zehra

zehra
19
Para ölümü zehirlerse, ölüm­den bir tek öfke çıkar. Tabutların üzerinde insanlar dö­vüşür.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Artık ne mutlu ne de mutsuzum. Her şey geçip gidiyor.
Ben uyumaya çalışan bir bedendim ve aynı zamanda uyanık kalmaya çalışan bir zihin.
Her ölüm dünyada bir çatlak açar - bir boşluk bırakıp öyle gider her kişi öteki kişiler de, şimdi, o çatlağı kapatmakla, o boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş hissederler kendilerini. Oysa, zamanla, çevre dokunun da çatlaması ve boşalmasıyla, o çatlak belirsiz öteki çatlaklardan ayırdedilemez- hâle gelecek; o boşluk da, zaten, yokolacaktır. Ama, kişiler bunu düşünmezler: uğraşıp dururlar o çatlakla, o boşlukla ama faydasızdır bu çaba: çatlak kapanmaz, boşluk dolmaz; uğraşıp durur kişiler, kendileri de birer çatlak, birer boşluk olana dek - o zaman da görevi yeni kişiler devralmış bulacaklardır kendilerini... Oysa, önemli olan, çatlağı açıkça görebilmek, boşluğu olduğu gibi yüklenebilmekti. Çünkü, ölüm, onmaz; yaşam, onarılamazdır
sen istinye’de bekle ben buradayım içimde köpek gibi havlıyan yalnızlığım belki gelmem gelemem beş dakika bekle git çünkü ben buradayım karanlıktayım . . . yabancı gibisin miyop gözlerin kısık bana ait ne varsa seni korkutuyor sana ait ne varsa hiçbiri benim değil belki ölmek hakkımı kullanıyorum belki gelmem gelemem beş dakika bekle git