Îro rojbûna min e,
û di vê rojê de, komkujiyek din li dijî Kurdan pêk hat. ❤️‍🩹 Helbesteke xemgîn ❤️‍🩹🥀 Êrîşa Tirka Li Bakurê Îraq Sala hezar û nehsed, heştê û sê bi hejmar Bîst û pêncê gulanê, tirk rabûn bi kar û bar Sîh û pênc hezar leşker, alayî û leq û hêz Li tuxûbê Hekarî, li ber xetê kirin rêz Bi fermana Evren, zor pê ma yê bay Kemal Êrîşek giran bidin,ser Kurdistana şemal Li meydanê bûne sef, kurên Teumûr û Cengîz Rêz bi rêz û lek bi lek, bi cebilxane û hoşkîz Onbaşî û bînbaşî, çi zabit û qumendar Tevd da bi yek dengî got:ey oxlim ateş war Lê pêşmergêd pehlewan, ji wa çiya hatin xwar Berê xwe dane cengê, wek piling û gurêd har Ji çar kenar û hawêr, bi seleh û rext û çek Weke şêrên dev bi xwîn, li dor wana bûn xelek Bû gurme gurme topan, xumîn kete reşaşa Gelî û kort û newal, mişt û dar bûn ji laşa
Katliam
Etiler
Çivi Yazılı Kaynaklara Göre TÜRKÇE-ETİCE-HURRİCE ARASINDAKİ BAĞLAR Üzerinde Yeni Araştırmalar Dr. MUSTAFA SELÇUK AR Türkçe-Etice-Hurrice arasında mevcut olduğunu gördüğüm bağların ve bu bağları ihtiva eden kaynakların bir kısmını anmış ve. ileri attığım fikirlerimi bundan sonra yapılacak tetkiklerle elde edilecek vesikaların kuvvetlendireceğini belirtmiştim. Bu arada bugün elimizde bulunan ve Boğazköyde elde edilmiş olan çivi yazılı tabletlerin büyük bir kısmının üzerine, yazılmış olan yazıtlarda kullanılmış olan dilin Eti devleti zamanında bir yazı dili olarak kullanılmış olduğunu ve Eti devletinin asıl konuşma, dilinin bu yazı dili üzerine tesir yaparak izler bırakmış olduğunu söylemiş, bu konuşma dilinin yazı dili üzerindeki izlerini nelerin teşkil ettiğini de izah etmiştim. Şimdi gerek bu noktaların ve gerekse Türkçe ile "Hurrice arasındaki bağların izahlarını daha, ziyade kuvvetlendirecek olan ve yeni araştırmalarımda elde ettiğim neticeleri burada ele almak istiyorum. Bundan sonraki, araştırmalarımda da fikrimi teyit eden misal ve delilleri buldukça onları da yavaş yavaş yayınlamak emelindeyim. a) Mevcut vesikalara göre Eti devletinin konuşma dilinin Türkçe olduğunu ve bu konuşma dilinin Eti hakanlarının icraatlarını yazdırmak için kullanmış oldukları yazı dili üzerine tesir ederek izler bıraktığını kabul ediyoruz. Bu izlerden biri, isimlerin "-in„ hallerinin teşkilinde kendini göstermektedir. Nasıl ki,.bugünkü Türkçemizde, isimlerin "-in„ hallerini teşkil etmek için kullandığımız ismin sonuna bîr "-in„ eki getirmekte isek aynı hali Etilerin yazı dillerinde teşkil etmek için de gene o ismin sonuna ''-an;, ekinin getirilmekte olduğunu görmekteyiz. Türkçemizdeki bu ''-in„ eki isimlerin gerek çoğul gerekse tekil hallerinde daima aynı kalır, hiç değişmez. Aynı
Reklam
u y u d u m, u y a n d ı m, u y u d u m, u y a n d ı m; k e p a z e b i r y a ş a m b u. -- Franz Kafka
Alıntı
Nehcul Enam - Adabê Xwarinê
Xwudê ev te'amê di xweş dane te Digel av û fêkî libasê li te Tu bêşûkrî manendê heywan mexwe We bê mûlheza wî tu tiştek mexwe Bixwe tu ji bo qûwweta ta'etê Ne bo lezzet û keyf û pir şehwetê Ji bo xwe hevalani peyda bike Ji bo xwarinê paşê dest pê bike Di ber zadî paşê jî destan bişo Wekî ku bi kefçik bixwî qet meşo Li ser zadî rûne bi terzek edeb Piyê rastê rake û razîne çep Ne razê ne palde dema xwarinê Nebêhiş be ba fexr û pir xwarinê Hinik xwê di ber zad û paşê bixwe Heramî û tiştê bi şubhe mexwe Ku goştgirtina te ji heramî bitin Dû'a yê te êdî qebûl nabitin Heçî hate ber te tu pê razî be Gelek talibê tiştê xweştir mebe Tu navê Xwudê bîne dest pê bike
Kurdî
Alfabeye göre kitap önerisi
Selammm!!! Fikir @okurlunaprincess 🤍 🩰A: Azizlerin Yaşamı 🩰B: Bir Çöküşün Öyküsü 🩰C: Cam Şato 🩰Ç: Çarpık Ağaç 🩰D: Demir Çiçek (Karanlık Cadı Günlükleri 2. Kitap) 🩰E: Ebedî Rekabet 🩰F: Fadiş 🩰G: Gümüş Yürek 2 🩰H: Hainin Mührü 1 🩰İ: İçimdeki Güneş 🩰K: Kül Kanat 🩰L: Lordlar ve Varisler 🩰M: Medusa'nın Ölü Kumları 1 🩰N: Nehrin Bildikleri 🩰O:
1000Kitap
Bir düşünelim ki, bireylerin h e m e n h e m e n t ü m b e d e n s e l v e r u h s a l k u s u r l a r ı bu eksiksiklikten türetilebilir: yaşam tarzının düzenlenişinde,günün bölümlenişinde,ulaşımın zamanında ve seçiminde, meslekte ve boş zamanda,emr vermede ve itaat etmede,doğal ve yapa duyguda,yemekte,uykuda ve düşünmede neyin yararlı ve neyin zararl olduğunu bilememek; e n k ü ç ü k v e e n g ü n d e l i k ş e y l e r d e c a h i l olmak ve keskin gözlere sahip olmamak - budur yeryüzünü bu kadar çok kişi iin bir "felaket çayırı"na dönüştüren. Her yerde olduğu gibi bu noktada da insanın a k ı l s ı z l ı ğ ı n ı n söz konusu olduğu söylenmesin: aksine - gerektirdiği kadar ve gerektiğinden fazla akı vardır burada,ancak y a n l ı ş yönlendirilmiş ve dikkati o küçük ve en sıradan şeylerden y a p a y bir biçimde b a ş k a y e r e ç e k i l m i ş t i r.
Reklam
Reklam