Resulullah, kadınların mescide gelmelerine engel olunmamasını istemiş ancak safların düzeni konusunda şu meşhur uyarıyı yapmıştır:
"Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilk saf, en şerlisi (sevabı en az olanı) ise son saftır. Kadınların saflarının en hayırlısı en son saf, en şerlisi ise en ön saftır." (Müslim, Salat 132)
Bu ifade ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir, ancak buradaki "şer" kelimesi teknik bir terimdir ve ahlaki bir kötülükten ziyade "faziletin azalması" veya "namazın ruhuna uygun olmayan durumların oluşma riski" anlamında kullanılır.
Resulullah’ın (s.a.v.) bu hadiseyi bu şekilde nitelendirmesinin temel sebepleri şunlardır:
1. Huşuyu Korumak ve Konsantrasyon
İslam ibadet esaslarında, namazda dikkatin tamamen Allah’a verilmesi (huşu) esastır. O dönemde Mescid-i Nebevi’de bugünkü gibi katlar, paravanlar veya perdeler yoktu; kadınlar ve erkekler aynı alanda, erkekler önde kadınlar arkada olacak şekilde saf tutarlardı.
Mesafe Faktörü: Kadınların en ön safı, erkeklerin en arka safına en yakın olan yerdir.
Dikkatin Dağılması: İbadet esnasında karşı cinslerin birbirine bu kadar yakın olması, insani bir fıtrat gereği dikkatin dağılmasına veya zihnin namazdan uzaklaşmasına sebep olabilir.
2. "Hayırlı" ve "Şerli" Kavramlarının Manası
Hadislerde geçen bu ifadeler bir derecelendirmedir:
Erkekler için: En hayırlı saf ilktir, çünkü imama en yakın ve ibadete en iştiyaklı olanların yeridir.
Kadınlar için: En hayırlı saf en arkadır, çünkü erkekler grubundan en uzak, kendi mahremiyetini ve huşusunu en iyi koruyabildiği alandır.
Dolayısıyla kadınların en ön safı için kullanılan "en şerli" tabiri; "erkeklere en yakın olduğu için namazdaki mahremiyetin ve konsantrasyonun en riskli olduğu yer" demektir.
Not:
Günümüzde camilerde kadınlar için ayrı bölmeler, katlar veya