Sense and Sensibility

·
Okunma
·
Beğeni
·
31bin
Gösterim
Adı:
Sense and Sensibility
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781599662800
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Compass Publishing
Compass Publishing brings Jane Austen's captivating novel to its line of Compass Classic Readers. English language learners of all ages will enjoy developing their vocabulary and reading fluency as they read about three sisters who must move from their beloved family estate to a relative's cottage, and their experiences with love and heartbreak. Students and teachers alike will enjoy reading the contrasts of the two sisters Elinor and Marianne and the balance of character required in love and life.
392 syf.
·10/10 puan
Spoiler İçerir
Merhabalar Jane Austen Aşk ve Gurur kitabıyla bilinir ancak Akıl ve Tutku’da onun kadar iyi bir kitap.Konu olarak Elinor ve Marianne birbirine tamamen zıt karakterlere sahip kardeşlerdir.İki kardeş Norland’da sakin ve huzurlu bir yaşam yaşamaktadırlar ancak bablarının ölümüyle her şey çok değişir.Babasından kalan biraz abilerine verilir.Artık evleri de olmadığı için taşınmak zorunda kalırlar.Annelerine Mr.John Middleton’dan gelen parkın yanında bulunan kulübeye taşınma teklifini kabul ederler.Hiç bilmedikleri ve tanımadıkları insanların yanına giderler.Kitapta en beğendiğim özelliği iki zıt karakteri çok güzel bir uyum içinde anlatmasıydı.
Keyifli Okumalar Dilerim
392 syf.
·4 günde·10/10 puan
Duygularım o kadar yoğun, kalbim o kadar dolu ki, kitabtan hissettiklerimi nasıl size göstereceğimi bilemiyorum.

Mamafih her zaman bir yerden başlamak gerek.


Akıl ve Tutku
Jane Austen'in ilk yazdığı kitap olduğunu öğrendikten sonra diğer kitapların yanında hafif kalacağını düşünmüştüm..hani bazı yazarlar var ya ilklerini daha hafif başlamış sonraki kitaplarını daha da geliştirmiş, ama kitap okuyunca beni güzel bir tokatladı))) diger okuduğum iki kitap "Emma", "Mansfield park"tan daha çok beğendim..

Jane Austen'in hayatıyla ilgili bildiklerim kadarıyla sevdiği insanla ayrılmıştir...topu topu 42 yıl yaşamış yazar ne kadar acı hayat yaşarsa yaşasın kitaplarının hepsini "mutlu son"la bitirmiş. Yalnız bu kitapta Marianne ve Willoughby'nin sonu kötü biten aşklarını da anlatıyor ki bu da kendi hayatından bir katkıda bulunduğunu gösteriyor....öyle ki Willoughby para için başka kadını seçip Marianne'yi ardında sefil bıraktıktan sonra anlar onu ne kadar derinden sevdiğini ..ama sonda Marianne aşkı değil de onu seven, saygı duyan erkekle mutlu sonu bulur. Yanii "Aşk emeği seçti" diyebiliriz.

Aynı zamanda kitabın öz konusu iki kız kardeşin hayata karşı farklı görünüşlerini ve aşklarını anlatır..
Akıl Elinor, tutku ise Mariannedir.
Elinor her şeyi 100 ölçüp bir biçen, ailesini üzmemek adına tüm üzüntülerini kalbinde yaşayan, Marianne ise tam aksine düşündüklerini çekinmeden diline getiren, hayata daha tutkulu ve ağ atlı prensini bekleyen biridir. Aynı zamanda her iki kız kardeş çok ahlaklı ve akıllıdırlar.

Akıl ve Tutku bana diğer kitaplardan daha duygu yüklü geldi. Niye mi? Çünki bazı yerlerinde gözümden düşen damlaları esirgeyemedim. Sizin de okurken bu hissleri tadacağınıza eminim.
Filmi de ayrı bir muhteşem. Eğer kitabı okuyacak vaktiniz yoksa bile filmin 1995 yılında çekilmiş olanına mutlaka bakmalısınız...
İyi okumalar
392 syf.
·6 günde·Beğendi·5/10 puan
Jane Austen, İngiliz edebiyatının en güçlü yazarlarından biridir.Akıl ve Tutku ilk romanıdır. Özellikle 19.yy. İngiliz toplumun, yaşam tarzı, aile ilişkileri, ve düşünce yapısını dile getiren, inceden inceye eleştiren bir yazar.
Kitabın konusu iki zıt karakterli kız kardeşlerin babalarının ölümünden kalan mirasla başlayan başlarından geçen trajik olayları anlatıyor.
Akıcı bir dille yazılmış ama akıcı bir şekilde anlamakta zorlandım diyebilirim. Helede işin içinde aşk, entrika varsa beni sıktı diyebilirim. Zor olsada bitirdim..
392 syf.
Jane Austen'in şöyle bir etkisi var; sanki kitabı okumuyorsun da tüm olaylar olup biterken bir sokak başından, bir kapı aralığından, bir pencere ucundan örgüyü izliyorsun.. Örgü demişken olaylar o kadar güzel ilintilenmiş ki birbirine eksik nokta bırakmıyor, sıkmıyor. Hatta durumu bir tık daha ileriye götürürsem yalnız olaylar değil betimlemeler dahi sıkmadı beni bu kitapta. Misal Charlotte'un odasında asılı, renkli ipeklerden yaptığı manzara detayı bile gereksiz gelmedi bu kitabı okurken bana. :)
Daha çok bizde "alafranga" olarak nitelenen bir nevi "jakoben" tiplere eleştiri var, diyebilirim .
Aslında hiç bırakmadan, bir çırpıda okuyabileceğim bir kitaptı, o kadar çok beğendim. Ancak bazı sebeplerden dolayı 15 gün gibi bir sürede okudum ve sanki bir dizinin bir bölümü bitti diğer bölümünü bekledim. Heyecanla, okumaya devam edinceye kadar bekledim. Ve bu heyecan hiç bitmedi, ta ki kitap bitene kadar.
Tavsiye ederim.
392 syf.
·4 günde
Gurur ve Önyargı, Akıl ve Tutku bu karmaşık duygular sizce ne kadar etkileyebilir hayatı? Bana kalırsa tüm bu duygular bazen o kadar ileri gidebilir ki hayatın merkezinde konuşlanır. Jane Austen da kitaplarında bu duygular üzerinden bir dönem eleştirisi yapıyor. Dönemin aile, evlilik, ilişkiler, soylu-sıradan çatışması nüktedan bir dille eleştirilmiş. Bana kalırsa evlilik etrafında dönen hayatın saçmalığı ortaya koyuluyor. 200 yılı aşkın ömre sahip bir klasik hakkında yazacak kadar kendimi yetkin hissetmiyorum fakat bunları söylemeden edemedim. Jane Austen kitaplarında o dönemi psikolojik ve sosyolojik olarak çok güzel aktarmış ki gözlem gücüne hayran olmamak imkansız. Ama bu kez diğer kitaplarındaki tadı alamadım, kelimenin tam anlamıyla çok yavan bir okuma oldu benden de kaynaklanıyor olabilir tabi. Yine de tavsiye edilir belki de sizin seveceginiz bir kitaptir okuyun siz karar verin.:)
392 syf.
·5 günde
Kitabı çok sevdim Gurur ve Önyargı'dan sonra okuduğum güzel bir romandı. Kitabın dili akıcı ve duygu aktarımı çok iyiydi. Marianne ve Elinor'un çektiği acıları en derim duygular ile hissettim. Kitapta en çok Elinor ve Albay Brandon'a kendimi yakın hissettim. Sağduyulu ve akıl ile hareket eden insanlardı. Duygularını diğer insanlara belli etmeyen gerektiği yerde nasıl davranacağını bilen karaktere sahiptiler. Marianne ise duygularını belli etmekten çekinmeyen , duygularını çok çılgınca yaşayan biriydi. Marianne'nin başına gelen aşk acısı sonunda o da ruhunu dinginleştirdi. Kitabın sonunda ise Elinor ve Edward çiftinin mutlu olmasına çok sevindim. Edward'in sırf söz verdiği için sevmediği kadınla evlenmesi onurlu bir hareketti, hangimiz verdiğimiz sözleri tutuyoruz ki ! Ve en güzeli ise Albay Brandon ve Marianne sonunda onlarda mutlu oldu. Willoughby gibi biriyle mutlu olmasını bekleyemezdim. Bencil biriyle olmaktansa yaşı ondan büyükte olsa tüm kalbini vereceği iyi ve herkes tarafından saygı duyulan Brandon'u tercih ederdim.
392 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Akıl ve Tutku'da bir zamanlar İngiliz yaşantısını,aile bağlarını çok iyi tanıyoruz. Jane Austen üstün zekasıyla ve üstü kapalı,ince bir dille yaptığı alaylarla İngiliz sosyetesinin paraya ne kadar önem verdiğiyle inceden dalga geçiyor. O devirde insanların kazandıkları yıllık gelirlere göre statüleri olması,toplumda ona göre saygınlık kazanmaları ve ona göre evlilikler yapmaları, hatta sevdiklerinden bile bunun için vazgeçmeleri çok acıklı ve trajikomik.
392 syf.
·8/10 puan
“Gerçek mutluluk sadece akıl ve tutku arasındaki hassas dengenin kurulmasıyla mümkündür. “
Jane Austen’in aşk ve gurur kitabını okumaya çalışmıştım ama okuduğum zamandan mıdır bilmem bir türlü sevememiş, bitirememiştim. Yazara ne kadar ön yargılı olsam da bu ön yargıyı yıkmak için yazarın ilk yazdığı olmasa da ilk yayımlanan kitabı olan Akıl ve Tutkuyu okumaya karar verdim.

Kitap iki kız kardeşin(Elinor ve Marianne Dashwood) babası öldükten sonraki hayatlarının bir bölümünü anlatıyor. Babaları öldükten sonra mirasını(para yaşadıkları ev ve eşyalar) kızların üvey abisine bırakır ve kızlara gerekli yardımı yapmasını söyler. Abisi babasının dediği gibi yardım yapacaktır ama gelgelim karısı buna karşı çıkar ve babasının sözlerini ustalıkla çarpıtır. Kocasının aklına girerek büyük miktar bir para yardımı yerine bir köy evi bulmalarına yardımcı olmasının yeterli olacağını belirtmesi üzerine kız kardeşler ve anneleri köyde bir çiftlik evine taşınırlar. Yeni bir ortam ve yeni insanlarla tanışmaya başlarlar.

Elinor ne kadar sağduyusu, mantığı ve aklı ile hareket ediyorsa; kardeşi Marianne de duyguları ve tutkularıyla hareket eder. Bu zıtlıklar ve yaşadıkları benzer olayla üzerine verdikleri birbirine uç tepkiler, düşüncelerden oluşan bir kitap.

Jane Austen’in toplumu satır aralarında inceden inceye eleştirmesine hayran kaldım. O dönemin sosyal yaşantısını, evliliklerini, aile yapısını çok güzel anlatmış. Okurken insan kendini 19.yy buluyor. Dili beni zorlamadı. Akıcı ve biraz şiirsel bir söyleyişle yazılmıştı.

Galiba Jane Austen'e olan ön yargım yaşadığı ve doğal olarak kaleme aldığı dönemle alakalı. Bana dönemdeki davranışlar-olayların abartılması, nezaket adına yapılan gereksiz içten olmayan hareketler, aile ilişkileri- ters ve yapmacık geldiği için ben bir türlü sevemiyorum. Daha fazla uzatmayayım.

Tarihi aşk romanı sevenler eminim bu kitaba bayılacaktır.
Keyifli okumalar.. :))
392 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10 puan
Akıl ve tutku jane Austen’in 1811 yılında yayımlanan ilk kitabı. Gurur ve Önyargı kitabı, adından daha fazla bahsettirmesine ve merakımı daha çok celbetmesine rağmen, yazarla ve kitapları ile adım adım tanışmak istediğimden ilk bununla başladım.
Neden bilmiyorum daha öncelerinde oldukça büyük önyargılara sahiptim kitap hakkında. Okuyunca ise ne kadar da yanıldığımı fark ettim. Elinor ve Marianne adlarında iki kız kardeşin üzerine yoğunlaşmış yazarımız. Karakterleri düşünce yapıları hayata karşı sergiledikleri duruşlarını ve bu kardeşlerin aşkı nasıl kucakladığını anlatıyor esasen. Elinor sağduyulu, gururlu, sakin ama en çok da dikkatli. Marianne ise ablasının tam tersi haylaz, kural tanımaz, tutkularıyla yaşayan bir kız tam manasıyla. Bu iki kız kardeşin birbirinden oldukça farklı ama bir o kadar da derin bir şekilde aşkı ve acıyı yaşama şekilleri beni beklemediğim kadar etkiledi açıkçası. Bazı satırlarda Marianne gibi hissederken diğer sayfada ise Elinor tuttu ellerimden.
Oldukça gerçekçi olmasının yanında, geçmiş yılların bir önemi yokmuş, tam da günümüzde yaşanıyormuş gibi hissettirdi okuduklarım. Mektuplaşmalar, günlerce haber beklemeler her ne kadar uzak olsa da şimdi bize, sanki her gün gerçekleşen bir olay örgüsünün içindeydim.
Yazarın en sevdiğim özelliği ise kitabı mutlu sonla bitirmesi oldu. Diğer kitaplarına karşı da sakinleştiremediğim bir heyecan ve merak uyandırdı içimde. Akıl ve tutku genel olarak beğendiğim ve etkilendiğim bir kitap oldu. Jane Austen ile de tanıştığıma çokça memnum oldum diyebilirim. https://www.instagram.com/...igshid=1a92sydw55h8n
392 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Lise öğretmenimizin önemle değer verdiği yazardı Jane Austen. Bir yazarla karşılaşmanın en şansızı onu ders geçme amaçlı okumaktır. Sense and Sensibility de Emma ve Pride and Prejudice'ın kaderine uğramıştı o zamanlar. Aylarca okuyup da bugünkü baş döndürücü tadı o zamanlar almadığım gerçeğiyle yüzleşmeye çok seviniyorum.
Çok cümlesini anlaşılmadığından değil hayranlıktan gen gene okudum.

Romanı anlatmaya gelince bende kalanları çok güzel biçimde anlatmış olan çevirmen Hamdi Koç'dan alıntıyı paylaşmak en iyisi olur

“Jane Austen ahlakçı bir yazardır; doğruyu göstermeyi sever. Daha az yetenekli bir yazarda bir felakete dönüşebilecek bu ahlakçı tutum, bu düzeltme içgüdüsü Jane Austen'da hikaye kalitesini ve sevimliliğini hiçbir şekilde zedelemez. Çünkü onun ahlakçılığı, tüm eleştiri tarihi klişelerine rağmen ısrarla dikkat çekmek isterim ki, politik olduğundan çok estetik temellidir. Davranışlarımız, sözlerimiz muhtemel sonuçları bakımından değerlendirilmeden önce ilk andaki duygusal etkilerine göre değerlendirilir. Dolayısıyla, aslında eleştirilen, sık sık, hareketin 'şık' olmadığıdır 'yakışmadığı'dır.”
“Nihayet, Akıl ve Tutku diğer tüm başarılarından önce, aile olmakla ilgili bir romandır. Manik bir aşk yaşayan bir kızkardeşe abla olmak, öyle bir kıza anne olmak ve hep aynı sadakatle, ona inancını kaybetmeden, ondan şüphe etmeden anne olmak görmezden gelinemeyecek bir örnektir. Romanın asıl dersi bence burada yatar. Çoğumuz çocuk sahibiyiz ya da olacağız. Kızımız ölçüsüz, kontrolsüz bir aşka kapılıp gittiği zaman biz de ona Marianne'in annesinin ona güvendiği kadar güvenebilecek miyiz, onun ne yaptığını bildiğine, yanlış bir şey yapmayacağına inanabilecek miyiz? Hele ablası bile inanmıyorken!
Aile olmanın gururu üzerine, 'biz' olmanın özel talepleri üzerine daha güzel anların anlatıldığı bir roman okumadığımı söylemek isterim. Edward'ın annesiyle ablası Elinor'u herkesin içinde küçük düşürmeye çalıştıkları zaman Marianne'in onları azarlayıp, sonra Elinor'un yanma gitmesi ve boynuna sarılarak ona "Bunların seni üzmelerine izin verme!" demesi unutulur bir sahne değil. -Ama ilginçtir, bizi hayran bırakan, bir oda dolusu insanı yerine çivileyen bu hareket Elinor'un hiç hoşuna gitmez -bu hareket ona zayıflık gibi gelir. İnsan, işte! Jane Austen'ın bize bütün zenginliği içinde verdiği şey.
Hamdi Koç”
392 syf.
·3 günde·7/10 puan
Jane Austen'dan okuduğum 2.kitaptı. Bu kitabında da yine gayet akıcı ve sürükleyici bir dil kullanan yazar; bize iki farklı karakter ve kişiliğe sahip iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Elinor sakin yapılı, sağduyulu bir ablayken, Marianne onun tam tersi deli dolu, biraz bencilce ama iyi niyetli kız kardeşi. Bu iki karakter üzerinden olaylara yaklaşım tarzlarını ve sonuçlarını okurken, benim en sevdiğim ve kendime en yakın hissettiğim Elinor oldu. Kitap boyunca hem kendi sorunları hem kardeşinin sorunlarında gösterdiği dirayet ve güçlü kişiliği beni kendine hayran bıraktı. Bu iki karakterde bence Jane Austen; Elinor ile kendini Marianne ile de zaman zaman olmak istediği bir karakteri yansıttığı kanısındayım. Romandaki her bir karakterin işleniş biçimi onları o kadar iyi tanımamızı sağlamış ki... Mekan ve doğa tasvirlerini de çok beğendim. Bence yersiz betimlemelerin olmaması okuyucunun anlaması açısından daha doğru olmuş, kitabın sürekleyici ve akıcılığı için.
Sadece kitapta ikili ilişkilere olan diyaloglara ve duygulara daha çok yer verilmesini isterdim. Kitapta biraz eksik bulduğum yön bu oldu. Çünkü yazarın bu konuda ki anlatımı o kadar başarılı ki okurken inanılmaz keyif alıyorum. Ama anlatılmak istenen durum aşk üzerinden başlasa da daha çok olgunlaşma ve büyümesini izlediğimiz iki kız kardeşi okuduğumuzdan yerinde tuttuğunu da düşünüyorum. Yazarı okumayı sevenlerdenseniz eğer mutlaka bu kitabını da okumanızı tavsiye ederim.
Bir de kitabın çevirisinde hatalar ve çok fazla anlam karmaşası -fazlaca devrik cümle barındırmasından dolayı- bulunduğundan yer yer aynı paragrafı veya cümleyi birkaç defa okudum. Kitabı alıp okumak isteyenlerin bu hususu da göz önünde bulundurmalarını tavsiye ederim.
392 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Gurur ve Ön Yargı’dan sonra Akıl ve Tutku’yla Jane Austen’ın kalemine bir kez daha tanıklık etmiş olmaktan duyduğum memnuniyetle hislerimi tazeyken ifade etmek istedim. Yazarın, şu ana dek okuduğum iki eseri tuhaf bir benzerlik hissi uyandırdı bende. Aynı çerçeveye sahip iki farklı ve etkileyici tablo gibi...
Kitaba ismini veren kelimeler, bu kez iki kız kardeşi temsil ediyor. Bir yanda, şartlar ne olursa olsun sağduyusuna sımsıkı sarılan Elinor; diğerinde, yaşadığı her şeye tutkuyla bakmak isteyen Marianne. Kitap daha çok Elinor üzerinden ve daha sakince bir merak uyandırarak ilerliyor. Nedenini kavrayamadığım bir şekilde başından sonuna kadar genel bir hüzün hakim romana, tabii bu benden kaynaklanıyor da olabilir. Yazar, bu romanında da sağ gösterip sol vurmalara yer vermiş. Okudukça tahminlerimi harekete geçirdi ama yine de şaşırmaktan geri kalmadım.
Mevki ve servet farkının ikili ilişkilerin önüne koyduğu taşlar, yanlış anlaşılmalar, keder ve sevinçler, gelişen karakterler karşılıyor bizi bu kitapta. Severek okudum. İyi ki bu dünyadan bir Jane Austen geçmiş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sense and Sensibility
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781599662800
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Compass Publishing
Compass Publishing brings Jane Austen's captivating novel to its line of Compass Classic Readers. English language learners of all ages will enjoy developing their vocabulary and reading fluency as they read about three sisters who must move from their beloved family estate to a relative's cottage, and their experiences with love and heartbreak. Students and teachers alike will enjoy reading the contrasts of the two sisters Elinor and Marianne and the balance of character required in love and life.

Kitabı okuyanlar 2.365 okur

  • Gamze
  • Derya
  • Emine.
  • Gözde BARLAS
  • Furkan Kozan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları