REHBER YALAN İLE ŞEYTÂNA KALDI
Gaziler cihanın müddeti doldu Dünya bir acayip zamana kaldı İnsanda itimat itibar noldu Hemen bir zan ile gümana kaldı Tat kalmadı sirke oldu şireler Ben tabibim diye yüzün karalar Yanlış merhem ile azdı yâreler Bir nazik hekim-i lokmana kaldı Düşerler ardına kıyl ile kâlun Varmazlar yanına hiç ehl-i beytin Mahlûk ol ettiği cengi cedalin Cümlesi bir ulu divana kaldı Gerçek erenlerin emsali yoktur Bilirim dört kapı kırk makam haktır Ehl-i hak olana hiç hürmet yoktur Rehber yalan ile şeytana kaldı Güzide güçtür nefsini öldürmek Erlik midir koymadığın kaldırmak Zamanın halkına hakkı bildirmek Mehdi gibi sahip zamana kaldı
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... ** tozu dumana katmanın becerisinde: “yine hangi rüzgârın emrine amadesin?” ** bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz dertler giderek silahlanıyor
DERGAH
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH
çatlak haritalarımızda bir kara merhem rüzgârlı penceremizde sıcak bir gece ah ne çok yenildik..
Sayfa 78·Kitabı okudu
Edebiyat
Ceylan'ın gözleri karardı. Dünya, kocaman bir kara delik olmuş, onu içine doğru çekiyordu. Çıldırmamak için olsa gerek, saçlarını avuçlayıp asılıyordu. Bir acıya ancak daha büyük bir acının merhem olduğunu bilmeden bilen diğer tüm insanlar gibi..
Sayfa 174·Kitabı okudu
Nedir çektirdiğin cevr ü cefâlar, Ettin bir derdimi yüz kara bahtım; Hayal oldu gitti zevk ü safâlar, Düşürdün bağıma güz kara bahtım. Kederler yağdırdın kerem isterken, Rakip gönderirsin hemdem isterken, Yalvarıp yarama merhem isterken, Ekersin gülerek tuz kara bahtım. Birdir Huzûrî'ye zevk ile mihnet, Hicran hastasına olur mu sıhhat? Bir gün için sana eylemem minnet, İstersen canımı üz kara bahtım.
Edebiyat