Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·188 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2023 17:47
Kitap gerçekçi bir bakış açısı sunarak, liderlerin idealist değil, pratik ve çoğu zaman acımasız yöntemlerle iş yapmaları gerektiğini savunuyor. Bu nedenle, etik açıdan tartışmalı olmasına rağmen, liderlik ve politika konusunda gerçekçi bir bakış açısı sunmuş. Güç oyunları, politik manipülasyonlar ve liderlerin gücü ellerinde tutma stratejileri üzerine bir rehber niteliği taşıyor. Machiavelli'nin önerileri, iktidar mücadelelerinde ve devlet yönetiminde kullanılabilecek taktikler olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu taktiklerin her zaman etik ve uygun olup olmadığı konusu tartışılır.
The PrinceNiccolo Machiavelli · MK Publications · 202220,3bin okunma
Bizleri Yönetenlerin El Kitabı
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 21:20
Niccolo MachiavelliNiccolo Machiavelli ’nin PrensPrens kitabı, yazıldığı bağlamı bilmeden ele alınamayacak bir eser. Yazar, siyasal yaşamdan dışlanıp sürgün edildiği dönemde kaleme aldığı bu kitapta, bir yandan Medicilere kendini hatırlatmaya, bir yandan da siyaset üzerine birikimlerini aktarmaya yönelir. Bu bakımdan eserin hem biyografik hem de tarihsel bir arka planı vardır. İtalyan Rönesansı’nın fikir dünyası, Machiavelli’nin gözlemleriyle birleşince ortaya yalnızca teorik değil, pratik önerilerle dolu bir siyaset kitabı çıkar. Kitabın en çok tartışılan noktası, “amaç için her yol mübahtır” algısıdır. Bu ifade doğrudan Machiavelli’ye ait olmasa da onun düşüncelerinden süzülerek günümüze kadar taşınmıştır. Özellikle bizim ülkemizde, bu anlayışın nasıl sonuçlar doğurduğunu FETÖ örneğinde gördük. Bir ideali ya da amacı meşru göstermek adına her türlü ahlaksızlığı mubah sayan bu hareket, sanki Prens’i el kitabı gibi kullanmıştır. Burada önemli olan, Machiavelli’nin fikirlerinin bağlam gücüdür: söylediği her şeyi yalnızca bir soyutlama olarak bırakmaz, tarihsel örneklerle destekler, geleceğe dair öngörülerle besler. Bugün ülkemizde siyasetçiler sık sık “ekonomiyi düzelteceğiz”, “terörü bitireceğiz” der; ama nasıl sorusunun altı hep boştur. Prens’in farkı da tam burada: bir fikir ortaya atıldığında, bunun nasıl yapılacağına dair somut yollar gösterir. Siyasetin yalnızca vaatlerle değil, yöntemlerle var olması gerektiğini hatırlatır. Ahlak meselesi ise tartışmanın odağında yer alır. Machiavelli bu sorumluluğu doğrudan okura bırakır; prensin amacına ulaşmak için kullandığı araçların ahlaki olup olmadığına dair nihai yargıyı vermez. Ancak benim açımdan kitabın ahlaklı olmadığını ama son derece güçlü bir metin olduğunu söylemek gerekir. Alımlama noktasında Rousseau, Hume ve Montesquieu gibi düşünürler,
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201820,3bin okunma
Puan vermedi
Niccolo Machiavelli kendi döneminin önemli bir düşünürü olarak, yönetimleri tasnif eder. Bir prensin nasıl gücü elinde bulunduracağını, ne tür niteliklere sahip olması gerektiğini aydınlatıcı ve bir o kadar da yol gösterici fikirlerle işler. Eserini dönemin hükümdarına sunduğunda eserindeki saptamalar hükümdar tarafından beklediği gibi karşılanmamıştır. Buna rağmen, Machiavelli bu düşünce ve fikirlerinden vazgeçmemiştir. Eseri günümüze ulaşıp birçok noktada günümüz liderlerine ışık tutması, Makyavel'in eserinin tartışmasız kalıcılığını ve evrenselliğini gözler önüne sermektedir. “İnsanları değiştirmeye çalışmayın. Onları olduğu gibi reddedin.” PrensPrens Niccolo MachiavelliNiccolo Machiavelli
İnceleme
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201820,3bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2021 14:41
Senelerce Machiavelli deyince aklıma hep "başarıya giden yolda her şey mübah" sözü gelirdi. Kitabında zaten zalimliğin dozunun ayarlanması gerektiğine, yapılan zalim önlemlerin bir defa uygulanması gerektiğine değiniyor. Ama yine de ne kadar yanıltıldığımı ve Niccolo Machiavelli gibi müstesna bir siyaset bilimcinin hakkında yüzyıllardır yapılagelen karalama kampanyasına şuurumu nasıl da kurban verdiğimi anladım. Bir yandan bu önyargıdan dolayı kendime kızarken, bir yandan kitabın içeriğinin eksiksizliğine, zenginliğine, Osmanlı yönetim biçimine atıfta bulunmasına, (tabi burada Türk diye bahsettiğinde Yavuz Sultan Selim'i, Sultan diye bahsettiğinde ise Memlük Sultan'ını kastettiğini kitabın sonunda öğrendim.) yazarın müthiş bilgi birikimine (bilhassa tarih) ve inanması zor gelecek ama demokratik zeminde bir ulusun nasıl refaha ereceği konusundaki fikirlerinin çoğusunda onunkine yakın ve neredeyse aynı şeyleri düşünüyor olmama şaşırdım. Prens'i okumuş biri olarak, gerçek manada şahsiyetine, entellektüel bilgi birikimine ve gerçekçi bakış açısına çok derin, içten ve samimi bir hayranlık beslemeye başladım. Dikkatimi çeken bir paragrafı da müsaadenizle alıntı yapmak istiyorum: "Güçlü ve cesur bir prens tebaasına ya bu kötü dönemin uzun sürmeyeceğine dair ümit vererek, ya düşmanının acımasızlığına dair korku salarak ya da kendisine karşı fazla cüretkar davrananları hemen ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri alarak bütün bu zorlukları aşacaktır. ...... Halk, prenslerinin korunması uğruna evleri ve toprakları yakılıp yıkıldığı için prenslerinin kendilerine borçlu olduğunu düşünüp onunla bir olurlar. İnsanlar, doğaları itibariyle hem kendi yaptıkları hem de kendilerine yapılan iyiliklerden dolayı bağlılık hissetmeye hazırdırlar." Bu kitabı okuyana Platon'un Devlet
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,3bin okunma
Sevgi mi, korku mu?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 18:28
Kitap boyunca Machiavelli, ideal bir hükümdar profili çizmez; bunun yerine iktidarı ele geçirmek, korumak ve kaybetmemek için hangi yolların gerçekten işe yaradığını anlatır. Merhamet, adalet ve erdem gibi kavramları mutlak değerler olarak değil, gerektiğinde bir kenara bırakılabilecek araçlar olarak ele alır. Onun için belirleyici olan niyet değil, sonuçtur. Bu yaklaşım, Prens’i ahlâk öğreten bir metinden çok, iktidarın çıplak anatomisini çıkaran bir kitap hâline getirir. Machiavelli’nin dili serttir ama samimidir. Okuru teselli etmeye ya da ikna etmeye çalışmaz; olanı olduğu gibi söyler. Bu yüzden de çoğu insan Machiavelli’yi sevmez. Fazla acımasız, fazla gerçekçi, fazla dürüst bulunur. Ancak tam da bu nedenle ben Machiavelli’yi seviyorum. Çünkü süslenmiş idealler yerine, rahatsız edici doğrularla konuşur. Yumuşatmaz, saklamaz, arkasını toplamaz. Kitapta dikkat çeken noktalardan biri de Machiavelli’nin Türklerden ve Osmanlı yönetim anlayışından bahsetmesidir. Bunu küçümseyici bir yerden değil; aksine güçlü, merkeziyetçi ve çözülmesi zor bir devlet yapısı olarak ele alır. Türkleri örnek verirken kurduğu cümleler, dönemin Avrupa merkezli bakış açısı düşünüldüğünde oldukça dikkat çekicidir ve metne tarihsel açıdan ayrı bir derinlik katar. Machiavelli, sevilmek mi yoksa korkulmak mı daha güvenlidir sorusuna tereddütsüz cevap verir: korkulmak. Çünkü sevgi geçici olabilir; ama korku daha kalıcıdır. Bu düşünce okuru rahatsız eder. Ancak Prens tam da bu rahatsızlık üzerinden çalışır; okuru kendi ahlâk sınırlarıyla yüzleştirir. Sonuç olarak Prens, okurunu rahatlatan bir kitap değildir. Ama dürüsttür. Gücü anlamak isteyen, siyasetin arka planına bakmaya cesaret eden herkes için hâlâ güçlü ve düşündürücü bir metindir. Machiavelli’yi sevmek zorunda değilsiniz; ama onu
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201920,3bin okunma
Hedefe götüren her yol mübah mıdır?
9/10
·112 syf.··
2024 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 19:04
"Nasıl ki bir manzarayı betimlerken düzlüğe çıkıp dağları ve yüksek yerleri, yüksek yerlere çıkıp düzlükleri gözlemleriz; halkın karakterini tanımak için hükümdar, hükümdarların doğasını bilmek için de halk olmak gerek" (s.2). Günümüzde içinde olsak da olmasak da yaşamımızı tüm yönleriyle kuşattığı için siyasetin ve siyasetçilerin konuşulmadığı bir gün yok gibidir. O nedenle etrafımıza şöyle bir baktığımızda politize olmamış insan görmek oldukça zordur. Peki siyasetin bazen öznesi, bazen de nesnesi haline gelen insanlar, hakkında konuştuğu ve dedikodusunu yaptığı politikanın hakkında bilgisi ne düzeydedir? Bundan da öte insanlar neden siyasetçiler tarafından çoğu zaman aldatıldığı ve kandırıldığını düşünüyor? Bu hissiyatlarına rağmen aynı siyasetçilere niçin koşulsuz destek vermeye devam ediyor. Bir siyasî iktidar neden yıllar boyu ayakta kalmayı başarırken, bir başka siyasi iktidar yok olup giderek tarihin sayfalarında yer alıyor? Onca muhalifinin ve düşmanının ortasında bir lider/prens/hükümdar, hangi yol ve yöntemleri uygulayarak ayakta kalmayı başarıyor? Toplumlar hangi koşullarda başlarındaki lider ve yöneticilere başkaldırarak yönetimlerine son veriyor? İşte tüm bu soruların cevabını merak eden okurların öncelikle okuması gereken baş yapıtlardan birinin de Niccolo MachiavelliNiccolo Machiavelli'nin "HükümdarHükümdar" adlı eseri olduğunu düşünüyorum. İtalyan Rönesans hareketinin önemli isimlerinden biri olan Machiavelli (1469-1527), tüm yaşamı boyunca İtalya'nın birliği ideali için mücadele veriyor. Devlette görev alıyor, iktidarlar değiştiğinde hapis yatıyor ve sürgüne gönderiliyor. Ama o, sürgünde olduğu yıllarda da düşünce ve görüşlerini yılmadan kaleme alarak dönemin yöneticilerine sunuyor. Her ne kadar onun "HükümdarHükümdar"da ifade ettiği bazı düşünceleri birçok yazar, düşünür ve devlet adamı
Felsefe
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,3bin okunma
9/10
·112 syf.··
2025 157. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 14:08
Hükümdar – Niccolò Machiavelli Bu kitabı okurken sürekli düşündüm: Machiavelli gerçekten mi bu kadar soğukkanlı, yoksa sadece gözlemlediklerini mi aktarıyor? Hükümdar, bir hükümdarın iktidarını nasıl koruyacağını, halkını nasıl yöneteceğini ve düşmanlarını nasıl alt edeceğini anlatıyor. Ama öyle basit tavsiyeler değil bunlar; çoğu zaman insanın içini ürperten stratejilerden bahsediyor. Kitap bana gücün aslında ne kadar kaygan bir zemin olduğunu gösterdi. Machiavelli’nin gözünde erdem ya da ahlak ikincil bir mesele; asıl olan iktidarın devamı. Bu yüzden gerektiğinde acımasız olmayı, gerektiğinde halkın sevgisini kazanmayı öneriyor. Buradaki “gerektiğinde” kelimesi beni çok düşündürdü – çünkü aslında herkesin içinde biraz Machiavelli’nin dediği o pragmatik taraf var gibi. Benim en çok dikkatimi çeken kısım, Machiavelli’nin bir hükümdarın “hem sevilmesi hem korkulması iyi ama ikisini birden yapamıyorsa korkulması daha güvenlidir” demesi oldu. Çok sert bir bakış açısı gibi duruyor ama günümüz siyasetinde bile bunun izlerini görmek mümkün. Genel olarak Hükümdar bana insan doğasını ve iktidar ilişkilerini daha çıplak bir gözle görmeyi öğretti. Okurken zaman zaman rahatsız oldum ama aynı zamanda gerçekçi buldum. Eğer güç, politika ve liderlik konularını merak ediyorsanız mutlaka okunması gereken bir kitap bence.
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2024 46. kitabı
"En ideal kale, insanların nefretini kazanmamak olacaktır. Kalelerinizi elinizde tutsanız bile, sizi nefret edenlerden koruyamazlar." Günümüzden yaklaşık 500 yıl önce yazılmış olmasına rağmen, politik yönden halen yöneticilere ışık tutan fikirleri beni fazlasıyla etkiledi. Yazarın kitabındaki düşüncesi “Korkulan” ama nefret edilmeyen bir hükümdar olmaktır. Machiavelli’e göre ahlaki ilkeler her özel durumun ihtiyaçlarına tamamen teslim olmalıdır. Bu yüzden, Prens gücünü koruyabilmek için gerekirse her şeyi yapmaktan çekinmemelidir. Machiavelli, bir hükümdarın asıl gücünü sevilmekten çok korkutmaktan alması gerektiğini söylerken gene de kendinden nefret ettirmemesini öğütler.
PrensNiccolo Machiavelli · Kapra Yayıncılık · 202120,3bin okunma
10/10
·128 syf.··
2021 66. kitabı
Bu kitabı ilk olarak bu sene, 11. sınıf müfredatı gereği tarih ve felsefe derslerinde duymuştum. Kitap ve Machiavelli hakkında kafamda oluşan imaj; devletin güç kazanabilmesi için asmanın, kesmenin abes sayılmaması gerektiği tabiri caizse faşist(?) devlet düzeninin güce ulaştırabileceği, aslında eserin benim dünyamda distopya barındırdığıydı falan filan... SAÇMALIK. Eğer siz de benim gibiyseniz, lise müfredatı gereği kitap hakkında kafanızda bu tarz bir düşünce varsa, kesinlikle bu önyargıyı belleğinizden silip bir an önce kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitapta kısaca bir devletin uzun süreli ve rahat idare edilebilmesi için devleti yöneten birimin veya kişinin sahip olması gerekn özelliklerden ve uygulaması gereken yaptırımlardan bahsedilmiş. Kitabın başında Machiavelli, eserini dönemin devlet adamına armağan ettiğini belirtip, sonunda da İtalya'nın yıkılmaması için yönetimin ne gibi önlemler alması gerektiğinden bahsetmiş o yüzden bana bu kitap ideal devlet düzeninden bahsetmekten çok, dönemin devlet adamlarına bir eleştiri amacıyla yazıldı gibi geldi. Sağda solda bahsedildiği gibi bu kitap "amaca giden her yol mübahtır" ilkesini dikte ettirmiyor. Hatta birkaç yerde şiddetin ve işkencenin hayvansı olduğundan bahsedilmiş. Gereken yerlerde halkı uyutmak gerektiğinden bahsediyor, evet. Bu da yine avam kısmının her işe aklının ermeyeceğini düşündüğünden, isyan çıkmasını önlemek istediğinden kaynaklanıyor. Kitap, gerçekçi tespitlerle dolup taşıyor. Altını çizdiğim o kadar çok yervar ki, buna örnek olsun diye hangisini paylaşsam bilemiyorum. Türkler ve Türk yönetim biçimi hakkında da derin ve yerinde çıkarımları var. Bence toplum psikolojisine yeterince hakim bir adam Machiavelli. Hülasa, BU KİTABI OKUYUN OKUTTURUN.
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2021 77. kitabı
·
Genel olarak ifade etmek gerekirse Machiavelli'nin Prens'i savaş ve barışta halk ve askerin nasıl yönetildiğini gösteren tarihi kişi ve olayları temel alan bilimsel bir incelemedir. Devlet yapılanması, yeni prensler ve miras yoluyla prens olanlar ve tahtlarının daha uzun ömürlü olabilmesi için neler yapıldığı hakkında tarihsel analizleri görüyoruz. Machiavelli ülkeler ve yöneticiler arasında kıyaslamalar ve istisnaları ortaya koyarak yönetim hakkında yol göstermek istemiş. Tabi böyle bir şey yaptığı için övülmüş mü? Elbette hayır. Hatta ciddi eleştirilere maruz kalmış. Kitabın basımı ancak ölümünden 5 yıl sonra gerçekleşebilmiş. Gerçi yol göstermek demişken bence prenslerin bütün kirli çamaşırlarını ortaya koymuşta diyebiliriz. Çünkü prens başta kalabilmek için her şeyi yapabilir. Kitapta özellikle ilgimi çeken yerlere de değinmek istiyorum. Dalkavuklar hakkında yazılan kısma gelince aklıma istemsizce Shakespeare'in Othello'su geldi. Ah Othello bir dalkavuğun sözüne inanıp hem karına hem kendi canına nasıl kıydın. Böyle konuşma hakkını Iago denen dalkavuğa tanımasaydın. Keşke yanında bir danışmanın olsa ve sadece ona danışsaydın ve başkasının sözlerine kulak asmasaydın. Tabi asıl dikkatimi çeken kısım istisnalardan örnek verileceği zaman gözüm hep bir Türk kelimesi aradı ve buldu da. Tarihte ülke yönetim yapımızı ele alması hoşuma gitti. Tabi Fransızlarla yaptığı kıyaslamada geç işgal edilip bir kez işgal edildikten sonra yıkılmamızın çok kolay olduğunu söylemesi aklıma KürŞad'ı getirdi. Elbette machiavelli o konudaki incelemesinde haklıydı ama Türk'ün özgürlüğe karşı duyduğu bağımlılık çok başka bir inceleme konusu olmalı.
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,3bin okunma

Yazar Hakkında

Niccolo MachiavelliYazar · 19 kitap
Niccolò di Bernado dei Machiavelli (3 Mayıs 1469 - 21 Haziran 1527), tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan Floransalı düşünür, devlet adamı, askeri stratejist, şair, oyun yazarı. İtalyan Rönesans hareketinin en önemli figürlerindendir. En ünlü eseri Prens'te, politik yazının tarihinde ilk kez iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlaki kaygıları dikkate almaksızın kendinde bir amaç olarak inceledi. Tüm yaşamı boyunca İtalya'nın birliği ideali için mücadele verdi. Fikirleri politik yazında olduğu gibi yaygın düşünüşte de giderek büsbütün olumsuz ve ilkesiz bir politik hırsın anlatımı olarak görüldü, "Makyavelizm" terimi bir düşünce sisteminden çok "amaç için her yolu mübah gören" politikacının tutumunu anlatan suçlayıcı bir sıfat haline geldi. Yine de Diderot, Rousseau, Fichte ve Hegel gibi büyük düşünürler Machiavelli düşüncesinin olumlu yönünü açığa çıkarmaya çalıştılar. Hegel'e göre "Machiavelli'nin gayesi, yani İtalya'nın bir devlet mertebesine çıkarılması, bu yazarın eserinde tiranlığın haklı gösterilmesinden ve muhteris bir despot için imal edilmiş altın yıldızlı bir aynadan başka bir şey görmeyen bütün görme özürlülerce anlaşılamadan kalmıştır." Hegel O'nun yöntemini şöyle özetler: "Kangren olmuş uzuvlar lavanta suyuyla iyileştirilemez.". Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Niccolò_Machiavelli