Tılsımlı Deri

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·329 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 22:50
Tılsımlı Deri, Balzac'ın İnsanlık Komedisi'nde Felsefi İncelemeler başlığı altında yer alan bir romanı olup ilk defa 1831 yılında yayımlanmış. Yer aldığı başlığı fazlasıyla hak eden, içeriği bilgi dolu ve oldukça güzel bir eser olduğunu söyleyebilirim. Eser hayata ve insana dair çok güzel tespitler içeriyor. İnsanı düşünmeye sevk eden bir çok pasaj okudum. Altını çizdiğim ve işaretlediğim o kadar çok satır ve paragraf oldu ki işte bu da benim için eserin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Ayrıca Balzac'ın hayatından otobiyografik özellikler içerdiğini de belirtmeliyim. Çünkü eserde ki ana karakter Raphael Valentin'in hayalleri ile Balzac'ın yaşam öyküsünde yer alan hayalleri birbiri ile örtüşüyor. Zaten her roman az veya çok otobiyografik özellikler içermez mi? Romanda çok fazla karakter yok, hikâye genel itibariyle ana karakter Raphael de Valentin ve onun arkadaşları ve kendisini seven bir kız ve kendisinin sevdiği fettan bir kadın arasında geçiyor. Oldukça akıcı, merak duygusu yüksek ve nefis tespitler ile dolu bir metin. Balzac'ın en özene bezene yazdığı romanlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca kendisinin alamet-i farikası olan şey bu eserinde de var: Yani diğer romanlarında geçen karakterlerin de yer alması. Mesela Goriot Baba'da önemli bir karakter olan Rastignac burada da karşımıza çıkıyor. Yine Nucingen, De Restaud. Ve eserden unutulmaz bir alıntı: “En büyük acılara katlanabilirim ama, ancak senin yanında.“ Sayfa 320 Velhasıl bu kıymetli klasik eseri mutlaka tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Hayat Neşriyat · 19681,240 okunma
10/10
·329 syf.··
Beğendi
·
2024 75. kitabı
Egalité Bir insan bu kadar güzel bir eseri nasıl yaratır? Bu gerçek bir mucize. Balzac bir dahi. İnsanlık Komedyası adını verdiği yüz kitaplık dev külliyatının Felsefî İncelemeler başlığına ait bu romanı gençken yazmış. O ne derin felsefî yorumlar o ne aydınlık sosyolojik irdelemeler, okurken hayretler içinde kalmamak olmaz. Eşek derisi nelere kâdir. Romanın içeriğine girmek istemiyorum. Bu kitabı okumak insanı her şeyden önce duygusal olarak yükseltir. Felsefî bakışı ise çarpıcı etki yaratır. İyi ki dünyaya Balzac gibi güzel insanlar gelmiş.
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Hayat Neşriyat · 19681,240 okunma
7/10
·329 syf.··
2025 60. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 23:15
Tılsımlı Deri (La Peau de chagrin), Balzac’ın İnsanlık Komedyası’nın "Felsefi İncelemeler" kategorisinde yer alan bir eserdir. Roman, barındırdığı ögelerle fantastik, karakter tercihleriyle gerçekçi, "İstemek bizi yakar, yapabilmek ise tüketir; ama bilmek, zayıf varlığımızı sonsuz bir sakinlik içinde tutar" felsefesi üzerine kurulu yapısıyla da aynı zamanda bir trajedidir. Peki, Balzac bunu nasıl başarıyor? Tılsımlı Deri, bize sadece bir deri parçasını değil, insan hırsının somutlaşmış halini sunuyor. Raphael’in bir antikacı dükkanında bulup avuçlarına aldığı o vahşi eşek derisi, her dileği yerine getirirken sahibinin ömründen de bir parça koparıyor; her "istiyorum" çığlığı, aslında kaçınılmaz sona atılan bir adım haline geliyor. Bu, hikayenin fantastik tarafı. Gerçekçi taraf ise, Balzac'ın, bir yanda soylu bir yoksulluğun içindeki saf sevgiyi temsil eden Pauline’i, diğer yanda ise toplumun o buz gibi, ulaşılmaz ve kalpsiz ihtişamını simgeleyen Foedora’yı ana karakterimiz Raphael’in karşısına dikerek, okuru derin bir vicdan muhasebesine zorlamasından geliyor. Trajedi kısmı da, arzularının kölesi olan modern insanın, gücü elde ettiği an aslında her şeyini kaybettiğini gösteren sade, yalın, hilesiz o derin hikaye kurgusundan. Realizmin bu büyük ustası, Paris’in ihtişamlı salonlarından sefalet kokan tavan aralarına kadar her detayı öyle bir incelikle dokuyor ki, okurken derinin her büzülüşünde kendi nefesinizin daraldığını hissediyorsunuz. Tılsımlı Deri, hırslarımızın boyutunu ve hayatın kısalığını sorgulatan, her sayfasında "Eğer her istediğine sahip olsaydın, bunun için yaşamından ne kadarını feda ederdin?" sorusunu fısıldayan zamansız bir eserdir. Eğer siz de hayata dair derin bir sorgulamanın ve büyüleyici bir kurgunun peşindeyseniz, Balzac’ın bu tılsımlı dünyasına
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Hayat Neşriyat · 19681,240 okunma
Arzular sonsuz ömür kısa
8/10
·329 syf.··
2020 336. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2020 23:28
Balzac'ın insanın iç yaşamına ışık tuttuğu bir roman daha. Arzularımız, isteklerimiz gerçekleştikçe ömür kısalıyor İstek duymayınca yaşam nasıl ilerler, amacı ne ! Alın size bir paradoks ! "Ruhumuz hissediyor, bedenimiz gözlemliyor, aklımız kuşku duyuyor" Muhteşem Balzac eseri daha ! Sıkılmayın, satır satır okuyunuz efendim, zevk alacaksınız.
Edebiyat
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Hayat Neşriyat · 19681,240 okunma
8/10
·329 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
youtube.com/watch?v=Rx8Z-d_... BANA SAHİP OLURSAN, HER ŞEYE SAHİP OLACAKSIN. AMA HAYATIN BANA AİT OLACAK. TANRI BÖYLE STEDİ. NE İSTERSEN İSTE, DİLEKLERİN YERİNE GETİRİLECEKTİR. AMA DİLEKTE BULUNURKEN BUNU YAŞAMINI HESABA KATARAK YAP. HER İSTEĞİNDE TIPKI AZALACAK GÜNLERİN GİBİ BEN DE KISALACAĞIM BENİ ALMAK İSTİYOR MUSUN? AL. TANRI DİLEĞİNİ KABUL EDECEKTİR.
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Hayat Neşriyat · 19681,240 okunma
9/10
·267 syf.··
2025 62. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 10:29
Hayat mücadelesi veren genç bir adam olan Paris'li Raphael de Valenti 'nin etrafında dönüyor. Raphael , Ailesinin çöken hayatı, eğitim yıllarında yaşadığı belirsizlik ve çevresinin beklentileri Raphael’i sürekli geriye itiyor. Bu yüzden o, bazen “hiçbir şey istememekle”, bazen de “her şeyi bir anda istemekle” mücadele eden biri. Her şey vazgeçtiği an bir tesadüf eseri bir antikacıya giriyor ve orada hayatını tamamen değiştirecek gizemli bir tılsımla karşılaşıyor. Tılsım, ona vaadiyle geliyor ama bedeli ağır. Hikâyenin asıl soruları da bu: İnsan gerçekten her istediğine sahip olmayı kaldırabilir mi? İstek ,dediğimiz şeyin bize neye mal olduğunu ve bir sınırı var mı ? Raphael’in hayatında iki önemli kadın var. Pauline, onun en doğal hâlini görebilen, sakin ama güçlü bir karakter. Foedora ise daha mesafeli, soğuk ve ulaşılmaz biri; Raphael’in arzularıyla aklını karıştıran kadın. Kitap boyunca Raphael’in iç çatışmalarını, seçimlerinin sonuçlarını ve insanın bitmek bilmeyen isteklerinin nereye varabileceğini izliyorsunuz ve anlamaya çalışıyorsunuz. Büyük olaylar yok ama derin bir sorgulama var. Bazen bir arzunun gerçekleşmesi, gerçekleşmemesinden daha ağır bir yük bırakıyor insana. Balzac’ın dili sert değil ama derin; karakterleri de öyle. Onları okurken “acaba ben olsam?” diye sormadan geçemiyorsun.Bazı bölümler hızlı okunmuyor.Felsefi bir yanı da olduğu için durup durup okunuyor.Kitabın belli bir sayfasına kadar yavaş ilerlese de bir süre sonra olaylar çok hızlı gelişiyor.Ben çok severek okudum. Karanlık, biraz yorucu ama akılda kalan bir klasik.
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,240 okunma
10/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 07:42
Honoré de Balzac’ın "Tılsımlı Deri" eseri, bireysel arzuların trajik bedelini felsefi ve fantastik bir düzlemde ele alan, realizmin doğaüstüyle buluştuğu sarsıcı bir başyapıttır. ​Roman, intiharın eşiğindeki genç yazar Raphaël de Valentin’in, her dileği gerçekleştiren ancak gerçekleştirdiği her arzuyla birlikte çekilerek sahibinin ömrünü kısaltan tılsımlı bir deriyi kabul etmesiyle başlayan olay örgüsü üzerinden, insan iradesinin doyumsuzluğu ile yaşam enerjisinin sınırlılığı arasındaki amansız çatışmayı işliyor. Balzac, ana karakterini saf aşkı temsil eden Pauline ile toplumsal statü ve maddiyatın soğuk yüzü Foedora üzerinden anşatıp, karakterleri derinleştiriyor. Alt metinde "istemek bizi yakar, güç ise bizi yok eder" felsefesini savunarak, Napolyon sonrası Fransa’sının bencil, tüketime dayalı ve ruhsuzlaşmış burjuva toplumunu sertçe eleştiriyor. Yazarın detaycı betimlemeleri ve ansiklopedik bilgiyi anlatıya yediren realist tarzı, tılsımlı derinin küçülmesiyle somutlaşan "zamanın kaçınılmaz akışı" temasını dehşet verici bir kesinlikle okura sunuyor; eser sadece bir dilek hikâyesi olmaktan çıkıp, yaşamı harcayarak yaşamanın trajedisini anlatan evrensel bir alegoriye dönüşüyor. Balzac, antika dükkanını anlatırken okuru nesnelerin tarihine boğuyor; bu, karakterin iç dünyasındaki karmaşayı nesneler üzerinden yansıtma yöntemidir. Yazar, insanın biyolojik ve sosyal sınırlarını deri sembolüyle somutlaştırıyor. Deri küçüldükçe Raphaël'in biyolojik varlığı da aynı oranda tükeniyor. ​Roman, restorasyon dönemi Fransa'sındaki ahlaki çöküşü ve paranın her şeyin, hatta canın bile önüne geçişini adım adım gözler önüne seriyor.
1000Kitap
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,240 okunma
Puan vermedi·267 syf.··
2023 148. kitabı
Balzac kusura bakmasın ama bu kadar baygınlık geçirtici bir eser yazmakla çok iyi etmemiş. Sayfaları atlamamak için kendimi çok zor tuttum. Bunu sağlayan Balzac'ın edebiyatı ike birlikte konunun ana temasını teşkil eden Tılsımlı bir derinin her an sahneye çıkıp eylem gerçekleştirebileceği ihtimalidir ve bu ihtimalin gerçekleşmesiyle kaçıracağım şeyler, tüm kitabın ahnegini bozabilirdi. Onun yerine ahengi zaten gereksiz betimlemeler ve ayrıntılar bozmakla meşguldürler. Tüm bu ayrıntıların, yazarın özyaşamına göndermeler olduğu söyleniyor. Bir baba disiplini ile yetişen yazarın bunu romanına aktarmasına diyebileceğimiz bir şey olmamakla birlikte ana temanın uzağına düşmesi okuyucuyu da sıkıyor. Yoksulluktan, başarısızlıktan bunalan, sevgiye muhtaç bir delikanlınon hayatına son verme kararı ile başlayan roman bizi Alaaddin'in sihirli lambasına, Goethe'nin Dr. Faust'u ile Mephisto anlaşmasına, Oscar Wilde'nin Dorian Gray romanına hatta biraz daha zorlarsak Jack London'un Martin Eden karakterine götürür. İntihar etme düşüncesiyle Seine Nehri'ne atlamayı düşğnen Raphael karakteri, tesadüf üzeri bir antikacı dükkanında karşılaştığı tılsımlı bir deri ile (eşek derisi) şeytanla anlaşmaya gider. Bu deri dilekleri yerine getirirken her dilek sonrası dileyenin ömrünü kısaltır. Bu dilekler; mistik, fantastik, masalsı bir şekilde gerçekleşmez. Zembille inmez mesela gökten. Mantıklı bir açıklama ile yazar dilekleri gerçekleştirecek yollara gider. Tılsımlı Deri'yi aldığı antikacı bize Mephisto'yu anımsatır. Burada Raphael Dr. Faust'un kendisidir sanki. Karakterin resimle ilişkili oluşu, derinin gücü sevgili Dorian'ın arzularını hatırlatır. Raphael mutluluğu burjuvaya dahil olmakta arar. Dorian ise gençlik ve güzellikte aramıştır. İki karakter de mutluluğu ve kabul edilme arzusu
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,240 okunma
Tılsımın Bedeli: Hayatla Yapılan Sessiz Bir Anlaşma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 23:37
Tılsımlı deri, okurun aklına ruhuna kazınan kitaplardandır. Okudukça, insan kendini bir aynada görür sanki; bu ayna süslü değil, acımasızdır. Ne gösterirse göstersin, elini uzatınca kesen bir cam gibidir. Raphael. Bizden biri, adeta içimizdeki her dileğin sesi. Derinlerde sakladığımız o arzular var ya, yitip gitmesinler diye tuttuğumuz, ama tuttuğumuz her an biraz daha içimizi ezen… İşte Raphael onları dillendiriyor. Fakat her dileğin bir bedeli var ve o bedel, doğrudan ömürden kesiliyor. O deri parçası küçüldükçe sanki kendi içimde bir şey daralıyordu; bu tılsım sadece romanda değil, bizim çağımızda da var. Biz dileklerimizi ekrana dokunarak, ya da "bir gün belki" diyerek harcıyoruz. Karşılığında ne kadar ömür gittiğini kimse sormuyor. Kalabalığın içindeki yalnızlık ve Paris... Balzac’ın kaleminden dökülen şehir, bir masal diyarı değil. Balo salonları, sokak lambaları, fısıltılarla dolu köşeler... Hepsi şık görünüyor, ama arkasında büyük bir boşluk saklıyor. Tıpkı bugünün vitrinleri gibi: Göz alıyorlar ama içine girdiğinde soğuk. Bu şehirde yaşamak bir sanat değil, bir mücadele. Kapitalizmin, sınıf farkının, gösterişin ve yalnızlığın dans ettiği bir sahne burası. Raphael o sahnede yere düşen bir perde gibi, sessiz ama dikkat çekici. Yaptığı sessiz anlaşma, Raphael'e vazgeçmeyi ve bazı şeylere sahip olmadan da yaşamanın mümkün olduğunu öğretir. Ama deri küçülmüş, ömür tükenmiştir...
Edebiyat
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Yalçın Yayınları · 19961,240 okunma
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2022 88. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 14:06
La peau de chagrin... Sağrı derisi. Sağrı bölgesi, memeli hayvanların kalça kısmı yani bel ile kuyruk arasındaki bölgeye verilen ad. Chagrin kelimesi muhtemelen fransızcaya türkçe sağrı kelimesinden geçmiş. Bu deri parçası sihirli ve Alaaddin'in sihirli lambası gibi dilekleri yerine getirdiği için kitap türkçeye Tılsımlı Deri diye çevrilmiş. Almancasına bakıyoruz, oraya Ölümcül Arzular diye geçmiş. Çünkü her dilek deriyi küçültüyor ve deri yok olunca deriye sahip dilek sahibi de ölecek. Kitap Dorian Grey'in portresi gibi fantastik bir kitap. Beş parası olmayan genç ve yetenekli bir delikanlının sırf parası olmadığı için Paris'in yüksek sosyal tabakasına girememesini konu ediniyor. O çevreye girmek için ilk şart para, hele o çevreden bir kadına aşıksanız parayı güvercinlere yem atar gibi saçmazsanız aşkınızın hiç şansı yok. Genç delikanlı da aşık, hem de herkesle gönül eğlendiren ama kimseye ciddi anlamda açılmayan bir genç kıza. Bu genç kızı hal ve hareketini kitabın sonunda Balzac toplumun kendisine benzetecektir, bu anlamda çok manidar bir karakter. Akıcı, heyecanlı ve düşündürücü bir hikaye okudum, her ne kadar 35 Balzac kitabı sonrasında pek yeni ve şaşırtıcı bir konu ile karşı karşıya kalmadıysam da. Okuma acemisi iseniz, okuma konusunda belirli bir mesainiz yoksa, klasikler ve edebiyat ile yeni tanışıyorsanız genel olarak Balzac sıkıcı gelebilir. Daha sonra okumak gerekebilir. İyi okumalar dilerim
Die Tödlichen WünscheHonore de Balzac · Diogenes Verlag · 19771,240 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.