Cep Boy

Suç ve Ceza

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Lazarus'un Dirilişi
10/10
·880 syf.··
Beğendi
·
2019 211. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2019 19:06
"İsa ona, «Diriliş ve yaşam ben'im» dedi. «Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır." Yuhanna- Bölüm 11 * Suç Raskolnikov, hukuk okuyan bir üniversite öğrencisidir. Babası yoktur, annesi ile kız kardeşinin ve haliyle kendisinin de maddi durumu kötüdür. Okulu bırakmak zorunda kalır. İçine kapanık ve arkadaşı yok denecek kadar azdır. Bununla birlikte çok da okuyan biridir. Sosyalizm üzerine makalelerin ve Darwin'in evrim teorisinin de içinde bulunduğu dönemin etkili fikirlerini okumuştur. Lakin maddi zorluklar ve kız kardeşinin de yanında çalıştığı ev sahibinden zorbalik görmesi, sonrasında da sırf zengin diye ve kendisi, ailesi için kız kardeşinin biriyle evlenmeyi kabul etmiş olmasi ve onun kendi iç dünyasının karamsar, kaotik atmosferi onu adeta boğmaktadir. Nitekim Dostoyevski, onun odasının tasvirini yaparken aslında odanın değil, Raskolnikov'un bu iç dünyasının tasvirini yapmış gibidir. Bunlara ek olarak Raskolnikov, Tanrıya inanmayan biridir. Raskolnikov, yukarıda kısa bir özetini verdiğim karamsar atmosferden çıkış bileti olarak kendince bir 'felsefe' üretir. Evet, buna felsefe diyebiliriz. Nitekim Raskolnikov bunun üzerinde uzun uzun düşünür. Raskolnikov, eşyalarını rehin bıraktığı tefeci yaşlı kadını öldürmeye karar verir ve bunun üzerinde oldukça uzun düşünür. Ancak sadece düşünmesi bunu yapmasında yeterli olmaz. Adeta 'kader' onu oraya bunu yapması için sürükler. Burada Raskolnikov'un felsefesine deginmemiz gerekir: Sezar, Büyük İskender, Fatih Sultan Mehmet ve özellikle 'Napolyon' tarihte büyük izler bırakmış ve insanların saygıyla andığı simalardır. Hepsinin hedefleri vardı ve hepsi 'üstün' insanlardi. Ve hedeflerinin önünde 'aşağıdaki' insanları yeri geldiğinde ve çoğunlukla adeta ezip geçmişlerdir. Bundan da önemlisi hickimse onları bundan dolayı
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 00:00
Böyle uzun ve derin bir kitaba yorum yapmak "çok zor olur" diye düşünüyorum, ama biryerlere bu kitapla ilgili bir şeyler karalama isteğinden de kendimi alamıyorum... Dostoyevskinin daha önce klasikler arasına girmiş Beyaz Geceler, Kumarbaz, Yeraltından Notlar gibi kitaplarını da okumuştum. Ancak bu kitabı kendisine gösterilen saygının ve sevginin ne kadar haklı olduğunu gösterir nitelikte.... Okuyanda birçok konuyu sorgulama isteği uyandıran, paranın araç değil değil de amaç olduğunda insana neler yaptırabildiğini gösteren, sınıf kavramının ve statü kazanma isteğinin ne aşağılık bir arzu olduğunu yüzümüze vuran acımasız bir kitap olduğunu düşünüyorum. Aslında acımasız demek çok insanı kizdirabilir. Ama ben bu görüşümden vazgeçemem, çünkü bu başyapıtta sevdikleri için mutluluğundan, gururundan geçen Dunya ve Sonya gibi iki tane çok özel karaktere yer verilmiştir. Kitabın dikkatimi çeken başka bir acımasızlığı da ; bana, Raskolnikov'un başlangıçta kendini üst insan olarak görürken, romanın sonlarına doğru kendini bir böceğe benzetmesi, olduğumuz insanla olmak istediğimiz insan arasındaki tezatı da düşündürdü. Bende bu kitabı okumuş, anlamış (beğenip beğenmeme çok ta önemli değil) birileriyle uzun sohbetler, tartışmalar yapma isteği uyandıran harika bir kitap. Tabii ki bir çok kitapta olduğu gibi bu kitapta da mantık hataları, eksiklikler olabilir, ama nasıl bakılırsa bakılsın çok öğretici bir eser olduğunu düşünüyorum. Benim gibi bu kitabı okumakta geç kalmış, okusam anlayabilir miyim düşüncesinde olan herkese ısrarla tavsiye ederim. Çünkü en kötü okuyucuya bile birçok öğreti sunan çok özel bir kitap...
Düşünce
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
Puan vermedi·600 syf.··
2015 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2015 08:32
Suç ve Ceza'yı yıllar önce okudum aslında ama şimdi karşıma çıkınca hakkındaki fikirlerimi belirtmek istedim. Söylediğim gibi lisede okumuştum,benim için çok zor bir kitap olmuştu, çok yoğun, psikolojik bir kitaptı ama ısrarla merakımdan bitirmeye gayret etmiştim. Bir kac ay önce tekrar okumalıyım, aklımda hiçbir şey kalmamıştır dedim ancak inanılmaz şekilde hepsini hatırlıyorum. O kadar etkilemişti ki beni ve o kadar memnun olmuştum ki okuduğuma. Hala aynı hissediyorum. Belki şimdi okuması o kadar da zor gelmeyecek bana ama bitirince aynı şekilde etkileneceğimden eminim yine.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2020 17:40
Her suç cezamıdır diye düşündüm hiç bir cinayetin affi olmayacağını düşünürken karşıma çıktı bu kitap.Raskolnikov 'un düşüncelerini okurken hayran kaldim , cinayet işleyen bir zanlının bu denli rahat ve mantıklı davranmasına hayran kaldım etrafa daha farklı pencereden bakmayı öğretti şair kolumuzdan çekip Raskolnikov 'un penceresine sürükledi bizi.Kimi zaman kapıdan izledim kimi zaman hikayenin içinde buldum kendimi okuyun derim bunca zaman neden okumadım diye kendimi sorguladım
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
Sonu hüsran...
Puan vermedi·600 syf.··
2024 103. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 16:33
Kitabın adı gerçekten çok manidar bu kitaba başka bir isim verilemezdi kitabın adı özeti çünkü Suç ve Ceza! Raskolnikov ileri düşüncelere sahip olduğunu düşünen bir öğrenciydi kendisini diğerlerinin göremediğini anlayamadığını düşünen biri olarak görüyordu hatta işlediği cinayeti bile ölüm için değil bir amaç uğruna ve haklı bir amaç uğruna işlediğini söylüyordu ona göre bu cinayet bir cinayet değil dünyadan gereksiz bitlerin temizlenmesi idi. Parasızlık, şuursuzluk, zengin ve saygın olma isteği insana birçok şey yaptırabilir. Evet cinayet bile! Kitap akıcı bir roman mı evet, sürüp gidiyor mu evet, konusu ilgi çekici mi ona da evet. Ama çok üzülerek söylüyorum ki bu kadar iyi bir konu ancak bu kadar sıkıcı anlatılabilirdi. Gereksiz konuşma uzatmaları, gereksiz ayrıntıları okurken insanı yoran ve hikayeden uzaklaştıran tarzda bazı sayfaları hızlı hızlı bıkkınlıkla okudum raskolnikovun ruh haliyle okudum desem daha doğru olacak. Konu cidden iyi ama bence daha iyi işlenebilir ve anlatılabilirdi yani sanki uzun olsun diye özellikle uzatılmış gibi geldi bana ve sonu hüsrana uğrattı bu koca kitaba böyle bi basit son üzgünüm ama 7/10 bu da sırf kaliteli bir konu oluşundan ve verilen mesajdan dolayı.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
7/10
·600 syf.··
2021 100. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 00:00
Bana okuma alışkanlığı kazandıran ve belki de bütün okumalarıma rağmen bende tesiri en çok olan kitaptır. Dostoyevski muazzam bir psikolojik roman yazmış. çok çok başarılı bir kitap.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
Suç ve Ceza inceleme yazısı
Puan vermedi·600 syf.··
2019 26. kitabı
Eserde kahraman bir suc isler ve sonunda cezasini ceker. Insanin suc islemenin neticesinde ceza oldugunu bilmesi cok onemlidir. Eserde de kahraman ceza ceker ve bu ceza neticesinde kazanimlar elde eder. Yani cezanin ne kadar gerekli oldugunu gormus oluyoruz. Eser akici ve surukleyici Okuyan pisman olmaz derim.
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 2009194,5bin okunma
Uzun bir incelemeden merhabalar
10/10
·687 syf.·
2021 41. kitabı
KARAKTER REHBERİ: • Rodion Romanoviç Raskolnikov (Rodya): Başkarakter • Alyona İvanovna: Tefeci kadın • Lizaveta: Tefecinin kız kardeşi • Bay Marmeladov: Meyhanedeki sarhoş, Sonya'nın babası • Katerina İvanovna: Marmeladov'un eşi, Sonya'nın analığı • Lippevehzel: Katerina Ivanovna'nın ev sahibesi • Sonya: Fahişe, Rodya'nın sevdiği kadın • Amalya Feodorovna: Raskolnikov'un ev sahibesi • Nastasya: Hizmetçi • Pulheriya Aleksandrovna: Rodya'nın annesi • Avdotya Romanovna (Dunya, Duneçka): Rodya'nın kız kardeşi • Pyotr Petroviç Lujin: Dunya'nın nişanlısı • Andrey Semyoniç Lebezyatnikov: Petroviç'in ev arkadaşı • Razumihin: Rodya'nın üniversiteden arkadaşı • Nikodim Fomiç: Karakol komiseri •İlya Petroviç: Komiser yardımcısı • Zamyatov: Karakol sekreteri • Zosimov: Hekim • Arkadiy İvanoviç Svidrigaylov: Dunya'nın işvereni • Marfa Petrovna: Svidrigaylov'un karısı Rodion Romanoviç, annesi ve kız kardeşinden ayrı, başka bir şehirde tek başına yaşamakta olan bir hukuk fakültesi öğrencisidir. Düştüğü maddi sıkıntılar sebebiyle öğrenimine ara verir, annesinden gelecek paraya kavuşana kadar değerli eşyalarını rehin vererek hayatını idame ettirir. Cinayet işlemeye karar verdiği gün, eşyalarını rehin verdiği tefeci kadını öldürmesiyle birlikte hayatının dönüm noktasını yaşar ve hayatı bir daha hiç eskisi gibi olmaz... Kurgu, her ayrıntısı bizi başka bir sorgulamaya iten, üzerine düşünülmüş bir kurgudur. Örneğin başkarakterin hukuk öğrenimi görüyor olması, planlanan ve istenen bir cinayetin yanı sıra planlanmayan ve istenmeyen bir cinayetin daha gerçekleşmesi, tek tanık olan Svidrigaylov'un intihar etmesi, birinin çıkıp suçu üstlenmesi ve cinayetin onun üzerine kalması, çalınan değerli eşyaların bir yere gömülmesi ve bir daha yüzüne bakılmaması, Rodya'nın yoksulluk çektiği halde
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Hakkım var mı?
Puan vermedi·687 syf.··
2023 51. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 22:54
Öncelikle buraya bir inceleme yazmadan önce ne kadar düşündüğümü bilemezsiniz. Öylesine bir kitap okudum ve kafamda öylesine sesler belirdi ki anlatamam. Kitabın her detayını anlayabilecek bilgiye sahip olduğumu maalesef düşünemiyorum, bir inceleme yazmaya da hakkım var mı emin de değilim açıkçası. Ancak kitaptan öylesine etkilenmiş bir haldeyim ki fikirlerimi yazarak hiç değilse biraz somutlaştırmam gerektiğini fark ettim. Şunu belirtmeliyim ki bu inceleme okuduğum başka bir inceleme ve kitap üstünden gidecek. Bir kaç sayfalık fikir alma araştırmamda okuduğum en iyi inceleme buydu. sizlerin de mutlaka okuması gerek diye düşündüğüm için ve bazı fikirlerimin kaynağını belirtmek adına buraya bağlantısını bırakıyorum : hukukpolitik.com.tr/2016/11/01/dost... Raskolnikov babasının ölümünden sonra fakir kalmış annesinin arqada gönderdiği parayla okumaya çalışan bir üniversite öğrencisi aslında. Ancak yoksulluk ona büyük bir utanç vermeye başlıyor, bu durumdan dolayı okulunu dondurmak zorunda kalması bir yana, tanıdığı insanlara gözükmek bile istemiyor. Bir gün bir kadının rehin eşya aldığını ve karşılığında para verdiğini öğrenince babasından kalma bilezik kardeşinden kalma bir yüzüğü götürüyor. Ancak bu kadının insanları kullandığını, ederinden az para verdiğini zamanında para getirilmezse eşyayı hiç vermediğini, fark edince aslında bu kadından hem iğreniyor hem de nefret ediyor. Bu kadını düşünürken gittiği meyhanede iki gencin konuşmasına şahit oluyor ve aralarından birinin "Ben bu kocakarıyı kolayca öldürebilirim..." dediğine şahit olunca irkiliyor. Ancak genç bunun söylemesinde kendinde nasıl bir haklılık payı olduğuyla devam edince aslında Raskolnikov'un da ilgisini çekiyor ve eve giderek işleyeceği cinayeti
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
10/10
·705 syf.·
2015 5. kitabı
Suç ve Ceza, ciddi anlamda okuma alışkanlığı kazandığım kitap. Ne zaman okuduğun en iyi kitap ne ya da kitap tavsiyesi istense aklıma ilk gelen kitap. Ayrıca 10 puan verdiğim tek kitap(tı, Kayıp Zamanın İzinde yi okuyana kadar). Romanın kahramanı Rodion Romanovich Raskolnikov 'un psikolojik buhranlarına, topluma bir türlü uyum sağlamak istemeyişine, sivri diline ve parlak zekasına tanık oluyorsunuz. Dostoyevski, kahramanımızın hayata bakış açısını, teorilerini, toplumsal ahlakı sorgulanmasını, ailesini ve aile ilişkilerini, dostlarını, düşmanlarını, tüm bunlarla olan ilişkilerini inceliyor ve muhteşem betimlemelerle sizlere de yaşatıyor. Dostoyevski öyle bir karakter yaratmış ki adamın katil olmasına rağmen sempati duymayan yoktur sanırım Raskolnikov' a. Suç olgusuna farklı bir perspektiften bakabilmeyi mümkün kılıyor bu da. Hikayedeki anlatım o kadar ayrıntılı ve gerçekçi ki sanki Dostoyevski kendisi yaşayıp da yazmış. Hatta bununla ilgili bir de doğruluğundan emin olamadığımız mevzu var. Kitap yayınladıktan sonra savcı, Dostoyevski hakkında dava açmış. Gerekçesi ise: " Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. " olmuştur. Kitap okuyorum, diyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir klasik. Albert Camus gibi büyük bir yazarın da takdirini almış ve ;" Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra, ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme ihtimalimi ölçüp tarttım " dedirtmiş bir şaheser.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.