Duygusal Eğitim

9,4/10  (5 Oy) · 
11 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.573 gösterim
XIX. yüzyıl Fransız edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan ve XX. yüzyıl romanını şekillendiren, hatta çağdaş romanın öncüsü olma niteliğini taşıyan Duygusal Eğitim, arka planında Flaubert'in en ince ayrıntısına kadar gözlemleyip analitik bir zekâyla kusursuzca aktardığı Temmuz Monarşisi, 1848 Devrimi ve İkinci Cumhuriyet Dönemi'yle tarihçilerin de başvuru kitaplarından biri olmayı başarmış bir yapıttır. Paris'e eğitim almak üzere gelen on sekiz yaşında taşralı bir genç olan Frédéric Moreau'nun, sanatı, siyaseti, dostluğu, iktidar hırsını ve saf aşkı öğrenip deneyimlemesinin; monarşi, cumhuriyet ve imparatorluk arasında gelgitler yaşayan Fransız toplumunda kendine bir yer edinme arayışının, başka bir deyişle kayıp bir gencin hikâyesidir. Zengin bir sanat tüccarının eşi olan Madam Arnoux'ya duyduğu aşk ve içinde yaşadığı dünyayla kurduğu ilişkiler sonucunda, birer birer yanıp kül olan hayallerin ve yanılsamaların büyüttüğü Frédéric'in hikâyesi, aynı zamanda yürekleri hınçla dolu tüm gençlerin de hikâyesidir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2015
  • Sayfa Sayısı:
    568
  • ISBN:
    9789750724640
  • Orijinal Adı:
    Léducation sentimentale
  • Çeviri:
    Aysel Bora
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kübra E. 
9 saat önce · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · Puan vermedi

Duygusal Eğitim, gerçekçilik akımının temsilcilerinden Gustave Flaubert'in, otobiyografik özellikler taşıyan, tarih ile kurgunun iç içe verildiği romanıdır.
Flaubert yakın arkadaşı George Sand'e yazdığı mektupta şöyle der: "Duygusal Eğitim'i çocuklar gibi oyalanmak için ya da hırslı tipler gibi bir şeyler öğrenmek için okuma; yaşamak için oku!"
Bu telkine bir okur olarak ne kadar riayet ettim bilemesem de, kitaba başladığımda bu söz zihnimin bir köşesinde yer edinmişti bile.

Kitabın başkarakteri Frederic, pek de büyük bir servete sahip olmayan asilzade bir gençtir. Hukuk eğitimi alan bu genç, günün birinde kendinden yaşça büyük ve evli bir kadını görür ve ona aşık olur.
Bu aşk Frederic'in yaşamının en büyük gayesi hâline gelir diğer her şey bu amaca hizmet eden araçlara dönüşür.
Frederic'in hayatında dostluklar, siyaset, yükselme hırsı, sanat yalnızca birer figürandır.
Flaubert'in yaşamıyla Frederic'in yaşamının örtüştüğü noktalar vardır: Flaubert de hukuk eğitimi almıştır ve kendinden yaşça büyük bir kadına tutkulu bir aşk beslemiştir.
Yazarın aldığı eğitim romanına da yansır, hukuki terimler ve olaylar kitapta büyük bir yer kaplar.

Kitabın belki de en önemli özelliği, tarihçiler için başvuru niteliği taşıyacak kadar tarihe ışık tutmasıdır.
1848 Devrimi, 2. İmparatorluk yönetiminin kuruluşu, en iyi sistemin hangisi olacağını bilemeyen ve kimi kralcı kimi halkçı olan bir toplum, kitapta gerçekçilik akımına sadık kalınarak yansıtılır.
Monarşi mi, krallık mı, cumhuriyet mi? En iyi rejim hangisidir ve bu uğurda çekilen sıkıntılar nelerdir, yazar okuyucuya objektif bir biçimde sunar.
Okur da aşkın peşinde oradan oraya savrulan, kendisini duygusal yönden kademe kademe eğiten gencin peşine düşer, Avrupa tarihinin izini sürer.

Kafka'nın her okuduğunda, sayfalarını çevirdiğinde, kendisini Flaubert'in manevi oğluymuş gibi hissetmesine neden olan (zayıf ve beceriksiz oğluyum der) bu kitabı okumama vesile olan Aslı T. Hanıma da teşekkürlerimi sunuyorum.

Herkese iyi okumalar dilerim... :-)

baver 
07 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ne sadece kurgu ne sadece tarih kitabı. flaubert inanılmaz bir denge tutturmuş, zira zor bir iştir tarihsel gerçeği kurgu ile aktarmak.
kitaptaki konulara yabancı kalmamak için fransız ihtilali ve 1848 devrimlerini bilmek faydalı olacaktır. aksi halde sıkıcı gelebilir.
iletişim yayınlarının cemal süreya çevirisi tercih edilmeli okumak için.

Kitaptan 27 Alıntı

Kübra E. 
17 Eyl 19:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

İnsanın hatalarını kabul etmesi asla onursuzluk değildir.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 306 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 306 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)
Kübra E. 
16 Eyl 14:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Bütün kötülükler insanların sınıf atlama, lüks içinde yaşama gibi modern arzularında yatıyordu.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 216 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 216 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)
Kübra E. 
16 Eyl 20:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Vicdana aşılanan iyi niyetli mantıksızlıklardan geriye daima bir şeyler kalır; vicdan bunların tadını, kötü bir içkiden sonra ağızda kalan tat gibi içinde saklar.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 246 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 246 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)

Yüksek sınıflar mı dediniz?  diye karşılık verdi sosyalist, alaycı bir tavırla. Bir kere, yüksek sınıflar diye bir şey yoktur. İnsan yalnızca yürekle yükselebilir!

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 159)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 159)
Kübra E. 
20 Eyl 20:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Kraliyet konutlarında, herhalde içinde yaşayanların sayıca azlığına göre fazlasıyla büyük boyutlarından, onca gürültü patırtıdan sonra orada karşınıza çıkıp sizi şaşırtan sessizlikten, eskiliğiyle hanedanların gelip geçiciliğini, her şeyin ezeli sefaletini kanıtlayan durağan şatafatından gelen bambaşka bir hüzün vardır; yüzyıllardan süzülerek bir mumya kokusu gibi insana ağır ve ölümcül gelen bu sızıntı, her şeyden bihaber kafalara bile vurur.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 433 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 433 - Can Yayınları, 1. Baskı, Çeviri: Aysel Bora)
Kübra E. 
1 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Bir erkeğin gözüyle kadın kalbi
Kadınların kalbi, iç içe geçen çekmecelerle dolu o şifreli küçük sandıklar gibiydi; insan uğraşır da uğraşır, tırnaklarını kırar ve sandığın dibinde birkaç kurumuş çiçek, birazcık toz bulurdu ya da bir boşluk!

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 520 - Can Yayınları, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 520 - Can Yayınları, Çeviri: Aysel Bora)

Ama her şeyi ciddiye almak da bir çılgınlık değil miydi? Zaten çevremizde yeterince sıkıntı yok muydu ki bir de biz kendimiz icat edelim. Hiçbir şey değmezdi kederlenmeye.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 407)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 407)
Aslı T. 
10 Eyl 15:26 · Kitabı okudu · Beğendi

... "Adalet Fikrinin Tarihi" başlıklı küçük bir roman yazacağım, komik olacak!...

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 240 - Can Yayınları, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 240 - Can Yayınları, Çeviri: Aysel Bora)

En bağlı insanlar hep en hor görülen insanlar olmuşlardır. Özveriler içindeysen, birlikte işe giriştiğin kaba herifler seni bu özveriden ötürü aşağılarlar.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 345)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 345)
Aslı T. 
12 Eyl 18:42 · Kitabı okudu · Beğendi

... -çünkü en mahrem itirafların arasında bile, her zaman için yersiz bir utanç, nezaket ya da merhamet yüzünden atlayıp geçilen şeyler vardır. İnsan karşısındakinde ya da bizzat kendinde, daha fazla açılmasını engelleyen uçurumlar ve çirkef kuyuları keşfeder; ayrıca anlaşılamayacağını da hisseder; ne olursa olsun tam olarak ifade etmek zordur; bu yüzden de kusursuz birliktelikler çok enderdir.

Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 444 - Can Yayınları, Çeviri: Aysel Bora)Duygusal Eğitim, Gustave Flaubert (Sayfa 444 - Can Yayınları, Çeviri: Aysel Bora)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

İşte, Selçuk Orhan’a göre yeniden okunması gereken romanlar!
İşte, Selçuk Orhan’a göre yeniden okunması gereken romanlar! Romanlar yeniden okunmak için yazılır. Bu görüşü destekleyecek pek çok yazar sayılabilir. Örneğin Nabokov, kitaplara bir resme yaklaşır gibi yaklaşmayı öneriyor: “Ancak ikinci, üçüncü ya da dördüncü okumada, bir anlamda, kitabı bir resim gibi görmeye başlarız.” Kundera için romanlar, tıpkı müzik yapıtları gibi defalarca ziyaret edilmek üzere yazılmıştır.