9/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2026 640. kitabı
Spinoza, en iyi filozoflardan biridir. Bu kitabı okuyup yerinizden kalktıktan sonra sanki her şey anlam kazanmaya başlamış gibi hissedersiniz. Temelde Descartes'ın dualist beden-ruh ikiciliğini teke indirmeyi amaçlar.
EtikaBaruch Spinoza · Dost Kitabevi Yayınları · 20192,187 okunma
Pythagoras
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:56
pisagor; felsefe tarihinde bazı sokratik kavramların şekillenmesinde rol oynayan hem kurduğu okuluyla hem de alımlanmasıyla acayip ve önemli bir filozof. filozofun biraz kişiliğine değinirsek; diogenes laertios'un yazdığına göre: "italya'da yer altına bir yaşam alanı yaptırmış. burada belli bir süre kaldıktan sonra eriyip iskelete dönmüş bir şekilde çıkmış. meclise koşup hades'ten geldiğini söylemiş ve onlara olan biteni söylemiş söylenenlerden o kadar etkilenmişler ki ağlayıp inlemişler ve pythagoras'ın bir nevi tanrı olduğuna inanmışlar. hatta ondan bir şey öğrensinler diye kadınlarını bile ona emanet etmişler. bunlara pythagoras'çı kadınlar denmiş. bunlar da hermippos'un anlattıkları." buradan da anlaşılacağı üzere pythagoras; insanlar üzerinde manipülasyon yeteneğini çok iyi kullanır. kurucusu olduğu okulun öğretileri de bir o kadar ezoteriktir. pythagoras öğrencilerinden öncelikle ''sus yemini'' etmelerini ister çünkü filozofa göre bilgi saklı kalmalıdır ve herkesçe bilinmemelidir. bu da zaman içerisinde öğrencilerinin bildiklerine dair kafa karışıklığına neden olur ve öğretiler etkin bir şekilde idrak edilemez hâle gelir. platon, italya'ya gittiğinde pythagorasçılarla tanışır. bu tanışıklıktan sonra platon'un sistematik felsefesi gelişir. idealar kuramının bir kökünün pythagoras'a kadar gittiğini söyleyebiliriz. çünkü idelere baktığımızda; âlem dualist bir biçimdedir ve amaç en ''iyi''ye ulaşmaktır. bu öğretilerin temelinde de pythagoras'ın felsefesi vardır.
FragmanlarPythagoras · Ketebe Yayınları · 202521 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Parmenides
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
öncelikle şunu belirteyim, ''varlık'' en baştan beri felsefenin konusudur çünkü varolan şeyin üzerine düşünülür yokluğun üzerine düşünülmez. yokluk, varlığın zıddıdır. parmenides'in de meşhur savında belirttiği gibi; ''varlık vardır, yokluk varlık değildir.'' bu savdan da anlaşılacağı üzere, varlık tekildir, çokluk yanılsama. birdir, bölünemez ve oluşuma tabii tutulamaz. şimdi bu bağlamda parmenides'i, platon ve yeni-platonculuk bağlamında incelemek istiyorum; platon âlemi ikiye ayırır; idealar dünyası ve duyular dünyası. her ne kadar platon'un bu ayrımı dualist olarak kabul edilse de özü itibariyle monisttir yani tektir. çünkü platon'a göre en hakiki âlem; ideler âlemidir. çünkü burası ezeli ve ebedidir. değişmez ve bölünemez. tüm bu ontolojiden de platon'un amacı ''en iyi''ye ulaşmaktır. yani tek'e. platon'un bu metafiziği, plotinos'un kurucusu olduğu yeni-platonculuğun varlık hiyerarşisini oluşturur. plotinos'a göre de varlık sudûr (taşma) yoluyla 3 şeyden oluşur; bir (teklik, tekillik ve tefekkür) nous (akıl) ruh. ve tüm bunların birleşmesiyle meydana gelen madde (hyle). kimi teist filozoflar buradaki ''bir''in tanrı olduğunu savunmakta ama biz plotinos'un teist olmadığını ve hiyerarşinin en tepesindekiyle tanrı'yı kastetmediğini biliyoruz. antikçağ felsefesinden, orta çağ'a hatta modern epistemolojiye kadar tüm bu ontolojinin temelinde parmenides'in varlığa kesin ve net bir cevap vermesi vardır.
FragmanlarParmenides · Pinhan Yayıncılık · 2019329 okunma
Kendini Bulmanın İlk Adımı Kendini Kaybetmektir!
Puan vermedi·200 syf.··
2026 91. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 11:17
Hermann Hesse Demian adlı eserinde insanın varoluş sancısını ve varoluşunun adımları hakkında okuyucuya kendi iç sesinin adımlarını sunmuştur. Bu sunuşun izlerini takip ettiğimizde bireyin varlık, oluş ve bozuluş donelerini anlamaktayız. Bu anlamın ve mananın ontolojik olguları düşünüldüğünde inancın ve kavramlarının etkisini okumaktayız. Kısacası eser bize kendimize dönüklüğümüzde baktığımız yüzün kendimiz olacağı ve kendimizi bazen kendimizin dahi tanıyacağımız zamanların içinde olacağımızı bize tanıtmaktadır. Demian'nın bölümlerindeki hikayeleri göz önüne getirdiğimizde; bize Carl Gustav Jung'un Dört Arketip'ini, Friedrich Nietzsche'nin 'amor fati' kavramını, Albert Camus'unun sisifos söylencesinde kabul ve başkaldırısını ve yer yer Marquis de Sade'in eksikli bir sadomi yanlarını göstermektedir. Özellikle ilk bölümdeki ebeveyne tapış-kopuş, daha sonraki bölümlerdeyse kendini inşa etme sürecindeki bir taş oymacılığı gibi çekiç gibi tecrübelenmiş ve bu tecrübelerin kabullenilmişinin ağırlığını hissetmek olarak devam etmektedir. Bu kabullenişin kendi içsel ve eylemsel yanları ve yönleri hakkında okuyucuya bir hayat alıntısı vaaz etmiştir. Bu vaaz edişin psikolojik yargılaması düşünüldüğünde karşımıza hayal ile gerçek arasında ve kitabada adını veren karakter Demian çıkmaktadır. Demian kahramanımızın hayat öyküsünde, kimlik arayışında, varoluş sancılarında ve hatta estetik olgularında dahi temel bir yetkinliği bulunmaktadır. Bu karekteri iyice okuduğumuzda bize varlığının bedenselliğinden çok zihinsel bir etkinliğe sahip olduğunu dayatmaktadır. Bu dayatış kahramnımız olan Sincilar'ın yaşam nosyonunda öyle bir yere sahiptirki; çoklu kişilik, dualist tanrı gibi hem bireyin eylemsel hem de metafiziksel yön ve yönergelerini etkilemiştir.. Belki de bu pencereden Demian Sincilar'ın zihinde var ettiği, tıpkı Chuck Palahniuk'in
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,6bin okunma
Karamazov kardeşler üzerine
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 8. kitabı
Karamazov Kardeşler Karamazov kardeşler aile trajedisini işleyen bir tanrıyla hesaplaşma romanıdır. Büyük sorular sorarak bizi inanç krizine çekiyor. Her karakter bir fikir taşıyıcısı; dimitri sergüzeştlik, ivan sorgulayıcılık, aleksey inançlılık timsali. Felsefi açıdan da dimitri düalist (meryem ve sodom), ivan materyalist, alyoşa platon idealisti. Üçlü sistem bizi baba-oğul-kutsal ruha da götürüyor. Her detayında felsefi metinler ve bilinçdışı tasvirler bulduğumuz çok katmanlı bi roman. Bölümlerine baktığımızda büyük engizisyoncu bölümünde Dostoyevskinin kiliseye bağırmak istediklerini Ivan aracılığıyla dillendirdiğini, Şeytan bölümünde ise tanrının şeytanla savaşında dövüş meydanı olarak Ivan’ın kalbini seçtiğini görüyoruz. Şahsi olarak okumaktan keyif aldığım yerlerden biri de Fyodor pavloviç’in kilisedeki patavatsız haliydi. Bence Karamazovluk kavramı biraz da patavatsızlık demek. Aynı zamanda da içinde taşkınlık ve şehvet barındırırken teslim olmayı da isteyen bir inanç arasındaki çekişki demek. Karakter derinliğiyle, kurgu kalitesiyle, çelişkileriyle ve sorgularıyla çok keyif aldığım bir okuma oldu.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
8/10
·208 syf.·
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Taht Oyunları ve Mitoloji, Westeros ve Essos dünyasının yalnızca politik entrikalardan ibaret olmadığını, aslında çok katmanlı bir mitolojik yapı üzerine kurulduğunu vurgulayarak başlar. Yazar, bu evrenin farklı kültürlerinin—Kuzeyliler, Andallar, Valyrialılar ve Dothrakiler gibi—gerçek dünyadaki mitolojilerden esinlendiğini ortaya koyar. Özellikle İskandinav, Kelt ve Yunan mitolojilerinin izleri belirgin şekilde analiz edilir. İlk bölümlerde “kahraman yolculuğu” teması ele alınır. Jon Snow, Daenerys Targaryen ve Bran Stark gibi karakterlerin klasik mitolojik kahraman arketiplerini temsil ettiği açıklanır. Örneğin Daenerys’in ejderhalarla yeniden doğuşu, “ateşten doğan tanrıça” motifine bağlanırken; Bran’ın üç gözlü kuzgunla ilişkisi, şamanistik mitlerle ilişkilendirilir. Sonraki bölümlerde “tanrılar ve inanç sistemleri” detaylı biçimde incelenir. Westeros’taki Eski Tanrılar, Yedi İnancı ve R’hllor gibi farklı dinlerin, gerçek dünyadaki paganizm, Hristiyanlık ve Zerdüştlük gibi inançlarla paralellikleri ele alınır. Özellikle ateş tanrısı R’hllor’un “ışık ve karanlık savaşı” fikri, dualist mitolojilerin modern bir yansıması olarak yorumlanır. Kitap ayrıca “iyi ve kötü” kavramlarının klasik mitolojilerde olduğu gibi keskin çizgilerle ayrılmadığını savunur. Tyrion Lannister ve Jaime Lannister gibi karakterler üzerinden ahlaki gri alanlar incelenir. Bu yönüyle eser, modern mit anlatılarının daha karmaşık ve insan doğasına yakın olduğunu öne sürer. Bir diğer önemli tema “kıyamet ve yeniden doğuş”tur. “Kış geliyor” mottosu, sadece mevsimsel bir tehdit değil; aynı zamanda mitolojik bir kıyamet kehaneti olarak ele alınır. Ak Gezenler (White Walkers) ise ölüm, unutuluş ve kaosun sembolü olarak yorumlanır. Bu figürlerin, İskandinav mitolojisindeki Ragnarok benzeri bir sonu temsil ettiği
Edebiyat
Taht Oyunları ve MitolojiGwendal Fossois · Teras Kitap · 202431 okunma