Hani bazı kitaplar vardır sizi gerçekten okurken içine çeker bir an önce okuyayım dersiniz bende bu kitaba öyle başladım ve gerçekten okurken keyif aldım ama nedense her seferinde bir işim çıktı yada başka bir şey oldu hep yarıda kaldı acaba ilahi bir güç müydü bu beni uyarmak istedi aman boşver okuma diye ;) neyse şaka biyana kitabı Stefan Zweig diğer kitaplarına göre daha çok beğendim konusu olsun anlatım şekli olsun ( tabi yazarımız gene her zamanki gibi olayları abartmış ) ama olsun genede gayet akıcı bir şekilde ilerledi…
Ben kitabı çok beğendim benim kitaptan aldığım ders insanoğlunun nasıl açgözlü olduğu …..
Okuyacak arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar dilerim……
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
"Çünkü bir insan kendini ne kadar sınırlarsa o kadar sonsuzluğa yakındır..."
Selaamm!
Stefan Zweig Brezilya'da ki intiharından bir kaç ay önce yazmış olduğu satranç kitabı aslında bizlere bence bir çok şey anlatıyor.
Kitapta satranç şampiyonu Czentovic ve zor bir yaşam sonucu, bir kitaptan satrancın en ince ayrıntısına kadar ezberleyen Dr. B.
İki karakterin de hislerini yazar o kadar güzel anlatmış ki, o şüpheyi, çaresizliği, yalnızlığı yazar çok güzel bı şekilde sayfalara dökmüş.
Kitapta satranç dışında bir çok derin şeylerde var.
İnsanı uzun uzun düşündüren ve etkileyici bir eser çok güzeldi.
Stefan Zweig / Satranç
Kitap; New York'tan Buenos Aires'a yol alacak bir geminin hareketiyle başlar.Ana karakter bu kitapta bir anlatıcı niteliğinde olup, ünlü satranç şampiyonu Mirko Czentovic ve Nazi otoritesi tarafından psikolojik işkence ile sorgulanan Dr.B'nin hikayetlerinini anlatmaktadır.
Dr.B'nin müthiş hikayesi ile karşı karşıya kalıyor, ve santranç sayeayesinde hayata nasıl tutulduğunu görüyorsuz...
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
The Queen's Gambit'i izledikten sonra gelen satranç öğrenme isteği, bu kitap ile öğrenme aşkına dönüştü. 24 yaşında Stefan Zweig ile tanışmak bir miktar üzse de beni, ilk tanışmamızı Satranç ile yaşadığım için mutluyum. Keza kitabın vermek istediği mesaj herkese göre değişebilir. Ben satrancın herhangi bir oyun olmakla kalmadığını ve aslında bir düşünce biçimi olduğunu bu kitapla fark etmiş oldum.
Ayrıca karakterlerin içine biraz girersek;
Hiçlik ve yalnızlık insanı herkesten, en çokta kendinden uzaklaştıran bu iki kavram, daha önce hiç satranç oynamamış bir Nazi kurbanı, bir dünya şampiyonunun karşısına rakip olarak çıkartabilir. Ki, Czentovic.. Karacahil bir "dahi." Dünün dünyasından bugünün dünyasına geçiş. Küstah, soğuk, geçimsiz ve yaşamında satranç dışında bir şey olmayan kurulu bir saat. Kendisi kitabın başında beni çıldırttı , kaldı ki Dr. B'yi nasıl çıldırtmasın..
Akıcı, anlaşılır, sade ve güzel bir dil. Sindirerek, severek okudum.
Veee, bu partinin kazananı şüphesiz ki bendim! :)
♟♟SATRANÇ ♟♟
"Savaşacağım tek şey içimdeki diğer BENdi"
Evet çerezlik dediğimiz 1 saatte biten son aldıgım kitabı okuyuvermişim
Bir satranç şampiyonun hayatını okuyacağım düşünürken olay nerelere geldi güzeldi bir solukta bitti
New york tan boines aires e gitmekte olan bir gemide geçiyor hikaye.
Bir satranç şampiyonu olan çentoviç ünlü havalı egolu ama Bi o kadar da cahil... Yapabildiği tek şey satranç oynamak...
Bu ünlü satranç şampiyonun hayatıyla devam edeceğimi sandığım kitaba bir anda Dr. B dahil oluyor ve onun yaşadığı çaresizlikler çıkmazlar içinden bir satranç kitabıyla nasıl güzel başa cıkabildiğini ama bu sefer de satranca yenildiğini görüyoruz.
.
Bu kadar ayrıntı yeter Bi zahmet alın okuyun
Keyifli okumalar. Kitapla kalın...
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
Okumayı sevmediğim zaman az sayfalı kitaplar görünce sevinirdim.Şimdi tam tersi :D.
Bazı kitaplar vardır nasıl diye sorduğun zaman ne söylesem okuyacak insan için süprizi kaçar. Sadece okumalısın.
Çok etkiledi beni. Bir insanı ne kadar zorlayabilirsiniz?
Bunun sınırı nedir?
Az bir satranç bilginiz varsa daha da keyif verecektir.
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
Kitabı okurken içinde kaybolacağınız güzel sürükleyici bir kitaptı. Anlatım gayet anlaşılır ve heyecan vericiydi her sayfada daha da merakla okudum. Herkese tavsiye edebileceğim mükemmel bir kitap.
Olay New York - Buenos Aires gemi yolcuğunda gerçekleşiyor. Zamanında düzgün konuşamayan, anlama zorluğu yaşayan, örselenen ama satranç yeteneğiyle farkedilip bunun üzerine gidilen ve nihayetinde bir satranç şampiyonu olan Mirko Czentovic ile nazi döneminde esir alınan hiçlikle işkence edilirken aylar sonra bir gardiyanın paltosunun cebinden çaldığı satranç oyunları kitabını zihninde defalarca kez oynayan en sonunda krizler yaşayan ve bu süreçten şükür kurtulan Dr.B arasında geçiyor. Öylesine sürükleyici bir anlatım tarzı var ki soluksuz okudum. Biraz araştırdığımda bu kitabın hemen sonrasında Stefan Zweig’in eşiyle birlikte intihar ettiğini öğrendim.
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
İnsan beyninin zor durumlarda neler yapabileceğini çok iyi anlatan, gerçekten ustaca yazılmış bir eser. Açıkçası satranç oynamayı severdim ama bu kitabı okuduktan sonra benim oynadığım oyunun "3. seviye acemice" olduğunu fark ettim :)
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
Yine bir çırpıda okuduğum bir Stefan Zweig klasiği. Sadece fiziki betimlemenin değil ruhani betimlemenin de incelikli bir şekilde işlendiğini hissedebilirsiniz. Savaşın etkileri sürerken zindanda hiçliğin tam ortasına terk edilmiş bir adam ve 8x8 kareli bir oyun kitabı. Okuduğunuzda kendinizi dört duvar arasında bulacaksınız. (Keyifli Okumalar)
SatrançStefan Zweig · Halk Kitabevi Yayınları · 2020279,1bin okunma
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.