Bodrum katındaki masamda otururken tavana attığım kurşun kalemleri izlemekle meşguldüm. Asansörün bodrum katında durduğunu ve içinden birinin indiğini duydum. Ayak seslerinden gelenin Scully olduğunu anlayınca, gözlerimi tavandan ayırıp kapıya diktim. Scully odaya girince, pazar günü sabahın bu saatinde burada ne aradığımızı sorgulayan bakışlarla bana bakmaya başladı.
“Sabahın bu saatinde seni çağırdığım için üzgünüm” diye söze başlamıştım ki, cümlemi tamamlamadan “Ancak çok önemli bir olay var.” diyerek devamını O getirdi.
“Evet, çok önemli bir olay var.”
“Pazar sabahı ikimizi birden buraya dikecek kadar bu önemli olay nedir gerçekten merak ediyorum.”
“40° Kuzey Paralelleri ile 41° Kuzey Paralelleri arasında açıklanamayan bazı doğa olayları oluyor.”
“Doğada her zaman bazı açıklanamayan olaylar olur Mulder.”
“Bu seferki olaylar doğrudan uzaylılarla ilgili olabilir. Sadece bu iki kuzey paraleli arasında bu olayların yaşanıyor oluşu biraz ilgi çekici. Olaylar burada, Amerika Birleşik Devletleri’nde başlıyor. Türkiye’de son buluyor.”
“Türkiye’de mi? Neresinde? ”
Türkiye’deki şehrin adını unuttuğum için önümde duran not defterine bakma ihtiyacı hissettim. Defterde şehrin adını bulduktan sonra kafamı kaldırıp tekrardan Scully’ye baktım.
“Evet. Ordu diye bir ilde sona eriyor. Daha doğuda herhangi bir gözlemde bulunan olmamış. Bu yüzden olayların son noktası orası görülüyor.”
“Peki, açıklanamayan doğa olayları neler?”
“Nehirlerin, akarsuların, derelerin akış yönünün tersine akmaya başlamış olmaları. Teorime göre UFO’ların oluşturduğu güçlü manyetik alanlar buna neden oluyor olabilir.”
“Biz ne yapacağız?”
“Önce Philadelphia’ya, ardından da Columbus’a gideceğiz. Olayların başladığı yer orasıysa ilk orayı görmemiz daha düzgün olur.”
“İlk derken, son olarak nereyi