Fox Mulder

Fox Mulder
@trustno1
Derin sular sakin değildir. Gerçek orada bir yerde. İyiler ilk görüşte tanınmaz. Perdeler senin için Rakiş canım.
Mayıs Ayı Hikaye Yazma Etkinliği - Hikayeler (33. Hikaye Eklendi)
#29285900 ile başlatılan hikaye yazma etkinliğinde şu ana kadar yazılan hikayelerdir. (Konu: KAYBETMEK , Anahtar Kelimeler: PİYANO, RIHTIM, ÇAY) 1- Duru Çamcı - #29326974 - Kötü Kaybettik 2- Hatice Mehlika - #29336624 - Yeşil Flüt 3- https://1000kitap.com/hayatsinemamdanbirbobin - #29354519 - Tedbil-i Zaman 4- https://1000kitap.com/0161umay - #29367328 - Özür Dilerim Efendim 5- Semih Doğan - #29367966 - Ders Verme Sırası 6- Li-3 - #29377160 - Yıllanmış Kekremsi Sevda 7- Mithril / Nobody - #29379649 - Kayıp Rüyalar 8- Ferah - #29380632 - Ocak Söner 9- Weltschmerz - #29380892 - Yaşamak İstiyorum 10- İclâl - #29382781 - Gördünüz mü? 11- Esther. Sema - #29384336 - Mor Kan 12- Melike - #29386254 - Hissizlik Camekanı 13- Erhan Özdemir - #29387040 - Çay ve Rıhtım ve Piyano ile Kaybetmek 14- Fox Mulder - #29387376 - Bir Yabancının Hikayesi 15- Fox Mulder (2) -#29392131 - Hayal veya Gerçek 16-
Etkinlik
Reklam
Hayal veya Gerçek
Saatlerdir rıhtıma yanaşmış olan Rus bandıralı bu gemiyi gözlüyordum. Yanıma aldığım çekirdekler biteli saatler olmuştu. Geminin ışıkları tamamen kapalı ve göze çarpan en ufak bir hareketlilik dahi yoktu. Gerçek oralarda bir yerdeyse sonsuza kadar beklemek sorun değildi ama ya değilse? Ya yine yanıldıysam? Düşüncelerimi çalan telefon böldü. Arayanın Scully olduğunu görünce telefona cevap verdim. “Mulder, neredesin?” “Dünya üzerinde bir yerlerde ufak bir çekirdek kabuğu öbeği yapmakla meşgulüm saatlerdir.” “Skinner saatlerdir seni arıyor. 2 gün önce kiraladığın bir arabayla kimseye haber vermeden ayrılmışsın.” “Yeni bir iz üzerindeyim.” “Mulder, bana neden haber vermedin?” “Haber kaynağım her kimse, yalnız gelmemi istedi.” Scully yeni bir cümle kurmaya çalışırken geminin güvertesinde iki gölgenin hareket ettiğini gördüm. “Şu an kapatmam lazım. Sana tekrar ulaşıncaya kadar Skinner’ı oyalamaya çalış.” “Muld…” Cevabı dinlemeden telefonu kapattım. Arabadan inip, hızla gemiye doğru ilerlemeye başladım. Güvertede gördüğüm iki gölgenin ellerinde bir çanta ile gemiden inip, ileride bekleyen Ford’a doğru gittiklerini fark ettim. Karanlıkta yüzlerini seçmeme imkân yok ama karanlık beni de kamufle ettiği için pek fazla umursamadım. Olabildiğince sessiz ve hızlı olarak gemiye girdim, Rusça birkaç söz duyunca kendimi kapısını açık bulduğum ilk yere attım. Burası depo gibi bir yerdi. Bir sürü çuvalla dolu bir depo. Havayı koklayınca içerinin yoğun bir şekilde çay koktuğunu fark ettim. Çuvallardan birini hafif aralayınca yanılmadığımı anladım. Delil poşetine örnek almak için hamle yapacağım sırada Rusça konuşmaların yakınlaştığını fark ettim. Örnek almaktan vazgeçip, ses çıkarmadan beklemeye başladım. Kapının önünde sesini ayırt edebildiğim üç kişi konuşuyordu. İçlerinden birisi
Bir Yabancının Hikayesi
Gemi rıhtıma yanaşmıştı nihayet. Uzun bir yolculuk olmuştu. Upuzun. Kovboy görünümlü yabancı, atıyla beraber gemiden indi. Vahşi Batı'nın mantar gibi türemiş kasabalarından birine doğru ağır ağır yola çıktı. Altıpatlarını kontrol etti. Yerinde duruyordu. Hayatında hiç kimseye ateş etmemiş olmasına rağmen yıllar öncesinin intikamını almak istiyordu. Tam 15 yıldır içi bu intikam ateşiyle yanmıştı. Günler sonra varmak istediği kasabaya vardı. İlk işi bir otele yerleşmek, ardından da kasabanın meyhanesine gitmek oldu. İçeri girdiği zaman piyanonun başında oturmaktan ve binlerce defa aynı şarkıyı çalmaktan bıkmış piyanist haricinde herkes O'na döndü baktı. Ağır ağır adımlarla meyhaneciye yaklaştı. Meyhaneci soğuk bir sesle: "Ne istiyorsun yabancı?" dedi. "Bir soğuk bira, biraz da bilgi" "Kim hakkında?" Yabancı: "Bu adam!" diyerek eskimiş bir fotoğrafı gösterdi. Meyhanecinin, fotoğrafı görünce, beti benzi atmıştı. "Neden bu adamı arıyorsun?" "Eskiden ama çok eskiden tanışırdık. Yolum buralara düşünce görmek istedim." "Artık buralarda değil." "Nerede peki?" "Kasabadan 5 mil ötede çay var, çayın yolunu takip et. 10 mil kadar ötede bir çiftlik göreceksin. İşte orada. Yalnız canını seviyorsan oraya gitmeni tavsiye etmem." "Tavsiyelere pek uyduğum söylenemez ama yine de teşekkürler." Yabancı meyhaneden çıktı. Atına atladı. Ağır ağır akan çayın yolunu takip ederek çiftliğe doğru yol almaya başladı. Çiftlik uzaktan gözükmeye başlayınca atından indi. Atını bağladıktan sonra sessizce çiftliğe yaklaşmaya devam etti. Asırlar gibi süren bir zaman sonra çiftliğe iyice yaklaşmıştı. Sessizce içeriye süzüldü. Evin kapısı ardına kadar açıktı. "Yakınlarda olabilirler" diye düşündü. Bir kadın ve bir erkeğin seslerini duyunca hiç düşünmeden evin içerisine daldı. Kapının ardına saklandı.
9/10
·136 syf.··
2017 115. kitabı
...Biri kimliğini çıkardı: "Müjdat Bey bizimle geleceksiniz." dedi. "Şaka mı?" dedim. "Yok valla abi, emir var." dediler. "Görebilir miyim?" Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan geliyor. Benim beş yıl önce yazdığım, Savaş Dinçel'in de resimlediği "Çizgilerle Nazım Hikmet" adlı kitabımdan dolayı tutuklama kararı. Suç: Neşir yoluyla komünizm propagandası yapmak. Adliyenin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif etmek. Devletin emniyet, muhafaza kuvvetlerini tahkir ve tezyif etmek. ...Telefonu çevirdim. Savaş çıktı. "Ben Birinci Şube'deyim, seni de bekliyoruz, gel." dedim. "Sen buraya gel ne güzel kafa çekiyoruz." dedi. "Ben gelemem tutukluyum." "Ben de gelemem alkollüyüm." Sonunda Tayyar Bey (1. Şube Müdürü): "Durum ciddi Savaş atla gel." dedi. Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen'in yazdıkları kitap yüzünden yargılanma hikayesi işte böyle başlıyor. Mahkeme için önce Diyarbakır'a gidiliyor. Ardından Diyarbakır Askeri Savcılığı görevsizlik kararı veriyor ve İstanbul'da sivil mahkemede yargılanmak için İstanbul'a geri dönüyorlar. Mahkeme Sağmalcılar'a yolluyor, birkaç gün sonra mahkeme hem Savaş Dinçel'in hem de Müjdat Gezen'in tahliyelerine karar veriyor. Böylece bu tatsız hikaye zor geçen birkaç günün ardından kötü sonlanmıyor. Kitap, Nazım Hikmet'i sevenler ve merak edenler için resimli bir biyografi niteliğinde. Nazım Hikmet'in yaşam öyküsü ve şiirlerine Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen gözüyle bakmak isteyenler kesinlikle beğenerek okuyacaktır.
Hukuk
Çizgilerle Nazım HikmetMüjdat Gezen · Ka Kitap · 2014290 okunma
Gizli Dosyalar Özel Sayı: Sular Tersine Döner
Bodrum katındaki masamda otururken tavana attığım kurşun kalemleri izlemekle meşguldüm. Asansörün bodrum katında durduğunu ve içinden birinin indiğini duydum. Ayak seslerinden gelenin Scully olduğunu anlayınca, gözlerimi tavandan ayırıp kapıya diktim. Scully odaya girince, pazar günü sabahın bu saatinde burada ne aradığımızı sorgulayan bakışlarla bana bakmaya başladı. “Sabahın bu saatinde seni çağırdığım için üzgünüm” diye söze başlamıştım ki, cümlemi tamamlamadan “Ancak çok önemli bir olay var.” diyerek devamını O getirdi. “Evet, çok önemli bir olay var.” “Pazar sabahı ikimizi birden buraya dikecek kadar bu önemli olay nedir gerçekten merak ediyorum.” “40° Kuzey Paralelleri ile 41° Kuzey Paralelleri arasında açıklanamayan bazı doğa olayları oluyor.” “Doğada her zaman bazı açıklanamayan olaylar olur Mulder.” “Bu seferki olaylar doğrudan uzaylılarla ilgili olabilir. Sadece bu iki kuzey paraleli arasında bu olayların yaşanıyor oluşu biraz ilgi çekici. Olaylar burada, Amerika Birleşik Devletleri’nde başlıyor. Türkiye’de son buluyor.” “Türkiye’de mi? Neresinde? ” Türkiye’deki şehrin adını unuttuğum için önümde duran not defterine bakma ihtiyacı hissettim. Defterde şehrin adını bulduktan sonra kafamı kaldırıp tekrardan Scully’ye baktım. “Evet. Ordu diye bir ilde sona eriyor. Daha doğuda herhangi bir gözlemde bulunan olmamış. Bu yüzden olayların son noktası orası görülüyor.” “Peki, açıklanamayan doğa olayları neler?” “Nehirlerin, akarsuların, derelerin akış yönünün tersine akmaya başlamış olmaları. Teorime göre UFO’ların oluşturduğu güçlü manyetik alanlar buna neden oluyor olabilir.” “Biz ne yapacağız?” “Önce Philadelphia’ya, ardından da Columbus’a gideceğiz. Olayların başladığı yer orasıysa ilk orayı görmemiz daha düzgün olur.” “İlk derken, son olarak nereyi
Reklam