Bazı eserler vardır, çoğu insan kısa olmasına rağmen sonunu getiremez; bazı eserler de vardır ki kalınlığı insanın gözünü korkutup soğutacağına daha çok bağlar, hiç bitmesin ister ya da sonunun nereye bağlanacağını çok merak ettiğinden bir çırpıda bitirmek ister. İşte Anna Karenina da benim için bu bahsettiğim ikinci tür kitaplardan biri oldu. Okuyanların önemli bir kısmı ve kitabı duyanların çoğu kitaptan bir aşk romanı olarak bahsediyorlar. Ama aşkın, kitabın içeriğine bakınca ,okuyunca, çok az bir kısmını kapsadığını görürsünüz. Tarih, Felsefe, Sanat, Bilim, aşk, ölüm, ihanet, evlilik...
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir. (Sayfa 3- Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)" işte kitabın ilk sayfasının ilk cümlesi. Tolstoy, kitapta aile hayatından aldatan - aldatılan eşlere, yüksek sosyeteden köydeki çalışan tarla işçisine, dindardan inançsıza, savaş ahlakından Tanrı'nın varlığının kanıtı hakkında filozofların görüşüne ve bolca iç muhakemelere yer vermiş.
Bazı yerlerde bu karakter çok pasif acaba ileride nasıl bağlayacak, diyorum bir bakıyorum kitabın baş karakterlerinden biri olmuş. Kitap ne kadar Anna Karenina adını taşısa da aslında üç kitabın, üç hayat hikâyesinin birleşimi gibi. O yüzden insanı sıkmıyor.
Anna Karenina çok beğenerek okuduğum bir eser oldu. Bu tarz eserleri sevenler için mutlaka okunması gereken bir kitap. İyi okumalar.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,4bin okunma
Paranın kazanılması için harcanan emek, bu parayla satın alınan şeylerin verdiği memnuniyete uygun düşüyor mu, düşmüyor mu? Bu düşünce artık uzun zamandır yitirilmişti.
Akıl gücü kaba güçten üstündür, düşünceye gem vurulamaz, özgür düşünce tutuklanamaz, susturulamaz, alt edilemez, olaylar nasıl gelişirse gelişsin, gelecekte egemenlik kaba kuvvetin değil, özgür düşüncenindir.