Wordsworth Classics

To the Lighthouse

Virginia Woolf
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
5 Aralık 1999
İlk Yayın Tarihi:
1927
Yayınevi:
Wordsworth Editions Ltd.
Orijinal Adı:
To The Lighthouse
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
ISBN:
9781853260919
Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Düşünsel bir yolculuğa çıkalım!
Puan vermedi·215 syf.··
2022 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2022 23:37
Öncelikle merhaba sevgili okurlar :) Merhaba diyorum çünkü bir inceleme ile ilk defa karşınızdayım. Daha önce hiç inceleme yapmadım, bunun sebebi ise o kadar güzel incelemeler okudum ki benim yapmama ne gerek olduğuydu. Ancak her insanın her kitaptan aldığı şey farklıdır ve ben de kendi aldıklarımı sizinle paylaşmak istedim. Belki ortak bir noktada buluşuruz belki de yeni bir yön buluruz kendimize. Lafı çok uzatmadan kitaba geçeyim :)) Kitap bende çok garip etkiler bıraktı. Anlıyorum ama aynı zamanda anlamıyormuşum, boşuna okuyormuşum gibi geldi başta çünkü kitap bilinç akışı denilen edebi bir anlatım tekniği ile yazılmış. Bilinç akışı tekniği, karakterlerin zihninden geçenleri seri bir şekilde ara vermeden, belli bir sıralama sokmaya gerek duymadan aktarmaya çalışır. Belirli bir olay içermez ve bu noktada Virginia Woolf bizi bir düşünsel yolculuğa çıkarmış. Bu da kitabı en zor okunan kitaplar arasına sokmuş ve kitabın bazı okurlar tarafından okunmasını zorlaştırmış. Ancak bu bilinç ile okur ve kitaba tam bir verimlilik ile devam ederseniz kitaptan alacaklarınız paha biçilemez olacaktır. Sekiz çocuklu Mr. ve Mrs. Ramsay'ın ailesi ve misafirlerini deniz fenerine ulaştırmak için düşünsel yolculuğa çıkaran bu kitapta Virginia Woolf her karakteri ilmek ilmek işliyor. Zamanı unutturarak, ataerkil toplumdaki anne ve baba rollerini her yönü ile ele alarak, kişilerin iç çatışmaları ile toplumdaki kadını, erkeği, öfkeyi, sevgiyi kafamıza vura vura anlatıyor Virginia Woolf Karakterleri o kadar güzel analiz etmiş ve bizlere sunmuş ki. Bazen bir kadının gözünde kocayı, bazen bir çocuğun gözünde babayı, bazen de bir kadının gözünde başka bir kadını anlamlandırıyorsunuz. Bazı karakterler daha ön planda olsa da her karakter okunup anlaşılmayı hak ediyor. Bense bazı yerlerde bazı karakterleri kaçırdığım
1000Kitap
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2023 20. kitabı
DİPÇE : Woolf'un yapıtları arasında "en otobiyografik" ifadesiyle anılan ve Times dergisinin, "En İyi Yazılmış 100 İngilizce Roman" listesinde yer alan 'Deniz Feneri' , otobiyografik ögelerin sunduğu kolaylıkla, en rahat okunan kitaplarından biri olarak da ifade edilebilir. Otobiyografik vurgusu, yazarın hayatına göz atma durumunu kaçınılmaz kılar ve görüldüğü üzere İskoçya'nın Skye Adası' nda bir yazlıkta konuklarını ağırlayan Ramsay ailesi okura canlı karakterlerle göz kırpar. Mr.Ramsay, Mrs. Ramsay, kardeşler ve özellikle Ressam konuk Lily Briscoe, taşların oturduğu, zihinlerde eşleşen Woolf'un gerçek kişileridir. Gerisi okurun bu karakterler aracılığı ile Woolf'un çocukluğuna, beklentilerine, özlemlerine ve hayal kırıklıklarına dokunduğu bir yolculuğa dönüşür. Ramsay Ailesi kalabalık bir ailedir. Baba entelektüel yazar kimliğinin yanı sıra karamsar hüzünlü ve ilginç biçimde despot kişiliğiyle karşımıza çıkar. Anne ise romanın başkişisidir aslında. Viktoryen dönemin ideal kadın portresiyle biçimlendirilmiş, yetenekli ve sezgisel olmasına karşın budanmışlığına vurgu yapılan muazzam örülmüş bir karakterdir. İdealize edilmiş kadının ( eş, anne, ev sahibi...) hayat tarafından öğütülmesinin altı özenle çizilirken anneye karşıt kurgulanan ressam Lily'nin evlenmemiş bir kadın olmasına rağmen kişisel fikirleri, yetenek ve zevkleriyle yaşama kök salması tırnak içinde verilir. Viktoryen dönemin geriye itilmiş kadın kimliği sürekli erkeği onore eden erkekle anlam kazanan bu nedenle içten içe tükenen varlığı ile Woolf'ta kırılgan bir öfkeye dönüşür. 13 yaşında kaybettiği annesine ve ölüme duyulan bu hüzünlü öfke Deniz Feneri' nin ışığında daima belirir. Keza, babanın entelektüel duruşuna duyulan saygıya rağmen onun anlamsız karamsarlığına kadın ve çocuk dünyasına
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
Nefretten Doğan Sanat ve Bizim O ‘Muhteşem’ Ailemiz
10/10
·248 syf.·
2021 57. kitabı
Nikos Kazancakis Yeniden Çarmıha Gerilen İsa kitabında rahibin ağzından okuyucuya şöyle seslenir; “Eğer insanın yüreği sevgi ya da öfkeyle dolup taşmazsa, bu dünyada hiçbir şey yapılamaz, bunu da benden öğren!” #94722904 İşte bu bu sanat eserinin ortaya çıkmasına ön ayak olan itici güç de rahibin bahsettiği iki duygudan biri; öfke.Yazarın çocukluğundan itibaren ondaki Feminizmin temellerini atan, muhattabı olan kişiyle arasında varolan hiyerarşi sebebiyle asla gün yüzüne çıkamayan, ve yetişkin hayatında içinden çıkılmaz bir nefret duygusuna evrilen öfke. Şüphesiz bu duygu da diğer tüm duygular gibi insanlar için gereklidir.Tabii hayatın akışı içinde doğru şekilde kanalize edilip, anlamlandırılmışsa.Bu kitap Virginia Woolf için, öfke ve nefretin en özgün çığlığı.Öyle ki Mina Urgan‘ın kendi adını taşıyan biyografisinde babasına duyduğu bu saplantılı nefreti, bu kitaptan sonra aştığını yazar. #137523420 (Keşke hepimiz içine hapsolduğumuz anlamsız komplekslerimizi böyle aşsak) Sözü daha fazla uzatmadan kitaba geçiyorum. Viktorya döneminin anlamsız muhafazakar kurallarının henüz üzerinden tam olarak silkeyelememiş toplum yapısının yanında, kendi ailesinin (özellikle annesiyle babasının arasındaki) ataerkil rol dağılımının, annesinin üzerindeki ağır yükün ve dolasıyla uğradığı haksızlığın; babasının -onu ve kardeşlerinin varlığını ezen- kişiliğini, yer yer kinayeli, yer yer vurucu, ve çoğu kez kendine has muzip bir üslupla aktarır okuyucuya. O sürekli bir kadının sonsuz emeğine, ilgisine muhtaç olup bu acziyetini reddedilemez buyurganlığıyla kapamaya çalışan, bencil, soğuk bir baba modelinin altında ezilmiş olan kişiliğini bu
Deniz FeneriVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2017 9. kitabı
Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniğini ustalıkla kullandığı bir başyapıt. Başlarda afalladığım zorlandığım bir kitap oldu. Neden böyle oldu anlayamamıştım biraz araştırma yaptım internette okuyan bazı kişilerde benim gibi zorlanmıştı. Araştırmalarım sonucunda bu kitabın "The Millions" adlı internet sitesinin 2009 da başlayıp 2016 da bitirdiği araştırma sonucu "Okunması En Zor 10 Kitap" listesine giren kitap olduğunu fark ettim. Her ne kadar başlarda kitaba konsantre olamasam da kitabın benden dikkatle ve yoğunlaşarak okumamı istediğini anladığım an kitap daha anlamlı olmaya başladı ve en sonunda HAYRAN kaldım. Araştırırken yazar hakkında çok farklı bilgilere denk geldim. Kendisinin eşcinsel olduğunu, Vita Sackville-West ile ilişkisinin olduğunu öğrendim. Hatta Orlando adlı kitabı bu ilişkiye konu olmuştur. Yaşadığı psikolojik sorunlar sonucunda intihar etmiştir. Kitabın içeriğine gelirsek Virginia Woolf kitaptaki Lily adlı kişiyle bir bakıma kendisini anlatmıştır. Feminist görüşlerini o karakter üzerine yüklemiştir. Mrs. ve Mrs. Ramsey anne ve babasının kitapta canlanmış halidir. Bir nevi otobiyografik bir eser sayılır. Kitapta bir olay veya olay örgüsü yok. Genelde kişilerin zihinlerinde geçen fikir ve duygularını aktarır. Bazen öyle bir daldan dala atlar ki,bu kim ? kimden bahsediyor ? diyeceğiniz yerler oluyor. Kitabı okumak isteyenlere tavsiyem öyle alıp okuyayım aksın gitsin derseniz çok zorlanırsınız. Bu kitabı tam anlamıyla anlamak için sakin bir kafayla, konsantrasyonunuzun üst seviyede olması gerekir yoksa kitaptan zevk almazsınız ve bir işkence haline gelir
Edebiyat
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
Bilinç akışı tekniği = editörsüz yayına çıkmış düşünce trafiği
Puan vermedi·224 syf.··
2024 46. kitabı
Deniz Feneri, yazarın okuduğum ilk romanı. Eserlerini okuduğum diğer İngiliz kadın yazarlar - Jane Austen, Emily Brontë, Charlotte Brontë - gibi Virginia Woolf 'un da romantik bir tarzı ve oldukça feminen bir üslubu olacağı yönünde bir düşüncem vardı. Tabi bu beklenti biraz da yazar hakkındaki cehaletime dayanıyordu. Yazar, çağının kadınlarına kıyasla oldukça sıradışı ve serbest bir yaşama sahip olmuş. Edebiyat eleştirmeni olan babası sayesinde neredeyse doğumundan itibaren edebiyat çevrelerinin içinde bulunmuş ve bu sayede dünya görüşü ve hayata bakış açısıyla çağının çok ötesine geçmiş bir kadın. Modernist ve feminist bir yazar. Deniz Feneri, roman türünde olmasına rağmen belirgin bir olay örgüsüne sahip değil. Kitap boyunca karakterlerin düşünce akışlarını ve sınırlı sayıdaki diyaloglarını okuyoruz. Eserin bu yönü-karakterlerin düşüncelerini takip etmek, aynı olay hakkındaki farklı çıkarımlarını okumak, duyularıyla çevrelerini ve olayları algılama biçimlerini görmek - benim için en tatmin edici kısımdı. Oldukça akıcı bir eser olduğunu belirteyim. Bununla birlikte okuyucu için yer yer takip etmeyi zorlaştıran ve tıkanıklığa yol açan sorunların çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Çevirmen dile oldukça hakim olmasına rağmen, esere samimiyet ve sıcaklık katmak gibi bir amaç gütmemiş. Dilimizdeki geleneksel söyleyişlerden yararlanmamış. Eserin dili, akademik denilebilecek düzeyde soğuk. Okurken, Martin Eden'in çevirmeni Levent Cinemre'yi yâd edip, eseri onun çevirmiş olmasını arzu ettim. Bununla birlikte yazarın bilinç akışı tekniği ile kaleme aldığı başkaca eserlerini okumuş ve sevmişseniz Deniz Feneri'de büyük bir zevkle okuyacağınız bir eser. İlgililerine tavsiye olunur.
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
kendi içinde "virginia"
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 20:07
Ahh! Virginia... Neden bu kadar zor olmak zorunda bırakıldın sen. Neden?! Betimlemelerin nokta koymaya kıyamayışların beni o kadar zorladı ki, bu sefer yarım bırakmaya kıyamadım. Bazı paragrafları başa dönüp okumak zorunda kaldım. Hak verilmeli ki bir cümle bile paragrafla eş değerde :)) Aslında Deniz Feneri Virginia 'nın yaşadığı ailenin bir nebze aktarımı gibidir. Her sözünde her kitabında feministlik kavramı ağır basıyor yine. Konusuna odaklanmak zordu belki fakat bir önceki yarım bırakmak zorunda kaldığım Dalgalar kitabı gibi değildi en azından. “Deniz Feneri”nin bir hikayesi var belki, ama Virginia bilinçli bir seçimle olay örgüsünü çok gevşek bir biçimde dokumuş; sekiz çocuklu Ramsay ailesinin sade, sessiz ve mutlu hayatından bölük pörçük izlenimler aktarıyor Woolf. Olay örgüsünün belirsizliğinin altında çok titiz bir üslupçuluk var aslında; her sözcüğü, cümleyi, düşünceyi, duyguyu ve olay anlatımını vermek istediği bütünlüğe uygun biçimde seçiyor, hiç bir yerde ilham perisinin kendisini sürüklemesine izin vermiyor. Yaz mevsimini deniz kenarında geçiren Ramsay ailesinin, misafirlerinin ve çevrelerindeki dostlarının hayatından kısa bir dönemi bilim adamı bay Ramsey’in fedakar eşi bayan Ramsey’in gözünden anlatıyor roman. Şimdiki zaman içerisinde sürüp giden olaylar, kişilerin bilincinde oluşan izlenimlerle geçmişe yayılırken, son bölümde yıllar sonrasına uzanarak bitiyor hikaye. Deniz Feneri, evin küçük oğlunun hep gitmek istediği, ama hava muhalefeti nedeniyle bir türlü ulaşamadığı bir yer, bir arzu nesnesi ve aynı zamanda yetişkinliğe geçişin sembolüdür. Ne var ki fenere ulaşma arzusunun şiddeti, arzu doyurulduğunda başlangıçtaki önemini de yitiriverir. Hikayede yer alan şahıslar birbirleri ile konuşuyorlar şüphesiz, ancak bu monologlardan iç monologlara ya da
1000Kitap Gerçek Okurlar
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
Ne olduğumuzu, ne hissettiğimizi kim bilebilir?...
9/10
·224 syf.·
2023 126. kitabı
Buram buram Virginia Woolf kokan Deniz Feneri, yine bilinç akışı tekniğiyle oluşturduğu bir kitap olup, başyapıtlarından biri sayılır. Yazarın kendi hayatına da ışık tutan fener gibi, okuru da derin düşüncelere daldırdığı, kadın erkek ilişkilerinde özellikle, birbirine yabancılaşıp yalnızlaşan insanlar arasındaki iletişim sorununu kendi çocukluğundaki acılar ve hayal kırıklıklarıyla yoğurarak ele aldığı, insan bilincinin en karmaşık, en derin ve en keskin noktalarına dokunan Ramsay ailesinin yazlıklarında on yıl aralıklarla geçirdikleri iki günün anlatıldığı bu eserde Woolf, incelikle işlediği her karakterin geçmişi ve geleceği arasında çok güzel bağlar kurarak cennetten farksız olan bir yaz evinde, bir deniz fenerinin yarattığı ıssızlık hissiyle yüzleşmeyi anlatır... Sessiz sakin bir hayat süren Ramsay ailesi, çocukları ve dostları ile Skye adasındaki yazlık evlerine giderler. Evin küçük oğlu James ve Mrs. Ramsay’nin arzusu üzerine karşı adadaki deniz fenerine bir gezi planlanır ancak bu ziyaret tam on yıl sonra gerçekleşecektir. İnsan özünü bir değişim olarak işleyen Virginia Woolf, Mrs. Ramsay ile ideal bir eş, anne, kadın olmanın ruhunda uğrattığı hezeyanı gösteriyor okura kurduğu iç seslerle. Hem hüzünlü hem gülünç bir karakter olan Mr. Ramsay yaşamın ironik bir izlence görürken, oğul Ramsay ise çok istediği Deniz Feneri ziyaretinin ertelenmesiyle hayal kırıklığını simgeler. İç gözlemleri “fener” metaforu ile özdeşleştiren yazar, otobiyografik esintileriyle, zamanın hayatlarda hızla akıp giderken, Ramsay'ler tek başlarına ve aynı anda, insanlığın en büyük meydan okumasıyla ve onun en büyük zaferiyle, yani insanın değişim kapasitesiyle yüzleşerek, Birinci Dünya Savaşı'nın, aile ve toplumun üzerindeki etkisini de sorgulatacaktır. Evlilik, ebeveynlik ve çocukluk, keder,
1001KitapOkumalarım
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
"Belki de uyandığında güneş açmış, kuşlar ötüyor olur.”
10/10
·224 syf.··
2021 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 16:25
Virginia Woolf uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı. Deniz Feneri tanışma kitabım oldu. " Kitap ünlü edebiyat dergisi The Millions'un dünyanın en zor okunan 10 kitabı arasındaymış. " Bunu duyunca ufaktan da olsa bir korku geldi, kesin bitiremiyecem elimde kalacak diye çok düşünüyordum ama aksi oldu. Kitaba BAYILDIM. Baştan sona fazla zorlanmadan güzelce bitirdim, favori kitabım diyebilirim. Virginia Woolf'un başka kitaplarını da okumak istiyorum önerilerinizi yorumda lütfen belirtiniz:) . . . Konusuna hiç girmiyorum çünkü kitabın arkasında her şey tam anlamıyla yazıyordu tek diyeceğim: Kitap 3 bölümden oluşuyor:pencere,zaman geçer ve fener, beni en çok etkileyen zaman geçer bölümü oldu.Kitaptaki betimlemelerde kitap kadar harikaydı. .. Benim için güzel bir deniyimdi okumak istiyenlere şimdiden iyi okumalar. ✿ ✿ ✿
Edebiyat
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
7/10
·224 syf.··
2024 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2024 15:41
Mrs. Ramsay tam bir ev hanımı.. başarılı bir eş, iyi bir anne ve olması gerektiği gibi bir ev sahibi. Görünüşte böyle gelin şimdi derinliğine inelim. Bir insanın kendisinden çok çevresiyle ilgili olmasının yorucu etkilerini görüyoruz. Her şeyi herkesi kontrol etmeye çalışmanın bunaltıcı atmosferini soluyoruz. Mimikten duyguları okumaya kadar giden aşırı bir ilgiden ve bazen kafasında kurguladığı olaylarla hakedilmeyen bir değer atfedildiğini görüyoruz. Hayır öyle değil, bu düşüncelilik, incelik, hassasiyet yok karşındakinde sen bunu kafanda kuruyorsun değmiyor buna diye avaz avaz yüzüne vurmak istiyor okuyucu.. Ben istedim. Kendisine hiç bir meziyeti yakıştırmadığı, kendini aşağı gördüğü bir eşik var ki işte o insanı fazlasıyla gücendiriyor. Neden bu kelimeye seçtiğimi okuyanlar anlayacaktır. Kitap boyunca aşırı bir yorgunluk hissettim üstümde. Karakterlerin düşünceleri, duyguları üstüme abanmış gibi ağırlaştım. Anlatımdan ötürü ortalara kadar karakterleri tanımakta dahi zorlandım. Olsun çaba isteten bir eser diyerek bunu mazur görebilirim. Bu ağırlığı yaşatan bir kurguysa başarılı olduğunu da kabul ederim. Böyle olma demek istiyorum Mrs. Ramsay ve muadillerine. Mutluluğun, huzurun neden senden beride olsun? Çok sevdiğin kitaplara bile vakit ayıramıyorsan kendini nasıl düze çıkarabilirsin? En etkilendiğim kısım ise insanda ki bu duygu değişim hızının oluşturduğu etki. Çok fantastik bulmuşumdur her zaman. İnsanın zıt duyguları aynı anda yaşayabilmesi gibi bir durumuda var ki onu açıklayabilmek kabil olmasa gerek. Tek mekan filmi gibi bir atmosferi var eserin. Birbirine zıt karakterleri bir odaya koymuşlar da psikolojik - düşünce tahlillerini ortaya serer gibi bir havası var. Elinize bir hikaye vermiyor, profil analizi imkanı sunuyor. Eserin sembolik bir anlatımı
Edebiyat
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2022 12:28
“Belki de uyandığında, güneşin ışıldadığını ve kuşların cıvıldadığını göreceksin." En zor okunan 10 Kitap listesinde yer aldığını öğrenince biraz şaşırdığım, sonra bir paragraf uzunluğundaki cümlelerin içinde onlarca farklı şeyden bahsetmesini düşününce hak verdiğim kitap. Ek olarak, zamanda gitgellerle düzensiz bir akışı vardır. Ve elbette bilinç akışı tekniğiyle yazılmıştır ki, bu teknik ona yabancı olan herkese zor gelebilir. Ama bu kitap aynı zamanda ‘20.yüzyılın en iyi İngilizce 100 romanı’ listesinde de yer alır, ve evet öyledir. Okurken yorar, ama Virginia, yorsa da güzeldir. Ortada normal koşullarda bir romana konu olmayacak denli silik karakterler ve basit bir olay örgüsü vardır. Hatta, sadece bir gündür anlatılan. Mr. ve Mrs. Ramsay'in yazlık evlerinde aile dostlarıyla geçirdikleri zamandan bahsedilir. Yakındaki deniz fenerine gitme planıyla kitap başlar ve sürer gider. Romanda karakterler arasındaki iletişimsizlik özellikle vurgulanır. Suskunluk, içinden konuşmalar o denli uzun sürer ki, yüzyıllardır sanki kimse ağzını açıp konuşmamış gibidir, artık biri ses versin dersiniz. Ama Virginia bununla kendini tam olarak ifade etmenin, birini tam olarak tanıyabilmenin imkansızlığını vurgular. “Ne olduğumuzu, ne hissettiğimizi kim bilebilir?” Dile dökülmeyen, içimizden söylediğimiz şeyler ne kadar da çok diye düşünürsünüz. Ve Virginia’ya hak vermeden edemezsiniz. İnsan ilişkilerindeki karmaşayı anlamak, başkalarını dışarıdan göründükleriyle tanımak, bir başkasını gerçekten anlamak belki de mümkün değildir. Mrs. Ramsay toplumun ona dayattığı kadın-anne modelinin içinde sıkışan biridir. Lily karakteriyse bunun tam tersi olarak okumak, yazmak ve resim yapmak ister. Ama Mr. Ramsay’a göre kadınlar bunları beceremez. Onlar sadece erkeklerin ayakta kalması için bir
Edebiyat
Deniz FeneriVirginia Woolf · Can Yayınları · 19827,7bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."