Gece olunca sessizliği dinler, karanlığa nüfuz eder, hem bedenlerimizin hem de hayal gücümüzün dizginlerini koyuveririz.
Gün boyunca duyularımızı tutsak etmeye çalışan sayısız mesajın tüketicisi olmaktan çıkarız geceleri.
Gündüzden soyutlanıp, kurtulmuş olan anlamsızlık, artık saklı değildir. Hayatta olma bilinci kendini daha güçlü bir şekilde hissettirir geceleri, ölümün varlığı da öyle. “Yaşamın anlamı” gece duyumsanır ve sorgulanır..
-Gece!
+Efendim dertlim.
-Daha söylemeden anlıyorsun ya beni..
+Senin gözlerin buğulu. Benim bulutlarım kayboldu.
-Bu gece ondan mı parıl parıl yanar yıldızların?
+Mehtabım hüzünlü kalplerin sevdikleriyle dolu.
-Nasıl yani?
+Gidenler der ki geride bıraktığına;
" Ne zaman aklına ben gelirsem, gök yüzü'ne bak. Yıldızların arasında bul beni"
-O zaman bu gece yıldızların benim olsun. Olur da bulamazsam, birinden biri özlemimi giderir.
+....
Kitabsever