Olması gereken bu
Thoreau'nun* Walden'daki deneyde hedeflediği şey, tek başınalık hali ile bağlantılı olma hali arasında gidip gelme becerisiydi. Düşünceleriyle baş başa kaldığı zamana (donmuş göle bakarak) değer veriyordu ama arkadaşlığa ve entelektüel heyecana da de­ğer veriyordu. Gerçek bir münzevi tarzı hayatı, endüstriyel ça­ğın ilk zamanlardaki amaçsız tüketiciliğe karşı çıktığı coşkuyla protesto ederdi.
* Henry David Thoreau·Kitabı okuyor
Gezmek, uyumak, yemek, içmek istiyordu sadece. Kim istemezdi ki?
Sayfa 25 - İkinci Adam Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İdeal şartlarda, tek başınalık, başkalarından kaçış değil kendimizin mümkün olan en iyi hâline doğru bilerek yapılan bir hamledir. Ancak anlamlı bir şekilde kendimize odaklanmaya karar verirsek zihnimizde tek başınalık hakkında yer edinmiş yanlış kanıları yok edebilir ve onları dönüştürebiliriz.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
"... artık onsuz bir dünyada yalnız olduğumu bir kez daha idrak ediyor, ona anlatamazken her şeyin ne kadar anlamsız olduğu hissiyle baş başa kalıyordum . Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana. "
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Tuhaf: Yalnız kalmayı becerememek, yalnız kalmamayı da becerememek. insan ikisini de kabulleniyor. ikisi de yararlı.
Sayfa 37
Felsefe-Düşünce
Bırak yapsınlar demek, insanları yalnız bırakmak anlamına gelmez.
Sayfa 298·Kitabı okudu