David Eagleman 'ın " Incognito - Beynin Gizli Hayatı " yla okuyucuya "vermeye" hedeflediği şey, bilincin sadece buzdağının su üstündeki ufacık bir kısmı olduğu gerçeğidir.
Yunus Emre'nin "Bir ben var bende benden içeri" deyişindeki sırrı, modern bilimin diliyle fısıldamaktadır.
Hayatın iplerinin sandığımızdan çok daha karmaşık ve derin bir bilinçaltı mekanizma tarafından tutulduğunu fark etmek, kişide hem bir hayranlık hem de ürkütücü bir tevazu hissi uyandırır.
En çarpıcı cümlesi ise, belki de, "Eğer beyinlerimiz, anlaşılabilecek kadar basit olsaydı, bizler onu anlayacak kadar akıllı olamazdık," deyişidir. Bu söz, okuyanda bir anda hayranlık ve merak uyandırır.
Ey yolcu, unutma ki, bu kitap sadece beynin laboratuvarını anlatır. O laboratuvarın perdesini kaldıran, onu çalıştıran ve ruhu üfleyen ise ezeli ve ebedi Kudret sahibidir. Sen beynin gizli hayatını okurken, aklını ve kalbini Yaratıcının azametine şahit kılmaya odaklan. İşte o zaman, bu kitap senin için gerçek bir "Tefekkür Rehberi"ne dönüşür.
Vesselam
Sesler gelip geçici ve tanımsız gibidir; tıpkı rüzgâra bırakılmış ve yeniden toplanması olanaksız bir çuval dolusu kuş tüyü gibi. Seslerin ağırlığı ve kokusu yoktur, onları elinizle tutamazsınız.
"Alan J. Parkin "yabancı el sendromu" denen hastalıktan mustarip kimi hastaların bir elleri hızla giysilerini çıkartırken diger ellerinin aynı anda hızla giyinmeye çalışdığını aktarmışır".
"Sol yarımküresi daha etkin olan kişiler daha olumlu bir ruh hali elde etmektedirler, sağ yarımküresi daha etkin olan kişiler ise tam tersine taparlar; üzücü şeylerden daha fazla etkilenmeye eğilimli gibidirler"