Adı:
Vadideki zambak
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799944353129
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap Zamanı Yayınları
İsteğine boyun eğiyorum. Kendisinin bizi sevdiğinden daha çok bizim kendisini sevdiğimiz kadının ayrıcalıklı durumu, akım kurallarını bize bütün yönleriyle unutturmaktadır. Alnınızda küçücük bir çizginin dahî oluştuğunu görmemek için, en ufak bir redden kederlenen dudaklarınızdaki hüzün ifadesini gidermek için mucizeler yaratıp uzaklıkları aşar gelir, kanımızı döker ve geleceğimizi hiçe sayarız. Bugün geçmişimi bilmek istiyorsun, al işte öğren. Fakat Natalie bilmeni istediğim birşey var: ben bugüne değin sana itaat ederek dokunmaya bile kıyamadığım anıları çiğnemek zorunda kaldım.
328 syf.
·8/10
Daha çok iç dünyasında yaşayan bir gencin, yine kendisi gibi düşündüğüne inandığı evli ve kendisinden büyük bir kadına duyduğu aşkı konu eden bir eser. Bu olay örgüsü arasında; iffetinden, sadakatinden ödün vermeyen bir kadını, eşine ve çocuklarına sadık bir anneyi görürüz. Genç ise duyduğu sevginin tesiri altında iç çatışmalar yaşayarak sürekli bu kadına yakın olmak, çevresinde olmak istemektedir. Eserde aralarında geçen konuşmalar, toplum ve birey üzerinde gözlemlenmiş, öznel ve nesnel durumlar, eleştiriler yapılmıştır.
%76 (268/353)
·9/10
Trappistler (O.C.S.O.: Ordo Cisterciensis Strictioris Observantiae), hıristiyanlığın katolik mezhebinden Sistersiyen tarikatının bir koludur. Trappistler, 18.yy sonlarındaki dini reform hareketlerinden etkilenen Sistersiyen tarikatı içinde günlük yaşamlarında Aziz Benedikt'in koyduğu prensipleri birebir ve katı bir şekilde uygulayan bir grup olarak 19.yy başında ortaya çıkmıştır. Sistersiyenler gibi Trappistin adı verilen kadın kolları da vardır.

Bu tarikat ismini Fransa'nın Normandiya bölgesinde bulunan La Grande Trappe manastırından alır.

Trappistlerin hayatları 6.yy'da yazılmış Aziz Benedikt'in kurallarına harfiyen uyarak yaşarlar. Trappist rahipleri sessizlik yemini etmeseler de Aziz Benedikt'in kuralları gereği çok lüzumlu olmadıkça konuşmazlar. Gereksiz konuşmak ve gülmek bir insanın ibadete yoğunlaşmasını engelleyeceğinden sessiz kalmayı tercih ederler. Konuşmayı en aza indirmek için kendi aralarında basit bir işaret dili de geliştirmişlerdir. Yemeklerini bir arada ve konuşmadan okunan bir kitap eşliğinde yerler. Okumak günlük hayatlarının büyük bir kısmını oluşturur. Tüm diğer Sistersiyen keşişleri gibi mal edinmeleri, evlenmeleri ve diğer tüm dünya zevkleri yasaktır. Kendilerini bedeni arzulardan arındırmak için zamanlarının çoğunu oruç tutarak geçirirler.
336 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İmkansız aşk..
Fedakarlık...
Güzel betimleme..
Çok güzel bir roman..
****Düşüncelerimde okşadığım, ruhumda öptüğüm güzel çiçek! Ey benim dalında el değmeden, başı dimdik, mağrur ve yapayalnız duran, beyaz ve mis kokulu zambağım..
***“O günden itibaren Kontes artık sevgili değil, en sevgili oldu. Kalbimde, orada kendine bir yer isteyen, özveriyle ya da şehvetle iyice oraya yerleşen bir kadın gibi yer etmedi. Hayır, bütün kalbe sahip oldu ve onun düzgün çalışması için zorunlu bir şey hâline dönüştü.
323 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kitabi zor okudum uzun zamandır bu kadar sıkıcı bir kitap okumamistim ama zorladim bitirdim cok fazla betimleme var ben bu tarz kitapları zor okuyorum olay üzerinde cok fazla duruyor ve yeni olaylardansa o olaya derinlesiyor okunmalı mı sabrınız varsa okunabilir ben pek begenemedim acıkcası
328 syf.
·Puan vermedi
"Insanların adaleti ne kadar zayıf ne kadar güçsüzdü! Sadece aleni suçların intikamını alıyor. Sizi alicenap davranarak uykunuzda, tek bir darbede öldüren ve sonsuza dek uyumanızı sağlayan ya da sizi can çekişmekten kurtararak aniden öldüren katil neden ölümle ve utançla cezalandırılıyor? Ruha damla damla zehir akıtan ve bedeni yok etmek için kemiren katile neden mutlu yaşam ve saygı layık görülüyor? Ne çok katil cezalandırılmıyor! Zarifçe işlenen bir günaha nasıl da hoşgörüyle yaklaşılıyor! Manevi işkencelerin neden olduğu cinayeyler nasıl da aklanıyor!"
"Görünüşte kimse kederden, umutsuzluktan, aşktan, gizli yoksulluklardan, hiç durmadan yeniden ekilen ve kökünden sökülen, meyve vermeyen umutlardan ölmez; yeni tıp terminolojisinin her şeyi açıklamak için dahiyane sözcükleri vardır: Gastrit, perikardit, kulaklara fısıldanan isimleri noterin çok geçmeden sildiği ikiyüzlü gözyaşlarının eşlik ettiği tabutlara geçiş izni veren binlerce kadın hastalığı."
300 sayfalık çeviri eserin her cümlesi Tanrı'nin hiyeroglifi gibi ilahi bir gönülden sızan işaretlerdi. Çeviri eseri vurguladım çünkü ilk defa orijinalini okuma isteği bu kadar yoğun bir şekilde hücum etti zihnime. Dilini bilmediğim sevgilimin dilini öğrenme isteği gibi; sevmek de sorun yok seni anlamak istiyorum! Ruhuma ilmek ilmek dokurken gözlerimden ter attım her defasında. Böyle bir kitap geçti hayatımdan !
353 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Vadideki Zambak beni en etkileyen roman sırasını almıştır; kitabın sonuna gelmemle sıralamada level atlamıştır. Film gibi gelen, merakla okuduğum bir kitap oldu. Felix'in ve hayatındaki kadınların duygu durumlarını öyle güzel işlemiş ki yazar Balzac hayatıma böylece girmiş oldu. Ki zaten bir romanda en istediğim şey kişilerin his dünyaları üzerinde durulması, malesef her romanda bu kadar yoğun duygular bulamadığım için de çok zor beğenirim. İçeriğinde şüphesiz en beğendiğim içimin gittiği kısım son kısım Natalie'nin Felix'e yazmış olduğu mektuptur ki bu Felix karakterine bizi uyandıracak nitelikte bir vuruştur. Tabi ondan önce Madam De Mortsauf'un mektubunu da söylemeden geçemem, benim gibi içi içini yese de duygularını içinde yaşamış bir ben gördüm karakterde o kadar etkileyiciydi ki Felix ile beraber mektubu okuduğum anda apaçık öğrendiğim o aşk dolu duyguları işlenmiş satırlar göz ardı edilemez.
İlişkiler hakkındaki tespitler de güzeldi, en sevdiğim yeri de paylaşmak istiyorum : "Maddi aşk ister istemez doyulacak ve bıkılacak bir noktada... oysa yüreğin ülkesi sonsuzluktur" Yazar tutkuyla maddi aşkı yaşadığı birlikte olabildiği kadını övüyor ve bundan sıkılıyor ; ruh eşine ise tapıyor, hiç birlikte olamasa da içindeki Madam Mortsauf'un yerini hiçbir şey alamıyor
ve maddi aşkın verdiği anlık mutluluk sonrası pişmanlığını dile getiriyor. Bu eseri okuyup da sevmeyenin olacağına inanmam :)
300 syf.
·9 günde·7/10
https://reatherfeather.blogspot.com/...vadideki-zambak.html
Baş karakterin bedbaht bir ruha hakimdi. Bu durumda kitapta baş karakterin başına nadir olarak iyi şeylerin gelmesine sebep olmuştur. Dram, romantik, ciddi bu üçlü kombinasyon kitabın akıcılığını yavaşlattığını düşünüyorum. Bundan pek sevemedim.
328 syf.
·8/10
https://youtu.be/Ba7e7G0SqCs?t=1586
İncelemeye videoda bahsi geçen Balzac’ın yazma rutini ve çalışma azminin bende uyandırdığı hayranlıkla başlamak istedim.
Günde 15 saate yakın çalışan bu yazar, Vadideki Zambak eserini kaleme almak içinse ömrünün 20 yılını vermiş. Hatta kitap ilk basıldığı zamanlarda Balzac’ın beklediği ilgiyi görmemiş ve onu hayal kırıklığına uğratmış. Balzac ise üzerinde en fazla çalıştığı romanı olduğunu belirterek, ona olan ümidini kesmemiş. Yine de zaman Balzac’ı haklı çıkarmış ve kitabı onun başyapıtı haline gelmiş. :)
Cemil Meriç de Bu Ülke kitabında Dünyanın en büyük romancısı olarak tanıttığı Balzac'tan ve kitaplarından şöyle bahsediyordu: ‘Ayrı bir dil konuşuyordum çağdaşlarımla. Gurbetteydim. Benim vatanım Don Kişot’un İspanyasıydı, Emma Bovari’nin yaşadığı şehir. Sonra Balzac çıktı karşıma, Balzac’ta bütün bir asrı yaşadım, zaman zaman Votren oldum, Rastinyak oldum. Dört bin kahramanda dört bin kere yaşamak.’
Hatta eserleri Türkçeye kazandırılmadıkça, ülkemizde gerçek romanın kolay kolay boy atamayacağını da söylemişti ve ‘Edebiyatta ilk aşkımdır.’ demişti aynı yazar için. Bu satırları okuduktan sonra Balzac okuma arzum epey büyüdü ve Balzac’ın en sevdiği, başyapıtı olduğunu söylediği bu eserle onu tanımaya karar verdim.
Yazar bütün kitaplarını İnsanlığın Komedyası adı altında toplamış. Vadideki Zambak da ‘Taşra Yaşamından Sahneler’ bölümünün bir romanıdır.
Balzac bu eseri için şöyle der: "Benim her gün olup biten gizli ya da açık olaylara, bireysel yaşamın eylemlerine, bunların nedenleriyle ilkelerine, şimdiye dek tarihçilerin yalnız ulusların genel yaşantılarındaki olaylara verdikleri önem kadar önem verdiğimi göreceklerdir. Indre Vadisi’nde Madame de Mortsauf’la aşkı arasında olagelen o gizli savaş belki herkesin bildiği o ünlü savaşlardan herhangi biri kadar büyüktür."
Kitap kısaca genç Felix de Vandennesse adlı kahramanın, bir gece baloda karşılaştığı güzel ama evli bir bayan olan Madam de Mortsauf’a duyduğu aşkı konu alır.
Ama Vadideki Zambak, salt bir aşk romanından çok daha fazlası bence. Kitap boyunca bir çok kavramı sorguluyorsunuz; aşk, erdem, tutku, fedakarlık, doğu ve batı, kadınların doğası, taşra hayatı ile şehir hayatı, sadelik ve debdebe.. Yazar bu karşıt duyguları yahut aynı duyguların farklı ruhlarda nasıl canlandığını iki kadın üzerinden o kadar güzel anlatıyor ki. Bu kavramlara verdiğimiz yanıtlarla bizi biz yapan, değerlerimizi ve hayat tarzımızı ortaya koyan kimliğimizi inceleme fırsatı buluyoruz.
Küçük bir not: Kitap hakkında çoğu kişiden tasvirlerinin, betimlemelerinin yoğun olduğunu, yarım bırakıldığını duydum. Evet ben de kitabın 133. sayfada Henriette’in yazdığı bir mektupla bana açıldığını söyleyebilirim ama bu sabır için hakikaten değer.. Oraya kadar yavaş giden yazım üslubu beni o noktadan itibaren içine çekti.
Roman yazmayı ülkeleri fethetmeye benzeten bir yazarın 20 yılını vererek telif ettiği bu eseri 21 günde hakkıyla okuyabildiğimi ve inceleyebileceğimi elbette düşünmüyorum ama bu kadar severek okuyunca onsuz da olsun istemedim. :)
320 syf.
·5 günde·9/10
Kadın, erkek ilişkileri farklı karakterler ile öyle ustaca kurgulanmış ki Balzac' a hayran kalmamak elde değil. Bu farklı karakterler birbirlerine benzemediklerine, tamamen zıt olmalarına rağmen hepsine hak verebiliyorsunuz. Eğer ben kolay ikna edilen biri değilsem Balzac kesinlikle tam bir ikna etme ustası. Kendisinden daha sonra Madame Bovary karakteri ile romantizmi realizm karşısında yerle bir eden Flaubert'in hocası; Madame Mortsauf karakteri ile öğrencisine nazaran romantik kalmış ve adete Madame Mortsauf Madame Bovary'e ders vermiştir. Onurlu, inançlı, sadık ve hepsinden daha fazlası aşık bir kadının arzuları ile ödevleri arasında gidip gelen bu romanı elinizden bırakmak istemeyeceginize eminim. Hanreitte'nin Felix'e verdiği altın öğütleri hemen uygulamak isteği doğacak içinizde. Kısacası bu kitabı okumakla şuankinden daha iyi bir insan olabilirsiniz.
Şu an şoke olmuş bir şekilde yazıyorum, saatten de anlaşılacağı üzere. Hayatımda ilk defa bir klasiği yarıda bıraktım. Yani abartmıyorum kadının omzunu yirmi sayfada anlatmış. Sen bu kadar betimleme nasıl yapabiliyorsun be adam. Aşırı aşırı betimleme severler için müthiş bir kitap, ben de severim ama bu kadar da olmaz. Okurken inme geldi. Kitabı bi anda elimden attım. En ünlü eseri bu olduğu için okumuştum diğer eserlerini okumadım, şu an onlara karşıda aşırı bir ön yargım var umarım zamanla geçer. Bence edebi yönden güçlü olacağım diye çok çok uzatmış onu geçtim, hikaye beni sarmadı maalesef. Depresyona falan girersem(ki yakındır) o zaman bitirebilirim. Ayrıca bana şu butonda “yarım bıraktım” seçtirdiğin için teşekkür ediyorum.
300 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Bir Fransız klasiği olan Vadideki Zambak, yoğun betimleme içeren bir sevi (aşk) betiği. Diğer yandan bireylerin duygudurumunu (psikolojisini) da yansıtıyor. Küçük yaştaki Felix, ailesinin gözüne girmeye çalışmaktan oldukça yorulsa da bundan vazgeçmez ancak anne babası diğer çocuklarına daha düşkündür. En son yatılı okula verilen Felix, kendi iç acununu kurar ve gençliğinin getirdiklerini süresinde yaşayamaz. 20'li yaşların başında bir baloda onu görür: Henriette. Sonrasında ise alışık olunmayan bir ilişki başlar aralarında. Kendisinden 8 yaş büyük kadın, ona bir anne sıcaklığı, kardeş sevgisi, dostluk ile yaklaşır. Çünkü evlilik ve iki çocuğu vardır. Gösterişli bir evde yaşamaktadır. Felix ise yokluğunu duyumsadığı tüm o çocukluktan gelen eksik duyguların açlığıyla büyük bir sevgi besler ve aralarında bir anlaşma yaparlar.
.
Bu ikilinin arasındaki bağın nasıl ilerlediğini ve derinleşitiği okurken kaptırabiliyorsunuz kendinizi. Ancak işin için bir başka kadın da girince işin rengi değişir. Saklanan duygular, içte yanan od (ateş), toplum baskısı ve seçkin kişilerin bakışları bu ilişkiyi etkilemektedir. Son ise beklenmedikti. Bitirdikten sonra daha çok sevdim diyebilirim çünkü alıntı yaptığım yerler ne denli nokta atışlı ve katmanlı bir betik olduğunu gözler önüne serdi. Okuduğum için mutluyum.
.
Tek eleştirim yazım sıklığına olacak. Klasikler zaten çok okunmadığı gibi bir de sık yazım olunca konu ne denli akıcı da olsa okuyucuyu yoruyor. Daha geniş basımla klasikler baş üstünde yer edinir bence. Yoğun sevi, betimleme sevenlere öneririm.
280 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
- Spoiler-
Kitabın sonundaki son aşığı tarafından Felix’e yazılan mektup tam olarak hepimizin söylemek isteyip söyleyemediklerimiz değil mi ama? Aşırı iyi, güçlü kadın profili! Bam bam bam!
Ayrılık ancak basit ruhlarda bayagi kalplerde duyguları zayıflatır,ruhtaki izleri siler ve sevilen insanın güzelliklerini azaltir.
Fakat manevi yalnızlık da,maddi yalnızlık gibi ayni etkileri yapar sessizlik oradaki en kucuk sesleri duymaya imkan verir,kendi icine kapanma eğilimi oyle ince bir duyarlılık meydana getirir ki bize karşı beslenen sevginin en kucuk ayrıntıları bile ortaya çıkar.
Ruhlarımız üzerlerini sonsuz izler bırakacak şekilde ağ gibi saran o altüst oluşların etkisindeydi.
Honore de Balzac
Sayfa 85 - İş Bankası Kültür
bu iç dökmeye şaşırmayın, bu sırlar hayatı size hayalgücünüzün ummanıza izin verdiği gibi değil, olduğu haliyle sunuyor.
Honore de Balzac
Sayfa 74 - İş Bankası Kültür
Zayıflık ve çocukluk karşısında cesur değilim; ben hiç direnç gösteremeden bana darbe indirebilir bunlar; belki güce güçle karşılık verebilirim ama acıdıklarım karşısında hiç güçlü değilim.
Honore de Balzac
Sayfa 73 - İş Bankası Kültür

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vadideki zambak
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799944353129
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap Zamanı Yayınları
İsteğine boyun eğiyorum. Kendisinin bizi sevdiğinden daha çok bizim kendisini sevdiğimiz kadının ayrıcalıklı durumu, akım kurallarını bize bütün yönleriyle unutturmaktadır. Alnınızda küçücük bir çizginin dahî oluştuğunu görmemek için, en ufak bir redden kederlenen dudaklarınızdaki hüzün ifadesini gidermek için mucizeler yaratıp uzaklıkları aşar gelir, kanımızı döker ve geleceğimizi hiçe sayarız. Bugün geçmişimi bilmek istiyorsun, al işte öğren. Fakat Natalie bilmeni istediğim birşey var: ben bugüne değin sana itaat ederek dokunmaya bile kıyamadığım anıları çiğnemek zorunda kaldım.

Kitabı okuyanlar 9.972 okur

  • Elif Sude Özcan
  • MELİKE ÖZ
  • Z.
  • Jessica Ney
  • SONGÜL DEMİR
  • Nigar Məcidzadə
  • GİZEM️.️
  • Hilal Şahin
  • Emel
  • Saniye Arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%14.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%14.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (1)
9
%0.2 (4)
8
%0 (1)
7
%0
6
%0 (1)
5
%0
4
%0 (1)
3
%0 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları