Kitap insan ilişkilerinin görünmeyen sınırlarını, mahremiyetin kırılgan yapısını ve iyilik kavramının karmaşık doğasını etkileyici bir anlatımla ele alıyor. Romanın merkezinde yer alan “kapı” metaforu yalnızca fiziksel bir engeli değil; bireylerin iç dünyalarına açılmayan geçitlerini, sınırlarını, geçmişlerini sakladıkları odaları ve başkalarına karşı kurdukları koruyucu duvarları simgeliyor.
Emerenc karakteri, romanda güçlü ve çelişkili bir karakter olarak karşımıza çıkmakta. Dışarıya karşı sert, disiplinli ve mesafeli görünen bu yaşlı kadın, gerçekte hayatın ağır yüklerini omuzlamış, onurunu ve bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutan biri. Kapısını kimseye açmaması, yalnızca fiziksel bir eylem değil; geçmişindeki acıları, kayıpları ve gizlediği utanç noktalarını koruma çabasıdır. Emerenc’in kapanmış kapısı, insanın kendi kırılganlığını saklama isteğinin güçlü bir sembolü olarak çizilmiş.
Romandaki yazar-anlatıcı ise iyi niyetle hareket ettiğine inanan, yardım etmeyi doğal bir sorumluluk gibi gören biri. Ancak roman ilerledikçe “iyilik” adı altında yapılan müdahalelerin denetim kurma arzusuna doğru bir bilinçdışı tercih olarak varlık gösterdiği düşünülebilir. Szabó, bu karakter üzerinden insanın en temel psikolojik açmazlarından birini görünür kılar: Birini korumaya çalışırken onun sınırlarını ihlal etme ihtimali. Heö de onun iyiliği için...
Eserde suçluluk duygusu, onur, mahremiyet ve aidiyet temaları iç içe anlatılmış. Kapı metaforu, bu temaların tamamını birbirine bağlayan merkezi bir unsur olarak sürekli geri döner. Bir kapının açılması ya da kapalı kalması, karakterlerin psikolojik derinliklerine dair belirgin işaretler taşır. Emerenc’in dünyasına zorla girilmesi, romanın ahlaki çatışmasını oluşturan temel eylemdir ve Szabó bu noktada herhangi bir tarafı
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,575 okunma
Baştan sona tüm şartlarınızı okuduk ve başımız sıkıntıya girdiğinde de size ulaşmak için tüm imkanlarımızı kullandık fakat ulaşamadık.
Hem kendi sayfam hem dostlarımın sayfası hem de grup sayfamız olmak üzere tüm hesaplarımızdan size ulaşmayı denedik. Maalesef 3 haftaya yakın zamandır bir sonuç alamadık. 2 hafta önce yeniden grup sayfamızı oluşturduk ve hızlı bir şekilde hem popülerler listesine hem de sürekli öne çıkanlar kısmında hep ön sıralarda yer aldık. Şimdi ise bu durumun fark edilip listeden çıkarıldığımızı görmekteyiz. Öne çıkan gönderilerimiz ise öne çıktığı an itibari ile o sayfadan kaldırılmaktadır. Grup ve sayfa yöneticisi arkadaşlarımın da emeklerini hiçe sayamayacağım için bunu bildirmekle mükellefim.
https://1000kitap.com/hakkinda/kullanim-sartlari
Bu maddelerde en ufak bir şikayete bile 24 saat içinde döneceğinizi yazmışsınız:) Fakat biz 3 haftadan söz ediyoruz. Sizden yıllık ücretini ödediğimiz ve kendimize ait olduğun defalarca ispatladığımız premium olarak kullandığımız hesabımızı bize geri vermenizi istediğimizden ulaşmaya çalışıyoruz. Sanırım bu bizim en doğal hakkımız.
Geri dönüş alabilmek adına son kez size buradan ulaşmayı deniyoruz. Saygımızı ve sevgimizi kaybetmemek adına bizlere bir açıklamayı borçlu olduğunuzu düşünüyoruz. Eski hesabımız artık kurtarılamayacak durumda ise bile yeni sayfamız adına bir geri bildirim almayı umuyoruz. Popülerler listesinden birdenbire kaybolmamızın bir gerekçesi olmalı...
İncelememe öncelikle her zamanki gibi yazarın hayatından başlayacağım. Amin Maalouf özellikle ülkemizde çok kitap satan bir yazar. Bende tüm kitapları mesela var. Özellikle gerçek önemli tarihi olay ve kişileri eserlerine ekleyerek hazırladığı romanları kusursuza yakın oluyor. Tarihi kurgu da deniliyor bildiğiniz üzere bu kitap tarzına. Ülkemizde Kemal Tahir özellikle bu kategoride iyidir. Yurtdışında da Amin Maalouf bildiğim kadarı ile en iyilerden olabilir. Ama kitap örneği olarak Fedailerin Kalesi Alamut un üstüne kolay kolay hiçbir kitabın çıkabileceğini sanmıyorum. Yine Benim Adım Kırmızı, Drina Köprüsü, İki Şehrin Hikâyesi, Hayvan Deyip de Geçme konu ile alakalı kaliteli tarihi kurgu örnekleri olarak verilebilir.
Amin Maalouf peki kimdir? Kendisi Lübnanlı bir yazardır. Lübnan ın kendi Arapçası var, hatta Ermenice de kullanılıyor. Ama Amin kitaplarını Fransızca yazmaktadır. Zaten kendisi de Fransa da yaşamaktadır. Kitaplarının çok satmasındaki önemli bir etkende budur. Dünyada çok kullanılan bir dili kullanıyor olmasındandır yani anlayacağınız. Eserleri yaklaşık 40 dan fazla dile çevrilmiştir. Annesi Türk kökenli bir Mısırlıdır. Ekonomi ve Toplumbilim eğitimi almış olan yazarımız gazetelerde köşe yazıları ve yöneticilik de yapmıştır. Edebi dili çok iyidir. Detaylı bir anlatım şekli ile yazar, ama dili de bir o kadar da basittir.
Büyük roman çıkışını şu anda da incelemesini yaptığım Afrikalı Leo kitabı ile yapmıştır. Zaten ilk kitabıdır bu kitap. 1986 yılında bu kitap yazılmıştır. 2 sene sonra da en büyük eseri Semerkant ı yayınlamıştır. Bu iki eserde modern klasik olarak günümüzde değerlendirilmektedir. Asya, Akdeniz, Doğu bölgesinin kültürünü çok iyi bilmektedir. Bu bölgelerin gelenek, göreneklerini iyi bilir. Sosyal mesajlar verir, ortak bölgenin sorunlarını iyi bilmesinin altında da iyi analizler ettiğinin ve bölge insanlarının içine girip