Terk, terk, terk, terkin de terki... Bana, "ben indim, hatta fazlaca indim!" diyen Üstadım... Tesevvür: Yüksekten aşağı inmek... Tesevvür: Kadının, çok doğurucu olması... Tesvir: Büyük derecelere çıkma, büyük işlere yükselme. Koluna bilezik yapma... Tesvîr: Derin ve gizli mânâyı araştırma. Toz kaldırma... Tesvîr: Seyrettirmek, baktırmak. Sürmek. Bezi yol yol alaca edip dokumak... Teşavür: Danışma, müşâvere etme... Tasvir?.. Velûd: Çok doğuran kadın. Çok eser veren kimse. Tevfir: Arttırma, çoğaltma. Bir kimsenin hakkını tam olarak verme... Teveffür: Çok olmak, artmak.
Sayfa 365 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Vâridât: Mehdi, İbda Yay.
Ölçüler ve Anlayış
TESEVVÜR:
Birr: Tilki yavrusu. İn’âm ve ihsan etmek. Gönül, kalb. Amel-i sâlih. Koyunu sevketmek. Işık. Terk, terk, terk, terkin de terki... Bana, “ben indim, hattâ fazlaca indim!” diyen Üstadım... Tesevvür: Yüksekten aşağı inmek... Tesevvür: Kadının, çok doğurucu olması... Tesvir: Büyük derecelere çıkma, büyük işlere yükselme. Koluna bilezik yapma... Tesvîr: Derin ve gizli mânâyı araştırma. Toz kaldırma... Tesvîr: Seyrettirmek, baktırmak. Sürmek. Bezi yol yol alaca edip dokumak... Teşavür: Danışma, müşavere etme... Tasvir?.. Velûd: Çok doğuran kadın. Çok eser veren kimse. Tevfîr: Arttırma, çoğaltma. Bir kimsenin hakkını tam olarak verme... Teveffür: Çok olmak, artmak.
17 Ocak 1983 tarihli bir yevmiye!.., ″BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!″ başlıklı 21 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Lûgatçe
- ÖLÜM - GUSTO...
LEVHA: 6 AĞUSTOS 2003... Bulunduğum mekânda ne duvar, ne belirgin bir zemin, ne de çevrede bir şey var. Sis çökmüş gibi etrafımızda büyük bir boşluk ve griye yakın bir renkte. Cezaevi'ne girmeden önce dışarıdan arkadaşım Abdurrahman Varol, arkası bana yarı dönük bir şekilde oturuyor, ona doğru yürüyorum ve "Kumandan'ın öldüğünü nasıl söylersin, böyle bir haberi etrafa nasıl yayarsın?" diye bağırıp, boğazını sıkmaya başlıyorum. Bana, eliyle sağ tarafı işaret ediyor: Bir ranza var. Ranzanın alt yatağında bir tabut ve başında gönüldaşlardan biri, tabutun kapağını veya örtüsünü kaldırmış, ölüye bakıyor. Ben tabutu görünce ağlamaya başlıyorum. Abdurrahman'a sarılıyorum, beraber ağlıyoruz. Sonra tabuta doğru yürüyoruz. O sırada birdenbire Muhammed Topçu isimli gönüldaş karşımıza çıkıyor ve "....... Hoca demişti: Kumandan Mart ayına çıkamaz!"... Ben, o Hocaefendi'nin de vefat ettiğini hatırlıyorum. - Zeynel Abidin, Bolu F-Tipi Cezaevi Menie: Ölüm, mevt: 106. Hablullah: Allah'ın ipi. İhlas. İtaat. Cem olma: 106. Heyeman: Aşıklık. Tutkun olma: 106. Süvüm: Üçüncü: 106. Tesevvür: Kadının çok doğurucu olması. (Velud: Çok doğuran kadın. Çok eser veren kimse... Tesvir: Koluna bilezik takma - ki TELEGRAM'la ilgisi, İNSAN ve diğer eserlerimde gösterilmiştir.): 1106. Münhebit: Yukarıdan aşağıya inen: 106. Adak: Nezredilen şey: 106. · Sam: Ölüm, mevt. Yer altındaki altun damarı. Gökkuşağı. Sersemlik hastalığı: 101. Gusto: Zevk ve takdir: 101. Eymen: En meymenetli. En uğurlu: 101. Halezon: (Yevmiye: Zaman, kadans dedikleri ahenk helezonuna, vakıaların posasını değil de, keyfiyetini yerleştirmekten başka gaye tanımaz.): 101. · Gusto: 101: 1100. Semm: Delik. (Abdülhakim Koltuğu'ndaki deliği hatırlayınız.):
Temmuz 2012, “FUHUŞ ÇETESİ”, ÖLÜM - GUSTO - ABDÜLHÂKİM KOLTUĞU, İbda Yay.·Kitabı okudu
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
- ÖLÜM - GUSTO...
LEVHA: 6 AĞUSTOS 2003... Bulunduğum mekânda ne duvar, ne belirgin bir zemin, ne de çevrede bir şey var. Sis çökmüş gibi etrafımızda büyük bir boşluk ve griye yakın bir renkte. Cezaevi'ne girmeden önce dışarıdan arkadaşım Abdurrahman Varol, arkası bana yarı dönük bir şekilde oturuyor, ona doğru yürüyorum ve "Kumandan'ın öldüğünü nasıl söylersin, böyle bir haberi etrafa nasıl yayarsın?" diye bağırıp, boğazını sıkmaya başlıyorum. Bana, eliyle sağ tarafı işaret ediyor: Bir ranza var. Ranzanın alt yatağında bir tabut ve başında gönüldaşlardan biri, tabutun kapağını veya örtüsünü kaldırmış, ölüye bakıyor. Ben tabutu görünce ağlamaya başlıyorum. Abdurrahman'a sarılıyorum, beraber ağlıyoruz. Sonra tabuta doğru yürüyoruz. O sırada birdenbire Muhammed Topçu isimli gönüldaş karşımıza çıkıyor ve "....... Hoca demişti: Kumandan Mart ayına çıkamaz!"... Ben, o Hocaefendi'nin de vefat ettiğini hatırlıyorum. - Zeynel Abidin, Bolu F-Tipi Cezaevi Menie: Ölüm, mevt: 106. Hablullah: Allah'ın ipi. İhlas. İtaat. Cem olma: 106. Heyeman: Aşıklık. Tutkun olma: 106. Süvüm: Üçüncü: 106. Tesevvür: Kadının çok doğurucu olması. (Velud: Çok doğuran kadın. Çok eser veren kimse... Tesvir: Koluna bilezik takma - ki TELEGRAM'la ilgisi, İNSAN ve diğer eserlerimde gösterilmiştir.): 1106. Münhebit: Yukarıdan aşağıya inen: 106. Adak: Nezredilen şey: 106. · Sam: Ölüm, mevt. Yer altındaki altun damarı. Gökkuşağı. Sersemlik hastalığı: 101. Gusto: Zevk ve takdir: 101. Eymen: En meymenetli. En uğurlu: 101. Halezon: (Yevmiye: Zaman, kadans dedikleri ahenk helezonuna, vakıaların posasını değil de, keyfiyetini yerleştirmekten başka gaye tanımaz.): 101. · Gusto: 101: 1100. Semm: Delik. (Abdülhakim Koltuğu'ndaki deliği hatırlayınız.):
Temmuz 2012, “FUHUŞ ÇETESİ”, ÖLÜM - GUSTO - ABDÜLHÂKİM KOLTUĞU, İbda Yay.·Kitabı okudu
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
Arzuların kıblesine giden yolun mesafesi sona erdi / Bu mesafeyi katetmeyi lûtfeden Allah’a hamdolsun!)… Arzuların kıblesi: Şeyh Abdullah Dehlevî Hazretleri. * BİRİNCİ Mısraın Ebcedi: 1666: TENVİR-Aydınlatma. Bir şey hakkında bilgi verme… ÜSTÜRE-Ustura. (Mu-Sa: Ustura… Hacı Musa Mirzabeyoğlu: 1441: Necib Fazıl Kısakürek… Aynı ebcedle Salih Mirzabeyoğlu)… TESEVVÜR-Yüksekten aşağıya inmek. “Mesele hâlletmek”. ( Yevmiye: Ben de dikkat edeceğin şey, ben çok indim, hatta fazlaca indim!): 666: TEMERKÜZ-Merkez tutma. Merkezleşme. Yığılma, birikme… SEBHA-Ot yetişmeyen yer. Tuzla. (Va’n: Ot yetişmeyen yer… Fransızca, Salin-Tuzla. Sahil: 151: Mehdî Muhammed): 667: ÜSTUR-At, katır, davar gibi dört ayaklı hayvanlar. (Nu’man: Dört ayaklı hayvanlar. Kan. İmâm-ı Azam’ın lâkabı. Şakayık-ı Nu’man denen bir çift lâle çiçeği… Nu’man’ın çoğulu: Niam-Nimetler. Hidayetler. İyilikler. Yiyecekler. Temel gıdalar)… MÜRTEKİZ-Yerli yerinde sağlamca duran: 667: SÜBHA-İşi bitirmek. Boş olmak. Uyku, nevm… ÜSTÜVAR-Güvenilir, iti edilebilir: 668: ECZAHÂNE.
2022
Alıntı
İnsan heyatı boyu müeyyen rolları oynayır. Bu rolların mezmunu, bele deyek, ssenari deyişmezdir, proqnozlaşdırıla bilendir, herçend çox vaxt bunlar spontan olur, bizde ele tesevvür yaranır ki, ssenarileri biz seçmirik.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Edebiyat