Ta ezelden aşka düşmüş âşinâ bekler gönül
Çâresiz bir derde düşmüş bir devâ bekler gönül
Bi-vefâ dünyâda mansıb şân u şöhret gözlemez
Sevdiğinden bir kez olsun merhabâ bekler gönül
Anlamaz zevk u safâdan dâimâ ağlar gezer
Böyle öğretmiş güzeller hep cefâ bekler gönül
Ömrü her dem sonbahar kış tatmamış hiç ilkbahar
Gül dudaktan bir tebessüm hâtırâ bekler gönül
Gelmesin tek cânı sağ olsun da cânan bir sefer
Der sanırdım ben yanıldım gâlibâ bekler gönül
Avukat Abdurrahman Şeref Lâç'ın müdafaası:
Müteakiben, diğer mümtaz avukat arkadaşları gibi Üstad'ın müdafaasını fahrî olarak deruhde eden imanlı ve kudretli meşhur ve mümtaz avukat Abdurrahman Şeref Lâç müdafaaya başladı. Evvelâ bir mukaddime yaptı. Dedi ki:
Sanık olarak huzurunuza gelen seksen yaşını mütecaviz bu mübarek zâtın suçla hiçbir münasebet ve taalluku olmadığı tamamıyla tezahür etmiştir. Yüksek mahkemece de buna tam kanaat hasıl olduğunu, beraetine karar verileceğini de kuvvetle ümid ederim. Ancak aleyhimizde bir karar verilmesine binde bir ihtimal olsa da, üzerime aldığım bir masumun müdafaasını ihmal etmeyi bir vazifesizlik sayarım. Yüksek Temyiz Mahkemesinin kanaat ve nokta-i nazarını da hesaba katmak îcabeder. Burada bahsedilmedi diye usûl noktasından bir eksiklikte bulunmuş olmamalıyım. Onun için müdafaamı yapmama yüksek mahkemenin müsaadelerini rica ederim.
-Peki Abdurrahman Bey, son müdafaanızı dinleyeceğiz. Buyurun.
...........
Gençlik Rehberi isimli eser, Kur'an-ı Azîmüşşan'ın emir ve tefsirlerinden ibaret bulunmasına, İslâm dininin ve bu dinin emir ve nasihatlerini ihtiva eylemesine ve Anayasa'nın 70'inci maddesine göre: Şahsî masûniyet, vicdan, tefekkür, söz ve neşir hak ve hürriyeti Türklerin tabiî haklarından olduğu.. Anayasa'nın 75'inci maddesine göre de hiçbir kimse, mensub olduğu din ve mezhebden dolayı muahaze edilemeyeceğinden; müvekkilimin Anayasa ile kendisine bahşedilmiş bulunan bu din ve neşir hürriyetinden mahrum edilerek cezaî takibe maruz bırakılması Anayasa hükümlerine mugayirdir.
...........
Yukarıda izah ettiğimiz kanunî taraflarımız farz-ı muhal nazar-ı dikkate alınmaz, Türk Ceza Kanunu'nun antidemokratik 163'üncü maddesine göre müvekkilimin takibi mümkün farzedilirse, isnad edilen suçun tahliline geçer ve
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Müslüman, ak saçlı, yaşlı bir Müslüman. Saçını başını ve yaşını bütün ömrü boyunca nurla ağartmış bir Müslüman. Saçı, başı, yaşı ve bütün vücudu Allah'ın nuruyla yıkanmış tertemiz ve bembeyaz bir Müslüman. Bütün ömrü boyunca in'am-ı Hak olan hayatını, Türk Milletinin salah ve hakikî saadeti için vakfetmiş; emr-i İlahî olan ruhunu feleğin hakikî mâliki Allah'a teslim edinceye kadar aynı yolda yürümeğe azmetmiş; bina-yı sübhanî olan bedenini, yalnız Allah yolunda yıpratmış olan büyük bir Müslüman, bugün "Demokrasi vardır" denilen bir gün, kalkıyor, yalnız "Allah" diyor, "Kitab" diyor, "Resul" diyor ve gençliğe "Dikkat" diyor. Der demez arkasından savcı (davayı açan savcı) yapışıyor.
-Gel buraya... Suç işledin! diyor.
Ve âfâkı kapkara bir zulmet kaplamıştır.
Fakat, bakın şu asil ve necib ihtiyar Müslümana! Ne kadar sâkin ve ne kadar rahattır. Zira kesrette değil, vahdettedir. Gecenin zulmetinden ve gündüzün rengârenginden bîfüturdur. Bela zindanında safayı seyretmektedir. Cefa sofrasında vefa bulan, mazhar-ı tecelli olandır. Zira eşya hakikatlerinden haberdardır. Kesafeti letafete kalbetmiştir. Kanı çekilmiş, damarlarında kan yerine, feyz-i Hak ve nur cereyan etmektedir ve savcı (davayı açan savcı) bu Müslümanı kolundan yakalamış, hapse sürüklemektedir.
Ömrü azizimiz geçmeden, Rabbimize kulluk edelim, Allah'a en sevgili amel, vaktinde ve tâdil-i-erkân üzere kılınan namaz olduğunu hatırlatmak vazifemdir. Namazında dâim ol, Hak rizasını bul, Hakkın cennetine gir, didâr-ı ilâhiyi gör. İhlas ile kıldığın namaz, seni diinyada ve ukbâda menzili maksuduna eriştirir. Böyle namaz kılacak olursan, Allah'ın âmanında ve emniyetinde olursun. Senden, Allah celle, Resûlü, melekleri ve bütün salih kulları razı olurlar. Eğer, namaz kılmazsan, Allah'a âsi ve peygamberlere eza ve cefa edenlerden olursan, Allah ve Resûlü, melekleri ve sulehayı ümmet senden bizâr ve müşteki olurlar. Böyle bilesin!.
-Muzaffer Ozak Efendi / İrşâd 1. Cilt