Abdülhamid'in Kurtlarla DansıMustafa Armağan

·
Okunma
·
Beğeni
·
8.475
Gösterim
Adı:
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
335
ISBN:
9786051140957
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı "kurtlar"la çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adam'ın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Mrad'a. Sanıldı ki, Osmanlı'nın kaderi pamuk ipliğine bağlı. Nitekim Sultan Abdülhamid tahta geçtiğinde İngiliz Dışişleri Bakanı, kendisini tehdit etmiş, 'Ayağını denk alsın, ona da öncekilere yaptığımızı yaparız' demişti.

Çöküş için gün sayılırken, bu 34 yaşındaki adam, 30 yılını adayacağı bir icraatın düğmesine basıyordu. Ülkeyi bir barış dönemine sokarken, kazanılan zamanda demiryolu ağından eğitim yatırımlarına kadar bir dolu projeye imza atıyordu. Kendisini feda etmişti ama 30 yılda yetiştirdiği nesil, Çanakkale'den Sina çölüne kadar emperyalizme karşı Akif'in deyişiyle 'kıta kapma' oyunu oynayacaktı.

"Kızıl Sultan" demişlerdi ona. Kendi açılarından haklıydılar. Çünkü Osmanlı'nın paylaşımını pahalıya getirmişti Avrupa'ya. Kansız olacağını sandıkları Osmanlı gövdesindeki ameliyat, 30 yıllık gecikme sayesinde Avrupa'nın kanlı bir iç savaşına dönüşmüş ve bir dünya meselesi haline gelmişti.

Osmanlı tarihini yeniden yazmaya koyulan Mustafa Armağan'ın titiz ve akıcı kaleminden Son Sultan'ın Kurtlarla Dansı... Kitabı okuyunca dansın bugün de devam ettiğini fark edeceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)
Uzun zamandır bu kadar güzel bir anlatımla karşılaşmamıştım.Mustafa Armağan'a yapılan eleştirilere gülmeye başladım. Ulu Hakan 'ı herkesin okumasını tavsiye ediyorum.Ulu Hakan yakıştırmasını çok beğendim. Ve şunu anladım ki Abdulhamitin Kurtlarla Dansı günümüzde de hala devam ediyor....
Son dönemlerde dikkatimizi çeken liderlerden Sultan II. Abdülhamid Han... Neden son dönemlerde? Vatanı için hiçbir şey yapmamış gibi, milletini sevmemiş gibi, bir diktatör gibi tanıtıldı Abdülhamid Han. "Kızıl Sultan" olarak tanıtıldı.

Ben bu kitapta Abdülhamid Han hakkında birçok şey öğrendim. Çocuklara olan sevgisini, günün çoğunu çalışarak geçirdiğini, okumayı çok sevdiğini, geniş bir kütüphanesi olduğunu, siyasi zekasını, yaptığı projeleri, eğitim alanında yaptıklarını, askeri alanda yaptıklarını... Son sultan o kadar çok yönlü bir şahsiyettir ki mutlaka tanımak, okumak gerek. Beni en çok etkileyen yönü ise merhameti. Bu güzel adam, kendisine suikast planı yapan birini affetmiştir. Kitapta göreceksiniz bu kadar merhametli bir insana ihanet eden edene!

Eğer son sultan, Sultan II. Abdülhamid Han'ı anlamak isterseniz güzel bir eserdi. Hoş kimine göre "Kızıl Sultan", kimine göre "Son Sultan". Tavsiye ederim... Keyifli Okumalar...

Benzer kitaplar

Kızıl Sultan denilen Ulu Hakanın hayatına ve hükümdarlığına geniş bir pencereden bakmak isteyenler için güzel bir yapıt. 2. Kitabı da mevcut. Abdulhamiti tanımak ve anlamak için okunması gereken eserlerden biri.
Onlar sanıyorki, biz sussak
mesele kalmayacak
Halbuki biz sussak, tarih susmayacak
Tarih sussa, hakikat susmayacak

Sezai karakoç

Sezai karakoçun sultan abdulhamit icin yazdığı dörtlük kitabın içereğini anlatmaya yeterlidir.
Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı
Giz adamının yüzünü gösteren kitap..

Bu kitap Abdülhamid’i daha yakından tanımamızı ve en önemlisi onu anlamamızı sağlayacak. Abdülhamid, yıkılmakta olan devleti 33 yıl ayakta tutan bir padişah.. Emperyalizme karşı son kale.. Gücünü gizinden alan bir hükümdar..

Kendisini sarayına kapatıyor ama tüm imparatorluk onun elinde. İzlediği siyasetlerle çöküş için gün sayan devleti ayakta tutuyor. Suikast karşısında bile soğukkanlılığını koruyor..

Ve bu olanlara rağmen kimse onu anlamıyor..
-Kurtlarla dans hala devam ediyor, bitmiş değil.-


“Asıl önemlisi, onun toplum için, bu millet için, bu ümmet için ifade ettiği manadır. Emperyalizme karşı soylu bir direnişin sembolüdür o. ‘Son kale’nin ‘insanlığın son adası’nın cesur neferlerinden birisidir Abdülhamid...”(Mustafa Armağan)
"......Ondan sonra Abdülhamid meselesi artık iki tarafın hararetli bir tonda tartıştığı, sevenler ve karşı olanların saflarını belirlediği bir Ulu Hakan-Kızıl Sultan tartışmasına dönüşür....."
".............Daha çok ideolojik temellendirmeler, hatta karşı tarafa tarih üzerinden yöneltilmiş silahlardır bunlar. Bir başka deyişle herkez kendi konumunu II.Abdülhamid üzerinden temellendirme telaşındadır....."
Yukarıdaki satırlar kitabın 129-130. sayfalarından alınmıştır. (1.Baskı)
Mustafa Armağan'ın kendi tespitinden yola çıkarak "Ulu Hakan" tarafında olduğu ve bunu ispata çalıştığı aşikar. Ancak özellikle 99. sayfada yer alan
Nişancılığı başlığı altında "Silah kullanmakta pek mahirdi. Nişan alarak kendi ismini yazar, havaya attığı madalyaları kurşunla ortasından delerdi." tespiti bana çok fazla zorlama geldi.
Yine bence doğal yada normal olarak yorumlanabilecek bazı olaylar yazar tarafından bir büyüklük olarak aktarılmış.
II.Abdülhamid Han'ı seven birisi olsamda kitap "Ulu Hakan" penceresinden yazılmış subjektif bir eser ve korkarım bu nedenle inandırıcılığını kaybedebilir.
Tarih adına okunması gereken önemli bilgile içeren bir kitap. İlk defa Filistin topraklarından satın almak isteyen Yahudiler dış borçlara karşılık Filistini ister. Abdülhamit, nasıl olsa alacaksınız der ama satmaz. Birde eşinin dış borçları kendi parasıyla kapatması. Bu iki olay çok akılda kalıcıydı.
Osmanlı padişahlarını eleştiren insanları anlamıyorum. Padişahların hayatları okunursa (cariyeleri dışındaki) çok da kolay hayatları olmadığı gibi er biri bir çok dil bile el sanatlarından edebiyattan anlayan yetenekli insanlar. Eleştirenler ne kadarına sahip diye sormadan edemiyor insan...
Kızıl sultanın aslında öyle olmadığını ulu hakan olduğunu göreceksiniz. Abdülhamid anlamak, tanımak isteyenler için mükemmel bir kaynak. Çünkü Abdülhamidi anlamak herşeyi anlamak demektir...
Ulu Hakan'ın ülkesinin elden gitmemesi için ne derece uğraş verdiğini anlatan güzel bir eser Abdülhamid i tanımak onun zekasına ve milliyetçiliğine hayran olmamak mümkün değil
Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı "kurtlar"la çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adam'ın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Mrad'a. Sanıldı ki, Osmanlı'nın kaderi pamuk ipliğine bağlı. Nitekim Sultan Abdülhamid tahta geçtiğinde İngiliz Dışişleri Bakanı, kendisini tehdit etmiş, 'Ayağını denk alsın, ona da öncekilere yaptığımızı yaparız' demişti. 

Çöküş için gün sayılırken, bu 34 yaşındaki adam, 30 yılını adayacağı bir icraatın düğmesine basıyordu. Ülkeyi bir barış dönemine sokarken, kazanılan zamanda demiryolu ağından eğitim yatırımlarına kadar bir dolu projeye imza atıyordu. Kendisini feda etmişti ama 30 yılda yetiştirdiği nesil, Çanakkale'den Sina çölüne kadar emperyalizme karşı Akif'in deyişiyle 'kıta kapma' oyunu oynayacaktı.

"Kızıl Sultan" demişlerdi ona. Kendi açılarından haklıydılar. Çünkü Osmanlı'nın paylaşımını pahalıya getirmişti Avrupa'ya. Kansız olacağını sandıkları Osmanlı gövdesindeki ameliyat, 30 yıllık gecikme sayesinde Avrupa'nın kanlı bir iç savaşına dönüşmüş ve bir dünya meselesi haline gelmişti.

Osmanlı tarihini yeniden yazmaya koyulan Mustafa Armağan'ın titiz ve akıcı kaleminden Son Sultan'ın Kurtlarla Dansı... Kitabı okuyunca dansın bugün de devam ettiğini fark edeceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap alt metinlerde birçok başvuru kaynağı içerdiği için güvenilir kaynaktan tarih öğrenmek için elinizin altında birden fazla seçenek olduğu için güzel. Bazı incelemelerde yazdığı gibi abartı cümleler “parayı havaya atıp okla delmek” kitapta çok fazla yer kaplamıyor. Taraflı yazıldığı kesin ki kitapta sadece artı yönleri alınmış fakat yazar da önsözde taraflı yazdığını zaten belirtmiş. Abdülhamit’i her yönüyle anlamak için güzel bir başlangıç kitabı lakin tek taraflı olduğu için sadece bu kitap yeterli olmayacaktır. Tavsiye ederim
Kimilerine göre kızıl sultan,kimilerine göre siyasi bir deha,dahi 2. Abdülhamid'e ben dahi diyen güruh içindeyim , Abdülhamid'i anlamak bugünü anlamaktir, o gercek bir osmanli padişahıdır...
Yatağından taşan bir nehre benziyoruz... Biz hiç de can çekişen bir millet değiliz. Canlı, kuvvetli bir milletiz. Bizi zinde tutabilecek yegane kuvvet, İslamiyettir.
... sürgüne gönderdiği aileler dahi ona dua ediyor hâlâ. Niye mi? Kendilerini âbâd ettiği için tabi ki. Cezalandırırken bile ödüllendirmeyi bilirdi Sultan çünkü.
Abdülhamid'in her tahta geçiş yıldönümünde alışkanlık haline getirdiği bir atiyyesi de, borçları yüzünden hapse düşenleri kurtarma operasyonuna yöneliktir. Abdülhamid, zamane yöneticileri gibi devlet hazinesinden yiğitlik yapmaz, her yıl, çocukluğundan beri biriktirdiği şahsi hazinesinden bir miktar parayı borcunu ödeyemediği için hapse düşenleri kurtarmaya tahsis ederdi.
1876 yılında İstanbul da sadece 6 tane ilkokul varken, 1886 ya kadar 44 yeni ilkokul kurulmuş görünüyor istatistiklerde 1892-1893 istatistiklerinde ise 3.057 yeni usulde kurulmuş okul bulunuyordu; oysa 1877'de bu rakam taş çatlasın 200'ü geçmiyordu. 1905-1906 öğretim yılında ise bu rakam 3 kat yükselerek 9.347'ye çıktığını görüyoruz. Bu durumda Abdülhamid devrinde yılda ortalama 400 yeni ilkokul açılmıştır ki bu, gerçekten o zamana göre bir rekordur.
"Kızıl Sultan" demişlerdi ona.Kendi açılarından haklıydılar.Çünkü Osmanlı'nın paylaşımını pahalıya getirmişti Avrupa'ya.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
335
ISBN:
9786051140957
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı "kurtlar"la çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adam'ın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Mrad'a. Sanıldı ki, Osmanlı'nın kaderi pamuk ipliğine bağlı. Nitekim Sultan Abdülhamid tahta geçtiğinde İngiliz Dışişleri Bakanı, kendisini tehdit etmiş, 'Ayağını denk alsın, ona da öncekilere yaptığımızı yaparız' demişti.

Çöküş için gün sayılırken, bu 34 yaşındaki adam, 30 yılını adayacağı bir icraatın düğmesine basıyordu. Ülkeyi bir barış dönemine sokarken, kazanılan zamanda demiryolu ağından eğitim yatırımlarına kadar bir dolu projeye imza atıyordu. Kendisini feda etmişti ama 30 yılda yetiştirdiği nesil, Çanakkale'den Sina çölüne kadar emperyalizme karşı Akif'in deyişiyle 'kıta kapma' oyunu oynayacaktı.

"Kızıl Sultan" demişlerdi ona. Kendi açılarından haklıydılar. Çünkü Osmanlı'nın paylaşımını pahalıya getirmişti Avrupa'ya. Kansız olacağını sandıkları Osmanlı gövdesindeki ameliyat, 30 yıllık gecikme sayesinde Avrupa'nın kanlı bir iç savaşına dönüşmüş ve bir dünya meselesi haline gelmişti.

Osmanlı tarihini yeniden yazmaya koyulan Mustafa Armağan'ın titiz ve akıcı kaleminden Son Sultan'ın Kurtlarla Dansı... Kitabı okuyunca dansın bugün de devam ettiğini fark edeceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 880 okur

  • ar uz
  • Nuh Kuplay
  • DÜREFŞAN
  • Serdar Semih Uysal
  • Halil kaplan
  • Mehmet Koçyiğit
  • Mehmet Eygül
  • Mete Seyhan
  • Dilek
  • Büşra

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%3.4
18-24 Yaş
%27
25-34 Yaş
%37.3
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%37
Erkek
%63

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (78)
9
%14.7 (36)
8
%23.7 (58)
7
%14.3 (35)
6
%4.9 (12)
5
%3.3 (8)
4
%1.2 (3)
3
%1.6 (4)
2
%0.8 (2)
1
%3.7 (9)

Kitabın sıralamaları