Biri aşk, biri nefret; bizim kanadımız çift... Ateş saçmalı ki nur, erisin kapkara zift
Sayfa 104 - Büyük Doğu Yayınları - 104.Basım / Ocak 2024·Kitabı okuyor
İnsan ve Duygular
Bir madde var Harry, adını sıkça duymuşsundur , ülkemizde ona genellikle zift derler. Bu zift insanı kirletirmiş , gezip tozduğun arkadaşların da seni öyle kirletiyor . Harry sana bu lafları içkili değil , gözü yaşlı olarak söylüyorum ; sevinçle değil , isyan içinde söylüyorum; sadece kelimelerle değil , ıstıraplada söylüyorum .
Sayfa 58
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aynadaki Yangın
"Ama deniz kabuğu kıyıya vurmayı tercih etti." "Deniz kabuğu kıyıya geldi çünkü yosunlardan kurtulmak zorundaydı," diye fısıldadım. "Yanlış," dedi Kartal, gözlerime daha derin bakıyordu şimdi. "Deniz kabuğunun yeri zaten kıyıdır." "Sen kıyı mısın?" Aslında onu bir Anka kuşuna benzetmiştim, bir kıyıya değil. Hatta sızlayan ateşten kanatlarını hâlâ görebiliyordum, kanatlarının etrafından zift renginde kan damlıyordu. "Belki de kıyıya vurmak için savaştığın yosunumdur." "Ama ben buradayım," dedim. "Kendi isteğimle. Bu seni nasıl yosun yapar?" "Deniz kabukları, yosundan kurtulduğunu sansa bile kaçarken yosundan mutlaka bir parça koparır, kıyıya onunla çıkar." dedi. Kartal kül tablasında duran sigarasına uzanırken. "Bir parçamı deniz kıyısına taşıman gerek, Lavinia."
Sayfa 74·Kitabı okuyor
Okumak. Doldurmak boşlukları. Ama boşluklar rastgele açılmış asfalt delikleri değil ki. Rastgele zift dökerek kapayasın. Şimdi kendi yalanlarımı, dar sokaklarımı, korkaklığımı, tembelliğimi, bereketli bir patlamadan çok düzelmeyecek bir kambura doğru gelişen sıkıntımı, yalnızlığımı, beceriksizliğimi tanımadan, tanıyıp da üstüne gitmeden, bu kitabı okumanın ne yararı var?
Edebiyat
Sokaklarda anlaşılmaz bir karanlık. Her yanı zift bir gece. Kalabalığın içinden geçip gidiyorum. Arasından değil, içinden. Görmüyorlar beni. Aslında beni görüp görmediklerini bilmiyorum, sadece bir his bu.
Alıntı
TENİMİZİ EZEBİLİRSİNİZ... AMA... RUHUMUZU ASLÂ...
(...) Daha sonra, kanunlarda yapılan değişikliklerle birçok siyasî tutuklu ve hükümlüyle beraber Salih Mirzabeyoğlu da tahliye oldu. Çıktığı ânda da, gözaltına alınmasından gördüğü işkenceye kadar, hukuk dersleriyle dolu olan “İşkence” kitabını yazdı. Kitab, işkencenin ne olduğunu, nasıl yapıldığını, zaman zaman ironik, zaman zaman küfürlü bir üslûbla anlatıyordu. Büyük ilgi gördü. Kitabın, arka kapak yazısı çok ünlü oldu; Metris’teki İbdacıların bulunduğu koğuşun duvarına çizilmiş ve yazılmış olarak yıllarca orada durdu: "Tenimizi ezebilirsiniz… Ama… Ruhumuzu asla… Onu ne işkence zapteder, ne kelepçe, ne pranga… Gülümser durur inancımız, hürriyet buudunda sonsuzca… Bizi edebilirsiniz, evimizden, tenimizden… Ama dinimizden?.. Çok şükür… Pişmanlık uğramadı semtimizden… Ya siz?.. Ezelî pis, hayvancıklar… Neye yaradı işkenceniz?.. Dünyanız kara, ahiretiniz zift… Sizi bekliyor cehenneminiz!.."
İŞKENCE, -Hukuk ve Hûk-, 5 Ağustos 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İşkence