Adı:
Vejetaryenliğin Yararları
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
77
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753638302
Orijinal adı:
Fevâyid-i giyâhhâri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Modern İran edebiyatının büyük ustası Sadık Hidayet'in Vejetaryenliğin Yararları, vejetaryenliği kişisel bir seçim olmaktan öte, bir dünya görüşü olarak ele alıyor. "İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor. O halde sonuçta savaş, acı, yıkım ve toplu kıyım biçecek. İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece." Vejetaryenliğin Yararları, Mehmet Kanar tarafından Farsça aslından dilimize çevrildi.
77 syf.
·2 günde·8/10
Vejetaryenlik için bir fikir olabilir size. Yazarın kendince görüşlerini bildiriyor. Safi bilimsellik içermiyor eğer arayışınız buysa memnun kalmayabilirsiniz. Hayvanların yaşadığı zulmü bence başarıyla yansıtmış, alıntılarla desteklemiş. Tavsiyemdir.
77 syf.
·1 günde
Daha önce inceleme yapmadım, genellikle de yapmıyorum. Lakin, bu kitaba karşı yapılan haksız yorumlar beni çok üzdü.
Kitapla ilgili incelemeleri okumuştum. Çoğunluğun düşüncesinin olumsuz olduğunu gördüm. Bu noktada kafama şu takılmıştı; acaba yazar vermek istediği mesajı, yazıya dökmede başarısız mı kalmıştı? Çünkü kitaba ve yazara yönelik o kadar fazla olumsuz şeyler vardı ki, kitapla ilgili bir sıkıntı olduğunu düşündüm. Ama kitabı elime alıp, okumaya başladığımda, kitap ile alakalı dalga geçilecek, olumsuz duygu ve düşüncelere kapılacak herhangi bir şey göremedim.

Vejetaryen/Vegan gibi düşüncelere uzak olmanızı elbette anlayabilirim. Ama bu kadar katı çizgilerle yaklaşmanızı anlayamam.
Konuya alaycılıkla ve yüzeysellikle yaklaşmayı doğru bulmuyorum. Bu yaklaşım ancak sığ tartışmalara yol açar. Yazılanları cımbızlamak yerine, verilmek istenen mesaja odaklanılmalıdır.

Buraya tek tek hayvansal beslenmenin sağlık/iklim/ahlak gibi konularla nasıl iç içe olduğunu; sistematik olarak hayvanlara uygulanan sömürü ve zulümden bahsetmem, yine başkalarına gülünç gelebilir. Kaldı ki, konuya dair en ufak bir bilgisi olmayan kişilerin, ne gibi tepkiler vereceklerini çok iyi tahmin edebiliyorum. O yüzden doğru kaynaklardan kendi araştırmanızı yapmanızı önermem daha iyi olacaktır. Kulaktan duyma bilgilere, gündemde kalabilmek için doktor kimliği adı altında, insanları yanlış yönlendiren kişilere aldırmadan, hazırcı olmayı reddedip, kendi araştırmalarınızı yapmalısınız.

Kitapta hayvanlara yönelik sömürü ve zulümden bahsediliyor. Sağlık ve dünya için olan zararından, hayvansal beslenmenin insan doğasına aslında aykırı olduğundan söz edilmiş. Kitap dili sade ve anlaşılır. Sayfa sayısı az.

Alaycılıkla, dışlayıcılıkla karşı karşıya kalınsa bile, gerçekleri en yalın haliyle görmeli ve anlatmalıyız.

Daha fazla empati yapabildiğimiz bir dünya umuduyla...
77 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Sadık Hidayet'in daha önce 6 öykü kitabını okudum ve çok beğendim. Ama öykülerinde olduğundan farklı olarak bu kitabı çok beğenmedim.

Konunun ortalama %50'si yoruma dayalı ikna yöntemi, %40'ı ünlü düşünürlerin vejeteryan'lık ile sözleri %10'luk kısmı da bilimsel verilere dayanıyor.

Örnekler ve yorumlar sürekli ilk insan olarak maymunlara dayandırılıyor. Materyalist felsefe oldukça sık işlenmiş... Bu konu hakkında mutlaka daha başarılı eserler olduğunu düşünüyorum...
77 syf.
"Vejetaryenliğin Yararları"

 "Riyazet hayatı sürdüren Hz. Ali etoburluk hakkında şöyle buyurmuştur: 'Lâ tec'alû butûnekum mekâbiru'l-hayvânât' yani 'Midelerinizi hayvan mezarlığı yapmayın.'"

" Kör Baykuş" kitabındaki buhrandan sonra açıkçası ben Sadık Hidayet'den böyle bir performan beklemiyordum.Kitabı beğenmeyenlerin de olduğunu görünce okumaya karar verdim.İyi ki okumuşum diyorum.

1927 yılında çıkarılan ve Sadık Hidayet'in diğer eserlerinde olduğu gibi dilimize Mehmet Kanar tarafından çevrilen bir araştırma- inceleme eseridir.12 bölümden oluşan eserde insanın doğası, besinlerin kimyasal tahlilleri, vejetaryenliğin tarihçesi, etin zararları, insanoğlunun beslenme biçimlerinin değişimini, değişimin sonuçlarını, isimlerini tek tek belirtmiş olduğu doktorların, uzmanların ve bilginlerin görüşleri doğrultusunda açıklıyor, yer yer de kendi görüşlerini de belirterek beslenmenin önemi hakkında fikirler beyan ediyor.
Çalışmanın 1927 yılında yapıldığı dikkate alındığında, vejetaryenliğe ilişkin bu denli ayrıntılı bilgilerin derlenmiş olmasının esaslı bir çalışmanın ürünü olduğu da aşikardır. 

“İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor. O halde sonuçta savaş, acı, yıkım ve toplu kıyım biçecek. İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece.”

Birçok bilgi edinmenin memnuniyetiyle kitabı büyük bir zevkle tavsiye ediyorum.İyi okumalar dilerim.


●Riyâzet, nefsi terbiye etmek, nefsin isteklerini kırmak.
●Kitabın orjinal adı "Fevayid-i Giyahhari"
77 syf.
·5 günde·4/10
İyi ki e-kitap olarak okudum dediğim bir kitabın yorumunu gireceğim. Çünkü sevmediğim kitapları elimde tutmayı sevmiyorum.
Deneme tarzında bir kitap, bitene kadar yok et öldürücü, yok biz etcil hayanlara benzemiyoruz, çünkü pençelerimiz yok ve dişlerimiz onlarınkine benzemiyor. Maymunlara benziyoruz, otçuluz, evet doğru insanlar zaten ağaca tırmanıp muz topluyor. Bir ara dünyaya geliş amacımızın hayvanlarınkiyle aynı olduğunu söyledi.

Tekrarlara çok düşüp nerdeyse her başlığın altında "et zehirlidir, insanlar birer canidir." dedi. Ki bu durum beni çok rahatsız etti, zaten kitap 78 sayfa. Okuyucuyu vejetaryenliğin yarlarına ikna etmeye çalışmıyor da sanki bizi et yediğimiz için birer cani ilan ediyor.

Hindistan vejetaryenmiş, neden acaba çünkü adamlar ineğe tapıyor.

Evet etin zararları olabilir, ama sen sadece yeşillikle ya da sadece tahılla beslen bunun da yan etkileri olacak. Keşke ağzına bir lokma et aldığında ölünebileceğini ima eder gibi anlatmasaymış. Sanırım yazar hiç içli köfte yememiş.
77 syf.
·Puan vermedi
Bir buçuk yıl önce bu kitapla karşılaşmamı sağlayan bütün o tesadüfler silsilelerine teşekkür ederim, belki de hiçbir tesadüf bu kadar hayatımı değiştirmedi. Okuduğum o an da, aslında uzun süredir aklımın bir kenarında olan ama bir türlü ilk adımı atamadığım vejetaryen hayatın kapısından ben de girmiş oldum. Öncelikle kitap 1927'de yazılmış o yüzden bu kitabı okurken bilimsel kanıt beklentisine girmemeli okur çünkü henüz dünyamızda bu konularla ilgilenen kişi sayısı çok azken Sadık Hidayet aslında kendi tarzının çok fazla dışına çıkarak yazdığı bu kitap günümüzde bile okunmaya değer nitelik taşıyor. Ne de olsa bilimsel veriler değişkendir ama benden yüz yıl önce doğmuş bir insanın vicdanıyla benimki aynı cümlede buluşabilir. Kitabı okurken altını çizdiğim bir çok cümle vardı ama ben bu yazıyı aralarından en sevdiğimle bitirmek istiyorum "Hiç kuşku yok ki, insanlar yedikleri hayvanları bizzat kendileri kesmek zorunda kalsalardı çoğu et yemekten vazgeçerdi. "
77 syf.
·Beğendi·7/10
Sadık Hidayet'in yazım tarzına göre bir kitap değildi bana göre. Küçük bir çocuğu kötü alışkanlıkları konusunda uyaran bir öğretmenin cümleleri gibiydi.
Vejetaryen olmama rağmen kitap beni biraz güldürdü açıkçası.
77 syf.
Her yanıyla  muhalif biri Sadık Hidayet . Mezopotamya’nın ‘bir dönem ‘ belkide en katı dogmaları olan ülkesinde fikirlerini dile getirmekten çekinmemiş  . Kutsallarla örülmüş topraklarda ,  kutsallıklara şarap döken Ömer Hayyam’ı yazmış , Kör Baykuş alegorisiyle Acem kanunlarını tarumar etmiş , adeta körler ülkesindeki  sağlam gözleri olan bir baykuş olmuş .


Bunlar bile yeterince ilgi çekiciyken bu aykırılığına Vejetaryenliğinde eklenmesi beni fazlasıyla mutlu etmiştir .  Bunun üzerine kitap yazması , her paragrafının hakikatten şerbetlenmesi olağanüstü bir çekicilik , zarafet ve anlam katmıştır kendisine .
Yanlışa yanlış diyen bir ses Sadiq Hidayet . Tıpkı Acem topraklarındaki diğer aykırı ses Ali Şeriati gibi , Füruğ Ferruhzad gibi …
Kitabın her paragrafı demoklesin kılıcı keskinliğinde …
Kedi-Köpek  sevip kuzuyu sofraya meze edenler için acı bir son yazılıdır bu metinlerde .
Yedikleriniz , karakterinizdir efendiler  .
Ben kısa keseyim de ufak cüsseli bu güçlü ses konuşsun :

MEZBAHA İKİ AYAKLI HAYVANIN İCADIDIR .

**

Et yeme gereksinimi ya da lezzetinin her gün binlerce evcil hayvanın öldürülmesine neden olduğunu biliyor musunuz acaba ? Avlaklarda , balıkçılarda , tavukçularda vs yerlerde her gün kurban edilmeye mahkum biçare ve sayısız hayvan ordusunu sayacak olursak , bu hassas varlıkların sayısı dört yüz milyonu aşar . Bunlar her yıl insanoğlunun fasitleşmiş tat alma  duygusu ve mide düşkünlüğü uğruna öldürülmektedirler . Yapılan hesaba göre , bu uğursuz katliamdan oluşan kan selinde rahatça gemi yüzdürülebilir . 

***
Bunlar terbiye , ahlak zarafeti , namus , iffet ve şefkatten dem vuran insanlar ! Yargıç , imam , öğretmen , şair , edip , ressam , yazar ve hayatta para ve boğaz düşkünlüğünden daha yüce emellerin olduğunu sanan herkesin midesi , düşünmek istedikleri vakit , bu canlıların leş ve pıhtılaşmış kanlarıyla dolu .

**


Hayvanları üzmek ve öldürmek , insanlık şeref ve makamına edilmiş küfürdür

**
Et kuvvet verici bir gıda değildir ve sanıldığı gibi kasları kuvvetlendirmez . 
Halk inancının aksine , et ,  bedeni zehirleyen bir maddedir .

**
Kıyaslayın bir kez .
Bir tarafta gönül alıcı renklerle süslenmiş , hoş kokulu meyvelerle dolu bir manav dükkanı , elma , narenciye , kiraz , şeftali ,üzüm , kavun ve türlü sebzelerin canlı renkleri .
Öte yanda bir kasap dükkanı : başları kesik cesetlerden sarkmış karın ve bağırsaklar , yarılmış karınlar , asılı , kırık ayaklar , kan damlamakta ve leş kokusu gelmekte .

Bu kitapçığı doğruluk ve dürüstlük yanlılarına armağan ediyorum / sadiq hidayet
77 syf.
·1 günde·4/10
sanırım ilk defa bir kitap için harcadığım zamana üzüldüm. okumak için harcadığım bir buçuk saatime acıdım kapağı kapattığımda. çocuklara sigaranın zararlarını anlatmak için yapılmış kötü konuşmalar gibi ve tatmin edici değil ne yazık ki.

neresinden tutsam elimde kaldı. içinde barınan yanlış bilgilerden mi yoksa basit ve anlamsız tekrar söylemlerden mi tiksindim bilemiyorum ama itici bir dili olduğu aşikar. vejetaryen olmaya karar vermiş birisi olarak şu kitabı örnek almadığım için kendimle gurur duyuyorum. ahlaki açıdan insanın artık hayvan öldürerek yaşamasına gerek kalmamıştır dese kafi olacakken kuru gürültüyle doldurulmuş yalan yanlış bilgiler barındıran bir kitap yazmanın anlamını çözemedim.

en basit yanlışlardan birisi en yakın akrabalarımız olan iri maymunların tamamen vejetaryen bir diyete sahip olmaları. gerçekler acıdır ama bu bilgi koca bir yalan. vejetaryen bir çok maymun türü vardır ama en yakın akrabamız şempanzeler hepçildir. bir çok kuyruklu kuyruksuz maymun türünün diyetlerinde protein bakımından zengin böcekler vardır. şempanzeler yamyamlık derecesinde etle beslenen bir türdür.

atalarımız konusunda da büyük bir hata yapılmış kitapta. maymunsu atalarımız evet büyük ölçüde otçul olmasına karşın homo (insansı) türe geçişimizin nedeni etçil diyete de yer vermemizdir. özellikle evrimimizin son hali sapiens oluşumuz pişmiş etin sayesinde gerçekleşmiştir. yemeğimizi pişirmek çene kemiklerimizi inceltmiş ve kafatasımızda beynin büyümesi için yeterli alanın oluşmasına neden olmuştur.

kitapta katıldığım tek nokta besi için yetiştirdiğimiz canlılara karşı insanların acımasız tavrıdır ki benim vejetaryen olmamın en büyük sebebidir. internet üzerinde bu kitaptan daha kapsamlı ve yararlı birçok bilgiye bloklar sayesinde ulaşabilirsiniz. şu an sadece aklımda kalmadı okudum gitti gözüyle bakıyorum kitaba. üzgünüm.
77 syf.
·2 günde·3/10
vejetaryen arkadaşlarımın şiddetle tavsiye ettiği bir kitaptı (tavsiye üzerine fuardan aLdım) amma velakin bu kitap hiçbir etseveri vejetaryen etmez. Çünkü gereğinden fazla mantıkdışı, bilimsel dayanağı olmayan söylemler var. İnsanları etten soğutup meyveye yönlendirmeye çalışmış yazar ama dayanak ve kaynakları çok çok zayıf. Belki de bu yazarın eski tarihlerde bu kitabı yazmasından kaynaklıdır. Çünkü kitapta insanların atasının büyük maymunlar olduğunu iddia ediyor. O zamanlar birçok kişi Darwinin bu teorisi üzerine yoğunlaşmış ve inanmıştı. Acaba Sadık Hidayet şimdiki zaman olsa nasıl yazardı?
73 syf.
·1 günde·10/10
Oldukça ikna edici ve çarpıcı bir eser. Semi vejetaryen olan beni fazlasıyla vejetayenliğe ikna etmiş bulunmakta sevgili Sadık Hidayet. Elbette ki bu seçimi yapmak kendi elimizde ancak ne ne değildir , et yemezsek sağlığımızı kaybederiz gibi klişelerin yanlışlığına karsın daha doğru cevaplar almak adına okumanızı tavsiye ediyorum.
İnsanın bir hayvan olduğu kabul etmek gerek, kimi zaman akıllı, ama çok defa bilgisiz ve yırtıcıdır.
لا تجعلو بطونكم مقابر الحيوانات.
Midelerinizi hayvan mazarlığı yapmayın.

Hz Ali
Tam olarak besinimizi etten almak istersek, yırtıcı hayvanlar gibi kemikleri de yemeliyiz ki vücudumuz fosfat alsın.
İnsanın bedeni et yiyecek şekilde yaratılmış olsaydı, yırtıcı hayvanlar gibi vahşi hayvanların peşinden koşup, canlı avı pençe ve dişleriyle parçalayarak ham eti, damarı, siniri, derisi ve kemiği ile birlikte yiyebilmesi gerekirdi. Oysa o kendini, yetiştirilip öldürülen, hazırlanıp pişirilen hayvan kaslarını yemeye ikna etmiştir. Bunların tümü doğaya aykırıdır.
Ne ekerlerse onu biçecekler. İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor. O halde sonuçta savaş, acı, yıkım ve toplu kıyım biçecek İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vejetaryenliğin Yararları
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
77
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753638302
Orijinal adı:
Fevâyid-i giyâhhâri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Modern İran edebiyatının büyük ustası Sadık Hidayet'in Vejetaryenliğin Yararları, vejetaryenliği kişisel bir seçim olmaktan öte, bir dünya görüşü olarak ele alıyor. "İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor. O halde sonuçta savaş, acı, yıkım ve toplu kıyım biçecek. İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece." Vejetaryenliğin Yararları, Mehmet Kanar tarafından Farsça aslından dilimize çevrildi.

Kitabı okuyanlar 162 okur

  • RoYaLSi
  • Edanur Filiz
  • İsa
  • Selinay Sakarya
  • Oğuzcan Ertürk
  • Yaren
  • rumeysa coşkun
  • Kaan
  • Mehmet
  • Buse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%4.7
18-24 Yaş
%18.6
25-34 Yaş
%60.5
35-44 Yaş
%9.3
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.9
Erkek
%37.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.6 (14)
9
%16.2 (11)
8
%27.9 (19)
7
%16.2 (11)
6
%4.4 (3)
5
%1.5 (1)
4
%5.9 (4)
3
%2.9 (2)
2
%2.9 (2)
1
%1.5 (1)