Hz isa “Kötülük yapana karşı koyma; sağ yanağına vurana öbür yanağını da çevir” (Matta 5:39) demişti. En az dünya kadar dünyaya ait olanlar da bu söze şöyle karşılık verdiler “Kötülüğe karşı iyilik, aptallıktan başka nedir ki?”
İsa’nın bilgeliğine güvenenler ise İsa sözüne güvenmekte tereddüt ettiler ve “Bunca kötülüğe ve kötüye rağmen iyi ve iyilik neyi değiştirebilir ki?” dediler.
Böylece vahdet aleminde üç hakikat teşekkül etti. Önce İsa’ya taraf olanlar insan-ı kamil ismi şerifiyle adlandı, ardından İsa karşısında konumlananlar insan-ı nakıs ismiyle anıldı. En son ise İsa kelamına muhalefet edenler insan-ı natık ismine haiz olundular.
Bu hadise, basiretten nasibi olamayanların nazarında yalnız zeytin dağında ve dünyanın cefalı ömrünün bir zamanında yaşanmış idi. Lakin hakikatte bütün insanlar, bedeniyle değilse de ruhuyla şahit oldular bu hadiseye. Önce Bezm-i Elest’te, akabinden Mâsiva Bedeni’nde...
Lakin isminin hakikatini bilmemeye kaderlenmiş olan aciz insan, esmasından perdeli insanlığa katık edildi. Ve ad, hakikati sırlanıp gizli bir hazine olarak toprağa gömüldü. Nihayet her gömü gibi o da bir gün keşfedilmeyi beklerken “Hayy’dan gelen Hu’ya gider” sözünün idrakı vacip oldu dimağlara. Böylece balçık bedenden dirileceği -ölmeden önce öleceği- günü beklemeye koyuldu ruh...
...
Sanırım Vıctor Hugo’nun bu üçlemede hangi tarafta yer aldığını belirtmenin lüzumu dahi yoktur. Lakin şunu belirtmek bizim için hakik-i bir vecibedir:
Vıctor Hugo bu eseri, İbrahimî ateşe su taşıyan karınca misali, tarafını belirtmek için yazmış.
Yegane ifadesini ise “Kötülük, kemalden noksanlıktır ve insan-ı kamilden taşan merhamet Aşk’tan sudur eden merhametin ta kendisidir” cümlesiyle vücutlamış.
...
- ÇÖZÜMLEME -
Eserdeki baş karakter (Jean Valjean), kendisine ait olmayan ve
ben kapağa pek bakmadan almıştım yani sefillerin orjinal kitabı sanmıştım fakat kısaltılmış metin çıktı. Yine de çok keyif aldım yani herkese okumasınk tavsiye ediyorum
güzel mesajlar var. İnsanın hatasından ders çıkarıp hep iyi olmaya çalışmasını anlatıyor.
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
Kitabı genel olarak beğendim ancak karakterlerin isim değişikliği yapmaları hoşuma gitmedi.Bir çok yerde kafa karışıklığı yaşadım.Ama genel olarak güzel.Herkesin okuması gereken bir eser bence.
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
Kitabı çok beğendim.Jean Valjean’ın hayatı ve piskoposun cömertliği beni çok etkiledi.Ben Víctor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu eserini de okumuştum.Victor Hugo gerçekten iyi yazıyor. Victor Hugo
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
Victor Hugo nun ilk okuduğum kitabı Sefillerdi.Sefiller kitabının başkarakterlerinden olan Jean Valjean 19 yıldır hapiste yatmış.Bir kürek mahkumudur.Sonra Tenardier ailesi Koseti hizmetçi yapmışlardı.Jean Valjean ise bu kızı Tenardier ailesinden kurtarmıştır.Koset ise Jean Valjean ın öz kızı olmuştur.Ben bu kitabı çok güzel buldum.Kitabın okunması için herkese tavsiye ediyorum.Ben bu kitabı 6 günde okudum.Ben bu kitaba 9 puan veriyorum
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
Fransız yazar "Victor Hugo" tarafından yazılan "Sefiller" birçok sinemaya ve tiyatroya uyarlanmıştır.Ancak "Notre Dame'nin Kamburu"Victor Hugo'yu daha da çok ünlü etti.Ben bu kitabın okunması için herkese tavsiye ediyorum.Ben bu kitabı 6 günde okudum.Ben bu kitabı çok sevdiğim için kitaba 10 puan veriyorum.Bir sonraki yorumlayacağım kitap Şeker Portakalı olacaktır.
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
benim okuduğum çok güzel bir kitap içindeymiş gibi okuyorum. bu kitabı herkese öneririm. çok güzeldi. hiç unutamadığım bir kitap üzüntü dolu yerleri var ben 1 günde 100 sayfa mı ne okumuştum
Hepsi sefildi bazılarının gönlü kararmıştı bazılar ise hep iyi olmayı seçti dünya klasiklerindendi galiba okumayan okumalı en azından kısaltılmış halini..
Bu kitap en sevdiğim kitaplar arasına girer. Çok güzel bir kitaptı. Benim okuduğum versiyon, kısa versiyonuydu. İleride 3 ciltlik asıl versiyonunu da okuyacağım.
Kitaptaki Psikopos'un ahlaklı ve yardımsever davranışları çok hoşuma gitti. Ama sefillerdeki en sevdiğim karakter Jean Valjan'dı. Ayrıca öğrendim ki, sana yapılan kötülüğe iyilikle karşılık verirsen, sana kötülük yapan insan değişebilir ve iyi bir insan olabilir.
Bence bu kitap, klasikleri okumayı sevmeyen insanlara klasikleri sevdirecek.
Mutlaka okuyun! Tavsiye ederim...
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
Aç yeğenlerini doyurmak için ekmek çalıyorsun, hırsızlık suçundan yargılanıyorsun ve kürek mahlumu olarak hapse atılıyorsun. Orada sana cezan boyunca BEDAVA ekmek veriyorlar
Gerçek adalet insanın kendi vicdanının adaletidir.
SefillerVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,2bin okunma
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı.
Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi.
Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti.
1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.