Kitap
Uğultulu Tepeler

Uğultulu Tepeler

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
6,2bin Kişi
19bin
Okunma
5,5bin
Beğeni
225bin
Gösterim
418 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 11 sa. 51 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Karınca Yayınları · 2005 · Karton kapak
Diğer baskılar
5 mağazanın 126 ürününün ortalama fiyatı: ₺15,65
8.4
10 üzerinden
6,2bin Puan · 1126 İnceleme
Sefa Örnek
Uğultulu Tepeler'i inceledi.
408 syf.
·
12 günde
·
8/10 puan
Tutkulu ve büyük bir aşkı alışık olmadığınız bir şekilde anlatan, bu aşkın hastalıklı yanlarını da ilmek ilmek işleyen, belki de bu yüzden önemli dünya klasikleri arasına adını yazdırmış bir roman. Kendine böyle bağlayan bir kitap çok nadirdir. Karakterlerden bir o kadar nefret ediyorsunuz ama bir o kadar da seviyorsunuz. Kitapta da karakterler arasında da aynı durum söz konusu. Nefret ediyorlar birbirlerinden ama ayrılamıyorlar da. Denildiği gibi aşırı romantik bir aşk romanı değil, daha çok kıskançlık, kin üzerine kurulu kasvetli bir roman. İlk sayfalarda soy ağacına ihtiyaç duyabilirsiniz. Karakterleri tanımak zor oluyor sonra alışılıyor. Açıkçası bu karmaşıklık beni biraz sinirlendirdi ama klasiklerde böyle olabiliyor.
Uğultulu Tepeler
8.4/10
· 19bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
100
Badee
Uğultulu Tepeler'i inceledi.
500 syf.
·
10/10 puan
ÖMRÜNÜZDE HİÇ KİMSEYİ SEVMEDİNİZ Mİ ?????
Heathcliff‘ e yöneltilmiş can alıcı soru. Bunun cevabı çok basitti. Zaten her şeyi sevdiğinden yapmadı mı ? Hem de kendi benliğini kaybedecek kadar. Nasıl başladı ve nasıl bitti asla anlayamayacağınız inanılmaz bir baş yapıt ile karşı karşıya kalabilirsiniz ve hatta kötülüğün kokusunu bile alabilirsiniz. “Onu seviyorum çünkü o benim, benden öte bir parçam. İkimizin nasıl bir ruhu var bilmiyorum ama, onunkiyle benimki birbirinin aynı.” Dedi ve sevdiği adamı prestiji olmadığı için tercih etmedi Catherine. Bu seçiminin bedelini yalnızca çektiği acıları ve ölümü tatmin etmeyecekti. Bilebilir miydi ? Bilseydi yapar mıydı ? Küçük yaşlardan beri itilip kakılıp, size kötü davranıldığını ve asla sevilmediğinizi düşünün. İçinizdeki bütün güzel duyguların yitip gittiğini öyle ki sevdiğiniz kadının ölümü bile bu duyguları yeşertecek gücü kendinde bulamadığını hayal edin. Nasıl ? Yok artık dedirten cinsten değil mi ? Ben hep ölümün bile insanın içindeki çürümüş duyguları iyileştirme özelliği vardır diye düşünürdüm. Ama yazar sizi öyle bir karakterle yüzleştirir ki aklınız hayaliniz durur. İşte tamda burada Heathcliff’in bir eve girmesiyle her şey alt üst olur. Başlarda diğer herkese Heathcliff’e karşı yaptıkları acımasız kötülüklere karşı bir öfke besleyebilirsiniz fakat sayfalar ilerledikçe kimden daha çok nefret etmek istediğinize karar bile veremeyeceksiniz. Bana göre Heathcliff, birini sevmekle hayatını cehennemin en alt katına attı. Ve bundan asla gocunmadı, sevmenin her zaman ağır karşılığı olabilirdi fakat o gözünü bürüdüğü İNTİKAMDAN ölene kadar dönmedi. İçindeki öfke, kızgınlık, kin, nefret asla sönmedi. Belki yaşadıkları onu ruhsuz bir bedende yaşamaya zorlamıştı. Ne yazık ki bu, yaptığı bütün kötülükleri aklamaya yetmiyordu. Hayatımda görüp görebileceğim en kötü karakter Heathcliff. Ona hala kızgınım asla anlayamadığım bir şekilde de içimden kötü bir söz söylemek geçmiyor. Neyse, en iyisi onu Tanrı’ya bırakalım” Sevdiği kadınla ölmeden önce bir odada yüzleştiği kısmı aklınızdan çıkaramayacaksınız. Böyle kötü olmasının tek suçlusu sevdiği kadındı ona göre. Onu her ne kadar bağışlasa bile ölümü için taş kalbini yumuşatmadı. Catherine yoktu, sevdiği kadın onu bıraktığında zaten ölmüştü sadece toprağın altında değildi. Bir kötülük binlerce kötülüğün zevkini doğurur. En sonunda bu kötülükler içinizden her şeyi koparıp alır. Geriye hiçbir şey bırakmaz. Bu kadar kötü bir karakterin doyumsuz olması fazlasıyla korkutucu geliyor değil mi ? Daha korkutucu olan da benim henüz bir şey anlatmamış olmam. Onun içini soğutacak tek canlı yoktu dünyada. Oğluna bile hayvan muamelesi yapan intikamına bütün çocukları alet eden adama içinde biraz olsun iyi yan vardır demek haksızlık olur. Şeytana ruhunu satan adam, yaşadığı zaman zarfında yaptığı hiçbir kötülük hiçbir intikam için üzülmedi. Öylesine kötüydü ki ölürken bile gülümsüyordu. Catherine’i mi gördü dersiniz? Bilemiyorum ama bildiğim tek bir şey varsa. Ölürken bile Catherine’i rahat bırakmayacağı. Bu karakter Cehennemden kovulan ilk adam olabilme özelliği taşıyor desem yeridir. Bugün gerçek dünyadan tam anlamıyla soyutlandığımı iliklerime kadar hissettiğim bir kitabı yarım gün dolmadam bitirmenin şaşkınlığı içerisindeyim. Böylesine akıcı üstelik böylesine insanı kendine çeken bir yapıtı bu kadar bekletmemeliydim. Sevmekten doğan şu korkunç intikama ben de engel olamadım. Ama orada olmuş olsaydım hepsinin yüzüne tükürmeden duramazdım. Kendi dünyasından bir anlığına olsa da ayrılmak isteyenlere… ha unutmadan; “SEVGİNİZ, ÖFKENİZE HER ZAMAN GALİP GELSİN”
Uğultulu Tepeler
8.4/10
· 19bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
34
İlgen Aktürk
Uğultulu Tepeler'i inceledi.
392 syf.
·
9 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kitabı bitirir bitirmez bir şeyler yazma ihtiyacı hissettim. Yahu ben ne okudum böyle vay be! dedirten cinstendi. Unutulmaz kitaplar arasına girdi benim için. Tartışmasız okuduğum en iyi klasiklerdendi. Kitapta ana tema olarak mükemmel bir nefret, intikam olgusu işlenmiş. Ve bana göre bu bütün duyguların önüne geçmişti. Okurken atalarımızın "Acıma yetime, döner koyar g..." atasözü aklıma geldi sık sık. ---Spoiler--- Küçükken aileye evlatlık olarak alınan Heathcliff ile, ailenin küçük kızı Cathy arasındaki arkadaşlığın zamanla aşka dönüşmesini ve sonra Heathcliff'in hırsını, kötülüğünü, nefretini ve bolca hastalıklı düşüncelerini okuyorsunuz. Aslında kitapta ki bütün karakterler itici ve bir o kadar da bencildiler. Buna karşın hikaye de bir o kadar akıcı ve etkileyici idi. İki Şehrin Hikayesi nasıl o zaman ki Fransa'yı mükemmel bir sekilde aktarıyorsa, Uğultulu Tepeler de bir o kadar güzel İngiltere'yi anlatıyordu. Ah, Heathcliff kitabın sonuna kadar başına cok kötü olayların gelmesini, bir an için hırsının bitmesini ve yerini pişmanlıklarının almasını bekledim ancak ölürken bile mutlu oluşun beni hayalkırıklıgına ugrattı. Iki aileyi birden mahvettiğin halde ölürken biraz olsun acı çekmeni isterdim ancak sevgili yazarımız sana böyle bir son vermemiş ne yapalım :). Son olarak kitapta ki en sevdiğim karaktere değinmeden geçemeyeceğim. Edgar Linton, Bence kitaptaki en iyi kalpli, naif, çok iyi bir eş ve çok iyi bir babaydı. Catherine ile olan baba kız ilişkisini gıpta ederek okudum.
Uğultulu Tepeler
8.4/10
· 19bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
337
Özlem
Uğultulu Tepeler'i inceledi.
405 syf.
Uğultulu Tepeler, karizmatik, havalı bir kitap ismi, son zamanlarda da adına sıkça rastlıyorum, bu sebeple merak ettim, büyük bir hevesle okumaya başladım. 19.yüzyıl İngiltere'sinde geçiyor. Hala aynı mı bilmiyorum ama o zamanlarda onlarda da orman kanunları geçerli görünüyor. Yani gücü elinde bulunduran kanundur, ve herşeyi mevcut kanunlara göre uydurur.Şimdiye kadar okuduğum kitaplara hiç benzemiyor. Neredeyse tüm karakterler oldukça sinir bozucu, itici. Tabi ki hiçbiri Heathcliff'in eline su dökemez.Kin, nefret, hırs, öç alma, hastalıklı bir sevgi kitapt öne çıkan, öne çıkan güçlü duygular.Sanıyorum bu sebeple de kitaba bir türlü ısınamadım, oldukça uzun sürede bitirebildim. Özellikle ilk 100 sayfada, karakterleri anlamakta biraz zorlandığımı söyleyebilirim. Eğer okursanız, size tavsiyem, bir aile ağacı çizmeniz :) Böylece daha kolay olacaktır. Uğultulu Tepeler'in bir aşk romanı olduğunu düşünerek, okumaya başlayacaksanız, DURUN! Sakın yapmayın, hayalkırıklığına uğrarsınız.Evet, temelinde aşk var ama bir aşk nasıl böyle nefret, doymak bilmez bir intikam hırsına dönüşebiliyor, anlaşılır gibi değil.Hatta aşka dair görebildiğiniz güzel hiçbirşey yok, sadece nefret, kötülük planları. Heatchliff'Te bu intikam hırsı o kadar güçlü ki, nesilden nesile tüm aileden intikam almaya çalışıyor, birisinden aldın, yeter artık, dur diyorsunuz.Aslına bakarsanız, kurgu güçlü, karakterlerin , duyguların okuyucuya yansıtılması da çok güçlü. Klasikler arasında yer almayı hak eden bir kitap.Ama mutlaka okumalısınız diyemem :) Okuyanlar için de keyifli okumalar diliyorum...
Uğultulu Tepeler
8.4/10
· 19bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
41