Glenn Close, John Malkovitch, Michelle Pfeiffer, Uma Thurman’ın başrollerini paylaştığı Tehlikeli İlişkiler filmini yıllar önce büyük bir keyifle izlemiştim.
Nihayet kitabını da okudum.Film ne kadar güzel olursa olsun, kitabın büyüsünü vermesinden uzak.
Tehlikeli İlişkiler, yazarın yanılmıyorsam tek romanı.Fransız aristokrasisine mensup yaklaşık 10 kişinin mektuplarından oluşan bir roman Tehlikeli İlişkiler.Kitabın iki ana karakteri olan Markiz de Merteuil ile Vikont de Valmont’un, ihtiras ve şehvet dolu, acımasız entrikaları ve bu entrikaların kurbanlarının yaşadıkları kitabın ana hikâyesi.
Güçlü psikolojik tahlilleri ve dönemin ( 1700’lü yıllar) değer yargılarını ustaca yansıtması nedeniyle klasikler arasında yer almış bir kitap Tehlikeli İlişkiler.
Zevkle okudum.
Yıllar önce bu sitede, yanılmıyorsam Jane Austen’in “Gurur ve Önyargı“sı için, “Bu kitabı okudum, tamam ama bana ne verdi? Hiç. Sanat yok sanat!“ diyen bir okur vardı. Görüşüne katılmıyorum tabii, ama açık sözlülüğünü beğenmiştim. Zira günümüzden oldukça farklı bir sosyal ve kültürel ortamda geçen dönem romanlarını okumak, hele edebi bir beklentiden ziyade bir şeyler “öğrenmek“ arzusundaysanız, keyif vermez gerçekten de… Nitekim bu okurun görüşünü kendinize yakın buluyorsanız, Choderlos de Laclos’un “Tehlikeli İlişkiler“inden de keyif almazsınız.
1700lü yılların ortalarında, Fransa kırsalında ve Paris’te geçiyor roman. Hani o erkeklerin komik bukleli peruklarla ve topuklu ayakkabılarla dolaştığı, kadınların beli sıkı, göğüsler şişirilmiş, kabarık etekli kıyafetlerle yürümeye çabaladığı, pudralı yüzleriyle hepsinin acayip göründüğü bir dönem. Ülkede Napoleon Bonaparte daha sahneye çıkmamış. Bizde Lale devri zamanı, III.Ahmed’in Patrona Halil ayaklanması ile tahtan indirilmesi ve valide sultanlar devrine geçilmesinin eli kulağında. İşte böyle bir tarihi atmosferi var romanın.
Choderlos de Laclos’un döneminde bestseller olan bu romanı, sosyeteye mensup bir grup kahramanının yaşadıkları üzerinden ahlak, erdem, aşk, seks ve aklı sorguluyor. Öncelikle söylemeliyim ki, dönemde açıkça konuşulması tabu olan sekse dair cesur yaklaşımı ile ilgi uyandırıyor.
Laclos’un entrikacı kahramanları Markiz de Merteuil’in üzerinde yükseliyor roman. Markiz genç yaşında, dönemin doğal akışı gereği, tanımadığı ve sevmediği bir adamla evlendirilmiş; kocasının genç yaşta ölümü ile kendisine toplum tarafından bastırılan, yeniden evlenmek ya da manastıra kapanmak seçenekleri arasından kurnazca sıyrılarak evlenmeden sosyetedeki saygın yerini muhafaza etmeyi başarmış orta yaşlı bir kadın. İyi bir seks
Fransız yazar Choderios de Laclos küçük-burjuva 1aileden olup Topçu subayı olarak orduda görev aldıktan kısa 1süre sonra yazarlığa başladı. İlk romanı, psikolojik romanın ilk örnekleri arasında klasikleşen, defalarca sinemaya uyarlanan Tehlikeli İlişkiler'dir (Liaisons Dangereuses, 1782)... Filmin kitaba sadık kalınarak çekildiğini 1kac film yorumunda okudum ve 1kac siteden izlemeye çalıştım ama açamadım oyuzden izleyemedim :-(((((
Entrikalar romanın baş kahramanları Vikont de Valmont ile Marquise de Merteuil, ahlaksız 1birliktelik oluşturmuş ve baştan çıkarmayı bir oyuna dönüştürmüştür. Ve bu oyunu öylesine zekice ve güzel oynamaktadırlar ki, hiç tereddütsüz fakat sonunda hiç kimsenin kazanamadığı bu mücadelede suçlu ile ne yazik ki 1likte masum olanın da acı çektiği bu kitap tıpkı hayat gibi oyun içinde herkesin acı çektiği, mutlu sonun olmadığı. Yazarın bu kitabı küçük çapta ve neredeyse gizli 1başyapıt özelliği kazandığında Laclos şöyle demiştir: “Bu dünyada ben öldükten sonra bile yankılanacak 1yapıt yaratmak istedim.” der...
Şu dünyada herhalde ikili ilişkilerde dostluk, arkadaşlık, akrabalık ya da aşkta tahammül edemediğim tek şey bu ilişkilerde hesap yapılması olsa gerek ki bu kitapta da tüm o hesapların hespini görüp hepsinin nasıl ters köşe olduğunun ispatı gibiydi, klasikler arasında en sıradışı olanlardan 1i olsa gerek ki dönemine göre de çok eleştiri alan "Tehlikeli İlişkiler" büyük psikolojik durumlarla “etik olma sorunu”nu roman kahramanlarının kişiliklerinde somutlaştırıp 1dönem romanın ilerisinde, şehvetin, adanmışlığın, şeytani tutkunun, zekânın ve ahlaksızlığın söz konusu olduğu ve bütün çağlara hitap eden 1klasik olmuştur...
Başta mektup roman okumakta zorlansamda hatta zor alıştım diyebilirim ilk okuduğum mektup roman değil ama burda sadece
Fransız aristokrasisinin görkemli ama çürümüş salonlarında dolaşır. Karakterler mektuplarla konuşur; kimi zaman aşkla, kimi zaman öfkeyle, kimi zaman da ince hesaplarla. bu çok sesli yapıda tutkuların nasıl bir oyuna dönüştüğünü ve güç için verilen mücadelelerin insan ruhunu nasıl biçimlendirdiğini ortaya koyar. Tehlikeli İlişkiler, yalnızca bir aşk ve entrika romanı değil; aynı zamanda ahlak, özgürlük, kadın-erkek ilişkileri ve toplum düzeni üzerine keskin bir eleştiridir. Mektup ilerledikçe entrikalar daha heyecanlı bir hale geliyor ve kimin kazanan kimin kaybeden olduğunu sorgulamaya başlıyorsunuz.
Kişisel eleştirim ; mektupların çok sesli olması ve karakter çokluğu yoruculuk yarattı bende zaman zaman. Yine de bu yoğunluk dramatik gücü azaltmıyor fakat araya başka kitaplar alarak okudum ve bol bol kişiler ve olaylar notları çıkardım.
"Tehlikeli İlişkiler" bir mektup romanı olmakla beraber ilk kez 1782 yılında yayınlanmış ve günümüze kadar popülerliğini kaybetmemiş bir kitap.
18. yüzyıl Fransa'sında ahlaki(!) değerleri yerle bir olan toplumda Vikont de Valmont ile Markiz de Merteuil'in kendilerini eğlendirmek için hazlarını ve tutkularını kullanarak bir birliktelik oluşturmuşlardır. Ahlak, namus, erdem, etik gibi kavramların iradeye dayalı sınanabilen kavramlar olduğunu anlatmıştır yazar aslında.
Choderlos de Laclos, aristokrasinin ahlakını(!), kadının esaretini zevk için köleleştiren yapıyı eleştiriyor. Bulunduğun dönemde bir durumu eleştirirsen haliyle yasaklanırsın. Eser de skandala neden olduğu için yasaklanıyor.
2013 yılında tiyatro oyununu izlediğim zaman da hayran kalmıştım.
Seyirlik intikam öyküsünü satır satır okumak mükemmeldi.
"Aşk insanın kullanacağı bir şeydir, kuma saplanır gibi saplanıp kalması için değil."
"Aşktan medet ummak, yılgınlığa yelken açmaktır."
"Tehlikeli İlişkiler " ismini çok önceden duyup merak ettiğim ve okumak istediğim bir kitaptı. Kitap ,birkaç kişinin birbirine gönderdiği mektuplardan oluşuyor.18.yy 2. yarısında yazılmış olan bu kitap ,günümüz ilişkilerine de ışık tuttuğu için beni hayli şaşırttı. Belirli bir düzende gidip gelen mektuplar bir noktada sıkıcı olabiliyor fakat sonlara doğru hiç beklenmedik olayların gerçekleşmesi ile okuru heyecanlandırıyor.
İnsanlara, duygulara ve ilişkilere dair okuma yapmak isterseniz bence bir baş yapıt. Zamanında da tepki almış bir kitap.
İlişki ve Evlilik Danışmanı olarak okumaktan çok keyif aldım.
Sonuna kadar heyecanli bir kitapti... acaba diye dusundum durdum hep... insanlarla iletisim kurarken neler olmali, neler olmamali... surpriz sonlu.....
Tehlikeli İlişkilerChoderlos de Laclos · Bordo Siyah Yayınları · 2019712 okunma
İyi bir edebiyatçının elinden çıkmış bir roman gibisi yoktur. Konusu itibariyle erkek okurları biraz sıkabilir ancak kadın okuyucular için tam bir keyiflik kitap şekerim. Ayol meğerse ilişkiler hep böyleymiş dedirten türde bir eser. Hani diyoruz ya zaman kötü eski insanlar ne kadar saygınmış vs. falan. Birkaç yüyzyıl önce Paris'te hiç de öyle saygın bir monşer hayatı olmadığını mektuplarla anlatıyor yazar. Mektubun iletişimdeki rolünü öyle güzel bir matematikle kurgulamış ki bayıldım... Demek ki neymiş? İnsanoğlu daha ilk çağdan beri yozlaşmış bir türmüş sadece şimdi teknoloji olduğu için her şey ortada yaşanıyor şekerim...
Tehlikeli İlişkilerChoderlos de Laclos · Bordo Siyah Yayınları · 2019712 okunma
Yazıldığı dönemdeki Fransız yüksek sosyetesinin aşk-entrika-cinsellik hikayelerini mektuplar şeklinde anlatır. İrade ve vicdan arasındaki çatışmaların çok iyi tasvir edilmesi bakımından önemlidir. Milan Kundera tarafından "bütün çağların en büyük romanı" olarak ifade edilmiştir.
Konusu itibariyle beni biraz fazla gerdiğinden okumak dahi istemedigim için günlerce elime almadığım ama aşırı da merak ettiğim bir kitap oldu.
Adını liseye giderken duymustum fakat bulması neredeyse imkansızdı.
Her neyse yıllar yıllar sonra buldum ve nihayetinde arzuma kavuştum.
Laclos mektup-roman şeklinde yazdığı romanın aslında kurgu olmadığını, gerçek mektuplardan oluştuğunu; hatta bazı mektupları kitaba koymadığını ve hikayenin geri kalanının eğer çok merak edilir de istenirse ikinci bir kitap olarak basılacağını ifade etmiş.
Bana kalırsa kitap kurgudan ibaretti.
Zaten bir arkadaşına da "bu dünyada ben öldükten sonra bile yankı uyandıracak bir eser bırakmak istedim" demiş.
Ama kurgu olmama ihtimalini de fazlasıyla düşündürten bir yapıttı.
Bir insanın hem her istediği kadını elde edebilen çapkın bir adam, hem iyilik meleği dindar bir kadın, hem yaşlı ve hasta bir hala, hem 15 yaşında henüz hiçbir şey bilmeyen bir çocuk, hem toy bir delikanlı, hem de tek bir sözüyle herkesi önünde diz çöktürüp her istediğini yaptıran bir Markiz olması bana göre çok çok zor bir durum.
Bu arada ek bir bilgi;
"Ekmek yoksa pasta yesinler" lafıyla ünlenen Kraliçe Marie Antoniette de kitabı hemen sipariş vermiş fakat kapakta yazarın ve kitabın isminin silinmesini istemiştir.
Kitap adı üstünde "tehlikeli iliskiler".
Merteuil Markizi eski aşığı Gencort'un 15 yaşında Cécile de Volanges isimli bir kızla evleneceğini öğrenince, gene eski aşığı olan Valmont Vikontu'nu etkileyerek kusursuz bir baştan çıkartma planı kurar.
Plan başlarda Vikont'un ilgisini çekmez; çünkü Madame de Tourvel isimli dindar, herkes tarafından sevilen iyilik meleği kadına aşıktır.
Fakat Madame de Tourvel'i kendisine karşı uyaranın Madame de Volanges (Cécile de Volanges'ın annesi) olduğunu öğrenince, intikam almak
18 Ekim 1741’de Fransa’nın Amiens bölgesinde doğdu. Küçük-burjuva bir ailedendi. Topçu subayı oldu. Orduda görev aldıktan kısa bir süre sonra yazarlığa başladı. İlk romanı, psikolojik romanın ilk örnekleri arasında klasikleşen, defalarca sinemaya uyarlanan Liaisons dangereuses’dür (Tehlikeli İlişkiler, 1782). İlk romanı Laclos’a büyük ün sağladı. İkinci romanı De l’éducation des femmes (Kadınların Eğitimi Üzerine, 1785), önceki romanın psikolojik ortamına ışık tutmak dışında önem taşımaz. Lettre á MM. de l’Académie Française l’éloge de M. le Maréchal de Vaubon (Fransız Akademisi Üyelerine Mareşal de Vauban için Övgü Mektubu, 1786) adlı yapıtı Fransız ordusuyla ve çoktan eskimiş savunma yöntemleriyle alay eder. Laclos bu roman yüzünden ordudaki görevinden olmuştur. Daha sonra siyasete atılan Laclos bir süre Orléans dükünün sekreteri olarak çalıştı. 1792’de yeniden orduya girdi ve Napoléon döneminde generalliğe kadar yükseldi. Bonaparte hayranıydı. Ren ve İtalya seferlerine katıldı. Laclos, Jacobinler Kulübü üyesiydi. Ordu birliklerinde özel görevler yaptı, örgütleyicilik yeteneği sayesinde Valmy Zaferi’ne (1792) katkıda bulundu. 1793 Nisan’ında ve Kasım’ında tutuklanıp hapse atıldı. 1795’te yazdığı De la querre et de la paix (Savaş ve Barış Üstüne), adlı anı kitabıyla Devrim’in kökenlerini ve varması istenen hedefleri belirlemeye çalıştı. 5 Kasım 1803’te Taranto’da öldü. Laclos, ilk roman denemesi olan Tehlikeli İlişkiler’le bir çözümleme ve anlatı başyapıtı yaratmıştır. Kahramanlarının birbirlerine gönderdikleri mektuplardan oluşan roman örgüsünde kusursuz bir akış gözlemlenir. Tehlikeli İlişkiler’in ana teması “Etik”tir. Laclos, büyük bir psikolojik sondajla “etik sorunu”nu roman kahramanlarının kişiliklerinde somutlaştırır. Böylece Tehlikeli İlişkiler bir dönem romanı olmanın ötesine taşarak aşkın, şehvetin, adanmışlığın, şeytani tutkunun, zekânın ve ahlaksızlığın söz konusu olduğu bütün çağlara hitap eden bir klasik haline gelmiştir.