Efruz Bey
8/10
·292 syf.··
2026 2. kitabı
Ömer Seyfettin'in bence en güzel romanı. Okudukça okuyasınız geliyor. Efruz Bey'in komik halleri ve kendini kahraman zannedişi çok çok güzel bir üslup ve şevkle anlatılıyor. Tarihi bir romanda böyle bir sadelik ve anlaşılırlık yakalamak usta bir kalem tarafından yazıldığını kanıtlıyor. Efruz Bey Ömer Seyfettin
1000Kitap
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2026 7. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 11:08
"Efruz Bey kitabını okumaya başladığımda çok sıkılmıştım. İlgimi çekebilecek herhangi bir şeye rastlayamadım. Yine de çoğu kitap gibi ilerleyen bölümlerde ilgimi çeker diye vazgeçmedim ve okumaya devam ettim. Lisan ile ilgili bir bölüm oldukça dikkatimi çekti. Efruz bey o bölümde "eldiven" kelimesinde "-diven" i edat olarak görmemizi ve çoraba da "ayakdiven" diyebileceğimizi söylüyordu. Bir topluluk önünde Türkçe'yi yanlış kullandığımızı yani Arapça'dan, Farsça'dan vb. Türkçe'ye geçen sözcükleri artık kullanmamamız gerektiğini öz Türkçe'ye geçmemiz gerektiğini söylüyordu. "Türkçe, eski Türkçe'dir." Topluluk içinde bu fikre katılanlar olduğu kadar katılmayanlar da vardı. Ama en sonunda herkes kabul etmek zorunda kalıyordu ve o gün herkes öz Türkçe'ye geçmek için araştırmalar yapıp diğer dillerden geçen sözcüklerin yerini doldurmaya çalışıyordu. O gece Efruz bey 120 cilt kitap okuyup tekrar o topluluğun önüne geçiyor. Dün söylediklerimi unutun öz Türkçe'ye geçmek ya da öz Türkçe'yi aramak yanlış bir karardı diyor. Topluluk büyük bir şaşkınlıkla "Ama nasıl olur dün böyle söylüyordunuz, şimdi böyle söylüyorsunuz." diyince Efruz bey hata yaptığını zaten diğer dillerden geçen sözcükler bizim dilimize uygun olmasaydı geçmeyeceğini ya da geçerken dilimize uyarlanarak geçtiği için bir sorun teşkil etmeyeceğinden bahseder." "Hakiki canlı lisan konuşulan lisanmış!"
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Reklam
Standart Türkiye
7/10
·132 syf.·
2026 4. kitabı
Oyunun ana teması bir yanlış koşullandırma. Oyunun ekseni, küçük ezik bir adam. Kapsadığı süre de 31 Mart Vakası ve 12 Mart Muhtırası'dır. Yazar oportünist ve hep dört ayak üstüne düşen Efruz'la dürüst, uysal vatandaş Vicdani'yi karşılaştırıp Türk yakın tarihinin evrelerini sahneye getiriyor. Tabloları bir anlatıcı bağlıyor. Zaman aşmaları, aynı sokağın devrin iktidarına göre değişen çeşitli adları ile veriliyor. Oyunun ilginç bir yanı da Vicdani-Efruz ikilisinin bir bakıma Hacivat-Karagöz ikilisinden esinlenmesidir. Okuması kolay olsa da izlenmesi ve sahnelenmesi zor olacağını düşünüyorum.
Tiyatro
Gözlerimi Kaparım Vazifemi YaparımHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 2015891 okunma
TUTUNMAMAK BİR SEÇENEĞE TUTUNMAKTIR
10/10
·724 syf.··
2026 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 17:19
Tutunamayan Nedir? Bu devasa eseri yazarken Yusuf Atılgan ‘ın Aylak Adamlar adlı romanındaki “ tutamak meselesi” ortaya çıkarır ve Tutunamayanlar romanının yazılmasına başlanır… Selim’in ansiklopedisinde tutunamayanlar beceriksiz , hayvan olarak tanımlanmıştır. Bu hayvan insana benzeyen ve dik yokuşta yukarı tutunamadıkları belirtilir. Buradaki mesele de tutunamamak… Yazarımız bizlerin tutunamadığını belirtiyor. Kitabın kısaca tek cümlesi “ kendimiz”… Tutunanlar veya tutunmak isteyenleri anlatır. Olric Kimdir ? Turgut Özben romanın başında tutunan bir kişidir fakat tutunamayan Selim’dir. Selim’in intiharı etmesi ve bu hayata tutunamaması ile başlamıştır… intiharını araştırırken artık kendi gerçek benliğine tutunup hayatına yön veren düşsel bir karakterdir olan Olric’e sığınmıştır. Bu isim ise Avusturyalı yazar Robert Musil yazmış olduğu Niteliksiz Adam 1’ ın karakteri olan Ulrich’ten türemiştir… Selim’in geride bıraktığı notlar ve şarkılar ile Turgut araştırmaya devam ediyor. Ve Selim’in tutunamamasını sorgularken kendisinin de tutunamayan olduğunu fark etmiştir. Kitabın sonunda Turgut Özben, Selim Işık ve Süleyman Kargı tutunamayanları temsil ederken hayata tutunup yolunu bulanlar ise diğer karakterleri temsil eder. Ulysses ve Tutunamayanlar İlişkisi Ulysses eserinde üç temel karakter vardır. İlk karakteriniz olan Stephan Dedalus 22 yaşında üniversiteyi bitirmiştir. Tıp eğitimi almak isteyen bir kişidir. Stephan karakteri ise yazarımızın gençliğini temsil eder. Buradaki Dedalus soyadı ise mitolojik bir karakterden esinlenmiştir. İkinci karakter Leopold Bloom ise 38 yaşında gazetenin reklam bölümünde çalışan kişiyi anlatmaktadır. Leopold yazarın kendisini anlatmaktadır. Olgunluk çağını anlatmaktadır. Üçüncü karakter ise eşi Marion Bloom. Marion bir ses sanatçısı olan 33 yaşlarında bir
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Ömer Seyfettin
Puan vermedi
Ömer Seyfettin ve Yazarlığı; Ömer Seyfettin, asker bir baba ile asker kızı bir annenin çocuğuydu. Kendisi de Harbiye Mektebinde okudu. Orduda üsteğmen ve teğmen Olarak görev yaptı. Bu görevi sırasında iki yıl Balkanlarda çetelerin Peşinde koştu. Balkan Savaşlarına katıldı. Bu coğrafyada savaşırken 1913 yılında Yunan ordusuna esir düştü. Esareti yaklaşık on ay sürdü. Askerlikten istifası sonrası edebiyat öğretmenliği görevinde bulundu. Ve bütün bu süreçte, hiç durmadan, sayfalar dolusu yazdı. Ömer Seyfettin, kısacık ömründeki hatıralarını hikâyelerine yansıtmayı çok iyi başardı. Çocukluğumuzda sadece birer hikâye olarak okuyup geçtiğimiz bazı satırlarının onun hayatından meğer ne büyük izler taşıdığını, kendisi hakkında eserler yazıldıkça ve onu tanıdıkça öğrendik. Büyük hikâyecimiz, çocukluk yıllarını Ant, Falaka, Kaşağı; askerlik günlerini ise Bomba, Beyaz Lale ve Nakarat gibi hikâyelerinde çok iyi işledi. Tarihi, Pembe İncili Kaftan, Başını Vermeyen Şehit, Kızılelma Neresi gibi hikâyelerle sevdiren Ömer Seyfettin, Perili Köşk, Kurbağa Duası ve Efruz Bey gibi eserlerinde ise çeşitli toplumsal konuları ele almıştır. Ömer Seyfettin, Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinde yayımlanan “Yeni Lisan” başlıklı makalesinde özetle Arapça, Farsça kurallara göre yapılmış tamlamaların dilimizden atılmasını, tamlamaların Türkçe olmasını, yabancı çokluk biçimlerinin terk edilip Türkçenin çokluk biçimlerinin kullanılmasını, bunlara ilave olarak da Arapça ve Farsça kökenli ön ve son eklerin kullanılmasını istiyordu. Ömer Seyfettin, burada belirlemiş olduğu temel prensiplerle Modern Türkiye Türkçesinin de temellerini atmış oluyordu. Daha önceleri çeşitli kereler denenen ama başarıya ulaşamayan “dilde sadeleşme hareketi” Ömer Seyfettin’in yaktığı meşale ile başarıya ulaştı. Bugünkü
Edebiyat
Ömer Seyfettin'den Seçme HikayelerÖmer Seyfettin · Kesit Yayınları · 20114,646 okunma
Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Reklam
Reklam