Davetiye
Ey benito musolini! Ey gayet yüce, İtalyanlar başvekili muhterem Duce! Duydum ki, yelkenleri edip de fora Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora. Buyursunlar… Bizim için savaş düğündür; Din arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa Türk eri de öyle gider kanlı savaşa. Hem karadan, hem denizden ordular
350 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
46 günde okudu
Korkmayın okuyun!
ermeni güzellemesi yapıldığını söyleyerek eleştirenler olmuş. okuduğum hiç bir satırda böyle bir şeyle karşılaşmadım. geçmişimizi pürü pak zannedenler var. ermeniler anadolu insanı birçok ortak noktamız var. elif şafak ülkede yetişen sağlam yazarlardan. bulunduğumuz ülke şartlarında adeta çölün ortasında bir vaha.
Baba Ve Piç
Baba Ve PiçElif Şafak · Metis Yayınları · 200615,5bin okunma
Reklam
Bu arada, Ermeni olmak isteyenler Yunanistan'a gidebilir.
Kimdi bunlar? Rum mu? Türk mü? Ermeni mi? Yo, iyilik gibi kötülüğün de dili, dini, ırkı, milleti, milliyeti yoktu. Daima siyahlar giyen tekinsiz adamlardı bunlar, hepsinin kılık kıyafeti birbirine benzerdi ve coğrafya nasıl dayatırsa öyle giyinirlerdi. Giyimleri aynı ateştendi, kuşamlan aynı illetten. Onlar sadece eşkıya milletindendi.
Atatürk, 17 Mart 1923 'te Mersin sahillerinde gezerken kıyıdaki birbirinden güzel yalılar ve köşklerin Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlara ait olduğunu öğrenince o sırada yanından geçen aksakallı bir Mersinliye yaklaşarak "Baba! Bu adamlar şehrinizin en değerli yerlerine bu güzel binaları yaparken sen neredeydin?" diye sorar; Yaşlı Mersinli: "Yemen'de, Sarıkamış'ta, Çanakkale'de çarpışıyordum paşam" diye cevap verir.
Destek Yayınları, 16. Baskı, Mart 2020
Kürtlerin devletten ayrılarak İngilizlerin himayesinde bağımsız Kürdistan kurmaları teorisini tasvip etmem. Çünkü bu teori, muhakkak Ermenistan lehine İngilizler tarafından tertip edilmiş bir plandır. Bayazıt sancağına resmen gelen ve beraberinde bir Ermeni subayı bulunan İngiliz temsilcisi, o havalinin Ermenistan olduğu ve bu keyfiyetin tebliği kararlaştırılmış olduğundan, Ermeni askerleri himayesinde Ermeni muhacirlerinin dönmeye başlayacağını re'sen bildirdi. Tabii ki bunu reddettim ve edeceğim. Kürtlerle Türkler birbirinden koparılmayı kabul etmez öz kardeşler; bugün için vicdani borcumuz, Kürtler, Türkler, bütün İslami unsurlar tek vücut ve tek yürek olarak bağımsızlığımızı savunmak ve vatanın parçalanmasını önlemektir. Türk ve Kürt milletinin bu yüce maksadı elde etmeye azmetmeleri sayesinde neticeden tamamen emin olabiliriz. Bende bu kanaat sarsılmazdır. […] Kürt kardeşlerimin hürriyeti ve refah ve ilerlemesinin vasıtalarını sağlamak için sahip olmaları gereken her türlü hukuk ve imtiyazların verilmesine tamamen taraftarım; fakat Osmanlı Devleti'ni parçalanmaya uğratmamak şartıyla. Görüşüme katılacağınıza şüphe etmem.
Reklam
176 syf.
·
Puan vermedi
·
32 saatte okudu
Hagop Baronyan'ın usta kaleminden çıkan Şark Dişçisi, 19. yüzyıl İstanbul'unun renkli atmosferini ve o dönemdeki Ermeni cemaatinin yaşam tarzını anlatan, kahkahalara boğan bir eser. Parası için evlendiği yaşlı karısını aldatan dişçi Taparnigos'un başından geçen komik maceraları anlatan kitap, sürükleyici bir hikayeye ve unutulmaz karakterlere sahip. Taparnigos'un kurnazlığı, karısı Marta'nın kıskançlığı ve diğer karakterlerin tuhaflıkları sayfalara neşe katıyor. Baronyan, akıcı dili ve yer yer hicivli üslubuyla okurları 19. yüzyılın İstanbul'una ışınlıyor. Kitaptaki Osmanlıca kelimeler ve deyimler de o dönemin ruhunu daha iyi yansıtıyor. Eğer keyifli ve eğlenceli bir kitap arıyorsanız, Şark Dişçisi tam size göre! Gülmekten karnınıza ağrılar girecek ve sayfaları çevirmekten keyif alacaksınız.
Şark Dişçisi
Şark DişçisiHagop Baronyan · Aras Yayıncılık · 201066 okunma
Hulâsa, fetvalar birbirini kovalıyordu. Ama bunların Anadolu’ya yayılması, duyurulması bir meseleydi. O mesele de kolay çözümlendi. İngiliz uçakları, Yunan uçakları, Halifenin bu kutsal fetvalarını Anadolu göklerine serpiyorlardı! İngiliz torpidoları, İngiliz konsolosları, Rum, Ermeni teşkilâtı, Yunan kuvvetleri, Halifenin Müslümanları birbirlerinin aleyhine kışkırtan fetvalarını Anadolu’ya ulaştırıyorlardı.
Sayfa 273
1915 yılı içinde Sarıkamış felaketi, ardından Mısır'da Süveyş Kanalı harekâtı ve Çanakkale'de kan gövdeyi götürürken nisan ayında Van'da büyük bir Ermeni isyanı çıktı, kanlı çatışmalar sonunda Ermeniler Van'ı ele geçirdiler ve Rus orudus Van'a girdi. Osmanlı devleti, Ermeni örgütlerinin Rus ordusuyla işbirliği yapması karşısında Ermenilerin tehcir edilmesi yani Suriye'ye zorunlu olarak göç ettirilmesi kararını aldı..
Sayfa 17 - Doğan Kitap
84 syf.
·
Puan vermedi
·
2 saatte okudu
Herkese Selamlar.. Mart ayının ilk kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi Gürpınar
’ın; "
Efsuncu Baba
Efsuncu Baba
" kitabı oldu. Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ikinci eser. Eser günümüz insanlarında da denk geldiğimiz derdi bizlere mizahi olarak yansıtmaktadır. İnce bir mizah ile kaleme alınmış. Yazar, Bir çırpıda yer yer gülerek yer yer düşünerek okuyacağınız çerezlik,
Efsuncu Baba
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,1bin okunma
Reklam
I. Gıyaseddin Keyhüsrev (1205-1211) - II. Saltanat Dönemi
Bu ikinci sultanlığında I. Gıyaseddin Keyhüsrev (1205-1211), asker harekâtını iktisadi ve ticari hedeflere göre ayarladı. Onun zamanında emniyet ve asayişin tesisi, milletlerarası ticaret yollarının Anadolu üzerinde toplanmasını kolaylaştırdı. Bu sırada Bizans İmparatorluğu, Dördüncü Haçlı Seferi (1204) sırasında Lâtinler tarafından parçalanmış olduğundan biri İznik, diğeri Trabzon'u merkez edinen iki devlet kurulmuştu. Gıyaseddin Keyhüsrev bunlardan İznik Kralı Theodoros Laskaris ile anlaştı. O Süleymanşah'ın Anadolu'da kurmaya başladığı birliği takviyeye gayret etti. Trabzon Rum İmparatoru |lI1. Aleksios Komnenos'u mağlup ederek Karadeniz ticaret yolunu emniyete aldı (1206). Daha sonra güneye dönerek Antalya'yı zaptetti (1207). Böylece Türkler için Akdeniz ithalat-ihracat yolu da açılmış oluyordu. Sultan Venediklilerle bir ticaret antlaşması yaptı. Artık Selçuklular denizciliğe de başlıyorlardı. Ardından Ermeni Kralı II. Leon'a karşı zafer kazandı, bazı arazileri elde etti (1209). Daha sonra da Eyyubilerin Kuzey Suriye ve Anadolu'yu istilâlarını önledi. Nihayet araları açılmış olan İznik Kralı Laskaris'e karşı yaptığı seferde Alaşehir civarında şehit düştü (1211). Hür düşünceliydi, dini hoşgörüye sahipti. Ticaret yanında ülkede ziraatin de geliştirilmesine çaba göstermişti.
II. Rükneddin Süleymanşah (1196-1205)
II. Rükneddin Süleymanşah, bir taraftan kardeşleriyle mücadele ederken öte taraftan ülkeyi genişletmeye çalıştı. Bizans İmparatoru'nu vergiye bağladığı gibi, Ermeni Kralı II. Leon (1187-1219)'u da hezimete uğrattı. Mengücükoğulları ve Artukoğullarından bazı yerleri aldı. 1201'de Erzurum'u zaptederek Saltuklular hanedânına son verdi. Böylece Gürcülerle komşu olan R. Süleymanşah, onlarla Sarıkamış yakınlarında yaptığı savaşta yenilgiye uğradı. İkinci defa Gürcülere karşı sefere çıktığı sırada ise vefat etti. Yerine küçük yaştaki oğlu II. Kılıç Arslan geçti ise de, uçlardaki Türkmen beyleri bunu kabul etmeyerek hâlâ İstanbul'da bulunan I. G. Keyhüsrev'i Konya tahtına oturmak üzere davet ettiler.
216 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
29 saatte okudu
"Daha çok anlatacaklarım var. Daha çok bilinmesi gerekenler var."
"Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın! Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır..." -Aliye İzzetbegoviç Hiç ama hiç unutulacak gibi değil yaşananlar. Hele ki bu katliamı yaşayanlar...Acı nasıl tarif edilir? O kadar zor ki bunun cevabını verebilmek. Kanıma dokunmuş, yüreğimi sızlatmış, insan olmaktan
Hocalı Katliamı Günlerinde Aşk - Azerbaycan Maralı
Hocalı Katliamı Günlerinde Aşk - Azerbaycan MaralıFerhat Atik · Destek Yayınları · 20232 okunma
Yükselme Dönemi - II. Kılıç Arslan
I.Mesud vefatından bir süre önce ülkeyi üç oğlu arasında taksim etmişti. Başkent Konya ve çevresini alan ve kardeşlerinin matbüu durumunda bulunan Sultan II. Kılıç Arslan (1155-1192), gerek aile içinden ve gerekse dışarıdan muhalefetle karşılaştı. O önce ortanca kardeşi Devlet'i ortadan kaldırdı. Küçük kardeşi Şehinşah Ankara-Çankırı taraflarına kaçarak Dânişmendli emiri Yağıbasan'la kendisine karşı işbirliği yapıyordu. Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos (1143-1180) da Musul ve Halep Atabegi Nureddin Mahmud Zengi ile II. Kılıç Arslan'a karşı 1159'da ittifak yapmıştı. Kilikya Ermeni Prensi II. Thosos da fırsattan faydalanarak Selçuklu topraklarına sızdı. Sultan, bütün bu gailelerin altından kalkma becerisini gösterdi. Bizans İmparatoru ile karşılıklı yardımlaşma ve Türkmen akınlarını durdurma esası üzerine antlaşma yaptı (1162). Böylece batı sınırından emin olarak Anadolu'da Türk birliğini gerçekleştirmek üzere doğuya yöneldi. 1163'te Yağıbasan'ı mağlup ederek Elbistan, Darende, Kayseri ve Malatya'yı; kardeşi Şehinşah'tan da Ankara ve Çankırı'yı aldı. Nureddin Mahmud Zengi'nin işgalindeki yerleri de kurtardı. 1178'de Dânişmendli Beyliği'ne son verdi.
(Malazgirt Öncesi) Çağrı Bey'in Anadolu'ya Keşif Seferi
Çağrı Bey 3.000 kişilik seçme bir süvari birliğinin başında Maveraünnehir'den batı yönüne, Anadolu'ya bir keşif seferine çıkmıştır. Horasan ve Azerbaycan'da katılanlarla birlikte bu gücün 5 veya 6.000 kişiye ulaştiğnı kabul edebiliriz. Azerbaycan űzerinden Doğu Anadolu'ya giren Çağrı Bey, Van gölü çevresinde istilâ ve akınlarda bulunmuştur. Çağdaş bir Ermeni kaynağı bu konuda, "Bugüne kadar asla bir Türk süvarisi görmeyen Ermeniler şaşırmışlar. Uzun örgülü saçlar, ok ve yaydan ibaret silahları olan bu Türk süvarilerini hayretle seyretmişlerdi." der.
1.500 öğeden 16 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.