• Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, herseyin var, binlerce kişi calışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu, karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? ama nasıl yakışmasın! sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. Ama ben boşuna konuşuyorum; sevgiyi tanımayan adama, sevgiyi öğretmeye çalışıyorum. hıh, sen, büyük patron, milyarder, fabrikalar sahibi Saim bey! Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm! Ben, Yaşar usta! sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç! gözümde pul kadar bile değerin yok. Ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. biz bir aileyiz, biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme! dokunma çocuklarıma! dokunma oğluma! dokunma gelinime! eğer onların kılına zarar gelirse, ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni! Anlıyor musun, vururum ve dönüp arkama bakmam bile..!
  • 112 syf.
    Aslına bakarsanız hepimizin kitabı okuma sebebi, kitaba ismini veren şiirdir. Sanki diğer şiirler biraz gölgede kalmış gibi ya da biz okuyucular bu şiiri o kadar benimsedik ki bizlere öyle geliyor. Büyüksun Turgut Usta...
  • " Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek."
  • "Sen büyük patron Saim Bey! Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm, ben, Yaşar Usta.
    Yıkamayacaksın bizi"
  • bak beyim, sana iki çift lafım var. koskoca adamsın. paran var, pulun var, herşeyin var. binlerce kişi çalışıyor emrinde. yakışır mı sana portakalla uğraşmak... ben boşuna konuşuyorum. sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.
    hıh... sen... büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi... sen mi büyüksün? hayır biz büyüğüz, biz. sen bizim yanımzda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç.
    dokunma artık medyaya..dokunma bizlere. dokunma portakala.. eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Ceyd usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni...
    anlıyor musun? vururum ve dönüp arkama bakmam bile...

    Aff..Seviyorum Yaşar Ustayı ya..her şey e gidiyo bu replik😜
    Ceyyyydddd Ustaaa😜
    Baş ağrısız geceler efemm;))
  • 436 syf.
    Hazır mısınız İnce Memed'le dağları, taşları, kayaları, mağaraları, köyleri, kasabaları dolaşmaya, onunla yeniden keşfetmeye. Hee bir de insanları tanımaya, hem de ne tanımak...
    Hani kendi de diyor ya "Dünyada" diyordu, kendi kendine, "şu dünyada ne iyi insanlar var." Evet iyisi de var kötüsü de, zalimi de var mazlumu da, güçlüsü de var güçsüzü de...
    Hee bir de koca yürekli İnce Memed'i var.
    Abdi ağası da var, Recep çavuşu da var, Ali Safa beyi de var, Durmuş Ali'si de var, Topal Ali'si de var, Dönesi de var, Iraz'ı da var, Hatçe'si de var yani anlayacağınız var oğlu var.

    2 yıl önce doğum günümde hediye olarak almıştım bu seriyi. Ne de güzel bir hediye değil mi? :) Ancak bir türlü başlayamadım. Hepimizde olur ya gerçekten çok okumak istediğimiz bir kitap olur ama bir türlü başlayamayız, ya cesaret edemeyiz ya da zamanı değildir. Benim için artık zamanı gelmişti. Öncesinde 4-5 tane Yaşar Kemal kitabı okumuştum en verimli olanları ise Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne ve Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor kitapları idi. Çünkü ikisinde de Yaşar Kemal'in ağzından kendisini, ülkeyi, bölgeyi birçok şeyi dinliyoruz. Onu tanımak adına bu iki kitabın kesinlikle okunması gerekiyor. Neyse ki İnce Memed'e başladım onun için de çok mutluyum.
    Başlamış olduğum bu yolculukta ilk etap tamamlandı an itibariyle. Ara vermeden devam edeceğim 2-3-4 Bu yolculuk hiç bitmemeli hissi var şu an damarlarımda. İnce Memed'le olduktan sonra gerisini düşünmüyorsunuz zaten.

    Hani kitapta da diyor ya "İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli." diye, işte orasına değdiler Memed'in ve isyanı başlattılar. Her devirde yok mu insanların o yerlerine değen, canlarını acıtan, binbir zorluklarla yaptıkları işleri, emekleri ellerinden alan sömüren ağalar, paşalar. Var elbet ama işte her dönemde İnce Memed bulmak zor. İnce Memed olmak kolay değil.
    'Sen doğru dur eğri bulur cezasını' diye bir söz var ya işte İnce Memed belki eşkıya oldu ama o başkaydı, o zalime, kötüye düşmandı, haksızın karşısında garibin yanında, ezenin karşısında ezilenin yanındaydı. İşte bu yüzden de İnce Memed oldu ya.
    Şimdi tutup da hikayeyi en başında yazmaya gerek yok. Daha ne maceralara gireceğiz Memed'le çok merak ediyorum.
    Bir şeye değinmedim ona da değineyim. Yaşar Kemal'in anlattığı bölgelere hiç gitmedim ama bunlar nasıl betimlemelerdir ki, sanki bir kamera vardı da teker teker oraları gördüm. Yaşayarak yazmak bu işte. Büyüksün usta.
    Eğer bu kitaba başlamaya cesaret edemiyorsanız, gözünüz korkuyorsa hiç korkmayın, elinizde ne var ne yok bırakın bu kitaba başlayın. Tek kötü yanı bittiğinde belki biraz boşluğa düşebilirsiniz. O kadar da olsun artık.
    Bu arada sabah kutlamıştım tekrar yazayım Doğum günün kutlu olsun Yaşar Kemal, iyi ki doğdun ve iyi ki yazdın, iyi ki seni kendi dilimizden okuma şerefine ulaştık.