• Ülkemizdeki sosyalistler, komünistler emsalî görülmemiş bir şekilde hümanizmi savunuyor, halka tebliğ ediyor. Kardeşliğe şiirler, marşlar, şarkılar yazıyorlar. Ezilenler adı altında birlik olup, örgütleniyor ve çeşitli gösteriler, eylemler yapıyorlar. Başlıca Kürtlere ve diğer etniklere yapılan soykırımlardan, haksızlıklardan bahsediyorlar; ezilen hakların savunucuları diyorlar kendilerine.

    Burada kendisini solcu, komünist diyenlere bir kaç soru sormak doğru olurdu.

    Hocalı Soykırımı, Ahiska Soykırımı, Ermeni Soykırımı, şu anda Doğu Türkistan'daki Türklere, Kızıl Çin tarafından yapılan; Türk kızlarının genç yaşta alınıp genelevlere satılması, Türk çocukların ailelerinden zorla alınıp Çinli ailelere verilmesi, Türkçe yasağı ve daha onlarcası olurken ve yaşanmışken, Türkiye'de meydanlara çıkıp Türklere karşı yapılan bu mide bulandırıcı olayları neden dile getirmediniz? Getirmiyorsunuz?

    Hangi partinizin, sendikanızın başkanı, yöneticisi işçi? Hangisi bir inşaatta ya da teksil atölyesinde çalışıyor?

    Faşistler! Katiller! Diye bağırırken aklınıza hiç gelmiyor mu onlarca millete kendi yaptığınız soykırımlar, toplu infazlar. Milyonların kanı ellerinize bulaşmışken nasıl olurda hümanizmden bahsediyorsunuz?


    "Komünst Manifesto"

    Düşüncede mükemmel bir kitap. Karl Max, F. Engels düşündükleri bu mükemmel fikri şuan pratikte görse kitabı yazarlar mıydı emin değilim. Komünizm öğrenilmesi gerekn bir fikir, aynı zamanda bir felsefedir.

    Geçelim!

    Kitabı okumadan önce kendinize şu soruları sorun:

    Neden bu kitabı almalıyım?
    Neden bu kitabı okumalıyım?
    Ve neden bu kitabı anlamalıyım?

    Kitabı neden almalıyım sorusuna kendinizi tatmin edici bir cevap verdiyseniz kitabın sizden ne istediğini de anlarsınız.

    Kitabı neden okumalıyım sorusuna onlarca cevap verilebilir. Fakat "kitabı komünist olacağım bunuda okuyayım bari" fikri ile okuyan kişinin pek bir şey anlayacağını düşünmüyorum. Başlangıç için ağır, üstüne basa basa söylüyorum "ağır" çünkü idealler ve ideolojilerin ne olduğunu bilmeden ve haklarında tek bir kitap bile okumamış kişilere göre değil bu kitap!

    Kitabı neden anlamalıyım sorusuna: verilecek bir cevaptan çok daha fazlası gerek.
  • “Zayıf devlet olarak Türkiye’nin, güçlü müttefikleri Britanya ve Fransa’ya kıyasla, daha fazla ve daha gerçek cesaret örnekleri sergilediğini, ayrıca daha akıllı bir devlet adamlığı ortaya koyduğunu kimse inkâr etmeyecektir. O, uygun fırsatlarla karşı karşıya kaldığında en ileriye gitmeye cüret etmiş ama Britanya ve Fransa derhal oracıkta pısıp kalmıştır. Türkiye geçmişin mirasa olan o düşmanının, yani Rusya’nın taleplerini reddetmiş, üstelik bunu da palavradan yapmamış, aksine bu tavrı vakur ve kıymetli bir ciddiyet ve haysiyetle koymayı bilmiştir."
    Karl Marx
    Sayfa 188 - Sol Yayınları
  • Dikkat edilsin ki, Tatar efendisinin ayaklanna kapanan ve kölecesine onun sözlerini yansıtan Britanyalı bakan, Türkiye'de "bölgesel ya da komünal yönetim için herhangi bir maddi öz" olmadığı şeklindeki dev yalanı yinelemekten bile utanç duymuyor.

    Oysa Türkiye'yi şimdiye dek içerden ve dışardan gelen en ağır darbelere karşı ayakta tutan şeyin ta kendisi, bölgesel ve komünal yaşamın büyük ölçüde gelişmiş olmasıdır.
    Karl Marx
    Sayfa 320 - Sol Yayınları
  • Sosyolojiye meraklı, hayreti bol, merak etmiyor olsa bile asgari düzeyde bilgiye sahip olmaya hevesli olanlar için sosyolojik temel okuma listesidir. Helaldir.

    Sosyolojik Kuramın Temelleri

    Emile Durkheim
    İntihar
    Sosyolojik Yöntemin Kuralları
    Dinsel Yaşamın İlk(el) Biçimleri
    Sosyoloji Dersleri

    Max Weber
    Protestan Ahlâkı ve Kapitalizmin Ruhu
    Sosyoloji Yazıları, İletişim Yayınları

    Karl Marx
    Komünist Manifesto
    1844 Elyazmaları
    Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i
    Kapital, Yordam Yayınları baskısı

    C Wright Mills
    Sosyolojik Tahayyül, Hil Yayınları

    Erving Goffman
    Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, Metis
    Damga, Heretik
    Tımarhaneler, Heretik

    Karl Polanyi
    Büyük Dönüşüm, İletişim

    David Harvey
    Postmodernliğin Durumu, Metis
    Sermayenin Sınırları [yüksek lisans seviyesi], Yazılama
    Sosyal Adalet ve Şehir, Metis
    Marx’ın Kapitali için Kılavuz, Metis

    Herbert Marcuse
    Tek Boyutlu İnsan, May Yayınları [sahaflardan bulunabilir] Özgürlük Üzerine Bir Deneme, Ayrıntı

    Pierre Bourdieu
    Ayrım, Heretik
    Sosyoloji Meseleleleri, Heretik

    Henri Lefebvre
    Diyalektik Materyalizm, Kanat Kitap
    Şehir Hakkı, Sel [aynı zamanda kentçilik] Kentsel Devrim, Sel [aynı zamanda kentçilik]

    Walter Benjamin
    Pasajlar, YKY
    Brecht’i Anlamak, Metis

    Theodor Adorno
    Minima Moralia, Metis

    Max Horkheimer
    Akıl Tutulması

    Norbert Elias
    Uygarlık Süreci I, İletişim

    Louis Althusser
    İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, İthaki
    Tarih/Tarihsel Sosyoloji

    Halil İnalcık
    Devlet-i Aliyye I-II-III

    Eric Hobsbawm
    Devrim Çağı
    Sermaye Çağı
    İmparatorluk Çağı
    Kısa 20. Yüzyıl-Aşırılıklar Çağı

    Immanuel Wallerstein
    Dünya Sistemleri Analizi, BGST
    Modern Dünya Sistemi I-II-III-IV
    Sistem Karşıtı Hareketler (Terence Hopkins ve Giovanni Arrighi’yle)

    Marc Bloch
    Tarih Savunusu veya Tarihçilik Mesleği
    Feodal Toplum

    Henri Pirenne
    Ortaçağ Kentleri, İletişim
    Ortaçağ Avrupa’sının Ekonomik ve Sosyal Tarihi

    David Harvey
    Neoliberalizmin Kısa Tarihi

    Barrington Moore, Jr.
    Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Temelleri, İmge

    Giovanni Arrighi
    Uzun Yirminci Yüzyıl, İmge
    Adam Smith Pekin’de, Yordam
    Biyografi
    Karl Marx, Francis Wheen, E Yayınları
    Lenin: Tarihi Yazanlar ve Yapanlar, Edmund Wilson, İthaki Yayınları
    Heidegger’in Çocukları, Richard Wolin, Paradigma Yayınları
    Moskova Günlüğü, Walter Benjamin, Metis
    Gelecek Uzun Sürer, Louis Althusser, Can/Bilgesu?

    Türkiye Üzerine
    Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, Ötüken
    Ziya Gökalp, Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ötüken
    Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni, Kırmızı Kedi?
    Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, İş Bankası
    Tanıl Bora, Sol, Sinizm, Pragmatizm, İletişim
    Tanıl Bora-Kemal Can, Devlet ve Kuzgun – 1990’lardan 2000’lere MHP, İletişim
    Demet Ş. Dinler, İşçinin Varlık Problemi, Metis [Metodoloji] Şerif Mardin, Türk Modernleşmesi, İletişim
    Şerif Mardin, Din ve İdeoloji, İletişim
    Şerif Mardin, Türkiye’de Toplum ve Siyaset, İletişim
    Cemil Meriç, Bu Ülke, İletişim
    Cemil Meriç, Işık Doğudan Gelir, İletişim
    Korkut Boratav, Türkiye İktisat Tarihi, İmge
    Korkut Boratav, Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm, İmge
    Çağlar Keyder, Türkiye’de Devlet ve Sınıflar, İletişim
    Çağlar Keyder, Emperyalizm, Azgelişmişlik ve Türkiye, İletişim [sahaflardan bulunabilir] Muzaffer İlhan Erdost, Kapitalizm ve Tarım, Onur/Sol Yayınları
    Ayşe Buğra, Devlet ve İşadamları, İletişim
    Suavi Aydın, Türkiye Tarihi, 1960’tan Günümüze, İletişim

    Kentçilik/Şehircilik
    Çağlar Keyder, ed., İstanbul: Küreselden Yerele, İletişim
    David Harvey, Paris: Modernitenin Başkenti, Sel [bkz. Kuram kısmı] David Harvey, Umut Mekânları, Metis
    Marshall Berman, Katı Olan Herşey Buharlaşıyor, Metis
    Ruşen Keleş, Kentleşme Politikası, İmge
    Robert Park-Ernest Burgess, Şehir, Heretik
    Jane Jacobs, Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı, Metis
    Tanıl Bora, ed., İnşaat Ya Resullullah, İletişim
  • Kitap Önerisi:
    Marx’ın “Türkiye Üzerine” kitabı, bundan 164 yıl önce « New York Tribune » gazetesine yazdığı makalelerden oluşuyor. Dönemin Osmanlı, Rusya ve Avrupa (Avrupa dediğimiz özellikle İngiltere) ilişkileri üzerinde toplumsal yapı, siyasal yaklaşımlar, çıkarlar ve bunun üzerine şekillenen diplomasiyi irdeleyerek günümüze dek uzanan ilişki yumağını sorgulayarak ele alıyor....
  • İncelemeye ciddi bir başlangıç yapalım. Çünkü kırmızı yağan kardan değil katran gibi bir konudan bahsedeceğiz.
    Komünist Manifesto yada yayınlandığı adıyla Komünist Parti Manifestosu; uzun ve eserin anlaşılması için elzem olan 'sunu' kısmıyla başlıyor, 4 ana başlık üzerinden devam edip Marx ve Engels'in çeşitli ülkeler ve sonraki basımları için yazdıkları önsözlerle sona eriyor.
    Proleterya ile burjuvazi savaşı üzerinden kendi devrinin çoğu olayına geniş bir bakış açısı sunuyor. Tarihin tekerrür ettiğini göz önünde bulundurarak kitabın 'şimdi'yi hatta' geleceği' de anlattığını söyleyebiliriz. Burada Burjuva tabakasını hepimiz biliyoruz,
    Proleter ile komünist arasındaki farkı ise geçen gün yaşadığım bir olaydan örnekle anlatayım:
    Serin bir öğlen sabahında yemek kuyruğunda düşüncelere dalmış olan Samet, arkasındakilerin yanına kaynak yapan birisini görür. Aldırmaz, önüne bakar. Sonra önüne kaynak yapıldığını fark eden bir vatandaş hakkını aramak için car car konuşmaya başlar. Kaynak yapan kişi, hakkını arayan vatandaşa "Benim sıramı al, yeter ki sus" diyerek tekrar önüne geçirir ve susturur. Arkadakiler ise bunu görür ve hiç sesini dahi çıkarmaz, haklarının ihlal edilmesi onları rahatsız etmez.
    Burada 'sadece kendi hakkını' arayan vatandaş proleteryayı temsil eder. Eğer ben yada arkadakilerden birisi "Sıraya kaynamak saygısızlıktır, görgüsüzlüktür" diyerek herkesin, özellikle de ezilenlerin hakkını arasaydı biz de komünistleri temsil etmiş olurduk.

    Peki komünistler ne yapmaya çalışıyor? Mülkiyetin topluma egemen olmasını, işçinin(emekçinin) emeğinin ve işgücünün sömürülmesinin engellenmesini ve bunu ülke yada sendika genelinde değil de 'evrensel' olarak sağlamaya çalışıyorlar.

    Türkiye ise okuma konusunda o kadar geride bırakılmış ki komünistlerin bir çoğu proleter kesimde değil de orta-üst kesimde yer buluyor. İşçinin en fazla ezildiği ülkelerden biriyiz ne yazık ki. Lafargue, Tembellik hakkı isimli öncü kitabında bunun sebeplerine iyi değinir. İşçi kesimi zaten asgari ücret denen ölümcül miktarla hayatta kalma savaşı verirken okumak, sanat yapmak, zihnini çalıştırmak için ne gerekli zamana ne de paraya sahip değildir. Bizde komünist kelimesinin ne anlama geldiği dahi bilinmez. Kötü çağrışımlar yapmasının da birilerinin işine gelmemesinin bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz.
    Bu kadar atıp tuttun iyi güzel de dayanağın nedir diye soran şüpheci beyinler olacak tabii. Asgari ücretle geçinen bir aileden geldiğim ve bizzat tecrübe ettiklerim yanında aşağıdaki rakamlar da bu beyinlere yol gösterecektir:

    -Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.615 TL, *
    - Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 5.262 TL imiş.*
    - Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.999 TL(düz 2 bin deseydiniz bari) olarak hesaplanmış.*
    Burada dikkati çeken hususlardan birkaçı:
    - Asgari ücretin yine 'açlık' sınırının altında olduğu gerçeği
    - Türkiyede memurların dahi yoksulluk sınırının altında yaşadığı gerçeği
    - Türkiyenin yıllık büyüme oranının borsayla sınırlı kalıp halkı hiç mi hiç alakadar etmediği gerçeği
    Ayrıca Türkiye OECD ülkeleri içerisinde %19.2' luk yoksulluk oranıyla en yoksul 2.ülke ! **
    İncelemeyi kısa tutmayı düşündüğümden
    daha bunun gibi milyon tane hususu saymadan geçiyorum. Ama biliyorum ki bu halk komünistleri hep öcü bilecek, emeğinin sömürüldüğünü görmezden gelecektir.(en azından şu sıralar başımızda olan kimselerden dolayı)
    Sebebini ise Kitle psikolojisinin babası Gustave Le Bon'dan nokta atışı bir alıntıyla bitireyim;

    "Kitleler hiçbir zaman gerçeğe susamamıştır. Hoşlarına gitmeyen mantıksızlıklar karşısında, gerçekdışı eğer kendilerini çekerse, bunu ilahlaştırarak buna yönelmeyi daha üstün tutarlar. Onları hayallere çekmesini bilenler onlara hakim olurlar ve hülyalarını ortadan kaldıranlar da onların kurbanı olur."

    Sizi uyanışa geçiren kitaplar okumanızı temenni eder, iyi okumalar dilerim. Benzine de yine mi zam geldi ne!

    *Rakamlar, 2018 Ocak Türk-iş sendikası resmi rakamlarıdır. Dolayısıyla şuanda daha da artmış/artacak olmaları kuvvetle muhtemeldir.
    **OECD 2013 verileri kaynak alınmıştır.
  • Az önce karşıma çıktı bu metin fazlasıyla ilginç geldi bana hoşuma gitti sizinle paylaşmak istedim.Benim en çok Beethoven'inki hoşuma gitti. Okuyunuz bana katılacaksınız, keyifli okumalar. :))


    Vur, korkak herif, sonuçta sadece bir adam öldüreceksin. - Ernesto Che Guevara 

    Asıl ölüm, ilimden payını almayanlaradır. Faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sâhipleridir. - Şeyh Edebali

    Vücudumda yaralanmamış yer yok. Gel gör ki, savaş meydanlarında yenilgi yüzü görmeyen Halid, yatağında ölüyor. Ayağa kalkar ve kılıcı üzerine doğrulur şöyle der: Erkekler kılıçları üzerinde ölürler. - Halid bin Velid 

    Demek böyle ölünürmüş...-Necip Fazıl Kısakürek 

    Beni göğsümden vurun. - Benito Mussolini 

    Lala, Lala! Bunca zamandan beri sen bizi kiminle biliyordun? Cenâb-ı Hakk’a teveccühümüzde bir kusur mu gördün?-Yavuz Sultan Selim Hân("Artık Allah'la 
    olma zamanıdır." diyen yakın görevliye hitaben...) 

    Siyah bir ışık görüyorum. - Victor Hugo 

    Rabbimiz, beni kendi hazretine dâvet ediyor. Artık gitmek zamânıdır. Yâ Azrâil! Çabuk ol! Beni Rabbime çabuk kavuştur!-Hazret-i Mevlana 

    Komedi Bitti. - Ludwig van Beethoven 

    ("Tanrı ruhunu affetsin" diyen papaza karşılık olarak) Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı. - Charlie Chaplin 

    Kimse bana inanmayacağı için, gördüklerimin yarısını bile anlatmadım. - Marco Polo 

    Biraz dinleneyim. - Namık Kemal 

    İşte bu fena. - Peyami Safa 

    Bu müthiş harp beni bitirdi. - Franz Joseph Haydn 

    Çok zamandır şampanya içmemiştim. - Anton Çehov 
    Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. - Karl Marx 

    Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm! - Deniz Gezmiş (Devrimci, 1972) 

    Bir merdiven çabuk bir merdiven getirin. - Nikolay Gogol 

    Allah memleketi korusun, millete zeval vermesin, haydi Allah'a ısmarladık. - Fatin Rüştü Zorlu 

    Mezarıma ne resim ne heykel ne de fotoğraf, hiçbir şey koymayınız. - Eugene Delacroix 

    Ah iyi olsam, terliklerimi giysem, şu odada dolaşsam, şu köşeye geçsem, resimlerimi yapsam. - Cemal Nadir 

    Haşa ben ölümden korkmuyorum. Çünkü ben Müslümanım. Her Müslümana yakışan da ölümü tebessümle karşılamaktır. Hakikaten ölüm ebediyet âlemine açılan ilk perdedir. - Muhammed İkbal 

    Her şey bitti, artık çok geç. - George Gordon Byron 

    Biraz daha ışık. - Johann Wolfgang von Goethe 

    Ya duvar kâğıdı gidiyor ya da ben. - Oscar Wilde 

    Ölmek kaderde var; yaşayıp köhnemek hazin,
    Buna bir çare yokmu ya Rabbil alemin? - Yahya Kemal Beyatlı 

    Ben görevimi burada bitiriyorum. - Albert Einstein 

    Ölümün tadı, dilimin ucunda. Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum. - Wolfgang Amadeus Mozart 

    Ağlayacak bir şey yok. - Konrad Adenauer 

    Suçsuzum. - Zülfikar Ali Butto 

    İskoç viskisinden martiniye geçmemeliydim. - Humphrey Bogart 

    Yüce tanrım ve ölümümün şahitleri: Filozof olarak yaşadım hristiyan olarak ölüyorum. - Casanova 

    İçeri girmeliyim, sis yükseliyor. - Emily Dickinson 

    Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim. - Leonardo da Vinci 

    Herşey canımı sıkıyor. - Winston Churchill 

    Bu menenjit değil mi? - Louisa May Alcott 

    Hepiniz hoşçakalın. - Hart Crane (ABD’li şair, 1912, intihar etmek için gemi güvertesinden atlarken) 

    Sıkıldım, sıkıldım. - Gabriele D’Annunzio (İtalyan yazar, 1938) 

    Ölmek dışında hiçbir şey istemiyorum. - Jane Austen (İngiliz yazar) 

    Çek ellerini omuzumdan, debelenme! - Sir William S. Gilbert (İngiliz libretto yazarı, 1911, Havuza düşen bir kızı kurtarmaya çalışırken kalp krizi geçirir) 

    Yakın ışıkları. Eve karanlıkta gitmek istemiyorum. - O' Henry (ABD'li öykücü, 1910) 

    Çok güzel, yarın onu yukardakilere anlatırım. - Alfred E. Housman (İngiliz şair, 1936, doktorunun anlattığı fıkrayı dinledikten sonra) 

    Kimse anlamıyor mu? - James Joyce (İrlandalı yazar, 1941) 

    Sanırım, öleceğim. Yağmuru seviyorum. Yağmurun yüzüme değmesine bayılıyorum. - Katherine Mansfield (Ingiliz yazar, 1923) 

    Herkes ölür ama bana bir ayrıcalık tanınır sanıyordum. Ne olacak şimdi? - William Saroyan (ABD' li yazar, 1981) 

    Beni bir antika olarak saklamaya çalışıyorsun ama işim bitti, öleceğim. - George Bernard Shaw (Ingiliz yazar, 1950, hemşireye) 

    Allah korusun, Allah kahretsin. - James Thurber (ABD'li ressam ve yazar, 1961) 

    Tamam, Mabel, geliyorum. - Thomas Wolfe (ABD'li yazar, 1938, ölmüş karısına) 

    Sen de mi Brütüs? - Julius Caesar (Roma İmparatoru, M.Ö. 44) 


    At! At! Bir ata krallığımı veririm! - Richard III (İngiliz Kralı, 1485) 

    Bir imparator ayakta ölmeli. - Vespasien (Roma İmparatoru, 79)