• Bizim küçük Anadolu şehirlerimizde bu müzmin evlenme hastalığı daima hüküm sürmektedir. En kuvvetliler bile bir iki sene dayanabildikten sonra bu amansız mikroptan yakalarını kurtaramazlar ve kör gibi, önlerine ilk çıkanla evleniverirler.
  • Miguel de Unamuno “Sis” 1914 yılında yayımlamıştır. Esere Victor Goti isimli bir adam ön söz yazmıştır. Görünüşe göre Victor Goti romanın kahramanı Augusto Perez`in arkadaşı olmuş ve yazarımız da arkadaşının ölümünü anlattığı kitaba ön söz yazmasını rica etmiştir. Ama Victor Goti`nin gerçekten var olup olmadığını anlayamıyoruz. Ön sözü yazarın kendisi mi yazmış, okura bir oyun mu oynamış bunun romanın sonunda anlayabileceğiz.

    Roman kahramanı Augusto Perez varlıklı, bütün gün sokakta aylak aylak dolaşan, kafasında bin bir türlü fikir üreten, işi gücü arkadaşı Victor`la satranç oynamak olan bir karakter. Bir gün de böyle amaçsızca dolaşmak için sokağa çıkan Augusto Eugenia adlı bir piyano öğretmeni ile karşılaşır ve onun gözlerine aşık olur, belki de aşık olduğunu zanneder. Augusto`nun trajedisinin temeli de bu olayla atılmış oluyor diyebiliriz. Eugenia`ya mektup yazıp aşkını itiraf eden Augusto cevap alamaz, daha sonra ise red cevabı alır. Eugenia Mauricio isimli bir delikanlıya aşıktır, Mauricio ise çalışmaya niyeti olmayan, bir kadının kazancı üzerinden geçinmeyi yeğleyen bir karakter. Augusto Eugenia`nın başkasını sevdiğini öğrenince onun için savaşacağını söyler. Ama daha kendi duygularından, aşık olup olmadığından bile emin değildir. Garip olan Eugenia`ya aşık olduğunu zannettiğinden beri başka kadınları da görmeye başlamasıdır. Örneğin evine çamaşırları getiren ütücü kız Rosario`ya karşı birdenbire ilgi duyması buna bir kanıttır. Bu konu üzerine düşüncelerini bir rastlantı nedeniyle sokakta bulup eve aldığı köpeği Orfeo`ya anlatıyor. Kadınlarla ilgili ilginç düşünceleri vardır ve onlar üzerine bir inceleme yapmaya karar verir.

    Bu arada Eugenia sevgilisinden ayrılmıştır, Augusto da evlilik teklifi yaparak onu deney kurbağası gibi kullanacağına karar verir ama tam tersi olur. Eugenia evlilik teklifini onun parasını kullanmak için kabul eder. Daha sonra Eugenia tarafından aldatıldığını öğrenen Augusto zayıf kişiliği nedeniyle buna dayanamayacağını söyler ve intihar etmeye karar verir. Ama bu intihar bizim bildiğimiz yollardan olmaz aslında. Romanın ilginç yanı kahramanımız intihar etmezden önce hayat hikayesini anlatmak üzere yazar Unamuno ile buluşuyor. Eserin yazılmış olduğu dönemi düşünürsek Unamuno`nun bu buluşu olağanüstü ve cesaret isteyen bir adım sayılır. Yazar kendisini esere dahil etmenin yanı sıra olaylara müdahale de ediyor. Unamono`nun yaratmış olduğu hayali karakter olan Augusto ile diyaloglarında, kahramanımız kendi varoluşunu sorguluyor. İnsanın anlam arayışı, varoluşu, hayatın anlamı, yaşam ve ölüm temaları ele alınır. Kendi varoluşundan kuşku duyan, var olmadığını iddia eden Augusto sık sık Decartes`in “Düşünüyorum, öyleyse varım.” fikri üzerinden varoluşu sorgular. Zayıf bir karakter olan Augusto intihar etmeye karar verse de yazar onu öldüreceğini söylediği zaman korkuya kapılır ve ölmek istemediğini söyler. Unamunu kahramanın bu tavrı üzerinden insanın ölümsüzlük arzusuna da değiniyor. Romanın bu kısmında sis kelimesinin tanımı ve yazarın amacını açıklayan fikirler de yer almaktadır.