Yonca, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Mevcut hayat tarzını reddedemeyen bir Müslüman,farkında olmadan kendisini reddediyor ve kendi değerlerine yabancılaşıyor. Mevcut hayat tarzı içinde,insan kendini eşyaya hükümran sanmaktadır. Fakat aslında eşyanın kendisine hükümran olduğunu bilmemektedir. Her fert,kendi ekonomik bağımsızlığını istemektedir,fakat bu yolla ekonomiye bağlandığını hissetmemektedir. Eşya hevesi gitgide artmaktadır,fakat bu hevesine bir sınır çekmeye gücü yetmemektedir,daha doğrusu bu hevesi için bir sınır olabileceğini tahayyül edememektedir. Çok sayıda küçük küçük ilahları var da,bu ilahlara tapındığının farkında değildir. Çünkü 'kul'luğunun farkında değildir,unutmuştur.
Gene unutmuştur ki, Allah'tan başka ilâh tanıyana Allah her şeyi ilâh kılar. Allah'tan başkasına kulluk edeni de Allah her şeye kul eder."

Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim ÖzdenörenMüslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim Özdenören
Sercan Akbayrak, bir alıntı ekledi.
Dün 04:38 · Kitabı okuyor

Ravi: Ebu Hüreyre (ra)
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Mü'min, mütemadiyen rüzgarın eğici tesirine maruz bir bitkiye benzer. Mü'min, devamlı belalarla başbaşadır. Münafığın misali de çam ağacıdır. Kesilip kaldırılıncaya kadar hiç ırgalanmaz."

Bu hadisin yer aldığı kitaplar: Buhari, Marda 1, Tirmizi, Emsal 4, (2870), Müslim, Sıfatu'l-Münafıkün 86, (2809)

Hadisin Açıklaması:
Burada mü'min, mütemadiyen esen rüzgarın önünde, sağa sola eğilerek kırılmadan dik kalan canlı bir bitkiye benzetiliyor. Aynî'nin kaydına göre mâna şudur: Mü'min Allah'a inanmıştır, hastalık, sağlık, lütuf, musibet gibi hayatın çok çeşitli esintileri onun ana istikametini bozmaz, kulluk vasfını, imanını sarsmaz. Lütuflara mazhar olsa şükreder, müsibetlere mazhar olsa sabreder ve hatta müsibetlerin kazandıracağı ecri düşünerek Rabbine şükür de eder. Kâfir veya münâfık ise böyle değildir. Allah, onu müsîbetlerle denemek istemez. Ona sıhhat ve dünya işlerinde kolaylık, başarı verir, tâ ki âhireti iyice zorlaşsın. Allah, helâk olmasını dilediği zaman ağır bir ağacın devrilmesi gibi devirir. Şiddetce, elemce çok daha fazla bir azabı tadarak ölür

Kütüb-i Sitte 1. Cilt, İbrahim CananKütüb-i Sitte 1. Cilt, İbrahim Canan

Semerkand Takvimi
Putperestin Duası

İhtiyar bir Mecûsî putuyla birlikte bir yere kapanmış, insanlarla görüşmüyordu. Birkaç sene sonra sıkıntılı bir durumla karşılaştı. İyilik ümit ederek putun önünde eğildi, ayaklarına yüz sürerek, “Ey put, halim perişan, canım boğazıma geldi. Beni şu darlıktan kurtar, yardım et” diye yalvarıp yakardı. Fakat işi bir türlü yoluna girmedi. Sonunda Mecûsî ümidini kesti, sinirlendi: “Sana kaç senedir boşuna mı kulluk ettim, emeklerim boşa mı gitti? Ya istediğim şeyi yaparsın ya da ben gider âlemlerin Rabb’inden isterim” dedi.

Henüz puta ettiği secdenin toprakları yüzünde dururken yüce Allah Mecûsî’nin istediği şeyi ona ihsan etti. Allah dostlarından bir zat bu duruma anlam veremedi. Bu olayın sırrıyla kafası meşgulken gönül kulağına, “O akılsız ihtiyar putun huzurunda çok yalvardı. İstediğini elde edemedi. Onun dileği şayet bizim katımızda da kabul görmeseydi, ‘Putla âlemlerin Rabb’inin ne farkı var?’ demez miydi?” diye bir ses geldi.

Ey arkadaş! Gönlünü yalnız Allah’a bağla. Dünyadaki her şey put gibi acizdir. Bir kimse bu kapıya başvurduktan sonra onun hâcet elinin boş dönmesi mümkün değildir.

Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
 Dün 02:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şükür Risalesi
Yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol. (Zümer Suresi:66.)

Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 84 - rnk)Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 84 - rnk)
Ramazan Turan, bir alıntı ekledi.
Dün 00:51

DOKUZUNCU NÜKTE

Ramazan-ı Şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin mevhum(gerçekte olmadığı halde varsayılan) rububiyet(Rablık)'ini kırmak ve aczini göstermekle ubûdiyet(kulluk)'ini bildirmek cihetindeki hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

Nefis Rabbisini tanımak istemiyor; Firavunâne kendi rububiyet(Rablık) istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin Firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. Acz(aciz)'ini, zaafını, fakr(fakirlik)'ını gösterir, abd(kul) olduğunu bildirir.

Hadisin rivayetlerinde vardır ki:

Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: "Ben neyim, sen nesin?"

Nefis demiş: "Ben benim, Sen sensin."

Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: "Ene ene, ente ente."(Ben benim, Sen sensin). Hangi nevi(çeşit) azâbı vermiş, enâniyet(benlik)'ten vazgeçmemiş.

Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş: "Men ene? Ve mâ ente?"(Ben neyim, sen nesin?)

Nefis demiş: ‎اَنْتَ رَبِّى الرَّحِيمُ * وَاَنَا عَبْدُكَ الْعَاجْزُ Yani, "Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim.

Mektubat, Bediüzzaman Said NursîMektubat, Bediüzzaman Said Nursî

Abdulkadir Molla
Suçum Allahtan başkasına kulluk etmemekti, bize kulluk et. dediler ben de "Asın" dedim.

Bünyamin Müftüoğlu, bir alıntı ekledi.
19 May 18:45 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Aman yıkılası o kula kulluk
Gelinler ağladı, türedi dulluk
Mahzuni der bütün sebep yoksulluk
Alamanya sana giden dönmüyor.

Alamanya Türküleri, Ali Osman Öztürk (Sayfa 222 - T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları)Alamanya Türküleri, Ali Osman Öztürk (Sayfa 222 - T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları)
Rûhberûh, bir alıntı ekledi.
19 May 15:55 · Kitabı okuyor

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratmış olan Rabbinize kulluk ve ibadet ediniz ki, korunanlardan olasınız.

Kuran-ı Kerim Türkçe Meali, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (2/21)Kuran-ı Kerim Türkçe Meali, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (2/21)
Zeynep Yıldırım, bir alıntı ekledi.
19 May 13:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gerçek özgürlüktür kölelik değil Tanrı'ya kulluk

Alınyazısı Saati, Sezai KarakoçAlınyazısı Saati, Sezai Karakoç