Ermeni'nin köle değil, efendi olacağı özgür bir ülke.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Alıntı
İttihat ve Terakki, kategorik eşitsizliklerin tasfiyesi ve siyasal hakların genişletilmesine yönelik bir siyaset izlemekle birlikte, gayrimüslim köylülüğün temel şikayet konusu olan toprak sorunu ve vergilendirme başlıklarında bütünlüklü ve radikal bir programa sahip değildi. Özellikle taşrada toprak sorununa taraf olan mülk sahiplerinin siyasi desteğine dayanması ve İmparatorluğu jeopolitik basınç karşısında güçlendirmek için tarım kaynaklı toplumsal artığa duyduğu ihtiyaç, Cemiyetin siyasi müttefiki konumundaki Makedonyalı ve Ermeni örgütlerden gelen ısrarlı talepleri karşılayacak bir adım atmasını engelliyordu. Benzer şekilde, yine bu örgütlerin temel taleplerinden biri olan yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve ademimerkeziyetçi bir idari yapının kurulması da, İttihat ve Terakkinin İmparatorluğun kaynaklarını mümkün olduğunca kısa bir süre içinde seferber etmeye yönelik merkeziyetçi siyasetiyle uzlaştırılması mümkün olmayan bir çelişki teşkil ediyordu. Stratejik öncelikler arasındaki bu potansiyel çatışma kaynağı, yani cemaatlerin imtiyazları sorunu, toprak ve vergilendirmeden kaynaklanan gerilimler ve merkeziyetçilik siyasetiyle ademimerkeziyetçi talepler arasındaki çelişki, zamanla Meşrutiyet’in ilanını mümkün kılan ittifakın çözülmesine yol açarken, bunu, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Rumeli’de Müslümanlara, Anadolu’daysa Hristiyanlara yönelik mezhepçi şiddet, zorunlu göç ve kitlesel katliamlarla sonuçlanacak bir çatışma dönemi izledi.
Sayfa 371·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türkçe, Rumca ve Bulgarca yapılan konuşmalar, İstibdad’ın sona erdiğini, Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan anasır arasında eşitlik ve kardeşliğin hâkim olacağı yeni bir çağın başladığını müjdeliyordu. İlerleyen tarihlerde başta payitaht olmak üzere İmparatorluğun diğer kentlerinde düzenlenen benzer kutlama, şenlik, anma ve ayinlerde yapılan konuşmaların, taşınan pankartların ve benimsenen sembollerin taşıdığı ortak mesaj da aynıydı: İttihat ve Terakki Cemiyetinin Meşrutiyet’in ilanından hemen önce hem Müslümanlara hem de Hristiyanlara yönelik yayımladığı çağrılarda dile getirildiği gibi, İmparatorluk nüfusunu oluşturan farklı etnik dini gruplar arasında artık çatışma ve düşmanlık değil, eşitlik, dayanışma ve kardeşlik hüküm sürecekti. Bu vaadin belki de sembolik açıdan en çarpıcı ifadesi, Enver ve Talat Beylerin İstanbul’da Ermeni Mezarlığı’nı ziyaret ederek burada konuşma yapmaları ve II. Abdülhamid döneminde öldürülen Ermeni fedailerin mezarlarına çiçek bırakmaları olmuştu.
Sayfa 363·Kitabı okudu
Vatan Ana Devlet Baba
"Çöle saldı Arap için, gittim Arap gitmeden, Kardeş yaptı yandı içim bu it bu Kürt demeden, Baba demekmiş suçum Rum'dan ayırt etmeden, Ermeni'yi evlat bildi, beni bir kez sormadı."
Sayfa 61 - Tayma·Kitabı okuyor
Şiir
Ülkemiz de böyle değil miydi ellili, altmışlı yıllara kadar. Farklı medeniyetlere, kültürlere ev sahipliği yapmış, Türk'ü, Kürt'ü, Çerkes'i, Yahudi'si, Ermeni'siyle zengin bir coğrafya. Tüm zıtlıklara, kültürel, dinsel, mezhepsel, görüşsel farklılıklara rağmen yüzyıllarca komşuluk, dostluk yapmış milyonlarca aile. Sağı-solu değil, vicdanı, insanlığı ilk sıraya koyabilmiş yüce gönüllü bir halk.
Sayfa 111 - Alfa Yayın / 37. Baskı·Kitabı okuyor
Alıntı
Bizanslılar en büyük düşmanlıkları kendi milletlerinden görürler. Ermeni Leon, Ermenileri tutuyor demesinler diye Ermeni kasabı adını kendisine kazandırana kadar Kapadokya'da dişe gelir binlerce Ermeni delikanlısını diri diri ağaçlarda sallandırıp yırtıcı kuşlara yedirdi... Slav imparatoru, hemşerilik gayreti güdüyor demesinler diye Makedonya'da koyun boğazlar gibi Slavları doğradı. Bizans'ta herkes milletinin açıklanmasından korkar. Din birliği, millet düşmanlığı yaratır.
Sayfa 121 - İstanbul: Atlas Kitabevi, s. 1973. 3. Baskı.·Kitabı okuyor