzenlenebilse keşke bu sayede daha anlaşılır olur.
1152 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Safahât için ne söylense eseri anlatmak için hep yarım kalacaktır o kadar güzeldi ben say yayınlarını tercih etmiştim ve çok memnun kaldım kapağının ciltli olmasını sevdim bükülme olmadı gayet başarılı bir eserdi sayfaların sol tarafınızda kalan kısmında eserin orjinal dili, sağ tarafınızda ise türkçesi yazıyordu osmanlıca kelimeleri anlamanız için ise eserin arkasında beş bin maddelik sözlük bulunuyor. Mehmet Akif'in Safahat için yazmış olduğu;
''Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın.
Derdim, sana baktıkça a bîçâre kitabım!
Kim derdi ki sen çök de senin arkana kalsın
Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım?"
demesine o kadar hak verdim ki mutlaka okumalısınız.
1088 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Elimde iki cilt şeklinde mevcut bu eser. Şiirlerin bi orjinal halleri bi de sadeleştirilmiş halleri var kitapta.
Gerçekten okurken emek isteyen eserlerden ve bence Türk Edebiyatı'nın baş yapıtlarından. Anlam yoğunluğu , dil yapısıyla kusursuz bi örgü var şiirlerde. Eserin özetini zaten Mehmet Akif şu dizelerle kendi yapmıştır fazla söze daha ne hacet ...

Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
1088 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy 'un muhteşem eseri insanı ayrı bir coşkuya sevk etmekte ve sözdeki yüceliği gözler önüne sermektedir. Büyük şairimizin ruhu şad olsun.
560 syf.
·Beğendi·10/10 puan
´´Ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.´´ demiş İstiklâl şairimiz:
Mehmet Akif Ersoy

Sözlerime öncelikle nereden başlasam bilemedim. Okumaya başlamadan önce birçok ön yargılarım vardı. Sayfa sayısı gözümü korkutmuştu. Tarihe yönelik kitaplar fazla ilgimi çekmezdi. Hep beni bir sıkacağına ya da içine sürüklemeyeceğine yönelik düşüncelerim vardı. Şairimiz eski döneme ait yaşamı, vatana olan sevgisini, dine olan aşkını, ilme olan vs. düşüncelerini o kadar güzel anlatmış ki, adeta içine sürüklüyor kitap sizi.
Safahat demek: Evreler, safhalar anlamına geliyormuş. Özellikle şairimiz, Osmanlıca kelimelere ağırlık verdiği için okumak çok ayrı bir zevkti. Bir yandan da Türkçe anlamlarını araştırıp okumak bambaşka bir duygu.
Kadim dostu Merhum İbrahim Bey'e yazdığı o şiir beni çok duygulandırmıştı. Bende okumak isteyenler için paylaşmıştım.
#94755673

Mehmet Akif Ersoy kimdir ?
https://tr.wikipedia.org/...hmet_%C3%82kif_Ersoy

Mehmed Akif (İnşallah bir gün okuyacağım bu kitabı.)

Haydi durma! Kap bir ''Safahat'' sende okumaya başla. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum herkese...
1088 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Çok güzel bir kitap. Herkesin bilmesi gereken bilmeyenlerin öğrenmesi gereken muhteşem detaylar barındırıyor. Akif dede her zaman ki gibi mükemmel bir iş çıkarmış

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Safahat
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
1086
Format:
Ciltli
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Şafak Yayınları

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları