Aforizmalar

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Aforizmalar - Franz Kafka
8/10
·63 syf.··
2021 50. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2021 16:47
"Ölümün olduğu yerde, hiçbir şey ciddi olamaz." Kitabın içerisindeki "kitap üzerine birkaç not" bölümünde yer alan cümle. Bir yerlerden mutlaka çalınmıştır kulağınıza. Eser Kafka'nın hayatı ve kitap üzerine birkaç not ve Altıkırkbeş notu ile başlıyor. Şunu her zaman söylemişimdir: Kitabı okumaya kapağından başlamak gerek... Hele ki önsözün okumadığı kitapları okunmuş saymam kendi adıma. Bu kitapta da hem Kafka'ya hem de Aforizmalar eserinin nasıl oluştuğuna dair bilgilendirilmeler yer alıyor. Önce bu bölümü okursanız içindeki cümleler size daha anlamlı gelebilir. Daha önce Kafka'dan Dönüşüm, Dava, Açlık Sanatçısı ve Milena'ya Mektuplar isimli eserleri okumuştum. Her biri düşünce dünyamda ayrı kapıların açılmasına vesile olmuştu. Ne Gregor Samsa unutulabilecek bir karakter olmuştu benim için ne de Joseph K. Bu kitap da birçok altı çizilecek can alıcı cümleleriyle yer etti zihin dünyamda. Hayata ve ölüme dair yazarın düşünceleri, birçok farklı konuya bakış açısı yer alıyor eserde. Onun ruh haline bürünüyorsunuz. Sizi düşünmeye, sorgulamaya itiyor okurken. Hacimsiz ama hazımsız düşünceler barındıran bir eser. Bu kadar erken gitmemeliydi diyorsunuz okurken. O daha çok yazmalı biz daha çok okuyabilmeliydik. Tanışmak için geç kaldığım bir eser oldu. Beni allak bullak etmek için geç kalan bir eser. Okuma sürecimde hoşuma giden alıntıları paylaştım takipçilerimle. Buraya da eklemek isterim: Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı. Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok. Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır. Bir gladyatörün dövüşten sonraki yorgunluğuna benziyor yorgunluğu, yaptığı iş bir memur odasının bir duvarına beyaz badana çekmekti. Sahip oluş yoktur, sadece oluş, son nefesi vermeyi, nefessiz kalarak boğulmayı özleyen oluş
Özdeyişler
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
7/10
·58 syf.··
2020 79. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2020 11:33
Kafka’nın iç dünyasına, aforizmaları ile bir giriş yapıyor kitap . Neler var neler yok inceleme şansı buluyoruz. Yer yer kendisini, yer yer ise toplumu suçlayan bir şeyler buluyoruz. Kimi zaman ise suçlama değil de bu sanki doğal bir süreçtir der gibi duruyor Kafka.
Felsefe
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
10/10
·63 syf.··
2020 19. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 20:58
"Evden çıkıp gitmen gereksiz. Masa başında otur ve bana kulak ver. Kulak vermesen de olur, sadece bekle. Beklemesen de olur, tamamen sessiz ve yalnız ol. Dünya, maskesini düşüresin diye, kendini sana sunacaktır; başka bir şey gelmez elinden, cazibeye kapılmış, ayaklarının dibinde kıvranıp duracaktır." Hayatımda okuduğum en özel ve anlamı satırlardı. Hayat kokuyordu her satırı. Herkesin kendinden bir parça göreceği bence okuması gereken satırla.
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
Puan vermedi·63 syf.··
2020 207. kitabı
İnternette, yeni nesil kitap çıkaran çocukların kaleminde o kadar çok aforizma gördüm ki kafkanın bu kitabını okuduğumu unutmuşum bile . Güzeldi fakat ben aforzima tarzı şeyleri sevmiyorum . Olay örgüsü lazım, biraz kafamı verebilmem lazım kitaba . Bence moda yazarlar diye her kitabı alıp okumamalı
Edebiyat
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
8/10
·63 syf.··
2021 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 01:11
Bu kitabı okuyana kadar Kafka'yı tanımadığımı farkettim. Onu anlamak için aforizmalarını okumak ve üzerinde düşünmek gerek. Kafka'nın dönüşümden sonra çok beğendiğim bir eserini daha okumuş olmak gerçekten çok güzel. Bundan sonra okuyacağım Kafka eseri ise dava olacak.
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
Puan vermedi·63 syf.··
2020 44. kitabı
Franz Kafka gerçekten çok sürükleyici bir çırpıda okuyup aslında her şeyi sen yaşamışsın gibi yazarın sade dili sihrine kapılıp gidiyor insan. Herkesin okuması gerektiği ve günlük ağrı kesici olarak Franz Kafka okumak gerek...
Edebiyat
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
9/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2024 36. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 21:21
Kafka'nın aforizmaları, genellikle varoluşsal kaygılar, yabancılaşma, bürokrasi ve gücün insan üzerindeki etkileri gibi konuları ele alır. Kafka aforizmalarının genel özellikleri: * Kısa ve öz: Birkaç kelimeyle derin anlamlar ifade eder. * Çelişkili: İnsan doğasının çelişkili yönlerini vurgular. * Karamsar: Genellikle umutsuz bir dünya görüşü yansıtır. * Mizah: Absürd durumları mizahi bir dille anlatır.
Aforizmalar
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
6/10
·109 syf.··
2020 6. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2020 07:29
Kitap, "Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar" ve " O: 1920 günlüğünden aforizmalar" başlıklarıyla iki ayrı bölümden oluşuyor. Beğendiğiklerimden birkaçı: - Aceleyle kaçıp ona sığınmadıktan sonra insan yaşamdan nasıl zevk alabilir? - İyi, bir bakıma rahatsızlık vericidir. - Bir gladyatörün dövüşten sonraki yorgunluğuna benziyor yorgunluğu, yaptığı iş bir memur odasının bir duvarına beyaz badana çekmekti. - Sahip oluş yoktur, sadece oluş, son nefesi vermeyi, nefessiz kalarak boğulmayı özleyen oluş vardır. - Bu yaşamın hazları, yaşamın kendi hazları değil, ama bizim daha yüce bir yaşama yükselme korkumuzun hazzıdır; bu yaşamın eziyetleri yaşamın kendi ıstırapları değil, ama bu korkudan dolayı kendimize yaptığımız eziyettir. - Zayıf dayanma gücü, belirsiz yetişme tarzı ve bekârlık, inançsızı yaratır, ama her zaman değil; inançsızlıklarını saklamak için birçok inançsız evlenir, en azından ideal anlamda bir inançlı olur çıkar. - Ancak öldükten sonra kendi bildiğince gelişiyor insan, ancak yalnız kaldığı zaman.
Edebiyat
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
9/10
·63 syf.··
2021 94. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 06:54
İncelemeye Max Brod’a teşekkür ederek başlamak istiyorum.İyi ki Kafka’nın vasiyetine ihanet etmişsin ve iyi ki bu sayede Kafka’nın zihniyle,benliğiyle,bakış açısıyla,derinliğiyle bizleri tanıştırmışsın.Sana minnet borçluyuz. Aforizmizmik kitaplar,son zamanlarda bilerek tercih ettiklerim arasında, ancak çoğu kişinin tercih etme nedeninde olduğu gibi kısa ve bitirilmesi kolay olduğu için değil,sayfalarca dolusu yazıp vermek istenileni anlatamayıp bunu bir cümleye sığdırabilen yeteneklerin,kelimelerindeki sarsıntıyı hissetmek hoşuma gittiği için tercih ediyorum.Kafka’yla tanışmam “Dönüşüm” eseriyle olmuştu.İsabetli bir tercih olduğunu düşünüyorum ve onu takip eden eserlerinde de aynı buhranı,içe dönüklüğü,sisteme,hayata,şansa kırgınlığı hissetmiştim.Ancak bu kitabında daha çok öfke ve biraz daha sert dokunuşlar tespit ettim.Bu,benim Kafka’nın kaleminin farklı bir yönünü keşfetmeme sebep oldu ve bundan çok hoşlandım diyebilirim. Kitabın her bir aforizması,belki de saatlerce yorumlanıp,üzerine düşünülecek nitelikte;öylesine derin…Ama ben en beğendiğim aforizmayı paylaşmak istiyorum:Kafesin biri,bir kuş aramaya çıktı.Bence bu aforizma çok şey anlatıyor.Hepimiz kendi kafesimizin kuşlarıyız ve bu kafesi biz seçmiyoruz,o kafes arayıp buluyor bizi,tesadüfler bütünü,yaşanmışlıklar o kafesteki yemlerimiz.Kafes,yaşam olgusunun ta kendisi… Ben bu eserle çok şey anımsadım,deneyimlediğim çoğu olguyu pekiştirdim ve aslında daha önce var olduğunu düşündüğüm ama fark etmediğim yeni şeylerin farkındalığını yaşadım;kısacası beklediğim üzere eser,çok şey hissettirdi ve çok şey kattı bana.Sizlerin de muhakkak okumasını isterim.Çok şey hissetmek ve derin düşüncelere dalmak isteyen herkese keyifli okumalar diliyorum.
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma
Zamansız düşünceler...
9/10
·64 syf.··
2021 7. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 00:15
Dostu Max Brod'un "ihaneti" sayesinde eserlerini okuyabilme şansına vardığımız Franz Kafka'nın saf dünyasına arka kapıdan bakma fırsatı sunan bu eser her ne kadar boyut olarak küçük olsa da, içerik ve duygu yoğunluğu açısından bir hayli devasa dersek hata etmiş olmayız. Hikâye ve mektuplarını okuduğumuzda Kafka'nın korkularıyla yüzleşmekteyiz. Bu korkular bazen çok gerçekçi nedenlerden kaynaklanırken, bazen de gizemli bir psikolojik durumun ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Lakin Kafka'nın afirmozalarını okuduğumuzda belki de yazarın diğer eserlerinde rastlanmayan tuhaf bir cesaretin izlerini görüyoruz. Kafka gene yalnızlık, ölüm, günah, insan, utanç gibi konulara el atsa da, kalemi bu kısa cümlelerde daha bir cüretkar davranmış. Öyle özel bir eser ki sindire sindire okumakta fayda var. Hatta ara sıra tekrar tekrar dönebileceğimiz çok güzel ve derin düşünceler barındırmakta. Belli bir süre aralığı ile okunduğunda farklı bakış açılarının ortaya çıkması bu eseri çok özel kılıyor.
Edebiyat
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 199834,4bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.