9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:37
KÜRK MANTOLU MADONNA (Roman) SABAHATTİN ALİ Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını yazdığı roman ve hikâyelere yansıtan, bundan önce de yaşadığı hayata bu perspektifle bakan ve bunun bedelini ödeyen istisna sanatçılardan biri olan Sabahattin Ali’yi okumaya, onun en çok bilinen üç romanından biri olan Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Romanın merkezinde bulunan kahraman Raif’tir. Raif, anlatıcının bir şirketin muhasebesinde çalışmaya başladığında karşılaştığı sıra dışı bir mesai arkadaşıdır. Dış dünyaya karşı pasif bir tepkisizlik içinde olan Raif’i tanımaya çalışan anlatıcı, bir süre sonra onun hastalanıp öleceğine şahit olacaktır. Ölmeden önceki son akşam kendisine bir günlüğüne emanet edilen defter okununca, Raif’in dış dünyaya taşmayan iç dünyasının merkezinde, romanda sürekli “Kürk Mantolu Madonna” olarak anılacak olan Maria’nın bulunduğu anlaşılır. Tabiatı gereği çekingen olan Raif, babası tarafından Almanya’ya, ailece uğraştıkları sabun işinde kendisini geliştirmesi için gönderilir. Raif bir pansiyona yerleşerek yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Biraz da resme meraklıdır. Bir resim sergisinde bir kadın portresini görüp duygusal olarak adeta kilitlenir. Resim onu o kadar çok etkiler ki etraftakiler bunun dedikodusunu yapmaya başlarlar. Resmi yapan ressam yanına gelerek onunla tanışır. Ancak Raif nazarını resimden ayıramaz. O günün akşamında pansiyondaki dul kadınlarla dışarı çıkar. Bu sırada resimdeki kadını kendilerine bakarken görür ve kolundaki dul kadını bırakarak onun peşine düşer. Bir barda keman çaldığını öğrenir. Onu takip ederek tanışır. Kadın da onu tanımıştır zaten ve bir önceki gün yanına gelip onunla tanıştığını hatırlatır. Raif şoktadır. Kadınla zaman geçirirler. Sıra dışı bir kadın olduğu bellidir. Hayata kendi başına tutunan, kendi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,1bin okunma
7/10
·100 syf.··
2026 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 15:55
Klara Miliç yalnızca melankolik bir aşk hikâyesi değil, ölüm ve ölümden sonraki yaşam üzerine psikolojik bir sorgulama sunan etkileyici bir eser. Ivan Turgenyev Klara’nın ölümünden sonra bile varlığını hissettirmesiyle okuyucuda gerçek ile hayal arasında rahatsız edici bir belirsizlik oluşturuyor. Özellikle Aratov karakteri üzerinden, insanın ölüm karşısındaki çaresizliği ve kaybettiklerine tutunma isteği başarılı şekilde yansıtılıyor. Eser bittikten sonra geriye yalnızca hüzün değil, ölümün gerçekten bir son olup olmadığına dair düşünceler de kalıyor.
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·152 syf.·
2026 28. kitabı
Öncelikle bu kitap bir mantık kitabıdır. Dolayısıyla mantık eğitimi almadıysanız muhtemelen okurken zorlanacaksınız ve muhtemelen çoğu yerinde sıkılacaksınız. Kitapta ateistlerin ve teistlerin Tanrı'nın varlığına yönelik argümanları mantık kuralları kullanılarak reddedilmektedir. Reddedilmektedir dedim çünkü konuyla ilgili bütün argümanlar yazar tarafından reddedilmiştir. Mantık kuralları kullanılırken de bazı noktalarda yazarın hata yaptığını düşünüyorum. Örneğin bir ateist argüman olarak "Tanrı'nın ahlaki kötülük yapmayacak şekilde özgür irade sahibi insanlar yaratılması" hususunda 78. sayfada "eğer her öz, dünyalararası ahlaki bir yozlaşmışlıktan mustaripse, o halde ahlaki iyiliği içeren ama ahlaki kötülüğü içermeyen bir dünyayı yaratmak, Tanrı'nın kendi gücünün ötesindedir" diyerek tüm insanların ahlaki yozlaşmışlıktan mustarip olduğunu baştan kabul etmiş ve insanların bu durumdan mustarip olmadığı durumu yok saymıştır. 89. sayfada ise doğal afet vb. özgür insan iradesinden kaynaklanmayan kötülüklerin sorumlusu olarak "diğer rasyonel ve büyük ölçüde özgür varlıklar" sorumlu tutulmuş, bu kabulün mantıksız bulunduğunu kabul etmekle birlikte mantıklı bir cevap sunmamıştır. Tanrı'nın varlığına ve yokluğuna yönelik argümanları reddeden yazar kitabın sonunda ise (sayfa 146) Tanrı'nın varlığını inanca bağlayarak konuyu kapatmıştır. Sanırım yapabileceği başka bir şey de bulunmamaktadır. "Tanrı'ya inandığım için aşağıdaki argümanın sağlam olduğunu düşünüyorum. Ya Tanrı vardır ya da 7+5=14 eder. 7+5=14 olamaz. O halde Tanrı vardır. Fakat açık bir şekilde bu bir kanıt niteliği taşımaz. Çünkü zaten sonucu kabul etmeyen hiç kimse, ilk öncülü de kabul etmeyecektir."
Felsefe
Tanrı, Özgürlük ve KötülükAlvin Plantinga · Fol Kitap · 2022113 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 36. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 23:41
Bu kitapta bir yazardan, "Nasıl yazar olunur?" sorusunun cevaplarını arıyoruz. Öncelikle kitabın deneme veya söyleşi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. "Bu kitap, Hemingway'in, yazarın doğası ve yaşamındaki unsurlar üzerine düşünceleri ile yazarlara yazma sanatı, çalışma alışkanlıkları ve disiplin konularında verdiği özel, faydalı öğütleri içermektedir." (Giriş kısmından alıntı) Alt başlıklar olarak incelemek istiyorum. Buyurunuz Kitap İçeriği Kitap 13 başlıktan oluşuyor (önsöz ve giriş dahil değildir). Yazara öğütler, karakterler, başlıklar, yazarın nitelikleri gibi başlıklar mevcut. Her başlığın altına da Ernest Hemingway'in çeşitli kitapları ve bazı dostlarına gönderdiği mektupların bir kısmı var. Ki bu kısımlar başlığı açıklayan, asıl konuyu bize anlatan kesitlerdir. Örnek verecek olursam Yazarın Nitelikleri başlığının altında Death in the Afternoon'dan bir kesit var: "İyi bir yazar, mümkün olduğunca, neredeyse her şeyi bilmelidir. Doğal olarak bunu yapamayacaktır. Yeterince büyük bir yazar, bilgi birikimiyle doğmuş gibidir." Bu şekilde çeşitli yazınlar var. Bu açıdan kolay okunabilir bir eser olduğunu söyleyebiliriz. Yer yer tavsiyeler, yer yer kendi yazarlık yaşamından izler görüyoruz. Kitaba 7 puan vermemin sebebi de bazı yerlerde alakasız gördüğüm alıntıların olmasıydı. Başlık ile uyuşmayan birkaç paragraf. Onun dışında beğendiğim bir kitap. Öneriler Yazar bize "mutlaka okumanız gereken eserler" diye bir yazı da göstermiş. Kitapları buraya bırakıyorum: Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) Anna Karenina Madame Bovary Duygusal Eğitim Buddenbrooklar Dublinliler Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi Ulysses Tom Jones Joseph Andrews
Yazma ÜzerineErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2019760 okunma
İÇİMDE YARIM KALMIŞ BİR KONUŞMANIN ÜZÜNTÜSÜ VAR!
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 09:00
Size de oluyor mu: Bir kitap okuyup, onu en derininizde hissettiğiniz fakat hissettiklerinizi kelimelerle ifade edemeyeceğiniz hissi? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. İşte bana tam olarak böyle hissettiren o efsane kitabı inceleyeceğim: Kürk Mantolu Madonna Bu, kitabı ikinci okuyuşum. İlk okuyuşum sanırım 8-9 yıl önceydi ve kitap o zamanlar çok etkilemişti. Fakat bu okuyuşumda fark ettim ki sadece aşk değil bambaşka şeyler de aldım kitaptan… İnsan psikolojisinin derinlerine indim Sabahattin Ali ile beraber… Önyargılarımı yıktım… Raif Efendi’ye kızdı, öfkelendi bir yanım; ama bir yanım da kıyamadı, kendini buldu onda… Maria’nın satır aralarındaki fikirleri, kadın-erkek ilişkilerine bakışı, kitabın anlatıcı karakterinin yaşadıkları üzerinden dönemin toplumsal eleştirisi… O kadar dolu dolu buldum ki kitabı, sadece aşk kitabı demek inanılmaz haksızlık bence. Kitabı hemen herkes okumuştur ya da konusunu bir yerlerden duymuştur diye düşünüyorum. Bu yüzden konusundan bahsetmeden, bende okurken uyandırdığı duyguları sizlerle paylaşmak istiyorum. Önyargı… Sizce de insanlara çok önyargı ile bakmıyor muyuz? İş arkadaşlarımıza, markette-sokakta karşılaştığımız insanlara ya da komşularımıza uzaktan bakarak onlar hakkında türlü türlü fikirlere kapılıyoruz çoğu zaman. Suskunluğunu kibir, nezaketini eziklik, giyinişini yobazlık, kullandığı kelimeleri cahillik olarak değerlendirdiğimiz oluyor. Halbuki bir insanı tanımak bu kadar basit değildir. O insanın iç dünyasını, zihninin içini, fikirlerini, görüşlerini bilmek; anlamaya, tanımaya çalışmak lazımdır. Fakat Gülten Akın ’ın dediği gibi: “Kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya…” İşte bizler de durup insanların inceliklerini, derinini görmek yerine; hızlıca yüzeysel olana bakıp geçiyor ve koskoca bir önyargıyla yaklaşıyoruz.
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,1bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 21:50
Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk eser olan Dokunmadan, bazı sayfalarında duraksadığım, bazı hislerin kalbimi sızlattığı ve kendimden bir parça bulduğum bir eser oldu. Roman, Adalet adlı karakterin vicdanıyla olan savaşını, yaşanmadan geçip giden ömrünü ve içsel mücadelesini anlatır. Adalet, Adaletin yoldaşı Hülya aynı zamanda Mahsun’un Muhsinesi ve Sadi Seber… Vicdanen rahatlamak için çıktığı yolculuğun kendi sonunu hazırladığını bilmeden, Sadi’nin aslında onu nasıl sevdiğini görmeden biten bir ömür… Yaşamadan kaç günümü heba ettim, kaç duyguyla Adalet gibi farkında olmadan vedalaştım acaba diye düşünmeme sebep olan bu kitap ve Adalet’in hikayesi yüreğimde bir burukluk bıraktı. Belki de zaten buruk olan, eksik kalan duygularımı bana hatırlattı. İçimi sızlatan ve kendimden parçalar bulduğum birkaç alıntıyı buraya bırakarak ve kesinlikle okumanızı tavsiye ederek incelememi bitireceğim. • " Çünkü bazı sızılar bir defa başladı mı artık geçmiyor. Bazı yaralar hiç kapanmıyor. Bazı eller bazı saçları okşamayınca, bu minicik, aptal, önemsiz şey yaşanmayınca, bazı hayatlar geri dönüşsüz biçimde tarumar oluyor. Belki siz bunu bilmiyorsunuz. Umarım hiç öğrenmezsiniz. Bazı durumlarda sadece bilmeyenler yaşamayı beceriyor. Hayatta kalmakla yaşamayı becermek aynı şey değil. " -s.82 • “O yaşlarda utangaçtım, kırılgandım. Deneme yanılma dönemi başlamamıştı henüz hayatımın. Kırılmaktan korkmamanın bir yolunun da, kendi kendini bin parçaya ayırmak olduğunu keşfetmemiştim daha. Cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi. Yanlış geldiğim bir yerdi dünya, öyle hissediyordum. Sanki çok güzel bir yere gitmek üzere yola çıkmışım da, sonra gecenin bir yarısı yanlış durakta inivermişim gibi.” -s.116 • “Geçmişe özlem duymak, asla dolmayacak boşlukların, kovuklarını belli etmek
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma