• 168 syf.
    ·5 günde·Puan vermedi
    Beklediğimden çok etkileyici bir kitaptı. Öyle ki Mevlana' yı bu kitapla anladım diyebilirim. Onun evrenselliğini 'Ne olursan ol yine gel ' sözüyle biliyordum ama dinler arası ve üstü konumunu hiç böyle düşünmemiştim. Kitap ayrıca dinlerin ve inanışların birbiri arasındaki farklarını ve benzerliklerini Eva de Vitray (Havva) hanımın yalın ve akıcı üslubuyla gözler önüne seriyor. Bununla birlikte İslam'da kadının yeri, cihat, çok eşlilik gibi hassas konuları ihtida etmiş ( gayrimüslim iken müslüman olmuş) bir hanımefendiden, Hristiyanlık ile karşılaştırarak dinlemek oldukça enteresandı. Entelektüel bakış açısıyla farklı ufuklara yelken açtırıyor. Ayrıca üslubun naifliği ve yalınlığıyla bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu.
  • 185 syf.
    ·41 günde·Beğendi·9/10
    Okudukça aldı beni varoluşsal bir çürüme
    Çoran emmi zehir kattı sanki yaşam kürüme
    Bir küp buzdum, her sayfada aldı beni erime
    Diyor ki ben çok yaşadım, intihar et sen yerime

    Kırk bir günde bitmiş kitap; kalmadı güç, oldum bitap
    Pek karamsar Çoran emmi, herkeslere etmez hitap
    Nasıl da kahkaha atar düşse kafamıza mehtap
    Seni hiç mi sevmediler, az munis ol Çoran emmi

    Aşık Hüsüş bezdi candan, zerk ettin zehrini bana
    Al kanımı, gözyaşımı; iç rahatla kana kana
    Zaten mutsuz, derbederiz sonuçta Türkiye bura
    Gene de pek sevdim seni, haydi uğurlar olsun sana

    "Çürümenin Kitabı"na her ne kadar içinde kitap ismi de geçse, bir kitap tanımın tüm sıfatlarını barındıyor da olsa kitap demek kolaycılık ve hafifsemecilik olur. Bu "şey", kitaptan farklı bir "şey". Elinizde bu "şey" olsa ve gözleriniz sayfalarında dolaşırken biri gelip de size dünyanın en saçma sorusunu sorup "Ne yapıyorsun?" dese, "Kitap okuyorum." demek doğru bir cevap olmayacaktır.

    Abarttım mı biraz? Benimki abartmaysa siz bir de Cioran'ın abartmalarına kulak verin: " Bir din, kendini dışlayan doğruları hoşgördüğü zaman tükenir; artık adına öldürülmeyen bir tanrı da gerçekten ölmüş demektir." s.176. Aynı sayfadaki bir başka tespit: "Ürküntü devirleri sükunet devirlerini bastırır; insan, olay bolluğundan ziyade olay yokluğundan rahatsız olur; tarih de onun can sıkıntısını reddetmesinin kanlı ürünüdür." İşin tuhaf yanı başlangıçta abartılı gelen bu cümlelerin kısa bir süre sonra makul geliyor oluşu.

    İlçemizdeki küçük bir okuma grubuyla Mart ayında belirlediğimiz bu kitabı satın alan on kişiden sanırım iki ya da üç kişi bitirebilmiştir şu bir, bir buçuk aylık süreçte. Yarısı da yarısına gelmeden havlu attı. Yani Bereketli Topraklar Üzerinde'de sık geçen bir kalıpla ifade etmek gerekirse Çürümenin Kitabı "zorlu" bir kitap. Peki neden? Kitap iyi kitap, sıkı kitap, farklı kitap ama bir kere kitaptaki neredeyse her cümle ağır ve kompleks önermeler içeriyor. Yani bu kitabı milföy hamuru gibi düşünebiliriz: Uzaktan bakınca ince, düz bir hat ancak yaklaşıldığında aslında çok katlı, çok katmanlı olduğu fark ediliyor. Her bir bölümü hakkını vererek, anlamaya anlamlandırmaya çaba harcayarak okumak istenirse beş sayfadan sonra dayak yemiş hissi uyandırıyor. Sonra bu önermeler maalesef hiçbir şekilde somutlaştırılmaya sokulmamış, örneklendirilmemiş. Cümleler oldukça soyut kalıyor. Son olarak da Cioran farkında olup da duymak istemediğimiz şeyleri bağırmak; görmemek için kafamızı devekuşu gibi yerin dibine sokmak istediğimiz şeyleri domuzuna gözümüze gözümüze sokmak istiyor. Bu da insanı bir yerden sonra tehlikeli bir ruh haline sevk ediyor ama girince alışıyorsun.

    Ben okurken ilk otuz sayfada çok zorlandım; elli ve doksanıncı sayfalar arasındaki bölümleri anlayabilmek namına birkaç kez okumak durumunda kaldım ama bir süre sonra ya yazarın dili daha anlaşılırlaştı ya da ben yazarın anlatımına alıştım, bir şekilde daha akıcı bir okuma sürecine girdim. Tüm zorluğuna, yıpratıcılığına rağmen iyi ki okumuşum dediklerimden oldu "Çürümenin Kitabı".
  • "Mermere sıkışmış bir melek gördüm ve onu özgürlüğüne kavuşturuncaya dek mermeri oydum" diyordu ünlü Rönesans sanatçısı Michelangelo. O, büyük bir mermer kütlesiyle karşılaştığında, onu olduğu gibi değil, herkesten farklı gördüğü için ulaştı başarıya.
  • Cehaletin mutluluk olduğu bir çok farklı şekilde söylenir ya? Aslında bana göre 'salaklık' mutluluktur. Ne güzel senin ardından ne dolaplar dönsün hatta gözünün önünde dursun sen anlama...
    Ohh ne güzel... Salak ol, mutlu ve uzun yaşa!...
  • ŞU AN OKUYACAĞIN BU YAZI SENİ SENDEN ÇIKARABİLİR O YÜZDEN OKUMADAN GEÇSEN DE OLUR.

    Ey Genç sana sesleniyorum şu an korkuyor musun bilmiyorum ama?
    Bence korkmalısın...
    Neyden mi?
    Peki sana bir sorum daha var arzularının isteklerine göre mi davranırsın yoksa istemediklerine göre mi?
    Karar senin çünkü bu hayatta yaşıyorsan ve yaşatıyorsan da başkalarına sorumlusu sen olacaksın bir başkası değil
    Şu Dünya da ne yapıyorsan İnan ki yaptığının iyiliği veya kötülüğü bir başkasını bulamayacak yalnız ve ancak seni bulacak
    Benden sana bir dost tavsiyesi
    Sen sen ol sürekli arzularının istemediklerine yönel o seni en doğru yola sevkedecektir
    N diyor Ayette
    Hiçkimsenin günahı bir başkasının üzerine yüklenmeyecek aynen öyle de yaptıklarına da gittiğin yerlere de
    Konuştuğun cümlelere de dikkat et ey genç günah mı işledin? Bir tövbe yeter günahlarının yangınlarını söndürmeye ve İnan ki sen tövbe ettiğin vakit ettiğin günahlarda sevaba dönüşür Allah ta aynen böyle işte onu sevmenin sebeplerinden biridir.
    Düşün ki sağında Cennet sana değişik değişik Meyveler sunuluyor farklı tatlarda yemekler geliyor önüne sana servis yapıyorlar
    En ilginci de bu Nimetler Dünya tadı değil öyle bir tat ki sen dieceksin ki vay be herhalde ben Dünya da hep zehir yemişim bu n tatlı n de hoş bir tatmış diye işte öylesi bir tat sevgili genç ve kendini genç hissedenler
    Yemeği meyveyi geçelim de
    Ya Allah’ı ve o biricik Resul’ü görmeye n dersin hayal et genç Hayal et yaklaşıyor sana o güzel olacak gün
    Düşünsene Allah ve Resul’ü karşında diyorlar ki geldi işte geldi o beklediğin an sen benden razı ben de senden razıyım gir şimdi o Namazında çokça yakardığın Cennetime ve sen koşarak kapıdan içeriye giriyorsun bir de n göresin tüm Allah’ın sevdiği kulları ile berabersin Dünya da sürekli kim ile beraber olmuşsan hepsi ama hepsi orada buna çok seviniyorsun orada mutluluktan ağlama var mı bilmiyorum ama yoksa da Sevincinden n yapacağını şaşırıyorsun belki çığlık atarsın sevdiklerine şöyle bir sarılıyorsun cennet kokulu olanlara
    Ah bir de Allah dostları oradalar ise hele ki hele Asıl onların yanından ayrılmıyorsun ya. En güzeli de bu olsa gerek.

    Evet ey Genç bunları hayal etti isen sana şimdi o yukarıda sorduğun neyden diye sormuştun ya işte onu da hayal etmeni istiyorum tabi edebilirsen.

    Sağındaki Cennetten bahsetmiştik
    Şimdi solundaki Cehennemden bahsedelim

    CEHENNEM
    İSmiNde dahi bir ürküntücülük var değil mi sence de
    Orası öyle bir yer ki yanar çıkarım diye düşünme günahın kadar yanacaksın ve oradan çıksan dahi senin ordan geldiğin damgalı olarak belli olacak
    Ve evet o çetin olan Hesap günü azalarının hepsinin dile geleceği işte o gün var ya o gün sen hiç bir uzvunu sustaramayacaksın
    Çünkü o gün senin değil Alllahın sözü dinlenecek
    Yalan mı söyledin dilin konuşacak
    Hırsızlık mı yaptın eller kollar konuşacak birisini mi öldürdün parmakların dile gelecek
    Onun istemediği bir yere mi gittin ayaklar dile gelecek
    Hani sen orda burda güzel görüneyim diye çektirdiğin fotolar var ya işte seni asıl olan O Cennet ve Cehennem de olan Melekler daha net çekiyor seni
    BİL İSTEDİM
    KAİNATI YARATAN VE BİR AYETİNDE DAHA SİZ DAĞLARI YERİNDE DURUR SANIRSINIZ AMA ONLAR ASLINDA HAREKET HALİNDELERDİR
    Diyen bir Allah senin tüm azalarını konuşturamaz mı sanırsın?

    HAŞA.

    ( Gizem Canver ) - AKLIMDAN GEÇENLER

    NOT. Bu yazıya eklemek istedikleriniz varsa buyurun yoruma beklerim.
  • Ben söz konusu sevdiğim adam olduğunda, aşırı kıskancım arkadaş. Öyle internet köşelerinde sırf hayalin gerçekleşebilir diye herkes seni göremez. Anlayamıyorum zaten. Seni kızlar görünce mi hayalin gerçekleşiyor?? Bu konuda çok hassasım. Ya istediğim gibi ol, bana katlan ya da kendi istediğin gibi ol, elalemin kızları seni benden daha çok görsün.
    Size benden bir dost tavsiyesi, yalnızlığı sevin ama kimseye ihtiyaç duymayın. Sevgili yapmayın. Boşverin, kim kiminle ne yapıyorsa yapsın. En azından kafanız rahat olur. Benim gibi kıskançlık krizleri de yaşamamış olursunuz. Ben sadece amaç ne onu anlayamıyorum. Kötü şeyler düşünmek istemiyorum. Fakat görünen köy misali, ne kadar kendime farklı şekilde anlatmaya çalışsam da sonuç yine beynimdeki düşünceye geliyor. Elimden gelse sosyal ortam bile olsa hayatındaki bütün kadınları öldürürdüm. Sonra da seni öldürürdüm. Psikopatça seviyorum evet. Kendimi kaybediyorum. Ama paylaşamıyorum. Kimse seni görsün istemiyorum. Sen bunları bildiğin halde bende olmayan fotoğraflarını elalemin kızlarına gösteriyorsun. Hadi kalp ol da dayan buna!! Sana ne kadar güvenirsem güveneyim, sevgim ne kadar büyük olursa olsun, bir gün hiç ummadığın anda hayatından gitmiş bir vaziyette bulabilirsin kendini. Sen benimsin, başkaları seni göremez, sevemez, dokunamaz, konuşamaz; santim dahi olsa kimse senin yakınından geçemez.. Bitmiştir! Artık akıllı ol, çünkü patlamaya az kaldı.. 😉