Yüksek Ökçeler

Ömer Seyfettin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yüksek Ökçeler Kitap İncelemesi ve Yorumu
8/10
·152 syf.··
2021 19. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 17:30
“Bahar yorgunlar için en tehlikeli mevsimdir. Aralık ayında karların ortasında çırçıplak gezmek, ilkbaharda sabahleyin çiçek kokuları arasında kelebeklerin peşinden koşmaktan daha az tehlikelidir. Vücut soğuk alırsa tedavi mümkündür. Fakat ruh, baharın tesirine kapılırsa iş berbattır.” Ömer Seyfettin’in okuduğum ilk kitabı olan “Yüksek Ökçeler”i inceleyip yorumlayacağım bugün. Kitabın içerisinde toplamda 24 kısa hikaye var ve hepsi döneminin farklı farklı gazetelerinde yayınlanmış. Kitap Yüksek Ökçeler hikayesiyle başlıyor. Ömer Seyfettin’in kalemini yorumlamadan önce hikayelerinin genel temasından bahsetmek istiyorum. Seyfettin’in hikayelerinin baş kahramanı genel olarak bir kadın oluyor. Bu kadın ya evlenmiş boşanmış, ya dul, ya da evliliğinden memnun olmayan bir kişi oluyor. Seyfettin’in evlilik ile ilgili bir alıp veremediği var galiba… Hikayelerde erkeğe verilen karakter ise çoğu zaman sahtekar ve uyumsuz kişiler. Örneğin evin hizmetçisine göz diken kocalar, türlü türlü planlar peşinde olan adamlar… Bir yandan kocalarının arkasından dolaplar çeviren kadınlar, bir yandan entrikalara doymayan adamlar… Aile demeye bin şahit isteyen aile yapıları, eş beklentileri… Seyfettin’in kalemine gelince ise, hikayelerinde ağır, günümüz Türkçesi ile anlayamayacağız çok kelime yok. Asıl anlatılmak isteneni anlıyorsunuz. Zaten bir yazıyı anlamak için de her kelimesini biliyor olmanıza gerek yok :) Dili ne sade, ne ağırdı. Uygun diyebilirim. Aşka inanıp inanmadığını bir türlü çözemedim Ömer Seyfettin’in, bazı hikayelerinde aşktan bahsederken çoğunda aşkı yeriyor, yerin dibine geçiriyor. Bu kısmın yorumunu size bırakıyorum sevgili okuyucular. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Gece Kitaplığı · 20206bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
Beğendi
·
2023 63. kitabı
9 kısa hikaye: 1-YÜKSEK ÖKÇELER 2-DÜNYANIN NİZAMI 3-BEKÂRLIK SULTANLIKTIR 4-TÜRKÇE REÇETE 5-NİŞANLILAR 6-İNSANLIK VE KÖPEK. 7-ACIKLI BİR HİKÂYE 8-PİRELER 9-MERMER TEZGÂH Hikayeleri, Ömer Seyfettin Mermer Tezgahında ustalık yapan bir marangoz titizliğinde kaleme almıştır. Hiçbir zaman Yüksek Ökçeler giyip gerçeklerden kaçmamıştır. Her hikayesinden ayrı bir roman yazılacak kadar konuları böyle kısa öykülere indirgemek büyük ustalık işi. Kesinlikle yatırım tavsiyesidir.
Edebiyat
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Karbon Kitaplar · 20186bin okunma
6/10
·208 syf.·
Beğendi
·
2024 21. kitabı
#OkudumBitti #YüksekÖkçeler #ÖmerSeyfettin Kitap beni taa ilkokul sıralarıma götürdü. Okumayı daha o yaşlarda çok severdim, o nedenle öğretmenim Falaka ve Kaşağı 'yı hediye etmişti var olsun. Birkaç hikayesini daha okumuştum. O zamandan bu zamana hiç okumamışım Ömer Seyfettin. Yazar 36 yıllık kısacık ömrüne birçok eser sığdırabilmiş. Türk hikayeciliğinin kilometre taşlarından ve kurucu isimlerindendir. Yirmi yedi hikayeden oluşan kitaba Yüksek Ökçeler öyküsü adını vermiş. İçinden okuduklarım vardı, okumadıklarım daha çok. Genel olarak güzel bir kitap. Çok etkilendiklerim, üzüldüklerim, güldüklerim var. Bir de dipnotlar olmasa daha iyi olurdu, o kadar çok açıklama var ki, aşağıda onları okumaktan konuya odaklanamıyorsunuz. Velinimet: Tam ders niteliğinde, açlık çeken birinin yükselişini anlatıyor. Falaka : Dayakçı hocanın mini mini çocukları falakaya yatırışı, çok acımasız. Dönemin eğitim sistemi mizahi bir dille anlatılmış. Kaşağı : Ömer ve kardeşi Hasan bir çiftlikte yaşamaktadırlar. Atlarlarla oynamayı seven Ömer, İstanbul' dan gelen özel bir Kaşağıyı kırar ve kardeşinin üstüne atar. Türkçe Reçete Niçin Zengin Olmamış ve diğerleri. Hikaye seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim. İyi bayramlar diliyorum, kitapla kalın
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20206bin okunma
10/10
·96 syf.·
2020 36. kitabı
YÜKSEK ÖKÇELER/ÖMER SEYFETTİN/ÇAĞRI YAYINLARI/128 SAYFA (Yayınevi ve sayfa sayısını özellikle belirtiyorum. Çünkü sitede bu yayınevinden çıkan baskısı mevcut değil ve sayfa sayısı ve içindeki hikâyeler farklılık gösterebiliyor.) Kitap; Yüksek Ökçeler, Horoz, Dünyanın Nizamı, Türkçe Reçete, Nezle, Bir Vasiyetname, Yemin, Perili Köşk, Zeytin Ekmek, Havyar, Kıskançlık, Tos, Birdenbire, Çirkinliğin Esrarı, Baharın Tesiri, Antiseptik adı altında on altı bölümden oluşuyor. Kitabın bitiminde içerisinde yer alan eski türkçe kelimelerin anlamları koyulmuş ancak bunlara ihtiyaç duyulmuyor, çünkü kitabın basit ve yalın dili o kelimelerin hangi anlama geldiğini otomatikman anlaşılmasını sağlıyor. Sözlükten sonra ise, yine arapça olarak yazılmış hali yer alıyor. Yani kitap yaklaşık üç yüz sayfa ama, sadece 128 sayfası bizim okuyabileceğimiz gibi. Hikayeler kısa ve hepsinde de etkileyici bir taraf var. En çok hangisini beğendiğimi bir türlü karar veremesem de, sanırım Zeytin Ekmek benim için biraz daha iç burkan bir hikayeydi. Diğerlerinin çoğu daha çok tebessüm ettirici tarzda ama bu bölümün çaresizliği çok iyi ifade eden bir hikayesi vardı. Bölümlerin hepsinde mutlaka ders çıkartılabilecek, tebessüm ettirecek ve hayrete düşürecek bazı yerler var ve bu da okunabilirliğini arttırmış. Yazarın kalemini ve anlatım tarzını her zaman sevmişimdir zaten. Bu kitapta da kurgusu kadar anlatımı da içine alıp götürüyor. Hikayelerin kısa olması, olayların hemen sonuçlanması ve mesajlar içermesi de ayrıca artı puan katıyor.
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 22:18
Ömer Seyfettin ile tanışıklığım ilkokul yıllarında Kaşağı adlı hikayesi ile olmuştu. Bir çoğunuzun da muhtemelen öyle olmuştur. O zamanki çocuk ruhumla beni bayağı etkilemişti. Yıllar sonra tekrar Ömer Seyfettin okumak bana o yılları hatırlattı. Yüksek Ökçeler kitabında her biri bir ders niteliğinde derlenmiş 22 hikaye mevcut. Akıcı ve sade bir dille yazıldığından çabuk bitiyor okurken sıkılmıyorsunuz. Ömer Seyfettin okunması gereken yazarlardan. Keşfetmeye geç kalmayın derim.
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · İnkılap Kitabevi · 20176bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 16:33
Ömer Seyfettin’i bilen bilir. Öyküleri akıcı ve yalın bir dile sahiptir. Dönemini göz önüne alınca zaten hiçbirimiz şaşırmayız buna. Kitaba gelirsek; Ömer Seyfettin’in 22 öyküsünü içerisinde barındırıyor kitap(umarım yanlış saymamışımdır). Her bir öykü çok güzel mesajlar veriyor bence. Sadizmi ve mazoşizmi konu alan Busenin Şekl-i İptidaîsi benim en beğendiğim öyküydü açıkçası. Toplumun insan hayatında yer alabilecek olan bu gibi hastalıklardan bihaber oluşunu güzelce özetlemiş. Aynı zamanda Mehmaemken bölümü de beni etkileyen öykülerden biriydi. Şimdiye kadar neden okumadığımı sorguluyorum açıkçası. Böylesine severek okuyacağımı düşünmemiştim, İyi ki okumuşum dediklerimden oldu. İnsana güzel şeyler katan bir kitap.
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · İnkılap Kitabevi · 20176bin okunma
Horoz hikâyesinin devamını neden yazdı?
3/10
·159 syf.··
2021 15. kitabı
Gerçekten gerek var mıydı dedirten Ömer Seyfettin hikâyeler derlemesi. Anlamadığım hikâyeler vardı ve bunu o zamanın koşullarına bağladım ama bundan yüzyıllar öncesinde yaşayan Mevlana, Yunus Emre gibi insanların yazdıkları bile anlaşılıyorken bundan 1 yy önce yazılan hikayelerin mantığını anlamıyor oluşum beni üzdü açıkçası. Güzel mantıklı hikâyeler hiç mi yoktu, tabi ki vardı. Mesela horoz hikâyesinde bir genç kızın kafasından, dünyaya düşüncelere teşbihlere şahit oluyoruz ve yer yer ona hak bile veriyoruz. Kızın tüm bunları düşünmesinın erkeği sevmemesinin, baskın otoriteye karşı oluşunun temelinde babası yatıyor. Bu yüzdendir ki baskın sert babasını horoz ile özdeşleştiryor. Bu çok güzel bir hikayeydi altta iletilen mesajda gayet güzeldi. Hikâye babalar ve horoz ilişkisi üzerine kurulması gayet özgün bir fikir. Ve başarılı. Taa kii dünyanın nizamını okuyana dek. Bir hikâye en fazla bu kadar berbat ve iğrenç edilebilir. Neden yazmış anlamadım. Acaba horozu yayinlayinca o zamanın şartlarına göre erkek egemenliğe aykırı olduğundan çok fazla eleştiri geldi de genç kızların aklını karıştırıyor gibisinden (?) O yüzden mi bir hikâye daha ekleyerek devamını yazma gereksinimi duydu. Ôyleyse o kadar üzücü ve vahim bir durum ki.
Edebiyat
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · İnkılap Kitabevi · 20176bin okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2021 00:47
Ömer Seyfettin’in okuduğum ilk eseri Yüksek Ökçeler oldu bu kadar akıcı,sürükleyici ve birbirinden derin anlamlar yüklü öykülerden oluştuğunu tahmin etseydim önceden okurdum kesinlikle verimli bir okuma oldu. Kitap yorumundan önce kısaca şundan bahsetmek istiyorum @istanbuleyüpbelediyesinin düzenlediği yarışma kitaplarını okuyorum bu aralar ve gerçekten de iyiki bu yarışmaya katılmışım dedim Eyüp Belediyesinin bizim için seçtiği kitaplar şahane dostlar️ Kısaca kitaptan bahsetmem gerekirse Kitap; Yüksek Ökçeler, Horoz, Dünyanın Nizamı, Türkçe Reçete, Nezle, Bir Vasiyetname, Yemin, Perili Köşk, Zeytin Ekmek, Havyar, Kıskançlık, Tos, Birdenbire, Çirkinliğin Esrarı, Baharın Tesiri, Antiseptik adı altında on altı bölümden oluşuyor. Hikayeler gayet yalın ve baştada bahsettiğim gibi birbirinden anlamlı on altı bölümden oluşuyorİçinden en begendiğim bölüm kitaba da isminin verildiği Yüksek Ökçeler, Horoz bölümü ise çok hoşuma gitti tebessüm ettiren bir bölümdü bende birse Zeytin Ekmek bölümü çok acıklıydı. Kitapların konusuna fazla değinmeyeceğim okuyanlar ne kadar kusursuz bir eser olduğunu anlayacaktır 36 yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı kockoca eserleri takdire şayandır Okumayanlar varsa şiddetle değil sevgiyle tavsiyemdir
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · İnkılap Kitabevi · 20176bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2021 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2021 01:00
°Kitap okuma yarışması vasıtasıyla (keşke katılmasaydım) okuduğum, yarışmaya katılan çoğu kişinin "Ne gerek vardı bu kitaba?" dediği, benim de baştan bu şekilde düşündüğüm ama kitabın bana göre olmamasına rağmen en azından sıkmadığını fark edip şans verdiğim bir kitap oldu kendisi. °Ömer Seyfettin'i tanımak için doğru bir kitap mıydı bilemiyorum ama yazım dili gayet güzeldi bence. Zaten yazar Türkçeleşmenin öncülerinden olduğu için kitabına da bu yalınlığı yansıtmıştı. Bu da kitabın okumasını bir hayli kolaylaştırmıştı. °Tamam, yazım dili olarak okumak kolaydı ama anlattığı şeyleri okumak kolay mıydı, bilemiyorum. Bana kalırsa +16 bir kitaptı. Içinde o kadar da sakıncalı bir şey yoktu, abartma diyebilirsiniz. Fakat ben kadının şehvet malzemesi olmasını, sürekli kadından hayranlıkla bahsedilmesini, vücudunun tasvir edilmesini, gece hayatının anlatılmasını ve daha saymak istemediğim birçok seyi kesinlikle sakıncalı buluyorum. En azından küçük yaşlarda birinin okuması için... Kitabı 12 yaşındaki kardeşim de okumayı istedi, ona okutmadım mesela. Yarışmaya 12-13 yaşında çocuklar da katılmış üstelik. Üzüldüm. Neden bunu düşünerek kitap seçmemişler ki? °Neyse, yarışmaya odaklamadan anlatırsam; kitap yanlış hatırlamıyorsam aşağı yukarı 20 hikayeden oluşuyor. Kimi hikayeleri aşırı anlamsızdı bence. Hikaye bitince "Eee, yani?" dediğim çok oldu :D Ama tek tük de olsa mantıklı hikayeler de vardı. Yanlış düşünceler de vardı elbette ama ben bu konuda yazarı suçlamayı mantıklı bulmuyorum. Kitaplar dönemin aynasıdır ve bu kitap da o dönemin, o dönemin düşünce tarzının anlatıldığı hatta belki de yer yer eleştirildiği (ben öyle bir anlamı çok çıkaramasam da:D) bir eserdi. °Hadi Erva, ne anlattın sadede gel derseniz; Okumaya gerek olduğunu pek düşünmüyorum. Eminim Ömer Seyfettin'in
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · İnkılap Kitabevi · 20176bin okunma
6/10
·159 syf.··
2021 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 19:20
Kitap klasik Ömer Seyfettin tarzında hikayelerden oluşuyor. Bu kitapta 6 hikayeye yer verilmiş ve benim en beğendiğim son hikaye olan "Primo Türk Çocuğu Nasıl Doğdu Ve Nasıl Öldü?" oldu. Öncelikle Ömer Seyfettin'in kaleminden bahsetmek istiyorum. Kendisi Milli Edebiyat akımının öncülerinden olduğu için dili oldukça sade ve akıcı. Bu zamanda bile okuyup anlayabiliyorsak kesinlikle bu akıma borçluyuz. Yaşadığı yıllar savaş dönemine geldiği için midir bilmem benim okuduğum tüm hikayeleri hep hüzünlüydü. Bu hikayeleri de şaşırtmadı :) Dönemin özelliklerini , yaşayışlarını, insan ilişkilerini bize yaşatırcasına yazdığı bu kitapta, en başta söylediğim gibi en beğendiğim "Primo" oldu. İçindeki Türklük aşkıyla küçücük bedeninin içinde verdiği mücadele beni duygulandırdı. Buradaki milliyetçilik mevzusu tartışılar fakat kendinizi Primo'nun daha doğrusu Oğuz'un yerine koymadan fikir beyan etmek doğru olmaz sanıyorum. Ben kendi adıma Oğuz'da kendimden bir parça gördüm. Umarım hikayenin sonunda Oğuz adını tarihe yazdırabilmiştir. Hoş bizim nice Oğuz kahramanlarımız var dillere destan olan... Yüksek Ökçeler Ömer Seyfettin
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · İnkılap Kitabevi · 20176bin okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...