Tembellik Hakkı

Paul Lafargue
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·70 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2023 18:10
Paul Lafargue'nin "Tembellik Hakkı", 19. yüzyılın sonlarında yazılmış olmasına rağmen günümüzde hala yankı uyandıran provokatif bir eserdir. Lafargue, kapitalist çalışma ahlakına cesur bir meydan okuma sunarak, işçi sınıfının daha az çalışması ve daha fazla boş zamana sahip olması gerektiğini savunur. Kitabın en etkileyici kısımlarından biri, yazarın çalışmanın kutsallaştırılmasına karşı çıkışıdır. Lafargue'nin "Çalışma sevgisi, insanların beyinlerini kemiren garip bir çılgınlıktır" sözü, okuyucuyu derinden sarsar ve mevcut iş-yaşam dengesini sorgulamaya iter. Ayrıca, teknolojik ilerlemenin insanları özgürleştirmek yerine nasıl daha fazla çalışmaya zorladığına dair gözlemleri, günümüz otomasyon çağında bile geçerliliğini korumaktadır. Lafargue'nin üslubu kimi zaman aşırıya kaçsa da, kitabın özünde yatan fikir oldukça değerlidir. Yazar, tembelliği sadece bir hak olarak değil, aynı zamanda insan gelişimi için gerekli bir erdem olarak sunar. Bu bakış açısı, modern toplumda hala tartışılan iş-yaşam dengesi, mental sağlık ve yaşam kalitesi konularına ışık tutar. "Tembellik Hakkı", okuyucuyu mevcut çalışma düzenini sorgulamaya ve alternatif yaşam biçimleri üzerine düşünmeye teşvik eder. Kitabın sonunda, Lafargue'nin öngörüleri ve çağrısı, günümüz iş dünyasında yaşanan değişimler ve artan otomasyonla birlikte yeniden önem kazanmıştır. Bu eser, kısa olmasına rağmen, çalışma kavramına dair derin düşünceleri tetikleyen, zamansız bir klasik niteliğindedir.
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Aylak Adam Yayınları · 201413,3bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 13:04
Kitabı bir yıldır elime alıp alıp bırakıyordum. Sindire sindire okumak istediğim bir kitaptı bir sürü not alarak okumaya devam ettim. Ben kitabı sosyal politikacı gözüyle okuduğum için hem çalışma hayatımda hemde okul hayatımda bakış açımı geliştirdiğini düşünüyorum. Ancak edebi gözlede okunduğunda size eminim bir şeyler katacaktır. Kitap Fransız kapitalizmini ve dönemin çalışma koşullarını deyimi yerindeyse yerin dibine sokarak anlatmaktadır. Kitap aslında tembellik yapmanın bir hak olduğunu, günde 12-14 saat çalışarak yapılan bir işin küçük bölümlere ayrılarak aynı işi 10 saatede yapılabileceğini, gelişen teknolojinin işçilerin aleyhine değil lehine kullanılması gerektiğini açık açık anlatmaktadır. Proletarya ve kapitalizmin eleştirilerek makina çağının her şeyi düzeltebileceğini savunan yazar, teknolojinin gelişmesiyle üretilen makinelerin insan gücünün yerini alarak onları rahatlatması gerekirken işçilerin neredeyse makinelerle yarışarak onları geçmeye çabaladıklarını gözler önüne seriyor. Ne yazık ki günümüz dünyası hala buna bir çare bulamamıştır. Uzun saatler boyu çalışan işçilerin kendi hayatlarını yaşamaya dair bir şey kalmamakta. Ülkenin refah seviyesini yükseltmeye çabalayan işçilerin kendi refahları sağlanamamaktadır. Böylece zengin gözüken ülkelerin halkı fakirdir, üstelik bu zenginliği işçi kesimi sağlıyordur. Son olarak beni en çok etkileyen gerçeği paylaşmak istiyorum. Kitabımızın yazarı “Paul Lafargue” Karl Marx’ın damadıdır ve yazar eşi ile beraber bu sistemde dönen bir dünyada yaşayamayacaklarını düşünerek intihar etmişlerdir.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Aylak Adam Yayınları · 201413,3bin okunma
Kahrol kapitalizm al sana bombe
Puan vermedi·64 syf.··
2025 98. kitabı
Bir işçinin sabahın köründe yola çıkıp akşam karanlığında yorgun bir bedenle evine dönmesi sistemin gözünde bir başarı hikâyesidir. Ne ironiktir ki çalıştıkça yoksullaşırız… “Çalışmak erdemdir” sloganı kapitalizmin en büyük yalanıdır. Fakirlerin alın teriyle zenginlerin saraylarını ayakta tutan en ustaca kurulmuş sömürü düzenidir. Biz de satrançtaki piyonlarız işte…Bu sistemde emek, kutsal bir değer olarak görülmesi gerekirken ucuz bir metadır, satılabilir bir maldır. İşçisin sen işçi kal music.apple.com/tr/album/tamirc... Tüketmek için üretmek, üretmek için daha çok tüketmek zorundayız. Reklamlar, markalar, statü savaşları hepsi birer zincir halkası. Modern kölelik maaş bordrolarıyla ölçülüyor. Biz hâlâ “daha çok çalış, başarırsın” masalıyla avutuluyoruz. Masala inanmaya devam mı? Oysa gerçek şu: Ne kadar çalışırsak çalışalım, sistem bizden hep bir şey eksiltir bazen uykumuzu, bazen sağlığımızı… “Kapitalist ahlak; emekçinin bedenini aforoz ediyor, üreticiyi en asgari ihtiyaçlarına indirgemeyi sevinç ve tutkularını yok etmeyi, dur durak bilmeden çalışan bir makine rolüne mahkum etmeyi ideal olarak benimsiyor.” (s.3) yıldızlı alıntı ve kitabın anafikri diyebileceğim alıntısı. “Tembellik Hakkı”, aslında yaşama hakkıdır. Günün üçte ikisini çalışarak, kalanını yorgunlukla geçirerek yaşamak, yaşamak değildir dostlar. :( İspanyollar için çalışmak kölelikten beterdir. (s.4) Türkler için ise “hayatta kalma mücadelesidir.” Sömürü, sadece biçim değiştirir. Bir zamanlar ağalar vardı, şimdi şirketler var. Emek, hâlâ aynı değersizlikle el değiştiriyor. İncil’de Matta’da geçen “kır zambakları” ile ilgili bir ayet var. Soren Kierkegaard’ın Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş kitabında da geçiyor. İnsan durgunluk içinde yaşamayı kuşlara ve çiçeklere
İnceleme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Kapitalizm nasıl sona erer?
Puan vermedi·64 syf.··
2022 21. kitabı
Paul Lafargue, Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da arka arkaya kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitaba geçecek olursak, tembellik hakkının tarih boyunca soylulara, burjuvazi kesimine verildiğini belirtmiştir. Gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Eleştirileri kapitalist sisteme olduğu kadar Fransa da metalaştırılan her şeye karşı sert bir şekilde karşılık vermiştir. Çalışma dogmasıyla sürekli ezilen proleteryayı da yeren Lafargue zorunlu çalışmanın toplumun bozulmasının sebebi olarak görmüştür(Tüm bireysel ve toplumsal sefaletler proletaryanın çalışma tutkusundan doğdu). Bir çok veriye ve söyleme dayanarak yazdığı kitapta insanların daha az çalışması gerektiğini ve bu çalışma şeklinin de gündelik hayatta bir sorun oluşturmayacağını belirtmiştir. Kitap 1883 yılında yazılmıştır. ''Kör, ahlaksız ve canice çalışma tutkusu, özgürleştirici makineleri özgür insanları köleleştirme aracına dönüştürüyor; makinelerin üretkenliği insanları yoksullaştırıyor''. Yazar o kadar haklı çıkmıştır ki, bugün sanayi devrimi ve teknolojik devrim büyük bir yol almıştır. Buharlı makinelerden, 6.0 devrimi ile insan zekasının kodlanması yani yapay zekalar ortaya çıkmıştır. Peki tüm bunlar, bu gelişmeler insanlığa hizmet etmesi gerektiği noktada neden yaşam koşullarını daha
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Peki sizce ileride yok olacak meslekler neler?
10/10
·64 syf.·
2021 29. kitabı
Fark ettiniz mi bazı kadınlar, bilhassa ömrünü ev hanımlığına adamış olanlar, makinelerden ve makineleşmekten hoşlanmazlar. Mutfağa aldığınız en küçük bir alete bile karşı çıkarlar. Çünkü onların hayatları boyunca öğrendikleri tek şey ev işleridir. Gelişen teknoloji ve icat edilen makineler, bu kadınların yaptıkları işleri daha kısa sürede, daha az hatalı ve daha az emek harcayarak yapmaya başlayınca, bu kadınlar hayatlarını bir hiç uğruna harcamış gibi hissediyorlar ve makineleri hayatlarına dahil etmekte zorlanıyorlar. Örneğin hamur yoğurmak, hamur açmak, sarma sarmak vs. öğrenmesi zor ve meşakkatli işlerken ve ev hanımlarınca bir üstünlük göstergesiyken birkaç liraya alınan bir makinenin de aynı işi yapabileceği fikri hoşlarına gitmiyor ve kabul etmeyi reddediyorlar. Makineleşmek, ev hanımlığı gibi (bunu bir meslek olarak adlandırmak doğru mu bilmiyorum) çoğu meslek kolunun işini kolaylaştırırken çoğu meslek kolunu da ortadan kaldırdı ve kaldırmaya da devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte son bulan mesleklere dair bir araştırma yaparken “Gerçekten mi, böyle bir meslek mi varmış?” derken buldum kendimi sürekli. Ama sanırım o kadar eskilere gitmeye gerek yok çünkü günümüzde de birçok meslek kaybolmaya yüz tuttu. Örneğin bankacılık. Bütün işlerimizi telefon bankacılığı ve ATM’lerden halledebiliyorken banka çalışanlarının ömrünün çok da uzun olmadığını kestirmek zor değil. Ya da esnaflık. Artık tüm dünyanın daha çok tercih ettiği bir alışveriş türü var ki o da online alışveriş. Market malzemeleri, kıyafetler, çantalar, ayakkabılar ve kitaplar… Bunları satan insanlar da ileride işsiz kalacaklar arasında başı çekiyorlar. Hele ki büfeler… Bir otomat da pekala bir büfecinin yerini tutabilecekken bu mesleğin daha ne kadar devam edeceği meçhul… Kitabın bir bölümünde
İnsan ve Toplum
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
9/10
·64 syf.··
2025 158. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 15:01
Tembellik Hakkı – Paul Lafargue Bu kitap gerçekten bana çalışma ve üretkenlik üzerine öğretilen her şeyi sorgulattı. Lafargue, adeta “çalışmak için yaşamak zorunda değilsiniz” diye haykırıyor. İlk başta biraz kışkırtıcı geliyor çünkü hepimize küçüklükten beri çalışmanın kutsal olduğu öğretildi. Ama kitabı okudukça onun derdinin insanları tembelliğe özendirmek değil, insanın kendine ve hayatına daha fazla zaman ayırabilmesi gerektiğini anlatmak olduğunu fark ettim. En çok hoşuma giden şey, yazarın mizahi dili oldu. Yer yer çok sert eleştiriler yapsa da gülümseyerek okudum. Fabrika sisteminin insanı nasıl köleleştirdiğini, “çalışma ahlakı”nın aslında kapitalizmin bir dayatması olduğunu o kadar net anlatıyor ki, günümüz dünyasında bile geçerliliğini koruyor. Beni en çok düşündüren kısım, insanların aslında keyif aldıkları şeylere zaman ayırabilmek için çalıştıkları halde bütün zamanlarını işte harcadıkları gerçeği oldu. Lafargue, daha kısa çalışıp daha çok dinlenmenin insanı daha mutlu ve yaratıcı yapacağını savunuyor. Buna çok katıldım. Genel olarak kitap bana, “çalışmak zorundayım” düşüncesini sorgulatıp “nasıl yaşamak istiyorum?” sorusunu sordurdu. Küçük ama etkili bir manifesto gibi.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Daha önce bilmediğim Paul Lafargue'i bu kitapla tanımak güzel oldu. Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da sağlık problemlerinden kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitapta sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının ve işçi sınıfının üstünden keyif çatan soylu sınıfın birbirleri üzerindeki etkisinden bahsediliyor. Günde 12-14 saat çalışmanın insanı insanlıktan çıkardığı, burjuvazinin “çalışmadan” daha çok zenginleşirken yoksulun açlıkla kırbaçlandığı modern kölelik konusunu ele alıyor. Kısaca toplumun her kesimi tembellik yapma hakkına sahip olmalı diyor. Bu hakka sadece üst kesim, din adamları ve yöneticilerin sahip olmasını haksız bulur. Üstelik bu düzeni savunan herkesi suçlu bulur... Tembellik hakkını sadece burjuvaziye değil, gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Makineleşmenin insana kolaylık sağlaması, insanın kendine ayıracağı zamanı arttırması gerekirken insanı makinayla yarıştırmanın korkunç olduğu, aşırı üretimin aşırı tüketim doğurduğu ve bir çok kötülüğün burdan başlayarak devam ettiğini anlatıyor. Çok sade bir dille yazılmış, herkesin anlayabileceği ve herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kapitalist düzene, tükenmez alışveriş arzusuna, emeğin sömürüsüne, çalışmaya evet paranın insanları köleleştirdiğini düşündüğü bu sisteme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 23:35
Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı, yüzeyde kışkırtıcı bir başlıkla başlar ama asıl gücünü, çalışmayı ahlaki bir erdem olarak kutsayan modern zihniyeti yerinden etmesinden alır. Lafargue, çalışmayı özgürleşmenin değil, itaatin bir aracı olarak konumlandırır; insanın yaşamını zenginleştiren yaratıcılık ve düşünme alanlarının “fazla çalışma” adına nasıl budandığını gösterir. Metnin temel hamlesi, çalışmaya duyulan saygının doğal değil, tarihsel ve ideolojik olarak inşa edilmiş bir refleks olduğunu açığa çıkarmasıdır. Kapitalist sistem üretimi artırma sıkıntısı değil tüketimi canlı tutma sıkıntısı çeker. Bu yüzden ihtiyaçlar doğal olarak doğmaz, bilinçli olarak kışkırtılır. İnsanlar gerçekten ihtiyaç duydukları için değil, arzulamaları öğretildiği için tüketir. Çalışma burada tüketimi sürdürebilmek için zorunlu bir döngüye dönüşür. Aynı mantık ürünlerin niteliğinde de görülür. Üretilen şeylerin uzun ömürlü olması değil, hızla eskimesi ve yeniden talep yaratması esastır. Dayanıklılık değil, yenilenme zorunluluğu teşvik edilir. Böylece hem emek hem zaman hem de nesneler bilinçli bir geçiciliğe mahkûm edilir. Lafargue’ın eleştirisi tam da burada keskinleşir: Sorun üretimin kendisi değil, onu yöneten aklın insan hayatına karşı kayıtsızlığıdır. Kitap, kapitalizmin yalnızca emeği değil, insanın hayata dair beklentilerini de sömürdüğünü ima eder. Kişi, kendisini sömüren düzeni gönüllü olarak sürdürmeye başlar. İnsanlar daha çok çalıştıkça daha az yaşar; üretim artar ama hayat daralır. Lafargue daha az çalışmanın üretkenliği düşürmek bir yana, onu niteliksel olarak artıracağını savunur. Aşırı çalışma, verim değil, tekrar ve israf üretir. Lafargue’ın tembellik kavramı, miskinlikten ziyade zamanın geri kazanılmasıdır: düşünmeye, sevmeye, sanata ayrılan zaman. Bu açıdan metin,
Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Boş Zamanın Gücünü Keşfet Tembellik Hakkı
10/10
·64 syf.··
2024 16. kitabı
Lafargue'ın "Tembellik Hakkı" adlı kitabı, kapitalist sisteme ve çalışma culture'üne bomba gibi düşen bir eser diyebiliriz. Lafargue, bu eserinde, insanlığın en temel hakkının "tembellik hakkı" olduğunu savunuyor ve bizi düşünmeye itiyor. Yani Lafargue'a göre, bizler hayatımızın büyük bir bölümünü çalışarak geçirmek zorunda değiliz. Aksine, boş zamanımızı kendimizi geliştirmek, sevdiklerimizle vakit geçirmek ve keyif aldığımız şeyleri yapmak için kullanmalıyız. Tabii ki Lafargue, "çalışmamak" anlamında bir tembellikten bahsetmiyor. Onun savunduğu şey, daha az çalışarak, daha fazla boş zamana sahip olmak ve bu zamanı kendimize ayırmak. Lafargue'ın kitabı, kapitalist sistemin ve çalışma culture'ünün yarattığı stresi ve yorgunluğu gözler önüne seriyor. Ayrıca, insanları nasıl köleleştirdiğini ve onları sürekli çalışmaya teşvik ettiğini de açıkça gösteriyor. Eğer kapitalist sistemi sorgulayan ve alternatif bir toplum modeli düşünen bir eser okumak istiyorsan, Lafargue'ın "Tembellik Hakkı" adlı eserine kesinlikle bir şans vermelisin. Bu kitap sana farklı bir bakış açısı kazandıracak ve düşünmeni sağlayacaktır. Unutma, tembellik ayıp bir şey değildir, aksine insanlığın en doğal hakkıdır!
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2023 11. kitabı
DİPÇE : "Çalışma kapitalist toplumda her türlü entelektüel soysuzlaşmanın, her türlü organik bozulmanın sebebidir." Tembellik Hakkı kavramı Lafargue'nin haftalık bir dergi olan Egalite(1880 yılı)'de dile getirdiği bir kavramdır. Zira Napoleon 1807'de şunları yazmıştı: "Halklarım çalıştıkça günahlar azalacaktır. Yetke sahibi benim... ve pazar günleri, ayin saati geçtikten sonra, dükkânların açılmasını, işçilerin işlerinin başına dönmesini emretmek niyetindeyim." Püriten din “çalışmak ibadettir” anlayışıyla 12 saat çalıştırılan çocuklardan besleniyordu. Çalışmanın takdis edildiği tüm söylemlere kafa tutan Lafargue, insanca çalışmanın ve üretmenin önemine değinir, kapitalist sistemin çalışma ahlakının doğurduğu zihinsel sapmaları eleştirir. Kitapta sadece sistem değil proletarya da bu eleştirilerden nasibini alır: "Bu çılgınlık, iki yüzyıldır mahzun insanlığa eziyet eden bireysel ve toplumsal sefaletleri peşine takmış sürüklüyor. Bu çılgınlığın adı çalışma aşkıdır. Bireyin ve evlatlarının yaşamsal güçlerini son noktasına kadar tüketen azgın bir çalışma tutkusudur” der. Günde 12-16 saat çalışan proleteryanın bir sınıf bilinci geliştirmesi yahut bilişsel açıdan yükselmesi imkansızlaştırılmaktadır. Bu anlamda kapitalist sistemin ihtiyaç algısı uyandırarak ürettiği ve bireyde yoksunluk hissi yaratan düzene yetişmesi mümkün değildir. Sıkı çalışma temposu insana dair tüm güzellikleri sağlığı neşeyi hevesi alıp götürecektir. Tembellik Hakkı bu insafsızlığın kutsanmasına yükselen sestir. Erkan Aydoğanoğlu ( Fabrikada Emek Denetimi) der ki: Kapitalist sistemindeki asıl amaç kullanım değeri yerine değişim değeri üretmektir. Dolayısıyla bu üretim sisteminde emek süreci başkalarının istek ve ihtiyaçlarının karşılanması gayesi ile kullanılmaktadır. Bu da insanın emeğine
1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma

Yazar Hakkında

Paul LafargueYazar · 7 kitap
Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi. 1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.