Sen şahanesin be adam:
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Buna inceleme yazmak her babayiğidin harcı değil. Neyle nasıl yazacağımı bilemedim. O kadar duygu ve düşüncelerin dibine vurmuş ki; sadece buraya onun kendi şiiri olan ve aynı zamanda bütün şiirlerin yıldızı olan ÖMÜR HANIM'LA GÜZ KONUŞMALARI’ nın tamamı koyacağım. “Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan umuttan sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür Hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman,yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de? Yağmur yağıyor Ömür Hanım... gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına... Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından? Dönelim... Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
Ben o şiiri 10 yıl boyunca yayımlayamadım. Korktum.
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 00:35
Son dönemin en önemli şairlerinden olduğunu düşündüğüm Şükrü Erbaş'tan biraz bahsedelim. :') 7 Eylül 1953 tarihinde, Yozgat'ta dünyaya gelmiştir. İlk şiiri 1978'de Varlık dergisinde yayımlanmıştır. Şiirlerinin yanında denemeler ve antolojiler de yazmıştır. Aldığı ödüller şunlardır: 1987 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü 1996 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü 2002 Ahmed Arif Şiir Ödülü 2004 Homeros Emek Ödülü 2005 Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Şiir Ödülü 2013 17. Altın Portakal Şiir Ödülü 2015 Dağlarca Şiir Ödülü 2018 Behçet Necatigil Şiir Ödülü Şükrü Erbaş'ın 'Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz' adlı şiiri, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve çeşitli kurumlar tarafından eleştirilmiştir. 2020 yılında, hakkında sosyal medya üzerinden bir taciz iddiası ortaya atılmış, ancak 5 ay süren dava sürecinin ardından iddiayı ortaya atan şahıs özür dileyerek bu iddianın asılsız olduğunu itiraf etmiştir. Şükrü Erbaş'ın "Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz" şiiri hakkında konuştuğu videoyu buraya bırakayım: youtube.com/watch?v=-zC5Ei_... Yaşıyoruz Sessizce kitabına dönecek olursak kitap hakkında çok bir şey diyemeyeceğim. Şükrü Erbaş'ın her dizesi o kadar anlamlı olup kalbe dokunuyor ki anlatamam. Satırlarda kaybolacaksınız. Mutlaka okuyun mutlaka... Dinlediğim röportajlarından özetle: "Ben o şiiri 10 yıl boyunca yayımlayamadım. Korktum." dediği " O bir monologdur. Bir iç konuşmadır. İçimde bir kadın imgesi yarattım ve onunla konuştum. Ben Ömür Hanım dedikçe eşim Hatice'yi hayatta tutuyordum." dediği en önemli şiirini buraya bırakıyorum. ÖMÜR HANIMLA GÜZ KONUŞMALARI ...Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan
Şiir
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616,1bin okunma
Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları/1983
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 57. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2021 02:23
…Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı… ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de? Yağmur yağıyor Ömür hanım…gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına…Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından? Dönelim…Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır…Olsun dönelim biz yine de. Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım. Büyürken geniş
Edebiyat
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
8/10
·176 syf.··
2021 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 00:28
...Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İn- cecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi gör- meden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz dü- şünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tut- mak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de? Yağmur yağıyor Ömür hanım...gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına...Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gi- diyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar ka- tından?
Edebiyat
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
#Sultanı Öldürmek# Yazarın bu kitabında da yine diğer bazi kitaplarinda olduğu gibi başkomiser Nevzat ve ekibi yer almakta. Ancak bu sefer olaylar Nevzat'ın ağzından değilde tarih profesörü, Prof.Dr.Müştak Serhazin'in ağzından anlatılmaktadır. "Müştak Serhazin... Ailenin o kadim mutsuzluğunu inatla sürdürmeye niyetli Serhazinlerin son erkeği. Mesleğini kariyerini, köklü ailesinin geleceğini, yani bütün bir ömrünü tek yanlı bir sevda uğruna hoyratça harcamayı marifet zenneden müzmin aşık." Başkomiser Nevzat ile ekibi kitabın çok az bir kısmında karşımıza çıkmaktadır. Açıkçası, hikayeyi başkomser Nevzatın değilde, tarih profesörünün ağzından dinlemek aynı hazzı vermedi. "Murad Han oğlu Mehmed Han... iki karanın ve iki denizin hakimi... Allah'ın yeryüzündeki gölgesi... Roma imparatorluğunun doğal varisi, İslamiyetin kılıcı, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar...kılıç sesleri, savaş naraları? Korku çığlıkları... kadın ölüleri, çocuk ölüleri, ihtiyar ölüleri...ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler, ardı ardına bayrak değiştiren burçlar... kirdokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar... ve nihayet değişmez kader...önünde sonunda ecel şerbetini içen insan... ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü." Polisiye tarzından ziyade, sanki bir tarih kitabı okur gibi, yada rehber eşliğinde tarihi İstanbul gezisine çıkmış gibi hissettim kendimi. İstanbulun fethi ve Fatih dönemi günbe gün çok iyi anlatılmış kitapta. Okuduktan sonra, İstanbulun fethi ve Fatih dönemine ilişkin bir çok soruya cevap bulmuş oluyorsunuz. Elbette bazıları daha önceden de duyduğumuz bildiğimiz hususlar olabilir. Ancak hem bilgimizi tazeleme hemde eksik hususların
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201924,7bin okunma