Sude Özer

Sude Özer
@16sudeozer3
𝐴𝑟𝑠 𝑙𝑜𝑛𝑔𝑎 𝑣𝑖𝑡𝑎 𝑏𝑟𝑒𝑣𝑖𝑠
9/10
·235 syf.··
2024 44. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 00:32
Van Gogh, hayatı boyunca gözünü ayırmaz gökyüzünden... Van Gogh, bir mek­tubunda kız kardeşine şunları yazar: "Yıldız çizmek için tuvale beyaz noktalar koymak yeterli değildir." "Ay Hırsızı" benim Sunay Akın'dan okuduğum ilk kitap oldu. Daha lise yıllarındayken bir kitapçıda görüp sırf adını ve kapağını sevdiğim için listeme eklediğim bu kitap hakkında hemen hiç fikrim yoktu. Öyle ki roman mı deneme yazısı mı ne olduğunu bile bilmiyordum. Yıllarca da okunmayı bekledi durdu ama pek yüz vermedim. Meğer ne büyük bir hata etmişim! Gökyüzü ve uzay hep ilgimi çeken konular olmuştur. Ama kötü bir huyum vardır ki bir konu çok ilgimi çekse bile oturup o konu hakkında pek de araştırma yapmam. Kitaplarda kurguları tercih ederim, onun dışında da derslerden başka şeyleri araştırmaya vaktim kalmaz. Oysa Sunay Akın bu kitapta hem insanlığın havacılık ve astronomi adına yaptıklarını hem de tarihten daha bir sürü genel kültür bilgisini eğlenceli ve akıcı anlatımıyla bana yansıtmayı başardı. İlgi çekici konuları çok güzel seçmiş, çok güzel araştırmış, çok güzel derlemiş ve çok da güzel bir dille okuyucuya anlatmış. Hiçbir kısımda sıkıldığımı hatırlamıyorum. Öyle ki gecenin bir yarısı roman okur gibi bir bölüm daha okuyayım dediğim çok oldu. Neden on değil de dokuz puan verdiğim konusuna gelirsek... Kitap o kadar iyi başladı ki devamında ilk kısımlarda okuduklarım kadar etkilenemeyince bir puanı aslında yok yere kırıverdim. Yazar oradan oraya öyle olayları birbirine bağlamış ki bunları nereden akıl edip nasıl bağdaştırdı diye düşünmek bile beni fazlasıyla etkiledi. Bazı kısımlarıysa bundan güzel "Kim Milyoner Olmak İster" sorusu olur diye düşünerek okudum. Aklımda en çok kalanlar Vecihi Hürkuş, Neil Armstrong, Van Gogh, yıkılan rasathane, kendi kurduğu çocuk müzesi, düşen
Araştırma-İnceleme
Ay HırsızıSunay Akın · Türkiye İş Bankası · 20142,876 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·376 syf.··
2024 40. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 01:23
HİPOTEZ: İnsan kalbi, hidrojen bağından çok daha kolay kırılabilir yapıdadır. "Aşk Hipotezi", Ali Hazelwood'a dünyaca ünlü olmasını sağlayan bir patlama yaşatan ilk romanı. Kendisinin de dediği gibi araştırmalarını makalelerini yazarken bir anda romantik kurgulara ani geçiş yapmış ama yine de akademik hayattan kopamayıp karakterlerini oradan seçmiş. Daha önceden "Stuck With You" kitabını okumuştum, bu yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Öncelikle anlatımı çok akıcı, seçtiği konu çok hoş ve karakterleri çok tatlı. Özellikle tıp okuyan biri olarak bunlar hoşuma gitti. Kurgulanışı okuyanlarca malum olacak ama söylersem spoilera girecek bir olaya kadar gayet iyiydi. Lakin orada beklemediğim bir karakterden beklemediğim bir vukuata şahit olunca benim için hayal kırıklığı oldu. Çünkü sadece kitabın sonunu getirebilmek için seçilmiş basit bir numara hissi verdi bana ama tabii o şekilde olmasa yazar nasıl kurtarabilirdi ya da şoke edici bu hamle yerine bizi başka neyle şaşırtabilirdi bilmiyorum. Konusundan bahsedecek olursam... Olive Stanford biyoloji bölümünde bir yüksek lisans öğrencisi. Akademik camiadaki erkek üstünlüğü, mobbing, araştırmasının bütçe eksikliği, düşük maaş gibi problemleriyle baş başa. Daha en başlarda bu işleri bırakıp pes edecek raddeye gelmişken bir gün tuvalette karşılaştığı ama görmediği bir adam sayesinde yine de araştırma hevesine tutunup yoluna devam etmiş. Hayatta iki arkadaşı dışında yapayalnız ve dışarıdan ne kadar deli dolu neşeli görünse de kalbi kırık ve yorgun bir genç kızımız. Normalde erkeklerle pek sıkı fıkı olamayan Olive'in yıllar sonra ilk kez çıktığı Jeremy'nin en yakın arkadaşı Anh'tan hoşlanması üzerine Olive zaten aşık falan olmadığı bu çocuğun arkadaşıyla olmasını istiyor. Ama Anh buna inanmayıp Olive'in hatrına çocuğa yüz
Edebiyat & Roman
Aşk HipoteziAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20224,953 okunma
7/10
·376 syf.··
2024 37. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 14:17
"Peri Kralı'nın Kalbi" günümüzde gitgide sıklaşan peri/fey kurgularından biri daha. Yazarın asıl diğer serisini merak etsem de (Kurt Kralın Laneti) buna başlamış bulundum. Ve klişe konusuna, basit anlatımına ve çok da detaylandırılmamış altyapısına rağmen şu an ihtiyacım olan kitapmış ki hızla okuyup deyim yerindeyse bir çırpıda tükettim. "Açlık Oyunları"ndan köyden seçilen iki kişi olayını, "Seçim"den kral ve prens için eş seçme olayını, "Peri Halkı"ndan abla-kardeş ilişkisini ve perilerin özelliklerini, "Dikenler ve Güller Sarayı"ndan da kraliyet işleyişini direkt alıp koymuş gibi yazar. Aynı zamanda düşmandan aşka temalı bir romantasy. Yani son on yıl içinde tutan ne varsa bu kitapta var. Bu yüzden konusu ve kurgusu özgünlükten uzak. Biraz bahsedeyim. Evelynlerin yaşadığı yerde her 100 yılda bir, iki kız peri halkına hatta kraliyete evlendirilmek üzere veriliyor. Bu, insanlarla periler arasındaki eski bir savaşı bitiren bir anlaşmanın hala süren maddesi diyebiliriz. Lakin bu her genç kızın hayali değil düşünülenin aksine. Çünkü periler insanları yiyen, vahşi ve tehlikeli canlılar olarak biliniyor. Evelyn yaşı gereği ablasıyla seçilme adaylarından ama seçilmemek için perilere adak vermeye gidiyor diyarların arasındaki sınıra. Adağını bırakırken elçi bir periyle karşılaşıyor ve ismi karşılığında seçilen iki kızı öğreniyor. Evine döndüğünde mutlu mesut bir halde çünkü seçilmediğini biliyor ve artık cerrah çıraklığını bırakıp Anakara'ya giderek tıp okuyabilir, sonunda kendini gösterip gerçek bir cerrah olabilir. Evet, Evelyn bir cerrah çırağı ve annesi de şifacı/büyücü/eczacı gibi geçiyor. Evelyn tıbba ve bilime her şeyden çok önem verirken annesinin inandığı ve onun içinde olduğunu söylediği büyüyü reddediyor. Ablası -ama küçük kız kardeşi gibi davranan- Amelie ise
Edebiyat & Roman
Peri Kralı'nın KalbiTessonja Odette · İndigo Kitap · 2024228 okunma
8/10
·128 syf.··
2024 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 00:16
Herkesinki gibi, benim hayatım da roman. Hep, ne olduğunu bilmediğim büyük eksiğinin yakında tamamlanacağını umduğum bir roman. "Suzan Defter" Ayfer Tunç'tan okuduğum ilk kitap oldu. Ne yazık ki modern Türk edebiyatına biraz uzak kalmış durumdayım ama bu kitaptan sonra bunun çok da böyle sürmeyeceğini düşünüyorum. Benim gibi olanlar için çok uygun bir ön yargı kırma kitabı bence. Annemin okuyup sevdiği, sonra da arkadaşımın "ben okuyorum, sen de okursan tartışalım" dediği bu kitap işte o zaman dikkatimi çekti. Tartışılacak neyi var bilmiyordum. Hakkında tek duyduğum "ne kadar da ilginç bir kitap, bir sayfa başka karakterden bir sayfa başka karakterden anlatıma sahip" sözleriydi. Bu hoş bir farklılık olsa da bu tarz kitapları daha önceden de okuduğum için beni ilk bakışta çok da etkilemedi. Kitabı baskısı hatalı sananlar bile olmuş oysaki. Sonra kitabı bir heves okumaya başladım. İlk sayfaları o kadar vurucu ki kitabı bitirdiğimde 10/10'luk bir şey okuyacağıma dair bana göz kırptı desem yeridir. Hemen ber cümleyi alıntılama isteği ve karakterlerin geçmişini merak beni sarıp sarmalamıştı. Kitabın sol sayfaları Ekmel Bey'e, sağ sayfaları Derya Hanım'a ait. Ben bir süre Ekmel Bey'in tarafını sadece okuyarak ilerledim. Sonra annem kitabı nasıl okuduğumu sordu, ona söyleyince bölüm bölüm karakter değiştirerek okumamın daha doğru olacağını söyledi. Ben de tam olarak kitabın iki ana karakterinin tanışacakları sırada önce Derya Hanım'ın önceki bölümlerini okudum sonra da sıra sıra gittim. Size tavsiyem kesinlikle bir bölüm ondan bir bölüm bundan şeklinde okuyarak gitmeniz. Bu bir roman ama bölümleri günlük şeklinde. İki karakterimiz de birbirinden habersiz aynı günlerde yaşadıklarını, yaşantılarını ve yaşanmışlıklarını anlatıyor. Birbirlerine paralel olduklarından
Edebiyat & Roman
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 01:51
𝕳𝖎𝖈𝖇𝖎𝖗 𝖘𝖊𝖞 𝖇𝖊𝖉𝖆𝖛𝖆 𝖉𝖊𝖌𝖎𝖑𝖉𝖎𝖗. 𝕾𝖆𝖉𝖊𝖈𝖊 𝖞𝖎𝖞𝖊𝖈𝖊𝖌𝖎, 𝖘𝖊𝖞𝖆𝖍𝖆𝖙𝖎 𝖞𝖆 𝖉𝖆 𝖘𝖎𝖗𝖙𝖎𝖓𝖎𝖟𝖉𝖆𝖐𝖎 𝖐𝖎𝖞𝖆𝖋𝖊𝖙𝖎 𝖐𝖆𝖘𝖙𝖊𝖙𝖒𝖎𝖞𝖔𝖗𝖉𝖚. 𝕾𝖆𝖞𝖌𝖎𝖉𝖆𝖓 𝖇𝖆𝖍𝖘𝖊𝖉𝖎𝖞𝖔𝖗𝖉𝖚. "Fable", Adrienne Young'ın aynı adlı iki kitaplık -bir de yan kitabı var sanırım yurt dışında- serisinin ilk kitabı. Bir zamanlar özellikle yurt dışında çok popülerleşen ama Türkiye'de fark ettiğim üzere pek de kendini gösteremeyen bu kitabın rafımda yer aldığını meredeyse unutuyordum ki bu yıl bir şans vermek istedim. İyi ki de vermişim. "Fable" hem kurgu hem karakter hem konu seçimi hem de yazarın denizcilik bilgisini konuşturması sonucu benim adıma mükemmele yakın bir kitap oldu ki bunu beklemiyordum. Ayrıca fantastik bir kitap sanıyordum ama pek de öyle değilmiş. Kısaca bahsedeyim. Fable, ana karakterimiz olan genç kızımızın adı. Dört yıl önce deniz ticaretiyle uğraşan babasının gemisinin batması ve annesinin o kazada ölmesinden sonra yine babası tarafından "sen bu dünyaya ait değilsin" denilerek tabiri caizse itin kopuğun gezdiği bir adaya bırakılmış. Babası Fable'a bir gün bu adadan kurtulup da yanına gelirse ona bir mirası olacağını söylemiş. Fable da yıllarca bunun için tarakçılık yapıp değerli taşlar toplayıp satarak para biriktirmiş. Ona annesinden kalan bir miras var ki bu sayede değerli taşları hissediyor, onları ayırt ediyor, onlarla iletişim kuruyor. Neyse bu Fable'cığımız bir gün bir tekne kaptanına para verip yine denize açılıyor ama onun bir şeyler peşinde olduğundan şüphelenen adam peşinden gelip ona saldırınca Fable'ın adadan kaçması gerekiyor. Peşinde koşan adamdan kaçarken önceden pirit denilen değerli taşlarını sattığı Marigold adlı gemiye rastlıyor ve kendini içeri atıyor. Kaptan West mürettebatının çekincelerine karşı onu yolcu olarak kabul ediyor ve Fable babasına doğru yolculuğa çıkarken adadan da ayrılıyor... Tabii
Edebiyat & Roman
FableAdrienne Young · Yabancı Yayınları · 20221,266 okunma